27Neml Suresi
Kuran Sırası: 27
İniş Sırası: 48
Kırık Meal (Transcript) Meali
|ŦS: Ta sin
| TLK: şunlar
| ËYET: ayetleridir
| ELGR ËN: Kur'an'ın
| VKTEB: ve bir Kitabın
| MBYN: apaçık
| (27:1)

| TLK: şunlar
| ËYET: ayetleridir
| ELGR ËN: Kur'an'ın
| VKTEB: ve bir Kitabın
| MBYN: apaçık
| (27:1)|ELZ̃YN: o kimseler
| YGYMVN: doğrulurlar
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe-
| VYÙTVN: ve verirler
| ELZKET: zekatı
| VHM: ve onlar
| BEL ËḢRT: ahirete
| HM: onlar
| YVGNVN: kesin olarak inanırlar
| (27:3)

| YGYMVN: doğrulurlar
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe-
| VYÙTVN: ve verirler
| ELZKET: zekatı
| VHM: ve onlar
| BEL ËḢRT: ahirete
| HM: onlar
| YVGNVN: kesin olarak inanırlar
| (27:3)|ÎN: şüphesiz
| ELZ̃YN: kimselerin
| LE:
| YÙMNVN: inanmayan
| BEL ËḢRT: ahirete
| ZYNE: süslemişizdir
| LHM: kendilerine
| ÊAMELHM: işlerini
| FHM: onlar
| YAMHVN: körü körüne bocalarlar
| (27:4)

| ELZ̃YN: kimselerin
| LE:
| YÙMNVN: inanmayan
| BEL ËḢRT: ahirete
| ZYNE: süslemişizdir
| LHM: kendilerine
| ÊAMELHM: işlerini
| FHM: onlar
| YAMHVN: körü körüne bocalarlar
| (27:4)|ÊVLÙK: onlar
| ELZ̃YN: öyle kimselerdir ki
| LHM: kendilerinindir
| SVÙ: en kötü
| ELAZ̃EB: azab
| VHM: ve onlar
| FY:
| EL ËḢRT: ahirette
| HM: onlar
| ELÊḢSRVN: ziyana uğrayanlardır
| (27:5)

| ELZ̃YN: öyle kimselerdir ki
| LHM: kendilerinindir
| SVÙ: en kötü
| ELAZ̃EB: azab
| VHM: ve onlar
| FY:
| EL ËḢRT: ahirette
| HM: onlar
| ELÊḢSRVN: ziyana uğrayanlardır
| (27:5)|VÎNK: ve şüphesiz
| LTLG: sana verilmektedir
| ELGR ËN: Kur'an
| MN:
| LD̃N: katından
| ḪKYM: hüküm ve hikmet sahibi
| ALYM: (herşeyi) bilen
| (27:6)

| LTLG: sana verilmektedir
| ELGR ËN: Kur'an
| MN:
| LD̃N: katından
| ḪKYM: hüküm ve hikmet sahibi
| ALYM: (herşeyi) bilen
| (27:6)|ÎZ̃: hani
| GEL: demişti
| MVS: Musa
| LÊHLH: ailesine
| ÎNY: şüphesiz ben
| ËNST: gördüm
| NERE: bir ateş
| S ËTYKM: size getireyim
| MNHE: ondan
| BḢBR: bir haber
| ÊV: yahut
| ËTYKM: size getireyim
| BŞHEB: bir ateş
| GBS: koru
| LALKM: belki
| TṦŦLVN: ısınırsınız
| (27:7)

| GEL: demişti
| MVS: Musa
| LÊHLH: ailesine
| ÎNY: şüphesiz ben
| ËNST: gördüm
| NERE: bir ateş
| S ËTYKM: size getireyim
| MNHE: ondan
| BḢBR: bir haber
| ÊV: yahut
| ËTYKM: size getireyim
| BŞHEB: bir ateş
| GBS: koru
| LALKM: belki
| TṦŦLVN: ısınırsınız
| (27:7)|FLME: ne zaman ki
| CEÙHE: oraya geldi
| NVD̃Y: seslenildi
| ÊN: diye
| BVRK: mübarek kılındı
| MN: bulunan kimse
| FY: içinde
| ELNER: ateşin
| VMN: ve olan kimse
| ḪVLHE: çevresinde
| VSBḪEN: eksikliklerden münezzehtir
| ELLH: Allah
| RB: Rabbi
| ELAELMYN: alemlerin
| (27:8)

| CEÙHE: oraya geldi
| NVD̃Y: seslenildi
| ÊN: diye
| BVRK: mübarek kılındı
| MN: bulunan kimse
| FY: içinde
| ELNER: ateşin
| VMN: ve olan kimse
| ḪVLHE: çevresinde
| VSBḪEN: eksikliklerden münezzehtir
| ELLH: Allah
| RB: Rabbi
| ELAELMYN: alemlerin
| (27:8)|YE: EY/HEY/AH
| MVS: Musa
| ÎNH: gerçek şu ki
| ÊNE: ben
| ELLH: Allah'ım
| ELAZYZ: güçlü
| ELḪKYM: hüküm ve hikmet sahibi
| (27:9)

