Önceki Sonraki

27:40Neml Suresi 40. Ayet

Kuran Sırası: 27 İniş Sırası: 48
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293

27:40Neml Suresi 40. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
قال
ḳāle
GVL|ق و ل
dedi ki
2
الذي
lleƶī
|
bulunan
Kombi Müfredat
عنده
ǐndehu
AND̃|ع ن د
yanında
Kombi Müfredat
علم
ǐlmun
ALM|ع ل م
bir ilim
5
من
mine
|
-tan
Kombi Müfredat
الكتاب
l-kitābi
KTB|ك ت ب
Kitap-
7
أنا
enā
|
ben
Kombi Müfredat
آتيك
ātīke
ETY|ا ت ي
sana getirebilirim
9
به
bihi
|
onu
10 Kombi Müfredat
قبل
ḳable
GBL|ق ب ل
önce
11
أن
en
|
12 Kombi Müfredat
يرتد
yertedde
RD̃D̃|ر د د
sen kırpmadan
13
إليك
ileyke
|
sana
14 Kombi Müfredat
طرفك
Tarfuke
ŦRF|ط ر ف
gözünü
15
فلما
felemmā
|
ne zaman ki
16 Kombi Müfredat
رآه
rāhu
REY|ر ا ي
onu görünce
17 Kombi Müfredat
مستقرا
musteḳirran
GRR|ق ر ر
yerleşmiş
18 Kombi Müfredat
عنده
ǐndehu
AND̃|ع ن د
yanında
19 Kombi Müfredat
قال
ḳāle
GVL|ق و ل
dedi ki
20
هذا
hāƶā
|
bu
21
من
min
|
-ndandır
22 Kombi Müfredat
فضل
feDli
FŽL|ف ض ل
lutfu-
23 Kombi Müfredat
ربي
rabbī
RBB|ر ب ب
Rabbimin
24 Kombi Müfredat
ليبلوني
līebluvenī
BLV|ب ل و
beni sınaması için
25 Kombi Müfredat
أأشكر
eeşkuru
ŞKR|ش ك ر
şükür mü edeceğim?
26
أم
em
|
yoksa
27 Kombi Müfredat
أكفر
ekfuru
KFR|ك ف ر
inkar mı edeceğim?
28
ومن
ve men
|
ve kim
29 Kombi Müfredat
شكر
şekera
ŞKR|ش ك ر
şükrederse
30
فإنما
feinnemā
|
şüphesiz
31 Kombi Müfredat
يشكر
yeşkuru
ŞKR|ش ك ر
şükretmiştir
32 Kombi Müfredat
لنفسه
linefsihi
NFS|ن ف س
kendisi için
33
ومن
ve men
|
ve kim
34 Kombi Müfredat
كفر
kefera
KFR|ك ف ر
inkar ederse
35
فإن
feinne
|
şüphesiz
36 Kombi Müfredat
ربي
rabbī
RBB|ر ب ب
Rabbim
37 Kombi Müfredat
غني
ğaniyyun
ĞNY|غ ن ي
zengindir
38 Kombi Müfredat
كريم
kerīmun
KRM|ك ر م
kerimdir
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قَالَ: dedi ki | الَّذِي: bulunan | عِنْدَهُ: yanında | عِلْمٌ: bir ilim | مِنَ: -tan | الْكِتَابِ: Kitap- | أَنَا: ben | اتِيكَ: sana getirebilirim | بِهِ: onu | قَبْلَ: önce | أَنْ: | يَرْتَدَّ: sen kırpmadan | إِلَيْكَ: sana | طَرْفُكَ: gözünü | فَلَمَّا: ne zaman ki | رَاهُ: onu görünce | مُسْتَقِرًّا: yerleşmiş | عِنْدَهُ: yanında | قَالَ: dedi ki | هَٰذَا: bu | مِنْ: -ndandır | فَضْلِ: lutfu- | رَبِّي: Rabbimin | لِيَبْلُوَنِي: beni sınaması için | أَأَشْكُرُ: şükür mü edeceğim? | أَمْ: yoksa | أَكْفُرُ: inkar mı edeceğim? | وَمَنْ: ve kim | شَكَرَ: şükrederse | فَإِنَّمَا: şüphesiz | يَشْكُرُ: şükretmiştir | لِنَفْسِهِ: kendisi için | وَمَنْ: ve kim | كَفَرَ: inkar ederse | فَإِنَّ: şüphesiz | رَبِّي: Rabbim | غَنِيٌّ: zengindir | كَرِيمٌ: kerimdir | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |قال GEL dedi ki | الذي ELZ̃Y bulunan | عنده AND̃H yanında | علم ALM bir ilim | من MN -tan | الكتاب ELKTEB Kitap- | أنا ÊNE ben | آتيك ËTYK sana getirebilirim | به BH onu | قبل GBL önce | أن ÊN | يرتد YRTD̃ sen kırpmadan | إليك ÎLYK sana | طرفك ŦRFK gözünü | فلما FLME ne zaman ki | رآه R ËH onu görünce | مستقرا MSTGRE yerleşmiş | عنده AND̃H yanında | قال GEL dedi ki | هذا HZ̃E bu | من MN -ndandır | فضل FŽL lutfu- | ربي RBY Rabbimin | ليبلوني LYBLWNY beni sınaması için | أأشكر ÊÊŞKR şükür mü edeceğim? | أم ÊM yoksa | أكفر ÊKFR inkar mı edeceğim? | ومن WMN ve kim | شكر ŞKR şükrederse | فإنما FÎNME şüphesiz | يشكر YŞKR şükretmiştir | لنفسه LNFSH kendisi için | ومن WMN ve kim | كفر KFR inkar ederse | فإن FÎN şüphesiz | ربي RBY Rabbim | غني ĞNY zengindir | كريم KRYM