27:92Neml  Suresi 92. Ayet

Kuran Sırası: 27 İniş Sırası: 48
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293

27:92Neml  Suresi 92. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَأَنْ (VÊN) = ve en : ve (emredildi)
2. أَتْلُوَ (ÊTLV) = etluve : okumam
3. الْقُرْانَ (ELGR ËN) = l-ḳurāne : Kur'an
4. فَمَنِ (FMN) = fe meni : şimdi kim
5. اهْتَدَىٰ (EHTD̃) = htedā : yola gelirse
6. فَإِنَّمَا (FÎNME) = feinnemā : elbette
7. يَهْتَدِي (YHTD̃Y) = yehtedī : yola gelmiş olur
8. لِنَفْسِهِ (LNFSH) = linefsihi : kendi yararına
9. وَمَنْ (VMN) = ve men : ve kim
10. ضَلَّ (ŽL) = Delle : saparsa
11. فَقُلْ (FGL) = feḳul : de ki
12. إِنَّمَا (ÎNME) = innemā : elbette
13. أَنَا (ÊNE) = enā : ben
14. مِنَ (MN) = mine :
15. الْمُنْذِرِينَ (ELMNZ̃RYN) = l-munƶirīne : ancak uyarıcılardanım
ve (emredildi) | okumam | Kur'an | şimdi kim | yola gelirse | elbette | yola gelmiş olur | kendi yararına | ve kim | saparsa | de ki | elbette | ben | | ancak uyarıcılardanım |

[] [TLV] [GRE] [] [HD̃Y] [] [HD̃Y] [NFS] [] [ŽLL] [GVL] [] [] [] [NZ̃R]
VÊN ÊTLV ELGR ËN FMN EHTD̃ FÎNME YHTD̃Y LNFSH VMN ŽL FGL ÎNME ÊNE MN ELMNZ̃RYN

ve en etluve l-ḳurāne fe meni htedā feinnemā yehtedī linefsihi ve men Delle feḳul innemā enā mine l-munƶirīne
وأن أتلو القرآن فمن اهتدى فإنما يهتدي لنفسه ومن ضل فقل إنما أنا من المنذرين

27:92Neml  Suresi 92. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وأن | VÊN ve en ve (emredildi) And that
أتلو ت ل و | TLV ÊTLV etluve okumam I recite
القرآن ق ر ا | GRE ELGR ËN l-ḳurāne Kur'an "the Quran."""
فمن | FMN fe meni şimdi kim And whoever
اهتدى ه د ي | HD̃Y EHTD̃ htedā yola gelirse accepts guidance
فإنما | FÎNME feinnemā elbette then only
يهتدي ه د ي | HD̃Y YHTD̃Y yehtedī yola gelmiş olur he accepts guidance
لنفسه ن ف س | NFS LNFSH linefsihi kendi yararına "for himself;"
ومن | VMN ve men ve kim and whoever
ضل ض ل ل | ŽLL ŽL Delle saparsa goes astray
فقل ق و ل | GVL FGL feḳul de ki then say,
إنما | ÎNME innemā elbette """Only"
أنا | ÊNE enā ben I am
من | MN mine of
المنذرين ن ذ ر | NZ̃R ELMNZ̃RYN l-munƶirīne ancak uyarıcılardanım "the warners."""
27:92 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve (emredildi) | okumam | Kur'an | şimdi kim | yola gelirse | elbette | yola gelmiş olur | kendi yararına | ve kim | saparsa | de ki | elbette | ben | | ancak uyarıcılardanım |

[] [TLV] [GRE] [] [HD̃Y] [] [HD̃Y] [NFS] [] [ŽLL] [GVL] [] [] [] [NZ̃R]
VÊN ÊTLV ELGR ËN FMN EHTD̃ FÎNME YHTD̃Y LNFSH VMN ŽL FGL ÎNME ÊNE MN ELMNZ̃RYN

ve en etluve l-ḳurāne fe meni htedā feinnemā yehtedī linefsihi ve men Delle feḳul innemā enā mine l-munƶirīne
وأن أتلو القرآن فمن اهتدى فإنما يهتدي لنفسه ومن ضل فقل إنما أنا من المنذرين