| MVS: Musa
| ÎNH: gerçek şu ki
| ÊNE: ben
| ELLH: Allah'ım
| ELAZYZ: güçlü
| ELḪKYM: hüküm ve hikmet sahibi
| (27:9)|VÊLG: ve at
| AṦEK: asanı
| FLME: ne zaman ki
| R ËHE: görünce
| THTZ: titreştiğini
| KÊNHE: gibi
| CEN: bir yılan
| VL: dön(üp kaç)dı
| MD̃BRE: arkaya
| VLM: ve
| YAGB: geri dönmedi
| YE: EY/HEY/AH
| MVS: Musa
| LE:
| TḢF: korkma
| ÎNY: çünkü ben
| LE:
| YḢEF: korkmaz(lar)
| LD̃Y: benim huzurumda
| ELMRSLVN: elçiler
| (27:10)

| AṦEK: asanı
| FLME: ne zaman ki
| R ËHE: görünce
| THTZ: titreştiğini
| KÊNHE: gibi
| CEN: bir yılan
| VL: dön(üp kaç)dı
| MD̃BRE: arkaya
| VLM: ve
| YAGB: geri dönmedi
| YE: EY/HEY/AH
| MVS: Musa
| LE:
| TḢF: korkma
| ÎNY: çünkü ben
| LE:
| YḢEF: korkmaz(lar)
| LD̃Y: benim huzurumda
| ELMRSLVN: elçiler
| (27:10)|ÎLE: ancak
| MN: kim
| ƵLM: zulmeder
| S̃M: sonra da
| BD̃L: değiştirirse
| ḪSNE: iyilikle
| BAD̃: sonra
| SVÙ: (yaptığı) kötülükten
| FÎNY: şüphesiz ben
| ĞFVR: bağışlayıcıyım
| RḪYM: esirgeyiciyim
| (27:11)

| MN: kim
| ƵLM: zulmeder
| S̃M: sonra da
| BD̃L: değiştirirse
| ḪSNE: iyilikle
| BAD̃: sonra
| SVÙ: (yaptığı) kötülükten
| FÎNY: şüphesiz ben
| ĞFVR: bağışlayıcıyım
| RḪYM: esirgeyiciyim
| (27:11)|VÊD̃ḢL: ve sok
| YD̃K: elini
| FY:
| CYBK: koynuna
| TḢRC: çıksın
| BYŽEÙ: bembeyaz
| MN:
| ĞYR: olmaksızın
| SVÙ: kusur
| FY: içinde
| TSA: dokuz
| ËYET: mu'cize
| ÎL:
| FRAVN: Fir'avn'a (git)
| VGVMH: ve onun kavmine
| ÎNHM: çünkü onlar
| KENVE: oldular
| GVME: bir kavim
| FESGYN: fasık
| (27:12)

| YD̃K: elini
| FY:
| CYBK: koynuna
| TḢRC: çıksın
| BYŽEÙ: bembeyaz
| MN:
| ĞYR: olmaksızın
| SVÙ: kusur
| FY: içinde
| TSA: dokuz
| ËYET: mu'cize
| ÎL:
| FRAVN: Fir'avn'a (git)
| VGVMH: ve onun kavmine
| ÎNHM: çünkü onlar
| KENVE: oldular
| GVME: bir kavim
| FESGYN: fasık
| (27:12)|FLME: ne zaman ki
| CEÙTHM: onlara gelince
| ËYETNE: ayetlerimiz
| MBṦRT: açıkça görünen
| GELVE: dediler
| HZ̃E: bu
| SḪR: bir büyüdür
| MBYN: apaçık
| (27:13)

| CEÙTHM: onlara gelince
| ËYETNE: ayetlerimiz
| MBṦRT: açıkça görünen
| GELVE: dediler
| HZ̃E: bu
| SḪR: bir büyüdür
| MBYN: apaçık
| (27:13)|VCḪD̃VE: ve inkar ettiler
| BHE: onları
| VESTYGNTHE: kanaat getirdiği halde
| ÊNFSHM: vicdanları
| ƵLME: haksızlıkları yüzünden
| VALVE: ve böbürlenmeleri yüzünden
| FENƵR: bak işte
| KYF: nasıl
| KEN: oldu
| AEGBT: sonu
| ELMFSD̃YN: bozguncuların
| (27:14)

| BHE: onları
| VESTYGNTHE: kanaat getirdiği halde
| ÊNFSHM: vicdanları
| ƵLME: haksızlıkları yüzünden
| VALVE: ve böbürlenmeleri yüzünden
| FENƵR: bak işte
| KYF: nasıl
| KEN: oldu
| AEGBT: sonu
| ELMFSD̃YN: bozguncuların
| (27:14)|VLGD̃: ve andolsun
| ËTYNE: biz verdik
| D̃EVVD̃: Davud'a
| VSLYMEN: ve Süleyman'a
| ALME: bir ilim
| VGELE: ve dediler
| ELḪMD̃: hamdolsun
| LLH: Allah'a
| ELZ̃Y: ki
| FŽLNE: bizi üstün kıldı
| AL: üzerine
| KS̃YR: birçoğu
| MN: -ndan
| ABED̃H: kulları-
| ELMÙMNYN: inanan
| (27:15)

