27Neml Suresi

Kuran Sırası: 27 İniş Sırası: 48

Hayrat Neşriyat 🔊 Meali
DinleTâ, Sîn. Bunlar Kur’ân’ın ve (hak ile bâtılı) apaçık beyân eden bir Kitâb’ın âyetleridir.(27:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMü’minler için bir hidâyet ve bir müjdedir.(27:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(O mü’minler) o kimselerdir ki namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve onlar âhirete gerçekten kat'î olarak inanırlar.(27:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleŞübhesiz ki âhirete inanmayanların (kötü) amellerini kendilerine süslü gösterdik; bu yüzden onlar bocalayıp dururlar.(27:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte bunlar öyle kimselerdir ki, azâbın en kötüsü onlarındır. Ve onlar âhirette gerçekten en ziyâde hüsrâna uğrayacak olanlardır.(27:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Ey Resûlüm!) Hem hiç şübhesiz ki bu Kur’ân, Hakîm (her işi hikmetli olan), Alîm(herşeyi bilen Allah) tarafından sana ulaştırılıyor.(27:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHani Mûsâ (Medyen’den Mısır’a dönerken) âilesine: 'Ben hakikaten bir ateş gördüm. Ondan size (yol hakkında) bir haber getireceğim; yâhut ısınasınız diye size tutuşmuş bir kor getireceğim' demişti.(27:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleNihâyet oraya gelince (kendisine) şöyle seslenildi: 'Ateş (sandığın bu nûrun için)de olan (sen) ve (o nûrun) etrâfında bulunanlar (melâikeler) mübârek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah ise (her kusurdan) münezzehtir.'(27:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Ey Mûsâ! Hakikat şu ki, ben Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Hakîm (her işi hikmetli) olan Allah’ım!'(27:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Asânı (yere) bırak!' (Mûsâ asâsını bıraktı da) birden onu yılan gibi hareket eder bir hâlde görünce, arkasını dönen bir kimse olarak kaçtı ve geri dönmedi. (Kendisine buyuruldu ki:) 'Ey Mûsâ! Korkma; çünki ben (o kimseyim) ki, benim huzûrumda peygamberler korkmaz!'(27:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleAncak, kim zulmeder, sonra (bu amelini) kötülüğün ardından iyiliğe çevirirse, o takdirde (bilsin ki) şübhesiz ben, Gafûr (çok bağışlayan)ım, Rahîm (çok merhamet eden)im.(27:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Hem elini koynuna sok; Fir'avun’a ve kavmine (gönderilen) dokuz mu'cizeden biri olmak üzere kusursuz, bembeyaz (parlayan ve ışık saçan bir el) olarak çıksın! Çünki onlar bir fâsıklar topluluğu oldular!'(27:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte mu'cizelerimiz onlara (hakikati) açıkça gösterir bir şekilde gelince: 'Bu apaçık bir sihirdir' dediler.(27:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleKendileri de bunlara (bu mu'cizelerimize) kat'î olarak inandıkları hâlde, zulüm ve kibir yüzünden onları inkâr ettiler. Ama bak, o fesad çıkaranların âkıbeti nasıl oldu!(27:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Habîbim, yâ Muhammed!) And olsun ki (biz) Dâvûd’a ve Süleymân’a bir ilim verdik de: 'Bizi mü’min kullarının birçoğundan üstün kılan Allah’a hamd olsun!' dediler.(27:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleSüleymân da, Dâvûd’a vâris oldu ve dedi ki: 'Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve bize herşeyden verildi. Doğrusu bu, gerçekten apaçık lütuftur.'(27:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleSüleymân’a cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil orduları toplandı; böylece hepsi (bir arada) düzenli olarak sevk ediliyordu.(27:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleNihâyet neml (karınca) vâdisine geldiklerinde, (içlerinde reis olan) bir karınca: 'Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin! Süleymân ve orduları farkında olmayarak sizi ezmesin!' dedi.