[] [ت ل و] [ق ر ا] [] [ه د ي] [] [ه د ي] [ن ف س] [] [ض ل ل] [ق و ل] [] [] [] [ن ذ ر]

27:92Neml  Suresi 92. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
وأن | VÊN ve en ve (emredildi) And that
Vav,,Nun,
6,,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
SUB – subordinating conjunction
الواو عاطفة
حرف مصدري
أتلو ت ل و | TLV ÊTLV etluve okumam I recite
,Te,Lam,Vav,
,400,30,6,
V – 1st person singular imperfect verb, subjunctive mood
فعل مضارع منصوب
القرآن ق ر ا | GRE ELGR ËN l-ḳurāne Kur'an "the Quran."""
Elif,Lam,Gaf,Re,,Nun,
1,30,100,200,,50,
"PN – accusative masculine proper noun → Quran"
اسم علم منصوب
فمن | FMN fe meni şimdi kim And whoever
Fe,Mim,Nun,
80,40,50,
CONJ – prefixed conjunction fa (and)
REL – relative pronoun
الفاء عاطفة
اسم موصول
اهتدى ه د ي | HD̃Y EHTD̃ htedā yola gelirse accepts guidance
Elif,He,Te,Dal,,
1,5,400,4,,
V – 3rd person masculine singular (form VIII) perfect verb
فعل ماض
فإنما | FÎNME feinnemā elbette then only
Fe,,Nun,Mim,Elif,
80,,50,40,1,
REM – prefixed resumption particle
ACC – accusative particle
PREV – preventive particle
الفاء استئنافية
كافة ومكفوفة
يهتدي ه د ي | HD̃Y YHTD̃Y yehtedī yola gelmiş olur he accepts guidance
Ye,He,Te,Dal,Ye,
10,5,400,4,10,
V – 3rd person masculine singular (form VIII) imperfect verb
فعل مضارع
لنفسه ن ف س | NFS LNFSH linefsihi kendi yararına "for himself;"
Lam,Nun,Fe,Sin,He,
30,50,80,60,5,
P – prefixed preposition lām
N – genitive feminine singular noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
جار ومجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
ومن | VMN ve men ve kim and whoever
Vav,Mim,Nun,
6,40,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
REL – relative pronoun
الواو عاطفة
اسم موصول
ضل ض ل ل | ŽLL ŽL Delle saparsa goes astray
Dad,Lam,
800,30,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
فقل ق و ل | GVL FGL feḳul de ki then say,
Fe,Gaf,Lam,
80,100,30,
REM – prefixed resumption particle
V – 2nd person masculine singular imperative verb
الفاء استئنافية
فعل أمر
إنما | ÎNME innemā elbette """Only"
,Nun,Mim,Elif,
,50,40,1,
ACC – accusative particle
PREV – preventive particle
كافة ومكفوفة
أنا | ÊNE enā ben I am
,Nun,Elif,
,50,1,
PRON – 1st person singular personal pronoun
ضمير منفصل
من | MN mine of
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
المنذرين ن ذ ر | NZ̃R ELMNZ̃RYN l-munƶirīne ancak uyarıcılardanım "the warners."""
Elif,Lam,Mim,Nun,Zel,Re,Ye,Nun,
1,30,40,50,700,200,10,50,
N – genitive masculine plural (form IV) active participle
اسم مجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وأن
ve en
|
ve (emredildi)
Kombi Müfredat
أتلو
etluve
TLV|ت ل و
okumam
Kombi Müfredat
القرآن
l-ḳurāne
GRE|ق ر ا
Kur'an
4
فمن
fe meni
|
şimdi kim
Kombi Müfredat
اهتدى
htedā
HD̃Y|ه د ي
yola gelirse
6
فإنما
feinnemā
|
elbette
Kombi Müfredat
يهتدي
yehtedī
HD̃Y|ه د ي
yola gelmiş olur
Kombi Müfredat
لنفسه
linefsihi
NFS|ن ف س
kendi yararına
9
ومن
ve men
|
ve kim
10 Kombi Müfredat
ضل
Delle
ŽLL|ض ل ل
saparsa
11 Kombi Müfredat
فقل
feḳul
GVL|ق و ل
de ki
12
إنما
innemā
|
elbette
13
أنا
enā
|
ben
14
من
mine
|
15 Kombi Müfredat
المنذرين
l-munƶirīne
NZ̃R|ن ذ ر
ancak uyarıcılardanım