| ËTYNE: biz verdik
| D̃EVVD̃: Davud'a
| VSLYMEN: ve Süleyman'a
| ALME: bir ilim
| VGELE: ve dediler
| ELḪMD̃: hamdolsun
| LLH: Allah'a
| ELZ̃Y: ki
| FŽLNE: bizi üstün kıldı
| AL: üzerine
| KS̃YR: birçoğu
| MN: -ndan
| ABED̃H: kulları-
| ELMÙMNYN: inanan
| (27:15)|VVRS̃: ve mirasçı oldu
| SLYMEN: Süleyman
| D̃EVVD̃: Davud'a
| VGEL: ve dedi ki
| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELNES: insanlar
| ALMNE: bize öğretildi
| MNŦG: dili
| ELŦYR: kuşların
| VÊVTYNE: ve bize verildi
| MN: (bir pay)
| KL: her
| ŞYÙ: şeyden
| ÎN: şüphesiz
| HZ̃E: bu
| LHV: elbette o
| ELFŽL: bir lutuftur
| ELMBYN: açık
| (27:16)

| SLYMEN: Süleyman
| D̃EVVD̃: Davud'a
| VGEL: ve dedi ki
| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELNES: insanlar
| ALMNE: bize öğretildi
| MNŦG: dili
| ELŦYR: kuşların
| VÊVTYNE: ve bize verildi
| MN: (bir pay)
| KL: her
| ŞYÙ: şeyden
| ÎN: şüphesiz
| HZ̃E: bu
| LHV: elbette o
| ELFŽL: bir lutuftur
| ELMBYN: açık
| (27:16)|VḪŞR: ve toplandı
| LSLYMEN: Süleyman'a
| CNVD̃H: orduları
| MN: -den
| ELCN: cinler-
| VELÎNS: ve insanlar(dan)
| VELŦYR: ve kuşlar(dan)
| FHM: onlar
| YVZAVN: sevk ediliyordu
| (27:17)

| LSLYMEN: Süleyman'a
| CNVD̃H: orduları
| MN: -den
| ELCN: cinler-
| VELÎNS: ve insanlar(dan)
| VELŦYR: ve kuşlar(dan)
| FHM: onlar
| YVZAVN: sevk ediliyordu
| (27:17)|ḪT: nihayet
| ÎZ̃E: zaman
| ÊTVE: geldikleri
| AL: üzerine
| VED̃: vadisi
| ELNML: karınca
| GELT: dedi
| NMLT: bir karınca
| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELNML: karıncalar
| ED̃ḢLVE: girin
| MSEKNKM: yuvalarınıza
| LE:
| YḪŦMNKM: sizi ezmesinler
| SLYMEN: Süleyman
| VCNVD̃H: ve orduları
| VHM: ve onlar
| LE:
| YŞARVN: farkında olmayarak
| (27:18)

| ÎZ̃E: zaman
| ÊTVE: geldikleri
| AL: üzerine
| VED̃: vadisi
| ELNML: karınca
| GELT: dedi
| NMLT: bir karınca
| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELNML: karıncalar
| ED̃ḢLVE: girin
| MSEKNKM: yuvalarınıza
| LE:
| YḪŦMNKM: sizi ezmesinler
| SLYMEN: Süleyman
| VCNVD̃H: ve orduları
| VHM: ve onlar
| LE:
| YŞARVN: farkında olmayarak
| (27:18)|FTBSM: tebessüm etti
| ŽEḪKE: gülümseyerek
| MN:
| GVLHE: onun sözüne
| VGEL: ve dedi
| RB: Rabbim
| ÊVZANY: gönlüme ilham eyle
| ÊN: diye
| ÊŞKR: şükredeyim
| NAMTK: ni'metine
| ELTY:
| ÊNAMT: lutfettiğin
| ALY: bana
| VAL: ve
| VELD̃Y: anama babama
| VÊN: ve diye
| ÊAML: yapayım
| ṦELḪE: faydalı bir iş
| TRŽEH: senin beğeneceğin
| VÊD̃ḢLNY: ve beni sok
| BRḪMTK: rahmetinle
| FY: arasına
| ABED̃K: kullarının
| ELṦELḪYN: iyi
| (27:19)

| ŽEḪKE: gülümseyerek
| MN:
| GVLHE: onun sözüne
| VGEL: ve dedi
| RB: Rabbim
| ÊVZANY: gönlüme ilham eyle
| ÊN: diye
| ÊŞKR: şükredeyim
| NAMTK: ni'metine
| ELTY:
| ÊNAMT: lutfettiğin
| ALY: bana
| VAL: ve
| VELD̃Y: anama babama
| VÊN: ve diye
| ÊAML: yapayım
| ṦELḪE: faydalı bir iş
| TRŽEH: senin beğeneceğin
| VÊD̃ḢLNY: ve beni sok
| BRḪMTK: rahmetinle
| FY: arasına
| ABED̃K: kullarının
| ELṦELḪYN: iyi
| (27:19)|VTFGD̃: ve teftiş etti
| ELŦYR: kuşları
| FGEL: dedi ki
| ME: neden
| LY: ben
| LE:
| ÊR: göremiyorum
| ELHD̃HD̃: hüdhüdü
| ÊM: yoksa
| KEN: (mı) oldu?
| MN:
| ELĞEÙBYN: kayıplardan-
| (27:20)