kerimdir | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳāle: dedi ki | lleƶī: bulunan | ǐndehu: yanında | ǐlmun: bir ilim | mine: -tan | l-kitābi: Kitap- | enā: ben | ātīke: sana getirebilirim | bihi: onu | ḳable: önce | en: | yertedde: sen kırpmadan | ileyke: sana | Tarfuke: gözünü | felemmā: ne zaman ki | rāhu: onu görünce | musteḳirran: yerleşmiş | ǐndehu: yanında | ḳāle: dedi ki | hāƶā: bu | min: -ndandır | feDli: lutfu- | rabbī: Rabbimin | līebluvenī: beni sınaması için | eeşkuru: şükür mü edeceğim? | em: yoksa | ekfuru: inkar mı edeceğim? | ve men: ve kim | şekera: şükrederse | feinnemā: şüphesiz | yeşkuru: şükretmiştir | linefsihi: kendisi için | ve men: ve kim | kefera: inkar ederse | feinne: şüphesiz | rabbī: Rabbim | ğaniyyun: zengindir | kerīmun: kerimdir | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |GEL: dedi ki | ELZ̃Y: bulunan | AND̃H: yanında | ALM: bir ilim | MN: -tan | ELKTEB: Kitap- | ÊNE: ben | ËTYK: sana getirebilirim | BH: onu | GBL: önce | ÊN: | YRTD̃: sen kırpmadan | ÎLYK: sana | ŦRFK: gözünü | FLME: ne zaman ki | R ËH: onu görünce | MSTGRE: yerleşmiş | AND̃H: yanında | GEL: dedi ki | HZ̃E: bu | MN: -ndandır | FŽL: lutfu- | RBY: Rabbimin | LYBLVNY: beni sınaması için | ÊÊŞKR: şükür mü edeceğim? | ÊM: yoksa | ÊKFR: inkar mı edeceğim? | VMN: ve kim | ŞKR: şükrederse | FÎNME: şüphesiz | YŞKR: şükretmiştir | LNFSH: kendisi için | VMN: ve kim | KFR: inkar ederse | FÎN: şüphesiz | RBY: Rabbim | ĞNY: zengindir | KRYM: kerimdir | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Kitaba âit bir bilgiye sâhib olansa ben dedi, gözünü yumup açmadan onu getiririm sana. Derken baktı ki taht yanında durmada, onu görünce bu dedi, Rabbimin lûtfundan, ihsânından, şükür mü edeceğim, nankör mü olacağım, beni sınamak istiyor. Fakat şükreden, mutlaka kendisini faydalandırmış olur ve nankörlük edene gelince hiç şüphe yok ki Rabbim, kullarından müstağnîdir, onlara karşı lütuf ve kerem sâhibidir.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Kitaptan (Allah tarafından verilmiş) bir ilmi olan kimse ise: Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm, dedi. (Süleyman) onu (melikenin tahtını) yanıbaşına yerleşmiş olarak görünce: Bu, dedi, şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak üzere Rabbimin (gösterdiği) lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur, nankörlük edene gelince, o bilsin ki, Rabbimin hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, çok kerem sahibidir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Hakikat Bilgi'sinden bir ilim olan (Esmâ kuvvesiyle tahakkuk etme özelliği olan, tecelli-i sıfat) kimse de dedi ki: "Gözünü kırpmadan önce onu sana getiririm". . . (Süleyman) tahtı önünde yerleşmiş görünce dedi ki: "Bu Rabbimin fazlındandır. . . Şükür mü yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemesidir. . . Kim şükreder ise şüphesiz ki şükrü nefsinedir! Kim nankörlük ederse, Rabbim Ğaniyy'dir, Keriym'dir. "Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : İlâhî kitaplardaki bilgileri iyi bilenlerden biri ise: 'Göz ucuyla kendine bakacak süreden daha kısa bir zamanda, ben onu sana getiririm' dedi. Süleyman kraliçenin tahtını yanı başına yerleştirilmiş görünce: 'Bu Rabbimin lütuf ve ihsanındandır. Şükür mü edeceğimi, nankörlük mü edeceğimi denemek istiyor. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki, benim Rabbim zengindir, muhtaç değildir, af, merhamet ve kerem sahibidir.' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Kendinde kitaptan bir ilim bulunan kişi: 'Sen gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm' dedi. (Süleyman) onu yanına yerleşmiş halde görünce dedi ki: 'Bu Rabbimin lütfundandır. Şükredecek miyim yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni imtihan etmek için. Kim şükrederse kendi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse şüphesiz Rabbim bir şeye ihtiyacı olmayan, kerem sahibidir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Kendi yanında kitaptan ilmi olan biri dedi ki: "Ben, (gözünü açıp kapamadan) onu sana getirebilirim." Derken (Süleyman) onu kendi yanında durur vaziyette görünce dedi ki: "Bu Rabbimin fazlındandır, O'na şükredecek miyim, yoksa nankörlük edecek miyim diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti). Kim şükrederse, artık o kendisi için şükretmiştir, kim nankörlük ederse, gerçekten benim Rabbim Gani (hiç bir şeye ve kimseye ihtiyacı olmayan)dır, Kerim olandır.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Kendinde ilâhî kitabdan bir ilim bulunan bir (melek) dedi ki; “-Ben gözünü kırpmadan önce onu sana getiririm.” Derken Süleyman, tahtı yanında duruyor görünce dedi ki; “- Bu, rabbimin fazlındandır; beni imtihan etmek içindir: Şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü yapacağım? Kim şükrederse, ancak kendi menfaatine şükreder; kim de nankörlük ederse, muhakkak ki rabbim onun şükrüne muhtaç değildir, ona yine de nimet verir.”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Kitabin bilgisine sahip olan biri: «Gozunu acip kapamadan ben onu sana getiririm» dedi. Suleyman, tahti yanina yerlesivermis gorunce: «Bu, sukur mu edecegim yoksa nankorluk mu edecegim diye beni sinayan Rabbimin lutfundandir. sukreden ancak kendisi icin sukretmis olur; fakat nankrluk eden bilsin ki Rabbim mustagnidir, kerem sahibidir» dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Yanında kitaptan (az-çok) bilgisi bulunan biri ise şöyle dedi: «Sen gözünü açıp kapamadan onu sana getiririm» derken Süleyman onu (melikenin tahtını) yanında karar kılmış bir halde görünce dedi ki: «Bu, Rabbimin lütf-u kereminden (bana verilen bir nîmet) dir ki şükür mü edeceğim, nankörlükte mi bulunacağım diye beni deniyor. Tabiî kim şükrederse, o ancak kendi lehine şükretmiş olur; kim de nankörlük ederse elbette Rabbim ganiy (=her şeyden müstağnidir, kimsenin şükrüne ihtiyacı yoktur; ama herkes O'na mutlaka muhtaç)dır. Kerîm (=iyilik ve ihsan sâhibi)dir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Kitaptan bilgisi olan biri, “Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm” dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş hâlde görünce şöyle dedi: “Bu, şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemek için, Rabbimin bana bir lütfudur. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse (bilsin ki) Rabbim her bakımdan sınırsız zengindir, cömerttir.”