(27:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBunun üzerine (Süleymân) onun sözünden dolayı gülercesine tebessüm etti ve dedi ki: 'Rabbim! Beni ve ana-babamı ni'metlendirdiğin ni'metine şükretmemi ve râzı olacağın sâlih ameller işlememi bana ilhâm eyle ve rahmetinle beni sâlih kullarının arasına kat!'(27:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleVe kuşları teftîş edip, şöyle dedi: 'Bana ne oldu da Hüdhüd’ü göremiyorum, yoksa kayıplardan mı oldu?'(27:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Onu elbette şiddetli bir azâb ile cezâlandıracağım veya onu hakikaten keseceğim yâhut kesinlikle bana (ma'zeretini gösteren) apaçık bir delil getirecek!'(27:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDerken çok geçmeden (Hüdhüd, Süleymân’a) gelip dedi ki: '(Ben) senin bilmediğin bir şeyi öğrendim ve sana Sebe’ (şehrin)den doğru (ve mühim) bir haber getirdim.'(27:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Gerçekten ben, onlara (Sebe’lilere) hükümdârlık eden ve kendisine herşeyden(bir nasib) verilmiş ve kendisi için büyük bir taht bulunan (Belkıs adında) bir kadın buldum!'(27:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Onu ve kavmini, Allah’ı bırakıp güneşe secde ediyorlar buldum; hem şeytan onlara amellerini süslemiş de onları (doğru) yoldan men' etmiş; bu yüzden onlar doğru yolu bulamıyorlar.'(27:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'(Şeytan böyle vesvese vermiş ki) göklerde ve yerde gizli olanları (ortaya)çıkaran, ne gizlerseniz ve ne açıklarsanız bilen Allah’a secde etmesinler!'(27:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur; büyük arşın Rabbidir.'(27:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Süleymân, Hüdhüd’e) dedi ki: 'Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın; bakacağız!'(27:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Bu mektûbumu götür de kendilerine bırak; sonra onlardan (biraz öteye) çekil de, ne (netîce)ye varacaklarına bak!'(27:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Mektûbu alan Sebe’ Melîkesi:) 'Ey ileri gelenler! Doğrusu bana (pek) şerefli bir mektub bırakıldı!' dedi.(27:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Şübhesiz ki o, Süleymân’dandır ve gerçekten o: 'Rahmân, Rahîm olan Allah’ın ismiyle’ (diye başlamakta)dır.'(27:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'(O mektûbda:) 'Bana baş kaldırmayın ve bana Müslüman kimseler olarak gelin!’(diye yazıyor.)'(27:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Melîke devamla) dedi ki: 'Ey ileri gelenler! (Bu) işim hakkında bana fetvâ verin!(Ben, sizler yanımda) şâhid olmadıkça (size danışmadan) hiçbir iş (hakkında karâr)ımı kat'îleştirici değilim.'(27:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Onlar:) 'Biz güç sâhibleriyiz ve şiddetli savaş ehliyiz; fakat emir senindir; artık bak, ne emredersin!' dediler.(27:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Melîke:) 'Şübhesiz hükümdârlar bir şehre girdikleri zaman orayı harâb ederler vehalkının şerefli kimselerini zelîl kılarlar. Evet böyle yaparlar!' dedi.(27:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'Doğrusu ben ise, onlara bir hediye gönderen (önce iyilikle mukabele eden), daha sonra o elçilerin ne ile (nasıl bir netîce ile) döneceğine bakan (ve artık ona göre hareket edecek olan) bir kimseyim.'(27:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Hediye getiren elçiler) Süleyman'a geldiğinde, (Süleyman) dedi ki: "Beni mi hediyenizle durdurtacaksınız? Allâh'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır! Hediyeniz sizin gibileri mutlu eder!"(27:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle'(Ey elçi!) Onlara dön; (eğer Müslüman kimseler olarak bana gelmezlerse) artık şübhesiz öyle ordularla onlara geliriz ki, onların buna karşı mukavemetleri yoktur. Ve kendilerini mutlaka zelîl ve küçük düşmüş kimseler olarak oradan çıkarırız.'