| ELŦYR: kuşları
| FGEL: dedi ki
| ME: neden
| LY: ben
| LE:
| ÊR: göremiyorum
| ELHD̃HD̃: hüdhüdü
| ÊM: yoksa
| KEN: (mı) oldu?
| MN:
| ELĞEÙBYN: kayıplardan-
| (27:20)|LÊAZ̃BNH: ona azabedeceğim
| AZ̃EBE: bir azapla
| ŞD̃YD̃E: çetin
| ÊV: ya da
| LÊZ̃BḪNH: onu keseceğim
| ÊV: yahut da
| LYÊTYNY: bana getirecek
| BSLŦEN: bir delil
| MBYN: açık
| (27:21)

| AZ̃EBE: bir azapla
| ŞD̃YD̃E: çetin
| ÊV: ya da
| LÊZ̃BḪNH: onu keseceğim
| ÊV: yahut da
| LYÊTYNY: bana getirecek
| BSLŦEN: bir delil
| MBYN: açık
| (27:21)|FMKS̃: geldi
| ĞYR:
| BAYD̃: çok geçmeden
| FGEL: ve dedi
| ÊḪŦT: ben gördüm
| BME: bir şey
| LM:
| TḪŦ: senin görmediğin
| BH: onda
| VCÙTK: ve sana getirdim
| MN: -dan
| SBÎ: Seba-
| BNBÎ: bir haber
| YGYN: gerçek
| (27:22)

| ĞYR:
| BAYD̃: çok geçmeden
| FGEL: ve dedi
| ÊḪŦT: ben gördüm
| BME: bir şey
| LM:
| TḪŦ: senin görmediğin
| BH: onda
| VCÙTK: ve sana getirdim
| MN: -dan
| SBÎ: Seba-
| BNBÎ: bir haber
| YGYN: gerçek
| (27:22)|ÎNY: şüphesiz ben
| VCD̃T: buldum
| EMRÊT: bir kadın
| TMLKHM: onlara hükümdarlık eden
| VÊVTYT: ve kendisine verilmiştir
| MN: -den
| KL: her
| ŞYÙ: şey-
| VLHE: ve onlar
| ARŞ: bir tahtı
| AƵYM: büyük
| (27:23)

| VCD̃T: buldum
| EMRÊT: bir kadın
| TMLKHM: onlara hükümdarlık eden
| VÊVTYT: ve kendisine verilmiştir
| MN: -den
| KL: her
| ŞYÙ: şey-
| VLHE: ve onlar
| ARŞ: bir tahtı
| AƵYM: büyük
| (27:23)|VCD̃THE: onu buldum
| VGVMHE: ve kavmini
| YSCD̃VN: secde aderlerken
| LLŞMS: güneşe
| MN:
| D̃VN: bırakıp
| ELLH: Allah'ı
| VZYN: ve süsledi
| LHM: onlara
| ELŞYŦEN: şeytan
| ÊAMELHM: işlerini
| FṦD̃HM: ve onları çevirdi
| AN: -dan
| ELSBYL: (doğru) yol-
| FHM: (bu yüzden) onlar
| LE:
| YHTD̃VN: yola gelmiyorlar
| (27:24)

| VGVMHE: ve kavmini
| YSCD̃VN: secde aderlerken
| LLŞMS: güneşe
| MN:
| D̃VN: bırakıp
| ELLH: Allah'ı
| VZYN: ve süsledi
| LHM: onlara
| ELŞYŦEN: şeytan
| ÊAMELHM: işlerini
| FṦD̃HM: ve onları çevirdi
| AN: -dan
| ELSBYL: (doğru) yol-
| FHM: (bu yüzden) onlar
| LE:
| YHTD̃VN: yola gelmiyorlar
| (27:24)|ÊLE:
| YSCD̃VE: secde etmezler mi?
| LLH: Allah'a
| ELZ̃Y:
| YḢRC: açığa çıkaran
| ELḢBÙ: gizleneni
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| VELÊRŽ: ve yerde
| VYALM: ve bilen
| ME: şeyleri
| TḢFVN: gizledikleri
| VME: ve şeyleri
| TALNVN: açığa vurdukları
| (27:25)

| YSCD̃VE: secde etmezler mi?
| LLH: Allah'a
| ELZ̃Y:
| YḢRC: açığa çıkaran
| ELḢBÙ: gizleneni
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| VELÊRŽ: ve yerde
| VYALM: ve bilen
| ME: şeyleri
| TḢFVN: gizledikleri
| VME: ve şeyleri
| TALNVN: açığa vurdukları
| (27:25)|ELLH: Allah (ki)
| LE: yoktur
| ÎLH: Tanrı
| ÎLE: başka
| HV: O'ndan
| RB: Rabbidir
| ELARŞ: Arş'ın
| ELAƵYM: büyük
| (27:26)

