Önceki Sonraki

34:53Sebe’ Suresi 53. Ayet

Kuran Sırası: 34 İniş Sırası: 58
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354

34:53Sebe’ Suresi 53. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وقد
ve ḳad
|
oysa andolsun
Kombi Müfredat
كفروا
keferū
KFR|ك ف ر
inkar etmişlerdi
3
به
bihi
|
onu
4
من
min
|
Kombi Müfredat
قبل
ḳablu
GBL|ق ب ل
daha önce
Kombi Müfredat
ويقذفون
ve yeḳƶifūne
GZ̃F|ق ذ ف
ve atıyorlardı
Kombi Müfredat
بالغيب
bil-ğaybi
ĞYB|غ ي ب
görülmeyene
8
من
min
|
-den
Kombi Müfredat
مكان
mekānin
KVN|ك و ن
yer-
10 Kombi Müfredat
بعيد
beǐydin
BAD̃|ب ع د
uzak
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَقَدْ: oysa andolsun | كَفَرُوا: inkar etmişlerdi | بِهِ: onu | مِنْ: | قَبْلُ: daha önce | وَيَقْذِفُونَ: ve atıyorlardı | بِالْغَيْبِ: görülmeyene | مِنْ: -den | مَكَانٍ: yer- | بَعِيدٍ: uzak | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وقد WGD̃ oysa andolsun | كفروا KFRWE inkar etmişlerdi | به BH onu | من MN | قبل GBL daha önce | ويقذفون WYGZ̃FWN ve atıyorlardı | بالغيب BELĞYB görülmeyene | من MN -den | مكان MKEN yer- | بعيد BAYD̃ uzak | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ḳad: oysa andolsun | keferū: inkar etmişlerdi | bihi: onu | min: | ḳablu: daha önce | ve yeḳƶifūne: ve atıyorlardı | bil-ğaybi: görülmeyene | min: -den | mekānin: yer- | beǐydin: uzak | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VGD̃: oysa andolsun | KFRVE: inkar etmişlerdi | BH: onu | MN: | GBL: daha önce | VYGZ̃FVN: ve atıyorlardı | BELĞYB: görülmeyene | MN: -den | MKEN: yer- | BAYD̃: uzak | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve gerçekten de önce ona kâfir olmuşlardı ve uzak bir yerdeyken gizli şeye dâir dillerine geleni söylüyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Halbuki daha önce onu (hakkı) inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Daha önce o hakikati inkâr etmişlerdi! Hakikatten uzak olarak, gaybları hakkında ileri geri atıp tutuyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Halbuki, daha önce, hakkı inkârda ısrar etmişlerdi. Uzak bir yerden gaybla, duyu ve bilgi alanı ötesiyle ilgili tahmin yürütüyorlar, mesnetsiz ileri-geri konuşuyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Daha önce onu inkâr etmişlerdi ve uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı. [4]Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi; onlar uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı (dil uzatıyorlardı).Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Halbuki daha önce (dünyada) O’nu= Hz. Peygamberi inkâr etmişlerdi; ve bilmedikleri şeye haktan uzak olarak lâf atıp duruyorlardı; (Peygamber için sihirbazdır, şairdir, kâhindir diyorlardı).Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Oysa onu daha once inkar etmisler, uzak bir yer olan dunyadan gorunmeyene dil uzatmislardi.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Halbuki daha önce onu inkâr etmişler, uzak yerden gaybe taş atmışlar (bilmedikleri şeye dil uzatmışlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Oysa daha önce onu inkâr etmişlerdi ve uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Oysa onu daha önce inkar etmişler, uzak bir yer olan dünyadan görünmeyene dil uzatmışlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Halbuki daha önce onu (hakkı) inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Halbuki daha önce onu yalanlamışlardı. Bilgileri olmayan konularda uzaktan atıp tutuyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Halbuki daha önce (dünyada) O'nu inkâr etmişlerdi. Uzak yerden gayba taş atıyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Oysa daha önce O'na küfretmişlerdi, uzak yerden gaybe taş atıyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Halbuki evvel ona küfretmişlerdi, uzak yerden gaybe taş atıyorlardıDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Vaktiyle onu inkâr etmişlerdi, o zaman uzaktan karanlığa taş atıyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Oysa daha önce ona küfretmişlerdi; onlar uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı (dil uzatıyorlardı).Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Hâlbuki daha önce dünyada O'nu kesin olarak bilerek reddetmişlerdi/ O'na inanmamışlardı. Uzak bir yerden boşa atıp tutuyorlardı. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Halbuki daha evvel ona küfretmişlerdi. Uzak bir yerden gaybe atıb tutuyorlardı. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hâlbuki daha önce onu gerçekten inkâr etmişlerdi. Ve uzak bir yerden gayba (taş)atıyor (bilmeden ileri geri konuşuyor)lardı.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Halbuki daha önce onu inkar etmişlerdi. Uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve daha önce onu inkâr etmişlerdi ve uzak bir yerden (dalâletten) gayba (lâf) atıyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Halbuki önceleri hakikati inkara kalkışmışlar ve insan kavrayışının ötesindeki bazı şeylere uzaktan dil uzatmışlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Halbuki, O'nu evvelce inkar etmişlerdi ve gayba uzak bir yerden taş atıyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Halbuki daha önce onu inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi. Uzak bir yerden atıp tutuyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Halbuki daha önce onu inkâr etmişlerdi ve uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı!Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Oysa daha önce onu inkâr etmişlerdi. Uzak yerden görülmeyene taş atıyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Oysa daha önce onu inkâr etmişlerdi; onlar uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı (dil uzatıyorlardı).Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Oysa daha önce onu inkâr etmişlerdi; o zaman gayb âlemi hakkında uzaktan uzağa atıp tutuyorlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Daha önce inkâr etmişlerdi onu. Gayba taş atıp duruyorlardı o uzak yerden.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.