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Kitabın bilgisine sahip olan biri: 'Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm' dedi. Süleyman, tahtı yanına yerleşivermiş görünce: 'Bu, şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınayan Rabbimin lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur; fakat nankörlük eden bilsin ki Rabbim müstağnidir, kerem sahibidir' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Kitaptan (Allah tarafından verilmiş) bir ilmi olan kimse ise: Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm, dedi. (Süleyman) onu (melikenin tahtını) yanıbaşına yerleşmiş olarak görünce: Bu, dedi, şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak üzere Rabbimin (gösterdiği) lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur, nankörlük edene gelince, o bilsin ki, Rabbimin hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, çok kerem sahibidir.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Kitap bilgisine sahip olan birisi de, 'Ben onu, gözünü kırpman için geçen süreden daha çabuk getirebilirim,' dedi. Onu yanında duruyor görünce, 'Bu Rabbimin bir lütfudur. Şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğimi sınıyor. Şükreden kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de, bilsin ki benim Rabbim Zengindir, Şereflidir,' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kitaptan ilmi olan kimse ise, «Gözünü açıp kapamadan, ben onu sana getiririm» dedi. (Süleyman) onu (Melike'nin tahtını) yanıbaşına yerleşivermiş görünce, «Bu, dedi, şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak üzere Rabbimin (gösterdiği) lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur; nankörlük edene gelince, o bilsin ki Rabbim müstağnidir, çok kerem sahibidir.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yanında kitaptan bir ilim bulunan zat ise: «Ben onu sana gözünü kırpmadan önce getiririm.» dedi. Derken onu yanında duruyor görünce: «Bu, Rabbimin bir lutfudur; beni imtihan için ki, şükredecek miyim, yoksa nankörlük mü edeceğim. Kim şükrederse ancak kendisi için şükreder, her kim de nankörlük ederse, şüphe yok ki, Rabbim herşeyden müstağnidir, büyük ihsan sahibidir» dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Nezdinde kitabdan bir ılim bulunan zat ise: ben dedi: onu sana gözünü kırpmadan evvel getiririm, derken onu yanında duruyor görünce: bu rabbımın fazlından, dedi: beni imtihan için ki şükür mü edeceğim? Yoksa küfran mı? Her kim şükr ederse sırf kendi lehine eder, her kim de küfranda bulunursa şübhe yok ki rabbım ganiydir kerîmdirDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Kutsal Kitap kaynaklı bilgisi olan biri ise «Gözünü açıp kapamadan o tahtı sana getireyim» dedi. Süleyman tahtı önünde yere konmuş görünce, «Bu, şükür mü edeceğim yoksa, nankörce mi davranacağım diye beni sınavdan geçirmek isteyen Rabbimin bana yönelik bir lütfudur. Kim şükrederse kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki, yüce Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur ve bağışı karşılıksızdır.» dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Kendi yanında kitaptan ilmi olan biri dedi ki: "Ben, (gözünü açıp kapamadan) onu sana getirebilirim." Derken (Süleyman) onu kendi yanında durur vaziyette görünce dedi ki: "Bu rabbimin fazlındandır, O'na şükür mü, yoksa küfür mü edeceğim diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti). Kim şükrederse, artık o kendisi için şükretmiştir, kim de küfrederse, gerçekten benim rabbim ganidir, kerimdir.