| LE: yoktur
| ÎLH: Tanrı
| ÎLE: başka
| HV: O'ndan
| RB: Rabbidir
| ELARŞ: Arş'ın
| ELAƵYM: büyük
| (27:26)|GEL: dedi ki
| SNNƵR: bakacağız
| ÊṦD̃GT: doğru mu söyledin
| ÊM: yoksa
| KNT: mı oldun?
| MN: -dan
| ELKEZ̃BYN: yalancılar-
| (27:27)

| SNNƵR: bakacağız
| ÊṦD̃GT: doğru mu söyledin
| ÊM: yoksa
| KNT: mı oldun?
| MN: -dan
| ELKEZ̃BYN: yalancılar-
| (27:27)|EZ̃HB: götür
| BKTEBY: mektubumu
| HZ̃E: bu
| FÊLGH: ve at
| ÎLYHM: onlara
| S̃M: sonra
| TVL: biraz öteye çekil
| ANHM: onlardan
| FENƵR: ve bak
| MEZ̃E: neye
| YRCAVN: başvuruyorlar
| (27:28)

| BKTEBY: mektubumu
| HZ̃E: bu
| FÊLGH: ve at
| ÎLYHM: onlara
| S̃M: sonra
| TVL: biraz öteye çekil
| ANHM: onlardan
| FENƵR: ve bak
| MEZ̃E: neye
| YRCAVN: başvuruyorlar
| (27:28)|GELT: dedi ki
| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELMLÊ: ileri gelenler
| ÎNY: gerçekten
| ÊLGY: bırakıldı
| ÎLY: bana
| KTEB: bir mektup
| KRYM: çok önemli
| (27:29)

| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELMLÊ: ileri gelenler
| ÎNY: gerçekten
| ÊLGY: bırakıldı
| ÎLY: bana
| KTEB: bir mektup
| KRYM: çok önemli
| (27:29)|ÎNH: muhakkak o
| MN: -dandır
| SLYMEN: Süleyman-
| VÎNH: ve o
| BSM: adıyla(başlamakta)dır
| ELLH: Allah'ın
| ELRḪMN: Rahman
| ELRḪYM: Rahim
| (27:30)

| MN: -dandır
| SLYMEN: Süleyman-
| VÎNH: ve o
| BSM: adıyla(başlamakta)dır
| ELLH: Allah'ın
| ELRḪMN: Rahman
| ELRḪYM: Rahim
| (27:30)|ÊLE:
| TALVE: büyüklük taslamayın
| ALY: bana karşı
| VÊTVNY: ve bana gelin (diye yazıyor)
| MSLMYN: teslim olarak
| (27:31)

| TALVE: büyüklük taslamayın
| ALY: bana karşı
| VÊTVNY: ve bana gelin (diye yazıyor)
| MSLMYN: teslim olarak
| (27:31)|GELT: dedi ki
| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELMLÊ: ileri gelenler
| ÊFTVNY: bana bir fikir verin
| FY:
| ÊMRY: (bu) işimde
| ME:
| KNT: ben olmam
| GEŦAT: kesip atan
| ÊMRE: hiçbir işi
| ḪT: sürece
| TŞHD̃VN: siz olmadığınız
| (27:32)

| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELMLÊ: ileri gelenler
| ÊFTVNY: bana bir fikir verin
| FY:
| ÊMRY: (bu) işimde
| ME:
| KNT: ben olmam
| GEŦAT: kesip atan
| ÊMRE: hiçbir işi
| ḪT: sürece
| TŞHD̃VN: siz olmadığınız
| (27:32)|GELVE: dediler ki
| NḪN: biz
| ÊVLV: sahibiyiz
| GVT: güç
| VÊVLV: ve erbabıyız
| BÊS: savaş
| ŞD̃YD̃: yaman
| VELÊMR: ama emir
| ÎLYK: senindir
| FENƵRY: o halde bak
| MEZ̃E: ne
| TÊMRYN: buyurursan
| (27:33)

| NḪN: biz
| ÊVLV: sahibiyiz
| GVT: güç
| VÊVLV: ve erbabıyız
| BÊS: savaş
| ŞD̃YD̃: yaman
| VELÊMR: ama emir
| ÎLYK: senindir
| FENƵRY: o halde bak
| MEZ̃E: ne
| TÊMRYN: buyurursan
| (27:33)|GELT: dedi
| ÎN: şüphesiz
| ELMLVK: hükümdarlar
| ÎZ̃E: zaman
| D̃ḢLVE: girdikleri
| GRYT: bir ülkeye
| ÊFSD̃VHE: orayı bozarlar
| VCALVE: ve kılarlar
| ÊAZT: şereflilerini
| ÊHLHE: halkının
| ÊZ̃LT: zillet içinde
| VKZ̃LK: ve böyle
| YFALVN: yaparlar
| (27:34)

