Kırık Meal (Arapça) : |وَتَرَى: görürsün | الْجِبَالَ: dağları | تَحْسَبُهَا: sandığın | جَامِدَةً: cansız | وَهِيَ: o | تَمُرُّ: yürümektedir | مَرَّ: yürümesi gibi | السَّحَابِ: bulutun | صُنْعَ: yapısıdır | اللَّهِ: Allah'ın | الَّذِي: | أَتْقَنَ: gayet iyi yapan | كُلَّ: her | شَيْءٍ: şeyi | إِنَّهُ: doğrusu O | خَبِيرٌ: haber almaktadır | بِمَا: şeyleri | تَفْعَلُونَ: yaptıklarınız |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وترى WTRgörürsün | الجبال ELCBELdağları | تحسبها TḪSBHEsandığın | جامدة CEMD̃Tcansız | وهي WHYo | تمر TMRyürümektedir | مر MRyürümesi gibi | السحاب ELSḪEBbulutun | صنع ṦNAyapısıdır | الله ELLHAllah'ın | الذي ELZ̃Y | أتقن ÊTGNgayet iyi yapan | كل KLher | شيء ŞYÙşeyi | إنه ÎNHdoğrusu O | خبير ḢBYRhaber almaktadır | بما BMEşeyleri | تفعلون TFALWNyaptıklarınız |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve terā: görürsün | l-cibāle: dağları | teHsebuhā: sandığın | cāmideten: cansız | vehiye: o | temurru: yürümektedir | merra: yürümesi gibi | s-seHābi: bulutun | Sun'ǎ: yapısıdır | llahi: Allah'ın | lleƶī: | etḳane: gayet iyi yapan | kulle: her | şey'in: şeyi | innehu: doğrusu O | ḣabīrun: haber almaktadır | bimā: şeyleri | tef'ǎlūne: yaptıklarınız |
Kırık Meal (Transcript) : |VTR: görürsün | ELCBEL: dağları | TḪSBHE: sandığın | CEMD̃T: cansız | VHY: o | TMR: yürümektedir | MR: yürümesi gibi | ELSḪEB: bulutun | ṦNA: yapısıdır | ELLH: Allah'ın | ELZ̃Y: | ÊTGN: gayet iyi yapan | KL: her | ŞYÙ: şeyi | ÎNH: doğrusu O | ḢBYR: haber almaktadır | BME: şeyleri | TFALVN: yaptıklarınız |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve görürsün dağları da yerlerinde duruyor sanırsın, halbuki onlar, kıyâmette bulut gibi geçip gider, dağılır. Her şeyi, adamakıllı ve yerli yerinde halkeden Allah'ın işidir bu; şüphe yok ki o, ne yapıyorsanız hepsinden de haberdardır.
Adem Uğur : Sen dağları görürsün de, onları yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutların yürümesi gibi yürümektedirler. (Bu,) her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır.
Ahmed Hulusi : Dağları (bedenindeki organları) görür de, onları sâbit - değişmez sanırsın; onlar bulutların (fikirlerin) geçip gittiği gibi, geçip gider (çeşitli anlayışlara dönüştüğü) hâlde. . . (Bu nefh-i sur ve o sürece mahsus oluşlar) Allâh'ın sanatıdır ki, her şeyi yaşanası değişmez gerçeklik yapmıştır. . . Muhakkak ki O, yaptıklarınızı (onların yaratanı) Habiyr'dir.
Ahmet Tekin : Dağları görürsün, onlar bulutların akışına benzer bir süratle akıp giderken, yerlerinde duruyor zannedersin. Bu, her şeyi hesaplı, planlı sağlam yapan Allah’ın ortaya koyduğu tekniktir. O gizli-açık yaptıklarınızın tamamından haberdardır.
Ahmet Varol : Dağları görür onları yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutların yürümesi gibi yürümektedirler. Bu, her şeyi özenle yapan Allah'ın yapısıdır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan haberdardır.
Ali Bulaç : Dağları görürsün de, donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Her şeyi 'sapasağlam ve yerli yerinde yapan' Allah'ın sanatı (yapısı)dır (bu). Şüphesiz O, işlediklerinizden haberdârdır.
Ali Fikri Yavuz : Bir de dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Halbuki onlar, bulut geçer gibi geçer (hareket ederler. Müfessirlerin çoğuna göre, bu hareket kıyamette olacaksa da, bazılarına göre, arzın dönmekte olduğuna işarettir.) Bu, her şeyi muhkem yapan Allah’ın işidir. Şüphesiz ki, O bütün yaptıklarınızdan tamamiyle haberdardır.
