Önceki Sonraki

34:23Sebe’ Suresi 23. Ayet

Kuran Sırası: 34 İniş Sırası: 58
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354

34:23Sebe’ Suresi 23. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ولا
ve lā
|
ve
2 Kombi Müfredat
تنفع
tenfeǔ
NFA|ن ف ع
fayda vermez
3 Kombi Müfredat
الشفاعة
ş-şefāǎtu
ŞFA|ش ف ع
şefa'ati
4 Kombi Müfredat
عنده
ǐndehu
AND̃|ع ن د
O'nun huzurunda
5
إلا
illā
|
başkasının
6
لمن
limen
|
kimselerden
7 Kombi Müfredat
أذن
eƶine
EZ̃N|ا ذ ن
izin verdiği
8
له
lehu
|
O'nun
9
حتى
Hattā
|
nihayet
10
إذا
iƶā
|
ne zaman ki
11 Kombi Müfredat
فزع
fuzziǎ
FZA|ف ز ع
korku giderildi
12
عن
ǎn
|
-nden
13 Kombi Müfredat
قلوبهم
ḳulūbihim
GLB|ق ل ب
onların yürekleri-
14 Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
derler ki
15
ماذا
māƶā
|
ne?
16 Kombi Müfredat
قال
ḳāle
GVL|ق و ل
buyurdu
17 Kombi Müfredat
ربكم
rabbukum
RBB|ر ب ب
Rabbiniz
18 Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
derler
19 Kombi Müfredat
الحق
l-Haḳḳa
ḪGG|ح ق ق
hakkı
20
وهو
ve huve
|
ve O
21 Kombi Müfredat
العلي
l-ǎliyyu
ALV|ع ل و
yücedir
22 Kombi Müfredat
الكبير
l-kebīru
KBR|ك ب ر
büyüktür
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَلَا: ve | تَنْفَعُ: fayda vermez | الشَّفَاعَةُ: şefa'ati | عِنْدَهُ: O'nun huzurunda | إِلَّا: başkasının | لِمَنْ: kimselerden | أَذِنَ: izin verdiği | لَهُ: O'nun | حَتَّىٰ: nihayet | إِذَا: ne zaman ki | فُزِّعَ: korku giderildi | عَنْ: -nden | قُلُوبِهِمْ: onların yürekleri- | قَالُوا: derler ki | مَاذَا: ne? | قَالَ: buyurdu | رَبُّكُمْ: Rabbiniz | قَالُوا: derler | الْحَقَّ: hakkı | وَهُوَ: ve O | الْعَلِيُّ: yücedir | الْكَبِيرُ: büyüktür | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولا WLE ve | تنفع TNFA fayda vermez | الشفاعة ELŞFEAT şefa'ati | عنده AND̃H O'nun huzurunda | إلا ÎLE başkasının | لمن LMN kimselerden | أذن ÊZ̃N izin verdiği | له LH O'nun | حتى ḪT nihayet | إذا ÎZ̃E ne zaman ki | فزع FZA korku giderildi | عن AN -nden | قلوبهم GLWBHM onların yürekleri- | قالوا GELWE derler ki | ماذا MEZ̃E ne? | قال GEL buyurdu | ربكم RBKM Rabbiniz | قالوا GELWE derler | الحق ELḪG hakkı | وهو WHW ve O | العلي ELALY yücedir | الكبير ELKBYR büyüktür | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve lā: ve | tenfeǔ: fayda vermez | ş-şefāǎtu: şefa'ati | ǐndehu: O'nun huzurunda | illā: başkasının | limen: kimselerden | eƶine: izin verdiği | lehu: O'nun | Hattā: nihayet | iƶā: ne zaman ki | fuzziǎ: korku giderildi | ǎn: -nden | ḳulūbihim: onların yürekleri- | ḳālū: derler ki | māƶā: ne? | ḳāle: buyurdu | rabbukum: Rabbiniz | ḳālū: derler | l-Haḳḳa: hakkı | ve huve: ve O | l-ǎliyyu: yücedir | l-kebīru: büyüktür | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VLE: ve | TNFA: fayda vermez | ELŞFEAT: şefa'ati | AND̃H: O'nun huzurunda | ÎLE: başkasının | LMN: kimselerden | ÊZ̃N: izin verdiği | LH: O'nun | ḪT: nihayet | ÎZ̃E: ne zaman ki | FZA: korku giderildi | AN: -nden | GLVBHM: onların yürekleri- | GELVE: derler ki | MEZ̃E: ne? | GEL: buyurdu | RBKM: Rabbiniz | GELVE: derler | ELḪG: hakkı | VHV: ve O | ELALY: yücedir | ELKBYR: büyüktür | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Katında, izin vermediğinin şefâati kabûl edilmez; sonunda, yüreklerindeki korku giderilince Rabbiniz ne dedi derler, onlar da derler ki: Gerçek söz dedi ve odur pek yüce ve pek büyük.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Allah'ın huzurunda, kendisinin izin verdiği kimselerden başkasının şefâati fayda vermez. Nihayet onların yüreklerinden korku giderilince: Rabbiniz ne buyurdu? derler. Onlar da: Hak olanı buyurdu, derler. O, yücedir, büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Kendisine izin verilen müstesna, O'nun indînde şefaat fayda vermez! Nihayet bilinçlerini saran dehşet yatıştığında: "Rabbinizin hükmü nedir?" derler. . . "Hak" derler. . . "HÛ"; Alîy'dir, Kebiyr'dir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Allah’ın huzurunda, kendisinin izin verdiği kimselerden başkasına şefaat fayda sağlamayacak, izin verdiği kimselerden başkasının şefaati de fayda vermeyecek. Nihayet şefaat edenlerin ve edilenlerin yüreklerinden korku giderilince: 'Rabbiniz ne buyurdu?' diye sorarlar. Onlar da: 'Hakkı, doğruları söyledi' derler. Yüce ve büyük olan O’dur.