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Kitap'tan yanında bilgi olan kimse: “Ben onu sana bakışın kendine dönmeden önce getiririm” dedi. Sonra Süleymân Melike'nin tahtını yanında durur bir hâlde görünce: “Bu, kendime verilen nimetlerin karşılığını ödeyecek miyim, yoksa iyilikbilmezlik mi edeceğim diye beni belâlandırmak için Rabbimin fazlındandır. Ve kim kendisine verilen nimetlerin karşılığını öderse hiç şüphesiz kendisi için karşılığını öder. Kim de iyilikbilmezlik ederse, hiç şüphesiz ki Rabbim çok zengin ve kerîm'dir.” Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Nezdinde kitabdan bir ilim olan (zât). «Ben, dedi, gözün sana dönmeden (gözünü yumub açmadan) evvel onu sana getiririm». Vaktaki (Süleyman) onu yanında durur bir halde gördü, «Bu, dedi, Rabbimin fazl (-u lutf) ündendir. Şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim, beni imtihan etdiği içindir (bu). Kim şükrederse kendi fâidesinedir. Kim de nankörlük ederse şübhe yok ki Rabbim (onun şükründen) tamamen müstağnidir, (hem O) hakkıyle kerem saahibidir». Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Yanında kitabdan bir ilim bulunan zât (Âsaf bin Berhıya): '(Senin) göz açıp kapaman (esnâsında, henüz nazarın) sana dönmeden önce, ben onu sana getiririm' dedi.(Süleymân) birden onu (o tahtı) yanına yerleşivermiş olarak görünce: 'Bu, Rabbimin bir lütfudur! Tâ ki şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni imtihân ediyor! Hâlbuki kim şükrederse, o takdirde ancak kendisi için şükreder; kim de nankörlük ederse, artık şübhesiz ki Rabbim, Ganî (hiçbir şeye muhtaç olmayan)dır, Kerîm (çok cömert olan)dır' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Nezdinde kitabdan bir bilgi bulunan da dedi ki: Gözünü açıp kapamadan ben, onu sana getiririm. Süleyman tahtı yanına yerleşivermiş görünce dedi ki: Bu, Rabbımın lutfundandır. Şükür mü yoksa küfür mü edeceğim diye beni sınamak içindir. Kim şükrederse; ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de küfrederse; muhakkak ki Rabbım; Gani'dir, Kerim'dir.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Kitaptan ilmi olan kişi (Hızır A.S): "Ben onu, sen gözünü açıp kapamadan önce sana getiririm." dedi. (Süleyman A.S) böylece onun yanında (önünde) durduğunu görünce: "Bu Rabbimin bir fazlıdır (lütfudur), ben şükredecek miyim yoksa küfür (nankörlük) mü edeceğim diye beni imtihan etmek için." dedi. Ve kim şükrederse sadece kendi nefsi için şükreder. Ve kim küfrederse o taktirde muhakkak ki benim Rabbim Gani'dir, Kerim'dir.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : (Buna karşılık) vahiyle bilgilendirilmiş olan kişi: "Bana kalırsa" dedi, "ben onu, göz açıp kapayıncaya kadar sana getireceğim!" Ve onu gerçekten önünde görünce, "Benim şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü göstereceğim konusunda beni denemek üzere Rabbimin bahşettiği lütf(un bir belirtisi,) bu! Bununla birlikte (Allah'a) şükreden kişi, yalnızca kendi iyiliği için şükretmiş olur; nankörlük yapan kişi ise, (bilsin ki,) Rabbim hem sınırsız cömert hem de mutlak manada kendine yeterlidir!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Yanında kitaptan bir ilim bulunan zât da dedi ki: «Ben onu sana daha kendine gözün dönmeden getiririm.» Vaktâ ki (Hazreti Süleyman) Onu (tahtı) yanında karargir olmuş gördü, dedi ki: «Bu Rabbimin fazlındandır, tâ ki beni imtihan etsin ki, şükür mü ederim, yoksa küfran-ı nîmette mi bulunurum ve her kim şükrederse ancak kendi nefsi lehine şükreder. Ve kim de küfran-ı nîmette bulunursa, şüphe yok ki, Rabbim ganîdir, kerîmdir.