18:33Kehf  Suresi 33. Ayet

Kuran Sırası: 18 İniş Sırası: 69
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110

18:33Kehf  Suresi 33. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. كِلْتَا (KLTE) = kiltā : her iki
2. الْجَنَّتَيْنِ (ELCNTYN) = l-cenneteyni : bağ (da)
3. اتَتْ ( ËTT) = ātet : vermişti
4. أُكُلَهَا (ÊKLHE) = ukulehā : yemişini
5. وَلَمْ (VLM) = velem : ve
6. تَظْلِمْ (TƵLM) = teZlim : eksik etmemişti
7. مِنْهُ (MNH) = minhu : ondan
8. شَيْئًا (ŞYÙE) = şey'en : hiçbir şey
9. وَفَجَّرْنَا (VFCRNE) = ve feccernā : ve akıtmıştık
10. خِلَالَهُمَا (ḢLELHME) = ḣilālehumā : aralarından
11. نَهَرًا (NHRE) = neheran : bir ırmak
her iki | bağ (da) | vermişti | yemişini | ve | eksik etmemişti | ondan | hiçbir şey | ve akıtmıştık | aralarından | bir ırmak |

[KLV] [CNN] [ETY] [EKL] [] [ƵLM] [] [ŞYE] [FCR] [ḢLL] [NHR]
KLTE ELCNTYN ËTT ÊKLHE VLM TƵLM MNH ŞYÙE VFCRNE ḢLELHME NHRE

kiltā l-cenneteyni ātet ukulehā velem teZlim minhu şey'en ve feccernā ḣilālehumā neheran
كلتا الجنتين آتت أكلها ولم تظلم منه شيئا وفجرنا خلالهما نهرا

18:33Kehf  Suresi 33. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
كلتا ك ل و | KLV KLTE kiltā her iki Each
الجنتين ج ن ن | CNN ELCNTYN l-cenneteyni bağ (da) (of) the two gardens
آتت ا ت ي | ETY ËTT ātet vermişti brought forth
أكلها ا ك ل | EKL ÊKLHE ukulehā yemişini its produce
ولم | VLM velem ve and not
تظلم ظ ل م | ƵLM TƵLM teZlim eksik etmemişti did wrong
منه | MNH minhu ondan of it
شيئا ش ي ا | ŞYE ŞYÙE şey'en hiçbir şey anything.
وفجرنا ف ج ر | FCR VFCRNE ve feccernā ve akıtmıştık And We caused to gush forth
خلالهما خ ل ل | ḢLL ḢLELHME ḣilālehumā aralarından within them
نهرا ن ه ر | NHR NHRE neheran bir ırmak a river.
18:33 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

her iki | bağ (da) | vermişti | yemişini | ve | eksik etmemişti | ondan | hiçbir şey | ve akıtmıştık | aralarından | bir ırmak |

[KLV] [CNN] [ETY] [EKL] [] [ƵLM] [] [ŞYE] [FCR] [ḢLL] [NHR]
KLTE ELCNTYN ËTT ÊKLHE VLM TƵLM MNH ŞYÙE VFCRNE ḢLELHME NHRE

kiltā l-cenneteyni ātet ukulehā velem teZlim minhu şey'en ve feccernā ḣilālehumā neheran
كلتا الجنتين آتت أكلها ولم تظلم منه شيئا وفجرنا خلالهما نهرا

[ك ل و] [ج ن ن] [ا ت ي] [ا ك ل] [] [ظ ل م] [] [ش ي ا] [ف ج ر] [خ ل ل] [ن ه ر]