Bekir Sadak : Daglari yerinde donmus gibi durur gorursun, oysa onlar bulutlar gibi gecerler. Bu her seyi saglam tutan Allah'in isidir. Dogrusu O, yaptiklarinizdan haberdardir.
Celal Yıldırım : (Ey Peygamber ve ey inananlar !) Dağları yerinde durur görürsün, oysa onlar bulutların geçişi gibi geçmektedirler. Her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır bu. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan haberlidir.
Diyanet İşleri : Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Hâlbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Diyanet İşleri (eski) : Dağları yerinde donmuş gibi durur görürsün, oysa onlar bulutlar gibi geçerler. Bu her şeyi sağlam tutan Allah'ın işidir. Doğrusu O, yaptıklarınızdan haberdardır.
Edip Yüksel : Dağları durgun sanırsın, halbuki bulutlar hareket ettiği gibi hareket etmektedir. Her şeyi sapasağlam yaratan ALLAH'ın sanatıdır. O, yaptıklarınızı bilendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de o dağları görür, onları sabit sanırsın; oysa onlar, bulut geçer gibi geçip gider. Bu, herşeyi sapasağlam yaratmış olan Allah'ın sanatıdır. O, şüphesiz bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Gültekin Onan : Dağları görürsün de donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Her şeyi 'sapasağlam ve yerli yerinde yapan' Tanrı'nın sanatı (yapısı)dır (bu). Şüphesiz O, işlediklerinizden haberdardır.
Hakkı Yılmaz : "Ve sen dağları görürsün; sen onları donuk, durgun sanırsın. Oysa onlar her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın yapımı olarak bulutun yürümesi gibi yürümektedirler. Şüphesiz ki O, yaptıklarınıza tamamıyla haberdardır: "
Hasan Basri Çantay : Sen dağları görür, onları yerinde durur sanırsın. Halbuki onlar bulut geçer gibi geçer gider. (Bu) her şey'i sapasağlam yapan Allahın san'atıdır. Şübhesiz ki O, ne yaparsanız hakkıyle haberdârdır.
İskender Evrenosoğlu : Ve dağı görürsün, onu hareketsiz sanırsın. O, bulut gibi hareket eder. Herşeyi sağlam yapan Allah'ın yaratmasıdır. Muhakkak ki O, yaptıklarınızdan haberdardır.
Muhammed Esed : Ve o kadar yerinden oynatılmaz sandığın dağların, (o Gün) bulutlar gibi geçip gittiğini görürsün: her şeyi şaşmaz bir düzene bağlayan Allah'ın işidir bu! İşin doğrusu, O edip eylediğiniz her şeyden haberdardır!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve dağları görürsün, onları yerlerinde sabit sanırsın, halbuki onlar bulutların geçişi gibi geçer gider. Her şeyi muhkem kılmış olan, Allah'ın sun'udur. Şüphe yok ki o, yapar olduklarınız şeyden haberdardır.
Ömer Öngüt : Dağları yerinde durur görürsün. Oysa onlar bulutların yürüdüğü gibi yürümektedirler. Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan haberdardır.
Şaban Piriş : Dağları görürsün de yerlerinde durduğunu sanırsın. Oysa onlar bulutlar gibi geçip giderler. Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah’ın yapısıdır. O, yaptıklarınızdan haberdardır.
Suat Yıldırım : Bir de o dağları görür, donuk ve hareketsiz sanırsın; Oysa onlar bulutların yürüdüğü gibi yürümektedirler. İşte bu, her şeyi muhkem ve mükemmel yapan Allah’ın sanatıdır. Muhakkak ki O, sizin yaptığınız her şeyden haberdardır.
Süleyman Ateş : Görüp de donuk sandığın dağlar, bulutun yürümesi gibi yürümektedir. (Bu,) Her şeyi gâyet iyi yapan Allâh'ın yapısıdır. Doğrusu O, yaptıklarınızı haber almaktadır.
Tefhim-ul Kuran : Dağları görürsün de, onları donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Her şeyi 'sapasağlam ve yerli yerinde yapan' Allah'ın sanatı (yapısı)dır (bu). Hiç şüphe yok O, işlemekte olduklarınızdan haberi olandır.
Ümit Şimşek : Dağları görür, onları hareketsiz sanırsın. Oysa onlar bulutların geçişi gibi geçip gitmektedirler. İşte bu Allah'ın sanatıdır ki herşeyi sapasağlam yaratmıştır. Hiç şüphesiz, O, sizin işlediklerinizden de haberdardır.
Yaşar Nuri Öztürk : Sen dağlara bakar da onları donuk, durgun görürsün. Oysaki onlar, bulutların dolaştığı gibi dolaşmaktadır. Herşeyi güzel ve mükemmel yapan Allah'ın sanatıdır bu. Yaptıklarınızdan gereğince haberdardır O.