18Kehf  Suresi

Kuran Sırası: 18 İniş Sırası: 69

Abdulbaki Gölpınarlı Meali
DinleHamt Allah'a ki kuluna kitap indirdi ve o kitapta hiçbir eğrilik, ifrat veya tefrit yoktur.(18:1)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDosdoğru bir kitaptır, katından kâfirlere çetin bir azâp olduğunu haber verip onları korkutmak ve inanıp iyi işlerde bulunanları da onlara güzel bir mükâfât olduğunu söyleyip müjdelemek için indirdi.(18:2)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleO mükâfât yurdunda ebedî kalacaktır onlar.(18:3)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe Allah, kendisine oğul edindi diyenleri korkutmak için indirdi.(18:4)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleNe onların bir bilgisi var, ne atalarının; ağızlarından çıkan söz, ne de büyük söz. Onlar, ancak yalan söylüyorlar.(18:5)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleŞu Kur'ân'a inanmadıkları ve senden yüz çevirdikleri için üzülüp hayıflanarak kendini helâk mi edeceksin?(18:6)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleBiz, gerçekten de insanların hangisi daha iyi ve güzel iş işleyecek, bunu sınamak için yeryüzünde ne varsa, yere biz ziynet olarak halkettik onu.(18:7)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe biz, elbette yeryüzünde ne varsa hepsini kupkuru toprak haline getiririz sonunda.(18:8)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleKehf ve Rakıym ashâbının ahvâlini, delillerimiz içinde şaşılacak bir delil mi sandın?(18:9)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleHani o zaman o yiğitler, mağaraya sığınmışlardı da Rabbimiz demişlerdi, katından bir rahmet ihsân et bize ve işimizin başarıyla doğruluğa ulaşması için sebepler hazırla bize.(18:10)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnları bir uykuya daldırdık, yıllarca hiçbir şey duymadılar.(18:11)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleSonra da iki taraftan hangisi, onların ne kadar yatıp kaldıklarını hesâb edip ayırt edecek, bilelim diye tekrar onları uyandırdık.(18:12)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnların ahvâlini gerçek olarak sana haber veriyor, hikâye ediyoruz. Şüphe yok ki onlar, Rablerine inanmışlardı ve biz de hidâyetlerini arttırmıştık onların.(18:13)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe kalplerini gerçeğe bağladık kalkıp da Rabbimiz, göklerin ve yeryüzünün Rabbidir, ondan başka bir mabuda tapmayız biz ve andolsun ki böyle bir şey söyledik mi gerçekten uzaklaşmış oluruz dedikleri zaman.(18:14)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe şu kavmimiz, ondan başka mabut kabûl etti, bâri bu hususta açık bir delilleri olsaydı, kimdir yalan yere Allah'a iftirâ edenden daha zâlim dedikleri zaman.(18:15)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe mâdemki dediler, onlardan ayrıldınız ve Allah'tan başkasına ibâdet etmeyeceksiniz, sığının mağaraya da Rabbiniz, rahmetiyle bir genişlik versin size ve işinizde de kolaylık sebepleri hazırlasın size.(18:16)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleBir görseydin, güneş doğunca ışığı, mağaralarının içine değil de sağ tarafına vurmadaydı, batarken de sol tarafına ve onlar, mağaranın geniş bir yerindeydiler ve bu, Allah'ın delillerindendir. Allah, kimi doğru yola sevk ederse odur doğru yolu bulan ve kimi saptırırsa artık ona, kesin olarak doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.(18:17)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnları uyanık sanırsın, halbuki uyuyor onlar ve biz onları sağ ve sol taraflarına çevirip durmadayız ve köpekleri de mağaranın girilecek yerinde, ön ayaklarını yere uzatmış, yatmada. Hallerini anlasaydın mutlaka onlardan kaçardın ve mutlaka onların halinden korku dolardı içine.(18:18)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnları uyuttuğumuz gibi birbirlerine sormaları için öylece de uyandırdık ve içlerinden biri, ne kadar kaldık burada dedi. Bir gün uyumuşuz, yahut günün bir kısmını uykuyla geçirmişiz dediler ve Rabbiniz, daha iyi bilir dediler, ne kadar kaldığınızı, hele şimdi birinizi şu gümüş parayla şehre yollayın da yiyeceklerin hangisi daha temizse bir miktar alsın, bir rızık getirsin size, ancak çok ihtiyatlı davransın ve hiçbir kimse sizi duyup anlamasın.(18:19)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleÇünkü anlarlar, duyarlarsa ya taşlarlar sizi, yahut da dinlerine döndürürler ve artık kesin olarak kurtulamazsınız onlardan.(18:20)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
