Kırık Meal (Arapça) : |وَقَدْ: oysa andolsun | كَفَرُوا: inkar etmişlerdi | بِهِ: onu | مِنْ: | قَبْلُ: daha önce | وَيَقْذِفُونَ: ve atıyorlardı | بِالْغَيْبِ: görülmeyene | مِنْ: -den | مَكَانٍ: yer- | بَعِيدٍ: uzak |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وقد WGD̃oysa andolsun | كفروا KFRWEinkar etmişlerdi | به BHonu | من MN | قبل GBLdaha önce | ويقذفون WYGZ̃FWNve atıyorlardı | بالغيب BELĞYBgörülmeyene | من MN-den | مكان MKENyer- | بعيد BAYD̃uzak |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ḳad: oysa andolsun | keferū: inkar etmişlerdi | bihi: onu | min: | ḳablu: daha önce | ve yeḳƶifūne: ve atıyorlardı | bil-ğaybi: görülmeyene | min: -den | mekānin: yer- | beǐydin: uzak |
Kırık Meal (Transcript) : |VGD̃: oysa andolsun | KFRVE: inkar etmişlerdi | BH: onu | MN: | GBL: daha önce | VYGZ̃FVN: ve atıyorlardı | BELĞYB: görülmeyene | MN: -den | MKEN: yer- | BAYD̃: uzak |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve gerçekten de önce ona kâfir olmuşlardı ve uzak bir yerdeyken gizli şeye dâir dillerine geleni söylüyorlardı.
Adem Uğur : Halbuki daha önce onu (hakkı) inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.
Ahmed Hulusi : Daha önce o hakikati inkâr etmişlerdi! Hakikatten uzak olarak, gaybları hakkında ileri geri atıp tutuyorlardı.
Ahmet Tekin : Halbuki, daha önce, hakkı inkârda ısrar etmişlerdi. Uzak bir yerden gaybla, duyu ve bilgi alanı ötesiyle ilgili tahmin yürütüyorlar, mesnetsiz ileri-geri konuşuyorlardı.
Ahmet Varol : Daha önce onu inkâr etmişlerdi ve uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı. [4]
Ali Bulaç : Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi; onlar uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı (dil uzatıyorlardı).
Ali Fikri Yavuz : Halbuki daha önce (dünyada) O’nu= Hz. Peygamberi inkâr etmişlerdi; ve bilmedikleri şeye haktan uzak olarak lâf atıp duruyorlardı; (Peygamber için sihirbazdır, şairdir, kâhindir diyorlardı).
Bekir Sadak : Oysa onu daha once inkar etmisler, uzak bir yer olan dunyadan gorunmeyene dil uzatmislardi.
Celal Yıldırım : Halbuki daha önce onu inkâr etmişler, uzak yerden gaybe taş atmışlar (bilmedikleri şeye dil uzatmışlardı.
Diyanet İşleri : Oysa daha önce onu inkâr etmişlerdi ve uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.
Diyanet İşleri (eski) : Oysa onu daha önce inkar etmişler, uzak bir yer olan dünyadan görünmeyene dil uzatmışlardı.
Diyanet Vakfi : Halbuki daha önce onu (hakkı) inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.
Edip Yüksel : Halbuki daha önce onu yalanlamışlardı. Bilgileri olmayan konularda uzaktan atıp tutuyorlardı.