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Kitap'tan ilmi olan kimse (Hızır) ise: “Sen gözünü açıp kapamadan, ben onu sana getiririm. ” dedi. Süleyman, tahtı yanı başına yerleşivermiş görünce dedi ki: “Bu Rabbimin lütfundandır. Şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni imtihan etmek istiyor. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, muhakkak ki Rabbim müstağnidir, kerem sahibidir. ”Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Kitap'tan bir bilgiye sahip olan kimse ise: -Ben gözünü açıp kapayıncaya kadar onu sana getiririm, dedi. Süleyman o anda tahtı yanında görünce, -Bu Rabbimin lütfundandır. Şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü yapacağım diye beni deniyor. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükreder, kim de nankörlük ederse, Rabbim onun şükrüne muhtaç değildir. O çok cömerttir, dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Ama nezdinde, kitaptan ilim olan bir zat da: "Ben, sen gözünü açıp kapamadan onu getirebilirim" der demez, Süleyman, Kraliçenin tahtının yanıbaşında durduğunu görünce: "Bu, Rabbimin lütuflarındandır. Bu şükür mü edeceğim, yoksa nankörlerden mi olacağım? diye beni sınamak içindir. Şükreden sadece kendi lehine olarak şükreder. Nankörlük eden ise bilmelidir ki Rabbim onun şükründen müstağnidir, şükrüne ihtiyacı yoktur, ihsan ve keremi boldur."Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Yanında Kitaptan bir ilim bulunan kimse de: "Sen gözünü açıp yummadan ben onu sana getirebilirim." dedi. (Süleymân) tahtı yanına yerleşmiş görünce dedi ki: "Bu, Rabbimin lutfundandır. (Kendisine) şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak istiyor. Şükreden kendisi için şükretmiş olur; nankörlük edene gelince, Rabbim zengindir (onun şükrüne muhtaç değildir), kerimdir (çok ikrâm sâhibidir, yücedir)."Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Kendi yanında kitaptan ilmi olan biri, dedi ki: «Ben, (gözünü açıp kapamadan) onu sana getirebilirim.» Derken (Süleyman) onu kendi yanında durur vaziyette görünce dedi ki: «Bu Rabbimin fazlındandır, O'na şükredecek miyim, yoksa nankörlük edecek miyim diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti). Kim şükrederse, artık o kendisi için şükretmiştir, kim de nankörlük ederse, gerçekten benim Rabbim Gani (kimseye ve hiç bir şeye karşı ihtiyacı olmayan)dır, Kerim olandır.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Kitaptan bir bilgiye sahip olan bir zat ise, 'Sen gözünü açıp kapayıncaya kadar ben onu sana getiririm' dedi. Süleyman tahtı yanı başına konmuş görünce, 'Bu Rabbimin lütfundandır,' dedi. 'Şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü diye beni sınıyor. Şükreden, kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki, Rabbimin ihtiyacı hiç yok, lütuf ve keremi ise pek çoktur.'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Kendinde Kitap'tan bir ilim olan kişi de şöyle dedi: "Ben onu sana, gözünü açıp yumuncaya kadar getiririm." Derken Süleyman, tahtı, yanında kurulmuş görünce şöyle konuştu: "Rabbimin lütfundandır bu. Şükür mü edeceğim, nankörlük mü diye beni denemek istiyor. Esasında, şükreden, kendisi lehine şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki, Rabbim Ganî'dir, cömerttir."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.