| ÎN: şüphesiz
| ELMLVK: hükümdarlar
| ÎZ̃E: zaman
| D̃ḢLVE: girdikleri
| GRYT: bir ülkeye
| ÊFSD̃VHE: orayı bozarlar
| VCALVE: ve kılarlar
| ÊAZT: şereflilerini
| ÊHLHE: halkının
| ÊZ̃LT: zillet içinde
| VKZ̃LK: ve böyle
| YFALVN: yaparlar
| (27:34)|VÎNY: şüphesiz ben
| MRSLT: göndereyim
| ÎLYHM: onlara
| BHD̃YT: bir hediye
| FNEƵRT: ve bakayım
| BM: ne ile
| YRCA: dönecekler
| ELMRSLVN: elçiler
| (27:35)

| MRSLT: göndereyim
| ÎLYHM: onlara
| BHD̃YT: bir hediye
| FNEƵRT: ve bakayım
| BM: ne ile
| YRCA: dönecekler
| ELMRSLVN: elçiler
| (27:35)|FLME: ne zaman ki
| CEÙ: gelince
| SLYMEN: Süleyman'a
| GEL: dedi ki
| ÊTMD̃VNN: bana yardım mı etmek istiyorsunuz?
| BMEL: mal ile
| FME: oysa ne ki
| ËTENY: bana vermiştir
| ELLH: Allah
| ḢYR: (o) daha hayırlıdır
| MME: -nden
| ËTEKM: size verdiği-
| BL: bilakis
| ÊNTM: siz
| BHD̃YTKM: hediyenizle
| TFRḪVN: sevinirsiniz
| (27:36)

| CEÙ: gelince
| SLYMEN: Süleyman'a
| GEL: dedi ki
| ÊTMD̃VNN: bana yardım mı etmek istiyorsunuz?
| BMEL: mal ile
| FME: oysa ne ki
| ËTENY: bana vermiştir
| ELLH: Allah
| ḢYR: (o) daha hayırlıdır
| MME: -nden
| ËTEKM: size verdiği-
| BL: bilakis
| ÊNTM: siz
| BHD̃YTKM: hediyenizle
| TFRḪVN: sevinirsiniz
| (27:36)|ERCA: dön (söyle)
| ÎLYHM: onlara
| FLNÊTYNHM: onlara gelirim
| BCNVD̃: ordularla
| LE: asla
| GBL: karşı koyamayacakları
| LHM: kendilerinin
| BHE: ona
| VLNḢRCNHM: ve onları sürüp çıkarırım
| MNHE: oradan
| ÊZ̃LT: zilletle
| VHM: ve onları
| ṦEĞRVN: hor ve hakir olarak
| (27:37)

| ÎLYHM: onlara
| FLNÊTYNHM: onlara gelirim
| BCNVD̃: ordularla
| LE: asla
| GBL: karşı koyamayacakları
| LHM: kendilerinin
| BHE: ona
| VLNḢRCNHM: ve onları sürüp çıkarırım
| MNHE: oradan
| ÊZ̃LT: zilletle
| VHM: ve onları
| ṦEĞRVN: hor ve hakir olarak
| (27:37)|GEL: dedi
| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELMLÊ: ileri gelenler
| ÊYKM: hanginiz
| YÊTYNY: bana getirebilir
| BARŞHE: onun tahtını
| GBL: önce
| ÊN:
| YÊTVNY: bana gelmelerinden
| MSLMYN: teslim olarak
| (27:38)

| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELMLÊ: ileri gelenler
| ÊYKM: hanginiz
| YÊTYNY: bana getirebilir
| BARŞHE: onun tahtını
| GBL: önce
| ÊN:
| YÊTVNY: bana gelmelerinden
| MSLMYN: teslim olarak
| (27:38)|GEL: dedi ki
| AFRYT: bir ifrit
| MN: -den
| ELCN: cinler-
| ÊNE: ben
| ËTYK: sana getiririm
| BH: onu
| GBL: önce
| ÊN:
| TGVM: sen kalkmadan
| MN: -dan
| MGEMK: makamın-
| VÎNY: gerçekten benim
| ALYH: buna
| LGVY: gücüm yeter
| ÊMYN: bana güvenilir
| (27:39)

| AFRYT: bir ifrit
| MN: -den
| ELCN: cinler-
| ÊNE: ben
| ËTYK: sana getiririm
| BH: onu
| GBL: önce
| ÊN:
| TGVM: sen kalkmadan
| MN: -dan
| MGEMK: makamın-
| VÎNY: gerçekten benim
| ALYH: buna
| LGVY: gücüm yeter
| ÊMYN: bana güvenilir
| (27:39)|GEL: dedi ki
| ELZ̃Y: bulunan
| AND̃H: yanında
| ALM: bir ilim
| MN: -tan
| ELKTEB: Kitap-
| ÊNE: ben
| ËTYK: sana getirebilirim
| BH: onu
| GBL: önce
| ÊN:
| YRTD̃: sen kırpmadan
| ÎLYK: sana
| ŦRFK: gözünü
| FLME: ne zaman ki
| R ËH: onu görünce
| MSTGRE: yerleşmiş
| AND̃H: yanında
| GEL: dedi ki
| HZ̃E: bu
| MN: -ndandır
| FŽL: lutfu-
| RBY: Rabbimin
| LYBLVNY: beni sınaması için
| ÊÊŞKR: şükür mü edeceğim?
| ÊM: yoksa
| ÊKFR: inkar mı edeceğim?
| VMN: ve kim
| ŞKR: şükrederse
| FÎNME: şüphesiz
| YŞKR: şükretmiştir
| LNFSH: kendisi için
| VMN: ve kim
| KFR: inkar ederse
| FÎN: şüphesiz
| RBY: Rabbim
| ĞNY: zengindir
| KRYM: kerimdir
| (27:40)