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَأَنْ: ve (emredildi) | أَتْلُوَ: okumam | الْقُرْانَ: Kur'an | فَمَنِ: şimdi kim | اهْتَدَىٰ: yola gelirse | فَإِنَّمَا: elbette | يَهْتَدِي: yola gelmiş olur | لِنَفْسِهِ: kendi yararına | وَمَنْ: ve kim | ضَلَّ: saparsa | فَقُلْ: de ki | إِنَّمَا: elbette | أَنَا: ben | مِنَ: | الْمُنْذِرِينَ: ancak uyarıcılardanım | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وأن WÊN ve (emredildi) | أتلو ÊTLW okumam | القرآن ELGR ËN Kur'an | فمن FMN şimdi kim | اهتدى EHTD̃ yola gelirse | فإنما FÎNME elbette | يهتدي YHTD̃Y yola gelmiş olur | لنفسه LNFSH kendi yararına | ومن WMN ve kim | ضل ŽL saparsa | فقل FGL de ki | إنما ÎNME elbette | أنا ÊNE ben | من MN | المنذرين ELMNZ̃RYN ancak uyarıcılardanım | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve en: ve (emredildi) | etluve: okumam | l-ḳurāne: Kur'an | fe meni: şimdi kim | htedā: yola gelirse | feinnemā: elbette | yehtedī: yola gelmiş olur | linefsihi: kendi yararına | ve men: ve kim | Delle: saparsa | feḳul: de ki | innemā: elbette | enā: ben | mine: | l-munƶirīne: ancak uyarıcılardanım | Dinle Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VÊN: ve (emredildi) | ÊTLV: okumam | ELGR ËN: Kur'an | FMN: şimdi kim | EHTD̃: yola gelirse | FÎNME: elbette | YHTD̃Y: yola gelmiş olur | LNFSH: kendi yararına | VMN: ve kim | ŽL: saparsa | FGL: de ki | ÎNME: elbette | ÊNE: ben | MN: | ELMNZ̃RYN: ancak uyarıcılardanım | Dinle Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Kur'ân okumam emredildi. Artık kim doğru yolu bulursa faydası kendisine âit ve kim saparsa artık de ki: Ben ancak korkutanlardanım.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Ve Kur'an'ı okumam (emredildi). Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: Ben sadece uyarıcılardanım.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : "Kurân'ı bildirmekle de!". . . Artık kim hakikati kabul ederse, nefsinde hakikati yaşamak için bu yolda yürümüş olur. . . Kim de saparsa, de ki: "Ben yalnızca uyarıcılardanım!"Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : 'İnsanlara Kur’ân’ı okuyarak, tebliğ etmem, onları davet ve irşad etmem emrolundu.' Artık kim hak yolu tercih eder, İslâm’da sebat ederse, kendi iyiliği, kurtuluşu için hak yola girmiş, İslâmî hayatı yaşamış olur. Kim de başına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşır, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederse, ona: 'Ben sadece sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılardanım' diye bildir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Kur'an'ı okumakla da (emrolundum).' Artık kim hidayete ererse kendi için hidayete erer. Kim de sapıtırsa de ki: 'Ben sadece uyarıcılardanım.'Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : "Ve Kur'an'ı okumakla da (emrolundum). Artık kim hidayete gelirse, kendi nefsi için hidayete gelmiştir; kim sapacak olursa, de ki: "Ben yalnızca uyarıcılardanım."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Kur’an okumamla da emr edildim. (Bu hususta bana) kim uyarsa, ancak kendi menfaatı için uyup iman eder. Kim de ayrılır küfrederse, de ki: “- Ben ancak cehennem azabından korkutanlardanım (vazifem yalnız tebliğ etmektir).”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : (91-92) De ki: «Ben, yalniz her seyin sahibi olan ve bu kutlu kilinmis sehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Muslumanlardan olmakla ve Kuran okumakla emrolundum.» Kim dogru yolu bulmussa, yalniz kendisi icin bulmus olur, kim sapitmissa kendine etmis olur. De ki: «Ben sadece, uyaranlardan biriyim.»Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Ben ancak hürmete lâyık gördüğü bu şehrin (Mekke'nin) Rabbına ibâdetle emrolundum. Her şey O'na aittir ve ben Müslümanlardan olmakla, Kur'ân okumakla da emrolundum. Artık kim doğru yolu bulup seçerse, o ancak kendi lehine bulmuş olur; kim de sapıtırsa, de ki: Ben ancak (kötü ve tehlikeli sonucu haber veren) uyarıcılardanım.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : (91-92) De ki: “Bana ancak, bu beldenin (Mekke’nin); onu mukaddes kılan ve her şey kendisine ait olan Rabbine kulluk yapmam emredildi. Yine bana, müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa, de ki: “Ben ancak uyarıcılardanım.”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : (91-92) De ki: 'Ben, yalnız her şeyin sahibi olan ve bu kutlu kılınmış şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Müslümanlardan olmakla ve Kuran okumakla emrolundum.' Kim doğru yolu bulmuşsa, yalnız kendisi için bulmuş olur, kim sapıtmışsa kendine etmiş olur. De ki: 'Ben sadece, uyaranlardan biriyim.'Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : (91-92) (De ki:) Ben ancak, bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine -ki O burayı dokunulmaz kılmıştır- kulluk etmekle emrolundum. Her şey de zaten O'na aittir. Bana müslümanlardan olmam ve Kur'an okumam emredildi. Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: Ben sadece uyarıcılardanım.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Ve Kuran'ı okumakla da... Kim doğruyu bulursa kendi yararına doğruyu bulmuştur. Kim saparsa ben ancak uyarıcılardan biriyim.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Ve Kur'ân'ı okumam emredildi.» Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: «Ben sadece uyarıcılardanım.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de Kuran okuyayım diye emrolundum. Her kim doğru yolu kabul ederse, yalnızca kendi yararına kabul etmiş olur. Kim de sapar giderse de ki: «Ben, yalnızca tehlikeyi haber verenlerdenim.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve Kur'an okuyayım, bunun üzerine her kim hidayeti kabul ederse sırf kendi lehine eder, kim de sapa giderse de ki: ben sâde tehlükeyi haber verenlerdenimDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Bana bir de Kur'an okumam emredildi. Kim doğru yola gelirse kendi iyiliği için doğru yola gelmiş olur. Kim eğri yola saparsa de ki; ben sadece bir uyarıcıyım.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : "Ve Kuran'ı okumam da (buyruldu). Artık kim hidayete gelirse, kendi nefsi için hidayete gelmiştir, kim sapacak olursa, de ki: "Ben yalnızca uyarıcılardanım."Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (91-93) "Sen, “Ben ancak her şeyin sahibi olan ve burayı dokunulmaz kılan Mekke'nin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Ve ben Müslüman olmamla ve Kur’ân'ı okuyup izlememle emrolundum. Artık kim kılavuzlanan doğru yola düşerse, yalnız kendisi için kılavuzlanan doğru yola düşmüş olur; kim de saparsa hemen ‘Ben sadece uyarıcılardanım.’ Ve, bütün övgüler Allah'a mahsustur; başkası övülemez. O, âyetlerini/ alâmetlerini/ göstergelerini size gösterecek de siz onları tanıyacaksınız” de. –Ve Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildir.– "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : «Ve Kur'an okumamla (emr olundum). Kim doğru yolu bulursa o yolu kendi fâidesine bulmuş olur. Kim de saparsa (ona) de ki: «Ben sâdece fena hareketlerin korkunç aakıbetini haber verenlerdenim». Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : (91-92) (Ey Resûlüm! De ki:) '(Ben) ancak, (Allah’ın) haram (ve emîn) kıldığı bu şehrin (Mekke’nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum; herşey ise O’nundur. Ve (ben)Müslümanlardan olmakla, hem (size) Kur’ân okumakla emrolundum.' O hâlde kim hidâyete gelirse, artık ancak kendisi için hidâyete gelmiş olur. Kim de dalâlete düşerse, o takdirde (onlara) de ki: 'Ben ancak (Allah’ın azâbını haber vermekle) korkutucu olanlardanım.'Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ve Kur'an okumakla da. Kim hidayete ererse; yalnız kendisi için ermiş olur. Kim de sapıtırsa; de ki: Ben, sadece uyaranlardanım.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve "Kur'ân'ı okumakla (emrolundum). Kim hidayete ererse, o taktirde sadece kendi nefsi için hidayete erer. Ve kim dalâlette kaldıysa, o zaman Ben sadece inzar edenlerdenim (uyaranlardanım)." de.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : bir de, bu Kuran'ı (insanlara) okuyup ulaştırmakla." Bundan sonra artık kim ki, doğru yolu tutarsa, o yolu kendi iyiliği için tutmuş olacaktır; ve kim de yoldan saparsa, (böylelerine) de ki: "Ben yalnızca bir uyarıcıyım!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : «Ve emrolundum ki, Kur'an'ı tilâvet edeyim. İmdi her kim hidâyete ererse kendisi için hidâyete ermiş olur ve kim de dalâlete düşerse artık de ki: «Ben ancak azab-ı ilâhiyi haber verenlerdenim.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : “Ve ben Kur'an okumakla emrolundum. O halde kim hidayete ererse, ancak kendisi için ermiş olur. Kim de saparsa, de ki: “Ben sadece uyarıcılardanım. ”Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Kur’an’a tabi olmakla da... Kim doğru yola yönelirse, ancak kendisi için yönelir. Kim de saparsa, de ki: -Ben ancak bir uyarıcıyımDinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : (91-92) De ki: Bana bu beldeyi muhterem ve mukaddes kılan ve her şey Kendisine ait olan Allah’a, yalnız O’na ibadet etmem emredildi. Keza bana Allah’a teslim olanların ilki olmam ve Kur’ân okumam da emredildi. Artık kim doğru yolu bulursa sırf kendisi için bulmuş olur. Kim de yoldan saparsa de ki: "Ben sadece uyarmakla görevli elçilerden biriyim."Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : "Ve Kur'ân okumam (emredildi)." "İmdi kim yola gelirse kendi yararına yola gelmiş olur ve kim saparsa, de ki: "Ben ancak uyarıcılardanım."Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : «Ve Kur'an'ı okumakla da (emrolundum). Artık kim hidayete gelirse, kendi nefsi için hidayete gelmiştir; kim de sapacak olursa, sen de, de ki: «Ben yalnızca uyarıcı, korkutuculardanım.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Bir de Kur'ân'ı okumam bana emredildi. Artık kim doğru yolu tutarsa kendisi için tutmuş olur. Kim de sapacak olursa, de ki: Ben ancak bir uyarıcıyım.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : "Ve Kur'an okumakla emrolundum. Artık kim yola gelirse kendi nefsi için gelir. Sapmışa gelince, böylesine de ki: 'Ben uyarıcılardan biriyim. Hepsi bu!"Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.