Dinleİşte böylece Allah'ın vaadinin hak ve gerçek olduğunu ve gerçekten de kıyâmetin kopacağını ve onda hiçbir şüphe bulunmadığını bilmeleri için, tam bu hususlarda birbirleriyle çekişip dururlarken, insanları haberdâr ettik de müşrikler dediler ki: Onların bulunduğu yere bir yapı yapın, halktan gizli kalsınlar. Halbuki Rableri, onların ahvâlini daha iyi bilir. Hallerine vâkıf olanlarsa onların bulundukları mağaranın önüne mutlaka bir mescit yapmalıyız dediler.(18:21)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDiyecekler ki onlar üçtü, dördüncüleri, köpekleri ve beş tâneydi onlar, altıncıları köpekleri; fakat bu sözler, ortada olmayan hedefe boşuna taş atmak ve diyecekler ki yedi taneydi onlar, sekizincileri köpekleri. De ki: Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir, onları pek az kişi bilir ancak. Artık sen de onlar hakkında sana açıkladığımıza râzı ol da fazla münâkaşaya, mübâhaseye girişme ve onlara dâir kitap hakkında bir hüküm dilemeye kalkışma.(18:22)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe hiçbir şey hakkında da bunu mutlaka yarın yapacağım deme.(18:23)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleAncak Allah dilerse yaparım de ve birşeyi unutunca Rabbini an ve de ki: Umarım, Rabbim, beni bundan daha ziyade hayra ve doğruya yakın birşeye erdirir ve başarı verir bana.(18:24)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnlar, mağaralarında üç yüz yıl yatıp kaldılar ve bu yıllara dokuz yıl daha kattılar.(18:25)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDe ki: Ne kadar yatıp kaldıklarını Allah daha iyi bilir; onundur göklerdeki ve yeryüzündeki gizli şeyler, tam görüştür onun görüşü ve tam duyuştur duyuşu. Ondan başka bir dost ve yardımcı da yoktur onlara ve hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez.(18:26)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleRabbinin kitabından sana vahyedileni oku, sözlerini değiştirecek yoktur ve ondan başka sığınacak bir kimseyi de bulamazsın.(18:27)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleSabah, akşam, rızâsını dileyerek Rablerine dua edenlerle berâber sabret ve dünya yaşayışının ziynetini dileyenlere uyup ayırma gözlerini onlardan ve bizi anmamaları için gönüllerine gaflet verdiğimiz heva ve heveslerine uymuş ve işi hadden aşıp taşmış kişiye itâat etme.(18:28)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe de ki: Kur'ân Rabbinizden hak ve gerçek olarak inmiştir, artık dileyen inansın, dileyen inkâr etsin. Şüphe yok ki biz, zâlimlere öyle bir ateş hazırladık ki etrafındaki duvarlar, onları çepeçevre kuşatır, susayıp su istedikleri zaman irin gibi bir su sunulur onlara ve bu su, yüzlerini bile yakıp kavurur, ne de kötü bir sudur ve orası, ne de kötü dayanılacak, oturulacak yerdir.(18:29)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
Dinleİnanan ve iyi işlerde bulunanlara gelince: Şüphe yok ki biz, iyi işlerde bulunanların, güzel hareket edenlerin ecrini zâyi etmeyiz.(18:30)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleÖyle kişilerdir onlar ki onlarındır ebedî Adn cennetleri, kıyılarından ırmaklar akar, orada altın bilezikler takınarak süsleneceklerdir ve ince ve kalın ipekli yeşil elbiseler giyineceklerdir, orada tahtlarda oturacaklardır ve ne hoş ve güzel bir mükâfattır bu ve o tahtlar, ne de güzel dayanılacak, oturulacak yerlerdir.(18:31)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnlara iki adamı örnek getir: Onların birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurma ağaçlarıyla çevirmiş ve iki bağın arasını da ekinlik haline getirmiştik.(18:32)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleBu iki bağ, dâimâ mahsûl verirdi, veriminde noksan bulunmazdı, iki bağın arasında da bir ırmak akıtmıştık.(18:33)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDaha başka da gelirleri vardı da konuşurken arkadaşına dedi ki: Ben malca da senden üstünüm, evlât ve ayalce de.(18:34)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe bağına girdi, kendi kendisine de zulmetmedeydi, dedi ki: Şu nâil olduğum mal ve menalin zevâl bulup tükeneceğini hiç mi ummam.(18:35)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe kıyâmetin kopacağını da ummam ama Rabbimin tapısına gönderilmiş olsam bile mutlaka bundan daha da iyi nîmetler bulurum.(18:36)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnunla konuşurken arkadaşı da seni dedi, topraktan, sonra bir damla sudan yaratıp bundan sonra da tam, âzası düzgün bir insan haline getireni inkâr mı ediyorsun?(18:37)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleFakat ben, Rabbim olan Allah'ı inkâr etmem ve Rabbime hiçbir varlığı eş tutmam.(18:38)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleBağına girdiğin zaman Allah, neyi dilerse o olur, kuvvet, ancak Allah'ındır deseydin ya. Beni malca, evlâtça senden düşkün gördün ama.