| ELZ̃Y: bulunan
| AND̃H: yanında
| ALM: bir ilim
| MN: -tan
| ELKTEB: Kitap-
| ÊNE: ben
| ËTYK: sana getirebilirim
| BH: onu
| GBL: önce
| ÊN:
| YRTD̃: sen kırpmadan
| ÎLYK: sana
| ŦRFK: gözünü
| FLME: ne zaman ki
| R ËH: onu görünce
| MSTGRE: yerleşmiş
| AND̃H: yanında
| GEL: dedi ki
| HZ̃E: bu
| MN: -ndandır
| FŽL: lutfu-
| RBY: Rabbimin
| LYBLVNY: beni sınaması için
| ÊÊŞKR: şükür mü edeceğim?
| ÊM: yoksa
| ÊKFR: inkar mı edeceğim?
| VMN: ve kim
| ŞKR: şükrederse
| FÎNME: şüphesiz
| YŞKR: şükretmiştir
| LNFSH: kendisi için
| VMN: ve kim
| KFR: inkar ederse
| FÎN: şüphesiz
| RBY: Rabbim
| ĞNY: zengindir
| KRYM: kerimdir
| (27:40)|GEL: dedi ki
| NKRVE: tanınmaz hale getirin
| LHE: onun
| ARŞHE: tahtını
| NNƵR: bakalım
| ÊTHTD̃Y: tanıyabilecek mi
| ÊM: yoksa
| TKVN: olacak (mı)
| MN:
| ELZ̃YN: kimselerden
| LE:
| YHTD̃VN: tanımayan
| (27:41)

| NKRVE: tanınmaz hale getirin
| LHE: onun
| ARŞHE: tahtını
| NNƵR: bakalım
| ÊTHTD̃Y: tanıyabilecek mi
| ÊM: yoksa
| TKVN: olacak (mı)
| MN:
| ELZ̃YN: kimselerden
| LE:
| YHTD̃VN: tanımayan
| (27:41)|FLME: ne zaman ki
| CEÙT: gelince
| GYL: dendi
| ÊHKZ̃E: böyle mi?
| ARŞK: senin tahtın
| GELT: dedi
| KÊNH: tıpkı (öyle)
| HV: o
| VÊVTYNE: ve bize verilmişti
| ELALM: bilgi
| MN:
| GBLHE: daha önce
| VKNE: ve biz olmuştuk
| MSLMYN: müslüman
| (27:42)

| CEÙT: gelince
| GYL: dendi
| ÊHKZ̃E: böyle mi?
| ARŞK: senin tahtın
| GELT: dedi
| KÊNH: tıpkı (öyle)
| HV: o
| VÊVTYNE: ve bize verilmişti
| ELALM: bilgi
| MN:
| GBLHE: daha önce
| VKNE: ve biz olmuştuk
| MSLMYN: müslüman
| (27:42)|VṦD̃HE: ve onu alıkoymuştu
| ME: şeyler
| KENT: olduğu
| TABD̃: tapmış
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| ÎNHE: çünkü kendisi
| KENT: idi
| MN: -den
| GVM: bir kavim-
| KEFRYN: inkar eden
| (27:43)

| ME: şeyler
| KENT: olduğu
| TABD̃: tapmış
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| ÎNHE: çünkü kendisi
| KENT: idi
| MN: -den
| GVM: bir kavim-
| KEFRYN: inkar eden
| (27:43)|GYL: dendi
| LHE: ona
| ED̃ḢLY: gir
| ELṦRḪ: köşke
| FLME: ne zaman ki
| RÊTH: (köşkü) görünce
| ḪSBTH: sandı
| LCT: derin bir su
| VKŞFT: ve sıvadı
| AN:
| SEGYHE: bacaklarını
| GEL: dedi
| ÎNH: muhakkak o
| ṦRḪ: köşk
| MMRD̃: cilalı
| MN: -dandır
| GVERYR: şeffaf sırça-
| GELT: (Kraliçe) dedi ki
| RB: Rabbim
| ÎNY: ben
| ƵLMT: zulmetmişim
| NFSY: kendime
| VÊSLMT: ve teslim oldum
| MA: beraber
| SLYMEN: Süleyman'la
| LLH: Allah'a
| RB: Rabbi
| ELAELMYN: alemlerin
| (27:44)

