Önceki Sonraki

18:77Kehf Suresi 77. Ayet

Kuran Sırası: 18 İniş Sırası: 69
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110

18:77Kehf Suresi 77. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
فانطلقا
fenTaleḳā
ŦLG|ط ل ق
yine yürüdüler
2
حتى
Hattā
|
nihayet
3
إذا
iƶā
|
Kombi Müfredat
أتيا
eteyā
ETY|ا ت ي
vardıklarında
Kombi Müfredat
أهل
ehle
EHL|ا ه ل
halkına
Kombi Müfredat
قرية
ḳaryetin
GRY|ق ر ي
bir kent
Kombi Müfredat
استطعما
steT'ǎmā
ŦAM|ط ع م
yemek istediler
Kombi Müfredat
أهلها
ehlehā
EHL|ا ه ل
oranın halkından
Kombi Müfredat
فأبوا
feebev
EBY|ا ب ي
fakat kaçındılar
10
أن
en
|
11 Kombi Müfredat
يضيفوهما
yuDeyyifūhumā
ŽYF|ض ي ف
onları konuklamaktan
12 Kombi Müfredat
فوجدا
fevecedā
VCD̃|و ج د
derken buldular
13
فيها
fīhā
|
orada
14 Kombi Müfredat
جدارا
cidāran
CD̃R|ج د ر
bir duvar
15 Kombi Müfredat
يريد
yurīdu
RVD̃|ر و د
yüz tutan
16
أن
en
|
17 Kombi Müfredat
ينقض
yenḳaDDe
GŽŽ|ق ض ض
yıkılmağa
18 Kombi Müfredat
فأقامه
feeḳāmehu
GVM|ق و م
hemen onu doğrulttu
19 Kombi Müfredat
قال
ḳāle
GVL|ق و ل
(Musa) dedi ki
20
لو
lev
|
eğer
21 Kombi Müfredat
شئت
şi'te
ŞYE|ش ي ا
isteseydin
22 Kombi Müfredat
لاتخذت
lātteḣaƶte
EḢZ̃|ا خ ذ
alırdın
23
عليه
ǎleyhi
|
buna karşılık
24 Kombi Müfredat
أجرا
ecran
ECR|ا ج ر
bir ücret
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَانْطَلَقَا: yine yürüdüler | حَتَّىٰ: nihayet | إِذَا: | أَتَيَا: vardıklarında | أَهْلَ: halkına | قَرْيَةٍ: bir kent | اسْتَطْعَمَا: yemek istediler | أَهْلَهَا: oranın halkından | فَأَبَوْا: fakat kaçındılar | أَنْ: | يُضَيِّفُوهُمَا: onları konuklamaktan | فَوَجَدَا: derken buldular | فِيهَا: orada | جِدَارًا: bir duvar | يُرِيدُ: yüz tutan | أَنْ: | يَنْقَضَّ: yıkılmağa | فَأَقَامَهُ: hemen onu doğrulttu | قَالَ: (Musa) dedi ki | لَوْ: eğer | شِئْتَ: isteseydin | لَاتَّخَذْتَ: alırdın | عَلَيْهِ: buna karşılık | أَجْرًا: bir ücret | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فانطلقا FENŦLGE yine yürüdüler | حتى ḪT nihayet | إذا ÎZ̃E | أتيا ÊTYE vardıklarında | أهل ÊHL halkına | قرية GRYT bir kent | استطعما ESTŦAME yemek istediler | أهلها ÊHLHE oranın halkından | فأبوا FÊBWE fakat kaçındılar | أن ÊN | يضيفوهما YŽYFWHME onları konuklamaktan | فوجدا FWCD̃E derken buldular | فيها FYHE orada | جدارا CD̃ERE bir duvar | يريد YRYD̃ yüz tutan | أن ÊN | ينقض YNGŽ yıkılmağa | فأقامه FÊGEMH hemen onu doğrulttu | قال GEL (Musa) dedi ki | لو LW eğer | شئت ŞÙT isteseydin | لاتخذت LETḢZ̃T alırdın | عليه ALYH buna karşılık | أجرا ÊCRE bir ücret | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |fenTaleḳā: yine yürüdüler | Hattā: nihayet | iƶā: | eteyā: vardıklarında | ehle: halkına | ḳaryetin: bir kent | steT'ǎmā: yemek istediler | ehlehā: oranın halkından | feebev: fakat kaçındılar | en: | yuDeyyifūhumā: onları konuklamaktan | fevecedā: derken buldular | fīhā: orada | cidāran: bir duvar | yurīdu: yüz tutan | en: | yenḳaDDe: yıkılmağa | feeḳāmehu: hemen onu doğrulttu | ḳāle: (Musa) dedi ki | lev: eğer | şi'te: isteseydin | lātteḣaƶte: alırdın | ǎleyhi: buna karşılık | ecran: bir ücret | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FENŦLGE: yine yürüdüler | ḪT: nihayet | ÎZ̃E: | ÊTYE: vardıklarında | ÊHL: halkına | GRYT: bir kent | ESTŦAME: yemek istediler | ÊHLHE: oranın halkından | FÊBVE: fakat kaçındılar | ÊN: | YŽYFVHME: onları konuklamaktan | FVCD̃E: derken buldular | FYHE: orada | CD̃ERE: bir duvar | YRYD̃: yüz tutan | ÊN: | YNGŽ: yıkılmağa | FÊGEMH: hemen onu doğrulttu | GEL: (Musa) dedi ki | LV: eğer | ŞÙT: isteseydin | LETḢZ̃T: alırdın | ALYH: buna karşılık | ÊCRE: bir ücret | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Gene yola düştüler. Bir şehre geldiler, halkından yemek istedilerse de onları konuklayıp doyuran bir tek kişi bile çıkmadı. Orada bir duvar buldular, yıkılmak üzereydi. O zât, duvarı doğrulttu. Mûsâ, dileseydin dedi, bu hizmete karşılık bir ücret alırdın.