18:33Kehf  Suresi 33. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
كلتا ك ل و | KLV KLTE kiltā her iki Each
Kef,Lam,Te,Elif,
20,30,400,1,
N – nominative feminine dual noun
اسم مرفوع
الجنتين ج ن ن | CNN ELCNTYN l-cenneteyni bağ (da) (of) the two gardens
Elif,Lam,Cim,Nun,Te,Ye,Nun,
1,30,3,50,400,10,50,
N – nominative feminine dual noun
اسم مرفوع
آتت ا ت ي | ETY ËTT ātet vermişti brought forth
,Te,Te,
,400,400,
V – 3rd person feminine singular (form IV) perfect verb
فعل ماض
أكلها ا ك ل | EKL ÊKLHE ukulehā yemişini its produce
,Kef,Lam,He,Elif,
,20,30,5,1,
N – accusative masculine noun
PRON – 3rd person feminine singular possessive pronoun
اسم منصوب و«ها» ضمير متصل في محل جر بالاضافة
ولم | VLM velem ve and not
Vav,Lam,Mim,
6,30,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
تظلم ظ ل م | ƵLM TƵLM teZlim eksik etmemişti did wrong
Te,Zı,Lam,Mim,
400,900,30,40,
V – 3rd person feminine singular imperfect verb, jussive mood
فعل مضارع مجزوم
منه | MNH minhu ondan of it
Mim,Nun,He,
40,50,5,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
جار ومجرور
شيئا ش ي ا | ŞYE ŞYÙE şey'en hiçbir şey anything.
Şın,Ye,,Elif,
300,10,,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
وفجرنا ف ج ر | FCR VFCRNE ve feccernā ve akıtmıştık And We caused to gush forth
Vav,Fe,Cim,Re,Nun,Elif,
6,80,3,200,50,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural (form II) perfect verb
PRON – subject pronoun
الواو عاطفة
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
خلالهما خ ل ل | ḢLL ḢLELHME ḣilālehumā aralarından within them
Hı,Lam,Elif,Lam,He,Mim,Elif,
600,30,1,30,5,40,1,
N – accusative masculine noun
PRON – 3rd person masculine dual possessive pronoun
اسم منصوب والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
نهرا ن ه ر | NHR NHRE neheran bir ırmak a river.
Nun,He,Re,Elif,
50,5,200,1,
N – accusative masculine indefinite noun
اسم منصوب
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
كلتا
kiltā
KLV|ك ل و
her iki
Kombi Müfredat
الجنتين
l-cenneteyni
CNN|ج ن ن
bağ (da)
Kombi Müfredat
آتت
ātet
ETY|ا ت ي
vermişti
Kombi Müfredat
أكلها
ukulehā
EKL|ا ك ل
yemişini
5
ولم
velem
|
ve
Kombi Müfredat
تظلم
teZlim
ƵLM|ظ ل م
eksik etmemişti
7
منه
minhu
|
ondan
Kombi Müfredat
شيئا
şey'en
ŞYE|ش ي ا
hiçbir şey
Kombi Müfredat
وفجرنا
ve feccernā
FCR|ف ج ر
ve akıtmıştık
10 Kombi Müfredat
خلالهما
ḣilālehumā
ḢLL|خ ل ل
aralarından
11 Kombi Müfredat
نهرا
neheran
NHR|ن ه ر
bir ırmak
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |كِلْتَا: her iki | الْجَنَّتَيْنِ: bağ (da) | اتَتْ: vermişti | أُكُلَهَا: yemişini | وَلَمْ: ve | تَظْلِمْ: eksik etmemişti | مِنْهُ: ondan | شَيْئًا: hiçbir şey | وَفَجَّرْنَا: ve akıtmıştık | خِلَالَهُمَا: aralarından | نَهَرًا: bir ırmak | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |كلتا KLTE her iki | الجنتين ELCNTYN bağ (da) | آتت ËTT vermişti | أكلها ÊKLHE yemişini | ولم WLM ve | تظلم TƵLM eksik etmemişti | منه MNH ondan | شيئا ŞYÙE hiçbir şey | وفجرنا WFCRNE ve akıtmıştık | خلالهما ḢLELHME aralarından | نهرا NHRE bir ırmak | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |kiltā: her iki | l-cenneteyni: bağ (da) | ātet: vermişti | ukulehā: yemişini | velem: ve | teZlim: eksik etmemişti | minhu: ondan | şey'en: hiçbir şey | ve feccernā: ve akıtmıştık | ḣilālehumā: aralarından | neheran: bir ırmak | Dinle Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |KLTE: her iki | ELCNTYN: bağ (da) | ËTT: vermişti | ÊKLHE: yemişini | VLM: ve | TƵLM: eksik etmemişti | MNH: ondan | ŞYÙE: hiçbir şey | VFCRNE: ve akıtmıştık | ḢLELHME: aralarından | NHRE: bir ırmak | Dinle Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Bu iki bağ, dâimâ mahsûl verirdi, veriminde noksan bulunmazdı, iki bağın arasında da bir ırmak akıtmıştık.Dinle Paylaş
Adem Uğur : İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbirini eksik bırakmamıştı. İkisinin arasından bir de ırmak fışkırtmıştık.Dinle Paylaş
Ahmed Hulusi : Bağların her ikisi de yemişlerini vermiş, ondan hiçbir şeyi noksan bırakmamış. . . İki bağın ortasından bir de nehir fışkırtmışız.Dinle Paylaş
Ahmet Tekin : İki bağın, ikisi de, ürünlerini, meyvalarını vermiş, hiçbir şey noksan bırakmamış, ikisinin ortasından bir de nehir akıtmıştık.Dinle Paylaş