| LHE: ona
| ED̃ḢLY: gir
| ELṦRḪ: köşke
| FLME: ne zaman ki
| RÊTH: (köşkü) görünce
| ḪSBTH: sandı
| LCT: derin bir su
| VKŞFT: ve sıvadı
| AN:
| SEGYHE: bacaklarını
| GEL: dedi
| ÎNH: muhakkak o
| ṦRḪ: köşk
| MMRD̃: cilalı
| MN: -dandır
| GVERYR: şeffaf sırça-
| GELT: (Kraliçe) dedi ki
| RB: Rabbim
| ÎNY: ben
| ƵLMT: zulmetmişim
| NFSY: kendime
| VÊSLMT: ve teslim oldum
| MA: beraber
| SLYMEN: Süleyman'la
| LLH: Allah'a
| RB: Rabbi
| ELAELMYN: alemlerin
| (27:44)|VLGD̃: ve andolsun
| ÊRSLNE: biz gönderdik
| ÎL:
| S̃MVD̃: Semud(kavmin)e
| ÊḢEHM: kardeşleri
| ṦELḪE: Salih'i
| ÊN: diye
| EABD̃VE: kulluk etsinler
| ELLH: Allah'a
| FÎZ̃E: o zaman
| HM: onlar
| FRYGEN: iki bölük olmuşlardı
| YḢTṦMVN: birbiriyle çekişen
| (27:45)

| ÊRSLNE: biz gönderdik
| ÎL:
| S̃MVD̃: Semud(kavmin)e
| ÊḢEHM: kardeşleri
| ṦELḪE: Salih'i
| ÊN: diye
| EABD̃VE: kulluk etsinler
| ELLH: Allah'a
| FÎZ̃E: o zaman
| HM: onlar
| FRYGEN: iki bölük olmuşlardı
| YḢTṦMVN: birbiriyle çekişen
| (27:45)|GEL: dedi ki
| YE: EY/HEY/AH
| GVM: kavmim
| LM: neden
| TSTACLVN: koşuyorsunuz
| BELSYÙT: kötülüğe
| GBL: önce
| ELḪSNT: iyilikten
| LVLE: gerekmez mi?
| TSTĞFRVN: mağfiret dilemeniz
| ELLH: Allah'tan
| LALKM: belki
| TRḪMVN: esirgenirsiniz
| (27:46)

| YE: EY/HEY/AH
| GVM: kavmim
| LM: neden
| TSTACLVN: koşuyorsunuz
| BELSYÙT: kötülüğe
| GBL: önce
| ELḪSNT: iyilikten
| LVLE: gerekmez mi?
| TSTĞFRVN: mağfiret dilemeniz
| ELLH: Allah'tan
| LALKM: belki
| TRḪMVN: esirgenirsiniz
| (27:46)|GELVE: dediler
| EŦYRNE: uğursuzluğa uğradık
| BK: senin yüzünden
| VBMN: ve bulunanların yüzünden
| MAK: seninle beraber
| GEL: dedi
| ŦEÙRKM: uğursuzluğunuz
| AND̃: katındadır
| ELLH: Allah
| BL: doğrusu
| ÊNTM: siz
| GVM: bir toplumsunuz
| TFTNVN: sınanan
| (27:47)

| EŦYRNE: uğursuzluğa uğradık
| BK: senin yüzünden
| VBMN: ve bulunanların yüzünden
| MAK: seninle beraber
| GEL: dedi
| ŦEÙRKM: uğursuzluğunuz
| AND̃: katındadır
| ELLH: Allah
| BL: doğrusu
| ÊNTM: siz
| GVM: bir toplumsunuz
| TFTNVN: sınanan
| (27:47)|VKEN: ve vardı
| FY:
| ELMD̃YNT: şehirde
| TSAT: dokuz
| RHŦ: kişi
| YFSD̃VN: bozgunculuk yaparlardı
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| VLE: ve
| YṦLḪVN: düzeltmezlerdi
| (27:48)

| FY:
| ELMD̃YNT: şehirde
| TSAT: dokuz
| RHŦ: kişi
| YFSD̃VN: bozgunculuk yaparlardı
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| VLE: ve
| YṦLḪVN: düzeltmezlerdi
| (27:48)|GELVE: dediler
| TGESMVE: and içerek
| BELLH: Allah'a
| LNBYTNH: biz gece ona baskın yapalım
| VÊHLH: ve ailesine
| S̃M: sonra
| LNGVLN: diyelim
| LVLYH: velisine
| ME:
| ŞHD̃NE: şahit olmadık
| MHLK: helakine
| ÊHLH: ailesinin
| VÎNE: ve biz
| LṦED̃GVN: gerçekten doğrulardanız
| (27:49)

| TGESMVE: and içerek
| BELLH: Allah'a
| LNBYTNH: biz gece ona baskın yapalım
| VÊHLH: ve ailesine
| S̃M: sonra
| LNGVLN: diyelim
| LVLYH: velisine
| ME:
| ŞHD̃NE: şahit olmadık
| MHLK: helakine
| ÊHLH: ailesinin
| VÎNE: ve biz
| LṦED̃GVN: gerçekten doğrulardanız
| (27:49)|VMKRVE: ve tuzak kurdular
| MKRE: bir tuzak
| VMKRNE: biz de tuzak kurduk
| MKRE: bir tuzak
| VHM: ve onlar
| LE: hiç
| YŞARVN: farkında değillerdi
| (27:50)

| MKRE: bir tuzak
| VMKRNE: biz de tuzak kurduk
| MKRE: bir tuzak
| VHM: ve onlar
| LE: hiç
| YŞARVN: farkında değillerdi
| (27:50)