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : O'nun katında kendisine izin verdiğinin dışında kimsenin şefaati yarar vermez. Sonunda kalplerinden korku giderilince: 'Rabbiniz ne söyledi?' derler. 'Hakkı' derler. O yücedir, büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : O'nun katında izin verdiğinin dışında (hiç kimsenin) şefaati yarar sağlamaz. En sonunda kalplerinden korku giderilince (birbirlerine:) "Rabbiniz ne buyurdu?" derler, "Hak olanı" derler. O, çok yücedir, çok büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Allah katında, (ahirette Allah’ın) kendisine izin verdiği kimseden başkasının şefaatı fayda vermez. Nihayet (şefaat edenle şefaat olunanların) kalblerinden (şefaata izin verilmekle) korku giderildiği zaman: “- Rabbiniz (şefaat hakkında) ne buyurdu?” derler. Şefaat edecekler de: “- Allah hakkı söyledi, (razı olduğu kimseler için şefaata izin verdi)” derler. O her şeyden yücedir, her şeyden büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Allah'in katinda, kendisine izin verilenden baska kimse sefaat edemez. Sonunda, gonullerindeki korku giderilince birbirlerine «Rabbiniz ne soyledi?» diye sorarlar; «Hak soyledi» derler. O, yucedir, buyuktur.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Allah'ın huzurunda O'nun İzin verdiğinin dışında (kimselerin) şefaâtı fayda vermez. Sonunda kalblerindeki korku ve dehşet giderilince «Rabbimiz ne buyurdu ?» derler. «Hakkı buyurdu. O, yücedir, uludur.»Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Allah katında, O’nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, “Rabbiniz ne söyledi?” diye sorarlar. Onlar da “Gerçeği” diye cevap verirler. O, yücedir, büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Allah'ın katında, kendisine izin verilenden başka kimse şefaat edemez. Sonunda, gönüllerindeki korku giderilince birbirlerine 'Rabbiniz ne söyledi?' diye sorarlar; 'Hak söyledi' derler. O, yücedir, büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Allah'ın huzurunda, kendisinin izin verdiği kimselerden başkasının şefâati fayda vermez. Nihayet onların yüreklerinden korku giderilince: Rabbiniz ne buyurdu? derler. Onlar da: Hak olanı buyurdu, derler. O, yücedir, büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : O'nun katında şefaat yarar sağlamaz; ancak izin verdiği hariç. Nihayet, yüreklerindeki korkuları giderilince, 'Rabbiniz ne dedi?' derler. 'Gerçeği söyledi' derler. O En Yücedir, En Büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah'ın huzurunda şefaat da fayda vermez. Ancak izin verdiği kimseninki müstesna. Nihayet kalblerinden dehşet giderildiği zaman «Rabbiniz ne buyurdu?» derler. (Şefaat sahipleri de): «Hakkı söyledi» derler. O, her şeyden yüksek ve büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O'nun huzurunda, izin verdiği kimselerden başkasının şefaati fayda da vermez. Nihayet kalplerinden dehşet giderildiğinde: «Rabbiniz ne buyurdu?» diye sorarlar, (şefaatçılar): «Hakkı» derler. O, öyle yüksek, öyle büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Huzurunda şefaat faide de vermez, ancak izin verdiği kimseninki müstesna, nihayet kalblerinden dehşet giderildiği zaman «rabbınız ne buyurdu?» derler. «Hakkı» derler, o öyle yüksek, öyle büyükDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Allah katında O'nun izin verdiği kimseler dışında hiç kimse şefaat, aracılık edemez. Bu konuda izin bekleyenlerin yüreklerini ürperten korku yatıştırılınca biribirlerine «Rabb'iniz ne dedi?» diye sorarlar. Cevap verenler «O gerçeği söyledi, O yüce ve büyüktür» derler.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : O'nun katında izin verdiğinin dışında (hiç kimsenin) şefaati yarar sağlamaz. En sonunda kalplerinden korku giderilince (birbirlerine:) "Rabbiniz ne buyurdu?" derler, "Hak olanı" derler. O, çok yücedir, çok büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : O'nun nezdinde yardım, destek, iltimas, sadece O'nun izin verdiği kimseye yararı olur. Sonunda kalplerinden dehşet giderildiği zaman: “Rabbiniz ne dedi?” derler. Onlar: “Hakkı” derler. Ve O, çok yücedir, çok büyüktür. