Önceki Sonraki

33:49Ahzâb Suresi 49. Ayet

Kuran Sırası: 33 İniş Sırası: 90
12345678910111213141516171819202122232425262728293031323334353637383940414243444546474849505152535455565758596061626364656667686970717273

33:49Ahzâb Suresi 49. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
يا
Y
EY/HEY/AH
Kombi Müfredat
أيها
eyyuhā
EYH|أ ي ه
SİZ!
3
الذين
elleƶīne
|
kimseler
Kombi Müfredat
آمنوا
āmenū
EMN|ا م ن
inanan(lar)
5
إذا
iƶā
|
zaman
Kombi Müfredat
نكحتم
nekeHtumu
NKḪ|ن ك ح
nikahladığınız
Kombi Müfredat
المؤمنات
l-mu'mināti
EMN|ا م ن
inanan kadınları
8
ثم
ṧumme
|
sonra
Kombi Müfredat
طلقتموهن
Talleḳtumūhunne
ŦLG|ط ل ق
boşarsanız
10
من
min
|
11 Kombi Müfredat
قبل
ḳabli
GBL|ق ب ل
önce
12
أن
en
|
13 Kombi Müfredat
تمسوهن
temessūhunne
MSS|م س س
onlara dokunmadan
14
فما
femā
|
yoktur
15
لكم
lekum
|
size
16
عليهن
ǎleyhinne
|
onların üzerinde
17
من
min
|
18 Kombi Müfredat
عدة
ǐddetin
AD̃D̃|ع د د
bir iddet (hakkınız)
19 Kombi Müfredat
تعتدونها
teǎ'teddūnehā
AD̃D̃|ع د د
sayacağınız
20 Kombi Müfredat
فمتعوهن
femettiǔhunne
MTA|م ت ع
hemen geçimliklerini verin
21 Kombi Müfredat
وسرحوهن
ve serriHūhunne
SRḪ|س ر ح
ve onları serbest bırakın
22 Kombi Müfredat
سراحا
serāHen
SRḪ|س ر ح
bir bırakışla
23 Kombi Müfredat
جميلا
cemīlen
CML|ج م ل
güzel
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |يَا : EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | إِذَا: zaman | نَكَحْتُمُ: nikahladığınız | الْمُؤْمِنَاتِ: inanan kadınları | ثُمَّ: sonra | طَلَّقْتُمُوهُنَّ: boşarsanız | مِنْ: | قَبْلِ: önce | أَنْ: | تَمَسُّوهُنَّ: onlara dokunmadan | فَمَا: yoktur | لَكُمْ: size | عَلَيْهِنَّ: onların üzerinde | مِنْ: | عِدَّةٍ: bir iddet (hakkınız) | تَعْتَدُّونَهَا: sayacağınız | فَمَتِّعُوهُنَّ: hemen geçimliklerini verin | وَسَرِّحُوهُنَّ: ve onları serbest bırakın | سَرَاحًا: bir bırakışla | جَمِيلًا: güzel | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |يا YE EY/HEY/AH | أيها ÊYHE SİZ! | الذين ELZ̃YN kimseler | آمنوا ËMNWE inanan(lar) | إذا ÎZ̃E zaman | نكحتم NKḪTM nikahladığınız | المؤمنات ELMÙMNET inanan kadınları | ثم S̃M sonra | طلقتموهن ŦLGTMWHN boşarsanız | من MN | قبل GBL önce | أن ÊN | تمسوهن TMSWHN onlara dokunmadan | فما FME yoktur | لكم LKM size | عليهن ALYHN onların üzerinde | من MN | عدة AD̃T bir iddet (hakkınız) | تعتدونها TATD̃WNHE sayacağınız | فمتعوهن FMTAWHN hemen geçimliklerini verin | وسرحوهن WSRḪWHN ve onları serbest bırakın | سراحا SREḪE bir bırakışla | جميلا CMYLE güzel | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |: EY/HEY/AH | eyyuhā: SİZ! | elleƶīne: kimseler | āmenū: inanan(lar) | iƶā: zaman | nekeHtumu: nikahladığınız | l-mu'mināti: inanan kadınları | ṧumme: sonra | Talleḳtumūhunne: boşarsanız | min: | ḳabli: önce | en: | temessūhunne: onlara dokunmadan | femā: yoktur | lekum: size | ǎleyhinne: onların üzerinde | min: | ǐddetin: bir iddet (hakkınız) | teǎ'teddūnehā: sayacağınız | femettiǔhunne: hemen geçimliklerini verin | ve serriHūhunne: ve onları serbest bırakın | serāHen: bir bırakışla | cemīlen: güzel | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |YE: EY/HEY/AH | ÊYHE: SİZ! | ELZ̃YN: kimseler | ËMNVE: inanan(lar) | ÎZ̃E: zaman | NKḪTM: nikahladığınız | ELMÙMNET: inanan kadınları | S̃M: sonra | ŦLGTMVHN: boşarsanız | MN: | GBL: önce | ÊN: | TMSVHN: onlara dokunmadan | FME: yoktur | LKM: size | ALYHN: onların üzerinde | MN: | AD̃T: bir iddet (hakkınız) | TATD̃VNHE: sayacağınız | FMTAVHN: hemen geçimliklerini verin | VSRḪVHN: ve onları serbest bırakın | SREḪE: bir bırakışla | CMYLE: güzel | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ey inananlar, inanan kadınları nikâhladıktan sonra onlara dokunmadan boşarsanız onlar için sayacağınız bir bekleme müddeti yoktur; onlara geçinecek bir şey verin ve güzellikle bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Ey iman edenler! Mümin kadınları nikâhlayıp da, henüz zifafa girmeden onları boşarsanız, onları sayacağınız bir iddet süresince bekletme hakkınız yoktur. O halde onları (bir bağışla) memnun edin ve onları güzel bir şekilde serbest bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Ey iman edenler! İman etmiş kadınları nikâhlayıp sonra kendilerine dokunmadan önce onları boşarsanız, sizin için onlar aleyhine, sizin belirleyeceğiniz bir iddet (yeniden evlenmelerine