(27:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Elçiler gittikten sonra müşâvirlerini topladı ve:) 'Ey ileri gelenler! (Onlar)Müslüman kimseler olarak bana gelmeden önce, hanginiz onun tahtını bana getirebilir?' dedi.(27:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleCinlerden bir ifrît: '(Sen, daha) makamından kalkmadan önce, ben onu sana getiririm; ve hakikaten ben, buna gerçekten gücü yeten, (ve bu hususta) güvenilir biriyimdir' dedi.(27:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleYanında kitabdan bir ilim bulunan zât (Âsaf bin Berhıya): '(Senin) göz açıp kapaman (esnâsında, henüz nazarın) sana dönmeden önce, ben onu sana getiririm' dedi.(Süleymân) birden onu (o tahtı) yanına yerleşivermiş olarak görünce: 'Bu, Rabbimin bir lütfudur! Tâ ki şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni imtihân ediyor! Hâlbuki kim şükrederse, o takdirde ancak kendisi için şükreder; kim de nankörlük ederse, artık şübhesiz ki Rabbim, Ganî (hiçbir şeye muhtaç olmayan)dır, Kerîm (çok cömert olan)dır' dedi.(27:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Ve devamla) dedi ki: 'Onun tahtını, kendisine tanınmaz bir hâle getirin; bakalım(tanımaya) muvaffak olacak mı, yoksa doğruyu farkedemeyenlerden mi olacak?'(27:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleNihâyet (melîke) gelince (ona): 'Senin tahtın böyle miydi?' denildi. (O da:)'Sanki bu, odur! Zâten bize ondan (tahtımın hârika bir sûrette getirilişinden) önce (senin nübüvvetine dâir) bilgi verilmişti ve (biz) Müslüman kimseler olmuştuk' dedi.(27:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleZâten onu Allah’dan başka tapmakta olduğu şeyler, (o zamâna kadar Müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Çünki o, kâfir bir kavimdendi.(27:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOna: 'Köşke gir!' denildi. Bunun üzerine (melîke) onu görünce, onu (o köşkün, altından su akıtılan ve üstü billûrla kaplanan zemînini) derin bir su zannetti ve (eteğini)inciklerinden açtı (yukarı çekti). (Süleymân ona:) 'Doğrusu bu, billûrdan (yapılmış) şeffafbir köşktür!' dedi. (Melîke:) 'Rabbim! Gerçekten ben nefsime zulmetmişim! ArtıkSüleymân’la berâber âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslîm oldum!' dedi.(27:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Ey Habîbim!) And olsun ki, Semûd (kavmin)e de: 'Allah’a kulluk edin!' diye(kendilerine nasîhat etmesi için) kardeşleri Sâlih’i gönderdik; bir de baktı ki, onlar birbiriyle çekişen iki fırka olmuşlar.(27:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Sâlih:) 'Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğü acele istiyorsunuz? Allah’dan mağfiret dileseniz olmaz mı? Olur ki size mağfiret olunur.'(27:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Onlar:) 'Senin ve berâberinde bulunanların yüzünden uğursuzluğa uğradık' dediler. (Sâlih:) 'Sizin uğursuzluğunuz(un sebebi) Allah katındadır (O takdîr etmiştir); hayır, siz imtihâna çekilen bir kavimsiniz' dedi.(27:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO şehirde ise dokuz kişi vardı ki, yeryüzünde fesad çıkarıyorlardı, ıslâh etmiyorlardı.(27:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Bunlar,) aralarında Allah’a yemîn ederek (birbirlerine): 'Ona ve âilesine muhakkak bir gece baskın yapalım (onları öldürelim); sonra da onun velîsine, âilesinin öldürülüşünde, 'Kesinlikle (biz, orada) bulunmadık, hem şübhesiz ki biz doğru (söyleyen)kimseleriz, diyelim’ ' dediler.(27:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Onlar) böyle bir hîle ile tuzak kurdular; hâlbuki (biz de) tuzak(larını netîcesiz bırakmak) ile onlar farkında olmadan hîle(lerini başlarına geçirmekle mukabele) ettik.(27:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.