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Yine yürüdüler. Nihayet bir köy halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Ancak köy halkı onları misafir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere bulunan bir duvarla karşılaştılar. (Hızır) hemen onu doğrulttu. Musa: Dileseydin, elbet buna karşı bir ücret alırdın, dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Bunun üzerine yine bir süre gittiler. . . Nihayet ahalisinden yiyecek istedikleri, bir kasaba halkına vardılar. . . Ama onlar bu ikiliyi ağırlamaktan kaçındılar. . . Bu arada, (Musa ve Hızır) orada yıkılmak üzere bir duvar gördüler. (Hızır) tuttu o duvarı tamir etti. (Musa) dedi: "Eğer isteseydin bu işe karşılık bir ücret alırdın. "Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Yine birlikte yürüdüler. Nihayet bir belde halkının yanına varıp, onlardan yiyecek istediler.Belde halkı, onları misafir etmekten kaçındı. Orada yıkılmak üzere olan bir duvar gördüler. Hızır hemen o duvarı tamir etti. Mûsâ: 'Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları ve iradesinin tecellisi içinde isteseydin, elbette buna karşı bir ücret alırdın.' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Yeniden yola koyuldular. Nihayet bir kasaba halkının yanına varıp onlardan yiyecek istediler. Ama onlar, onları misafir etmekten kaçındılar. Orada yıkılmak üzere bir duvar buldular ve (o kul) hemen onu doğrulttu. (Musa) dedi ki: 'İsteseydin onun karşılığında bir ücret alırdın.'Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : (Yine) Böylece ikisi yola koyuldu. Nihayet bir kasabaya gelip yemek istediler, fakat (kasaba halkı) onları konuklamaktan kaçındı. Onda (kasabada) yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar buldular, hemen onu inşa etti. (Musa) Dedi ki: "Eğer isteseydin gerçekten buna karşılık bir ücret alabilirdin."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Bunun üzerine yine gittiler. Sonunda bir memleket halkına vardılar ki, ora halkından yemek istedikleri halde, kendilerini misafir etmekten çekinmişlerdi. Derken yıkılmak üzere olan bir duvar buldular. Hızır onu hemen doğrultuverdi. (Mûsa, ona) dedi ki: “-İsteseydin, bu işine karşı bir ücret (ekmek parası) alırdın.”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Yine yola koyuldular; sununda vardiklari bir kasaba halkindan yiyecek istediler. Kasaba halki, bu ikisini misafir etmek istemedi. Ikisi, sehrin icinde yikilmaga yuz tutan bir duvar gorduler, Musa'inin arkadasi onu dogrultuverdi; Musa: «Dileseydin buna karsi bir ucret alabilirdin» dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Yine yollarına devam ettiler, derken bir kasaba halkına vardılar ve onlardan yiyecek istediler. Onlar bu iki (yabancıyı) misafir edinmekten kaçındılar. O kasabada yıkılmağa yüz tutmuş bir duvara rastladılar; o kul onu doğrulttu. Musâ: «İsteseydin buna karşılık ücret alırdın» dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Mûsâ, “İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın” dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Yine yola koyuldular; sonunda vardıkları bir kasaba halkından yiyecek istediler. Kasaba halkı, bu ikisini misafir etmek istemedi. İkisi, şehrin içinde yıkılmağa yüz tutan bir duvar gördüler, Musa'nın arkadaşı onu doğrultuverdi; Musa: 'Dileseydin buna karşı bir ücret alabilirdin' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Yine