mâni bir süreç) hakkınız yoktur. . . Derhal mut'alarını verin (mal - para verin) ve kendilerini kolaylıkla serbest bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Ey iman edenler, mü’min kadınları nikâhladığınız zaman, henüz zifafa girmeden onları boşar, boşanma kararı alırsanız, onları, mahkemeye, hakemlere veya âlimlere hesaplatacağınız bir iddet süresince bekletmeye hakkınız yoktur. Onları hemen dünyalık vererek, ihtiyaçlarını karşılayarak güzel bir şekilde serbest bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikahlar da sonra kendilerine dokunmadan boşarsanız sizin için üzerlerine sayacağınız bir iddet yoktur. Onlara geçimlik birşeyler verin ve kendilerini güzel bir tarzda salıverin.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Ey iman edenler, mü'min kadınları nikahlayıp sonra onlara dokunmadan boşarsanız, bu durumda sizin için üzerlerine sayacağınız bir iddet yoktur. Artık (hemen) onları yararlandırın (onlara yetecek bir miktar verin) ve güzel bir salma tarzıyla onları salıverin.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Ey müminler! Mümin hanımları nikâh edip de, sonra kendilerine dokunmadan (onlarla başbaşa kalmadan) onları boşarsanız, artık üzerlerine sayıp duracağınız bir iddet (üç hayız müddeti kadar bir bekleyiş) size yoktur; (hemen başka bir kocaya varabilirler). Bu takdirde onlara, hemen nikâh haklarını verip kendilerini güzel bir şekilde boşayın.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Ey inananlar! Mumin kadinlarla nikahlanip, onlari, temasta bulunmadan bosadiginizda, artik onlar icin size iddet saymaya luzum yoktur. Kendilerine bagista bulunarak onlari guzellikle serbest birakin.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Ey imân edenler! İmân eden kadınları nikahladıktan sonra kendilerine henüz dokunmadan (cinsel yaklaşma ve ona itici bir davranışta bulunmadan) boşayacak olursanız, artık sizin için onlar hakkında sayacağınız i d d e t (şer'î bekleme süresi) yoktur. Onları geçimlikle yararlandırın ve güzel bir şekilde salıverin.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Ey iman edenler! Mü’min kadınları nikâhlayıp, sonra onlara dokunmadan (cinsel ilişkide bulunmadan) kendilerini boşadığınızda, onlar üzerinde sizin sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur. Bu durumda onlara mut’a verin ve kendilerini güzel bir şekilde bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Ey inananlar! Mümin kadınlarla nikahlanıp, onları, temasta bulunmadan boşadığınızda, artık onlar için size iddet saymaya lüzum yoktur. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Ey iman edenler! Mümin kadınları nikâhlayıp da, henüz zifafa girmeden onları boşarsanız, onları sayacağınız bir iddet süresince bekletme hakkınız yoktur. O halde onları (bir bağışla) memnun edin ve onları güzel bir şekilde serbest bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Ey inananlar, inanan kadınları nikahladıktan sonra, onlarla cinsel ilişkiye girmeden boşarsanız, (bir başkasıyla evlenmelerinden önce) onların size bir bekleme süresi borcu yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey iman edenler! Mümin kadınları nikâh edip de sonra onlara dokunmadan boşadığınız zaman, sizin için üzerlerinde sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur. Derhal müt'alarını (mehirleri belirlenmediği takdirde yararlanacakları bir mal) verip onları güzel bir şekilde salıverin.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ey iman edenler, mü'min kadınları nikahlayıp da kendileriyle ilişkide bulunmadan onları boşadığınızda onların üzerinde sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur. Hemen mehirlerini verip onları güzelce salıverin!Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ey o bütün iyman edenler! Mü'minleri nikâh ettiğiniz, sonra onlara dokunmadan talâk verdiğiniz vakıt üzerlerinde sayacağınız bir ıddet hakkınız yoktur, derhal müt'alarını verib onları güzel bir surette salıverinDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikahlayıp da, henüz dokunmadan onları boşarsanız, onları iddet müddetince beklemeniz gerekmez. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Ey inananlar, inançlı (kadın)ları nikahlayıp sonra onlara dokunmadan boşarsanız, bu durumda sizin için üzerlerine sayacağınız bir iddet yoktur. Artık (hemen) onları yararlandırın (onlara yetecek bir miktar verin) ve güzel bir salma tarzıyla onları salıverin.