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Onun nezdinde, (âhiretde) kendisine izin verdiği kimselerden başkasının şefaati fâide etmez. Nihayet (ona izin çıkıb da) kalblerinden korku giderildiği zaman (birbirine): «Rabbiniz ne buyurdu»? derler, (şefaat edecekler de:) «Hakkı (söyledi)» derler. O, çok yüce, çok büyükdür. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Ve (o gün) O’nun (Allah’ın) huzûrunda kendisine izin verdiği kimseden başkasının şefâati fayda vermez. Nihâyet (şefâat edenlerin ve edilenlerin) kalblerinden dehşet giderildiği zaman (birbirlerine): 'Rabbiniz ne buyurdu?' derler. (Şefaat edecek olanlar da:) 'Hakkı(buyurdu)!' derler. Ve O, Aliyy (pek yüce olan)dır, Kebîr (çok büyük olan)dır.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : O'nun katında, kendisine izin verdiğinden başkası şefaat edemez. Nihayet kalblerindeki korku giderilince: Rabbınız ne dedi? dediler. Hakkı, dediler. Ve O, Aliyy'dir, Kebir'dir.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve O'nun huzurunda, kendisine izin verdiği kimseden başkasının şefaati bir fayda vermez. Onların kalplerinden korku giderilince: "Rabbiniz ne buyurdu?" dediler. (Onlar da) "Hakkı buyurdu." dediler. Ve O; Âli'dir (çok yüce), Kebir'dir (çok büyük).Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Allah katında, kendisinin izin verdikleri dışında hiç kimsenin şefaati fayda vermez; kalplerinden (Son Saat'in) korkusu atılınca onlar, (o yeniden dirilenler, birbirlerine dönüp) soracaklar: "Rabbiniz (sizin için) neye karar verdi?" Ötekiler, "Doğru ve hak edilmiş olana; O, yücedir ve büyüktür!" diye cevap verecekler.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Onun huzurunda şefaat fâide vermez, kendisine izin vermiş olduğu kimse müstesna. Nihâyet kalplerinden korku giderilince derler ki: «Rabbiniz ne buyurdu?». «Hakkı buyurdu,» derler. Ve O, çok yüce, çok büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : O'nun katında, kendisinin izin verdiği kimselerden başkasının şefaatı fayda vermez. Nihayet kalplerindeki korku giderilince: "Rabbiniz ne buyurdu?" derler. Onlar da "Hak olanı buyurdu!" derler. O yücedir, büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Katında izin verdiği kimseden başkasının şefaati fayda vermez. Sonunda yüreklerindeki korku giderilince: -Rabbiniz ne dedi? dediler. -Gerçeği, diye cevap verdiler. Yüce ve büyük O’dur.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Allah’ın huzurunda, O’nun izin verdiğinden başkasının şefaati fayda vermez. Nihayet o kıyamet saati dehşetinden duydukları korku gelince: O dirilenler birbirlerine "Rabbimiz neye hükmetti?" diye sorarlar. Ötekiler: "Hak ve adalet neyi gerektiriyorsa o hükmü verdi." derler. "O, yüceler Yücesi, büyükler Büyüğüdür."Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : O'nun huzûrunda, O'nun izin verdiği kimselerden başkasının şefâ'ati fayda vermez. Nihâyet onların yüreklerinden korku giderilince (birbirlerine): "Rabbiniz ne buyurdu?" derler. "Hakkı (buyurdu)" derler. O, yücedir, büyüktür.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : O'nun katında, kendisine izin verdiği kimsenin dışında şefaati yarar sağlamaz. En sonunda kalplerinden korku giderilince (birbirlerine:) «Rabbiniz ne buyurdu?» derler, «Hak olanı» derler. O, çok yüce olandır, çok büyük olandır.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Onun katında, Onun izin verdiklerinden başkası şefaat edemez. Nihayet kalplerindeki korku giderilince, şefaat bekleyenler, 'Rabbiniz ne söyledi?' diye sorarlar. Şefaat edecekler ise 'Hakkı söyledi,' derler. 'Çünkü O pek yüce, pek büyüktür.'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : O'nun katında, bizzat kendisinin izin verdiği kimseden başkasının şefaatı/kendisinin izin verdiği kimseden başkası için şefaat yarar sağlamaz. Sonunda, kalplerinden korku giderilince: "Rabbimiz ne dedi?" derler. "Hakkı söyledi, O'dur Aliyy, O'dur Kebîr."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.