yürüdüler. Nihayet bir köy halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Ancak köy halkı onları misafir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere bulunan bir duvarla karşılaştılar. (Hızır) hemen onu doğrulttu. Musa: Dileseydin, elbet buna karşı bir ücret alırdın, dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Böylece yürüdüler. Nihayet bir köy halkına rastladılar ve halkından yiyecek istediler. Fakat onları misafir kabul etmeyi reddettiler. Derken orada yıkılmak isteyen bir duvar buldular, hemen onu doğrultuverdi. 'Dileseydin, o işten dolayı bir ücret alabilirdin,' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bunun üzerine yine yürüdüler. Nihayet bir köy halkına varıp onlardan yemek istediler. Ancak köy halkı onları misafir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular. Hızır hemen onu doğrulttu. Musa: «İsteseydin elbet buna karşı bir ücret alırdın» dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bunun üzerine yine gittiler. Nihayet bir köy halkına varınca onlardan yemek istediler. Ancak onlar, kendilerini misafir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular, tutup onu doğrulttu. Musa: «İsteseydin bunun karşılığında mutlaka bir ücret alırdın» dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Bunun üzerine yine gittiler, nihayet bir karyenin ehline vardılar ki bunları müsafir etmekten imtina ettiler, derken orada yıkılmak isteyen bir divar buldular, tuttu onu doğrultuverdi, isteseydin, dedi: her halde buna karşı bir ücret alırdınDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Yine yola koyuldular. Bir süre sonra bir köye vardılar. Köylüden yemek istediler, fakat ağırlanma istekleri reddedildi. Az sonra yıkılmaya yüz tutmuş bir duvarla karşılaştılar. O kulumuz, eğri duvarı doğrulttu. Musa ona 'Eğer isteseydin bu yaptığın işe karşılık bir ücret alabilirdin' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : (Yine) Böylece ikisi yola koyuldu. Nihayet bir kasaba ehline gelip yemek istediler, fakat kasaba ehli onları konuklamaktan kaçındı. Onda (kasabada) yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar buldular, hemen onu inşa etti. (Musa) Dedi ki: "Eğer isteseydin gerçekten buna karşılık bir ücret alabilirdin."Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Bunun üzerine yine gittiler. Sonunda bir köy halkına varınca onlardan yemek istediler. Bunun üzerine onlar da, kendilerini misafir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular. Âlim ve rahmete mazhar kul, onu doğrultuverdi. Mûsâ: “İsteseydin bunun karşılığında kesinlikle bir ücret alırdın” dedi. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Yine gitdiler. Nihayet bir memleket halkına vardılar ki ora ehâlisinden yemek istedikleri halde kendilerini müsâfir etmekden imtina' etmişlerdi. Derken yıkılmak isteyen bir dıvar buldular da O, bunu doğrultuverdi. (Musa) dedi ki: «Dileseydin elbet buna karşı bir ücret alırdın». Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Yine (berâberce) gittiler; nihâyet bir şehir ahâlîsine (Antakya’ya) vardıklarında, oranın halkından yiyecek istediler; fakat (onlar) bu ikisini misâfir etmekten kaçındılar. Derken orada (sanki) yıkılmak isteyen bir duvar buldular; (Hızır) hemen onu doğrulttu.(Mûsâ:) 'İsteseydin buna karşı elbette bir ücret alırdın' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Yine gittiler ve nihayet vardıkları kasaba halkından yiyecek istediler. Kasaba halkı bu ikisini misafir etmek istemedi. İkisi şehrin içinde yıkılmaya yüz tutan bir duvar gördüler. O, bunu doğrultuverdi. Musa: Dileseydin; buna karşı bir ücret alabilirdin, dedi.