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ey iman etmiş kimseler! Mü’min kadınları nikâh edip, sonra onlara dokunmadan boşadığınız zaman, artık sizin için üzerlerinde sayacağınız bir bekleme süresi yoktur. Derhal onları kazançlandırın ve onları güzel bir şekilde salıverin. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Ey îman edenler, mü'min kadınları nikâhlayıb da sonra, kendilerine dokunmadan, onları boşadığınız zaman sizin için üzerlerine sayacağınız bir iddet yokdur. O suretde onları fâidelendirib kendilerini güzel bir şekilde salıverin. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Ey îmân edenler! Mü’min kadınları nikâh eder de sonra kendilerine dokunmanızdan önce onları boşarsanız, bu durumda sizin için onların üzerinde sayacağınız bir iddet (süresi bekletme hakkınız) yoktur. Hemen onları (mehirlerinin yarısıyla) faydalandırın ve onları güzelce bir bırakmayla (incitmeden) güzellikle salıverin!Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ey iman edenler; mü'min kadınları nikahlayıp sonra onlarla temasta bulunmadan önce boşadığınızda, artık onlar için iddet saymanıza lüzum yoktur. Kendilerini geçindirin ve güzellikle serbest bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler)! Mü'min kadınları nikâh ettiğiniz, sonra da onları temas etmeden önce boşadığınız zaman artık sizin için onun iddetini sayacağınız bir müddeti yoktur. Böylece onları metalandırın (mehirlerini verin) ve onları güzel bir bırakışla boşayın.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Siz ey imana ermiş olanlar! Mümin kadınlarla evlenir ve fakat onlara dokunmadan boşarsanız, onlar adına bir iddet dönemi hesaplamaya ve (onlardan bunu) beklemeye hakkınız yoktur; o halde (hemen) ihtiyaçlarını karşılayın ve en güzel şekilde bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ey imân etmiş olanlar! İmân sahibesi olan kadınları nikâh ettiğiniz, sonra da onları daha kendilerine temas etmeden evvel boşadığınız vakit, artık sizin için onların üzerlerine sayacağınız bir iddet yoktur. O halde onları fâidelendiriniz ve onları güzelce bir sûrette salıveriniz.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Ey iman edenler! Mümin kadınları nikahlayıp da henüz onlara dokunmadan boşarsanız, sizin için üzerlerine sayacağınız bir iddet yoktur. Bu takdirde hemen nikah haklarını verin ve güzellikle serbest bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : -Ey iman edenler, mü’min kadınları nikahlayıp, sonra da onlarla ilişkiye girmeden boşadığınız zaman, onlara iddet saymanıza gerek yoktur. Onlara geçimliklerini verin ve onları güzel bir şekilde bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Ey müminler! Mümin kadınlarla nikâh akdi yapıp da onlara dokunmadan kendilerini boşayacak olursanız, onların iddet beklemelerini isteme hakkınız yoktur. Bu durumda bağışlayacağınız hediyelerle onları memnun ederek güzel bir şekilde boşayın.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Ey inananlar, inanan kadınları nikâhlayıp da henüz onlara dokunmadan boşarsanız, onların üzerinde sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur. Hemen müt'alarını verin (biraz geçimlik verip memnun edin) ve onları güzellike serbest bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Ey iman edenler, mü'min kadınları nikâhlayıp sonra onlara dokunmadan boşarsanız, bu durumda sizin için üzerlerine sayacağınız bir iddet yoktur. Artık (hemen) onları yararlandırın (onlara yetecek bir miktar verin) ve güzel bir salma tarzıyla onları salıverin.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikâhladıktan sonra kendilerine dokunmadan boşadığınız takdirde, onlar için saymanız gereken bir iddet yoktur. Yalnız onları gönül alacak birşeylerle faydalandırın ve güzellikle boşayın.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Ey iman edenler! Mümin kadınları nikâhlayıp da kendilerini, onlara dokunmadan boşarsanız, sizin belirleyeceğiniz bir iddet boyunca onları bekletme hakkınız yoktur. O halde, böyle durumlarda onları nimetlendirin ve kendilerini güzelce serbest bırakın.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.