Ahmet Varol : Her iki bağ da ürününü vermiş ve ondan bir şeyi eksik bırakmamıştı. Aralarından bir de ırmak fışkırtmıştık.Dinle Paylaş
Ali Bulaç : İki bağ da yemişlerini vermiş, ondan (verim bakımından) hiç bir şeyi noksan bırakmamış ve aralarında bir ırmak fışkırtmıştık.Dinle Paylaş
Ali Fikri Yavuz : İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiç bir şeyi noksan bırakmamış, ikisinin ortasından bir de nehir akıtmışız.Dinle Paylaş
Bekir Sadak : Her iki bahce de urunlerini vermislerdi, hicbir seyi de eksik birakmamislardi. Ikisinin arasindan bir de irmak akitmistik.Dinle Paylaş
Celal Yıldırım : O iki bağ da yemişlerini verdi, hiçbir şey eksik bırakmadı ve ikisinin arasından bir de ırmak akıtmıştık.Dinle Paylaş
Diyanet İşleri : Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.Dinle Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Her iki bahçe de ürünlerini vermişlerdi, hiçbir şeyi de eksik bırakmamışlardı. İkisinin arasından bir de ırmak akıtmıştık.Dinle Paylaş
Diyanet Vakfi : İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbirini eksik bırakmamıştı. İkisinin arasından bir de ırmak fışkırtmıştık.Dinle Paylaş
Edip Yüksel : Aralarına bir ırmak yerleştirdiğimiz için, her iki bağ da yemişini hiç esirgemeden cömertçe vermişti.Dinle Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbir şey noksan bırakmamış, ikisinin ortasından bir de nehir akıtmışız.Dinle Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş hiçbir şey noksan bırakılmamış, ikisinin ortasından bir de nehir akıtmışız.Dinle Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbir şey noksan bırakmamış, ikisinin ortasından bir de nehir akıtmışızDinle Paylaş
Fizilal-il Kuran : Bağlar meyvalarını cömertçe veriyorlar, hiçbir ürünlerini esirgemiyorlardı. İki bağ arasından bir de ırmak akıtmıştık.Dinle Paylaş
Gültekin Onan : İki bağ da yemişlerini vermiş, ondan (verim bakımından) hiç bir şeyi noksan bırakmamış ve aralarında bir nehir fışkırtmıştık (feccerna).Dinle Paylaş
Hakkı Yılmaz : Her iki bahçe de, hiçbir şeyi eksik bırakmaksızın, ürünlerini verdiler. Aralarında da ırmak yardık/akıttık. Dinle Paylaş
Hasan Basri Çantay : Bu iki bağ (her sene aleddevam) mahsulünü vermiş, bundan bir şey'i eksik bırakmamışdı. Onların arasından bir de ırmak fışkırtmışdık. Dinle Paylaş
Hayrat Neşriyat : Her iki bağ da yemişlerini vermiş ve ondan hiçbirini eksik bırakmamıştı; ikisinin (o iki bahçenin) arasından bir de ırmak akıtmıştık.Dinle Paylaş
İbni Kesir : Her iki bahçe de ürünlerini vermişler ve hiç bir şeyi eksik bırakmamışlardı. İkisinin arasından bir de ırmak akıtmıştık.Dinle Paylaş
İskender Evrenosoğlu : İki bahçenin ikisi de meyvelerini verdi. Ve ondan bir şey eksik kalmadı. İkisinin arasından bir nehir akıttık.Dinle Paylaş
Muhammed Esed : Bu her iki bahçe de beklenen ürünü veriyor, verimlerinde herhangi bir eksilme göstermiyorlardı; çünkü Biz her birinin içinden bir dere akıtmıştık.Dinle Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : O iki bağ da yemişlerini meydana getirmiş ve onlardan hiçbir şey noksan bırakmamıştı ve bunların arasında da bir ırmak akıtmıştık.Dinle Paylaş
Ömer Öngüt : İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. İkisinin arasından bir de ırmak akıtmıştık.Dinle Paylaş
Şaban Piriş : Her iki bahçe de ürünlerini vermiş, hiç bir şeyi eksik bırakmamışlardı. İkisinin arasından da bir ırmak akıtmıştık.Dinle Paylaş
Suat Yıldırım : Her iki bağ da meyvesini verdi, hiçbir şeyi eksik bırakmadı. O iki bağın arasında da bir ırmak akıttık.Dinle Paylaş
Süleyman Ateş : Her iki bağ da yemişini vermiş, ondan hiçbir şey eksik etmemişti. Aralarından bir de ırmak akıtmıştık.Dinle Paylaş
Tefhim-ul Kuran : İki bağ da yemişlerini vermiş, ondan (verim bakımından) hiç bir şeyi noksan bırakmamış ve aralarında da bir ırmak fışkırtmıştık.Dinle Paylaş
Ümit Şimşek : Her iki bağ da hiçbir şeyi eksik bırakmadan ürününü veriyordu. Aralarından bir de ırmak akıtmıştık.Dinle Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : İki bağ da yemişlerini vermiş o adamdan hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. İkisinin ortasından bir de nehir fışkırtmışız.Dinle Paylaş
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.