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Böylece ikisi yola çıktılar. Bir kasabanın halkına geldikleri zaman onun (şehrin) halkından, yemek istediler. Fakat onları (ikisini), misafir etmekten (şehirdekiler) çekindiler. Orada yıkılmak üzere bir duvar buldular. (Hızır A.S), hemen onu düzeltti. (Musa A.S) dedi ki: “Eğer sen dileseydin, elbette onun (bu hizmetin) için bir ücret alırdın.”Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve bunun üzerine yeniden yola koyuldular; derken, bir kasaba halkıyla karşılaştılar; onlardan yiyecek bir şeyler istediler; ama bu ahali onlara konukseverce davranmaya hiç yanaşmadı. Ve bu (kasabada) yıkılmak üzere olan bir duvar gördüler; (bilge kişi) onu hemen onarıverdi; (Musa bunu görünce:) "Eğer dileseydin, (hiç değilse, yaptığın) bu iş için bir ücret alabilirdin" dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Sonra yine gittiler, bir belde ahalisine varınca onun ahalisinden taam istediler. Onlar ise bunları misafir kabul etmekten kaçındılar. Derken orada bir duvar buldular ki, yıkılmak istemekte idi. Hemen doğrultuverdi. Dedi ki: «Eğer dileseydin bunun üzerine elbette bir ücret alıverirdin.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Yine yürüyüp gittiler ve nihayet bir memleket halkına varıp, onlardan yiyecek istediler. Halk kendilerini misafir etmekten kaçındılar. Derken, orada yıkılmak üzere olan bir duvarla karşılaştılar. (Hızır) onu doğrultuverdi. Bunun üzerine Musa: “İsteseydin, elbette buna karşılık bir ücret alırdın. ” dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Yine yola koyuldular, sonunda ulaştıkları kasaba halkından kendilerine yiyecek istediler. Kasaba halkı onları misafir etmek istemedi. Onlar da orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar buldular. O kul, bunu doğrulttu. Musa: -Eğer isteseydin buna karşılık bir ücret alabilirdin, dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Tekrar yola devam ettiler. Nihayet bir şehre varıp o şehir halkından yiyecek istediler, ama ahali bunları misafir etmemekte diretti. Bu sırada (Hızır) orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar görür görmez onu düzeltiverdi. Mûsâ: "İsteseydin" dedi, "elbette buna karşı iyi bir ücret alabilirdin."Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Yine yürüdüler. Nihâyet bir kent halkına varıp onlardan yemek istediler (kent halkı) onları konuklamaktan kaçındılar. Derken orada yıkılmağa yüz tutan bir duvar buldular; hemen onu doğrulttu. (Mûsâ): "İsteseydin buna karşılık bir ücret alırdın," dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : (Yine) Böylece ikisi yola koyuldu. Nihayet bir kasabaya gelip onlardan yemek istediler, fakat (kasaba halkı) onları konuklamaktan kaçındı. Onda (kasabada) yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar buldular, hemen onu inşa etti. (Musa) Dedi ki: «Eğer isteseydin gerçekten buna karşılık bir ücret alabilirdin.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Yine yola koyuldular. Nihayet bir beldeye vardıklarında oranın halkından yiyecek istediler; ancak belde halkı onları ağırlamaktan kaçındı. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler; Hızır onu doğrultuverdi. Musa, 'İsteseydin buna bir ücret alırdın' dedi.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Yine yola koyuldular. Biraz sonra bir kente geldiler. Kent halkından yemek istediler, ama onlar bu ikisini konuk etmekten çekindiler. Orada, yıkılmayı bekleyen bir duvara rastladılar; genç adam tuttu onu onardı. Mûsa "İsteseydin buna karşılık bir ücret elbette alırdın." dedi.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.