(18:39)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleUmarım ki Rabbim, bana seninkinden daha hayırlı bir bağ verir, senin bağına da yıldırımlar yollar gökten de kaypak, kaygan bir toprak oluverir bağın.(18:40)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleYahut da suyu öylesine çekilir ki onu arayıp bulmaya bile gücün yetmez.(18:41)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDerken serveti mahvoldu da çardakları çökmüş, yerle bir olmuş bağında ellerini uğuşturarak keşke Rabbime hiçbir varlığı eş, ortak olarak tanımasaydım demeye başladı.(18:42)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOna Allah'tan başka yardım edecek bir topluluk olmadığı gibi onun da bu zararı gidermeye bir kudreti yoktu.(18:43)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
Dinleİşte bu makamda yardım ve nusret, ancak Allah'ındır ve ona itâat, hem mükâfat bakımından daha hayılıdır, hem son bakımından daha hayırlı.(18:44)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnlara örnek getir: Dünyâ yaşayışı, gökten yağdırdığımız yağmura benzer, yeryüzünün nebatlarını sular, bünyelerine girer de onları yeşertir, yetiştirir, derken nebatlar kurur, ufalanır, yeller de onları savurur gider ve Allah'ın her şeye gücü yeter, hiçbir şeyden âciz değildir o.(18:45)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleMal ve oğullar, dünyâ yaşayışının ziynetidir. Ebedî olarak kalan hayır ve hasenâtsa hem mükâfat bakımından Rabbinin katında daha hayırlıdır, hem sonucu bakımından daha hayırlı.(18:46)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe o gün dağları yerinden sökeriz ve görürsün ki yeryüzü dümdüz olmuş ve onları diriltiriz, haşrederiz, hiçbir tanesini bırakmayız.(18:47)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleHepsi de saf saf Rabbine arz edilir, andolsun ki der, önce nasıl yarattıysak sizi öylece geldiniz tapımıza; size muayyen bir zaman tâyin etmedik mi sandınız?(18:48)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleKitap ortaya konmuştur, suçluları görürsün ki o kitapta yazılı olan şeyler yüzünden korku içinde ve eyvahlar olsun bize derler, ne biçim kitap bu, ne küçük bir şey bırakmış, ne büyük, hepsini de sayıp dökmüş ve ne yaptılarsa hepsini de karşılarında bulurlar ve Rabbin hiçbir kimseye zulmetmez.(18:49)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleAn o zamânı hani biz meleklere, secde edin Âdem'e demiştik de İblis'ten başka hepsi secde etmişti, o, cin cinsindendi de Rabbinin emrinden çıkmıştı. Beni bırakıp da onu ve soyunu, dost mu ediniyorsunuz, halbuki onlar, size düşmandır; Allah'ı bırakıp Şeytanı dost edinmek, zâlimler için ne de kötü bir değişme muâmelesidir bu.(18:50)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleNe göklerle yerin yaratılışına tanık ettik onları, ne kendilerinin yaratılışına. İnsanları doğru yoldan saptıranları da yardımcı edinmem.(18:51)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe o gün bana eş ve ortak sandıklarınızı çağırın der de çağırırlar ama onlar icâbet etmez ve aralarına cehennemde derin bir uçurum koymuşuzdur.(18:52)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe suçlular cehennemi görürler de içine düşeceklerini anlarlar ama oradan savuşup gidecek bir yer bulamazlar.(18:53)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleAndolsun ki biz bu Kur'ân'da, insanlara her çeşit örneği tekrar tekrar açıkça anlatmadayız ve insan, her mahlûktan daha fazla mücâdelecidir.(18:54)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
Dinleİnsanları, kendilerine hidâyet geldikten, doğru yol bildirildikten sonra da inanmaktan ve Rablerinden yarlıganma dilemekten meneden şey, ancak evvelkiler hakkındaki yolun, yordamın, dünyâda helâk edilişin gelmesini, yahut da apaçık bir sûrette âhiret azâbının gelip çatmasını bekleyiş.(18:55)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe biz, peygamberleri ancak müjdeci, korkutucu olarak göndeririz. Kâfir olanlar, hakkı bâtılla gidermek için çalışırlar, çekişirler, âyetlerimizi ve kendilerine verilen korkulu haberleri alaya alırlar.(18:56)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleRabbinin âyetleriyle kendisine öğütler verildiği halde onlardan yüz çeviren ve elleriyle hazırladığı şeyi unutan kişiden daha zâlim kimdir ki? Gerçekten de biz, onların anlamamaları için gönüllerine perdeler gerdik ve kulaklarını ağırlaştırdık ve onları doğru yola çağırsan da imkân yok doğru yola gelmez onlar.(18:57)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe Rabbin, suçları örter, rahmet sâhibidir. Kazandıklarına karşılık onları helâk ediverse çabucak azâp ederdi; fakat onlara vaadedilmiş mukadder bir zaman var, o zaman geldi mi, ondan başka sığınacak hiçbir makam bulamazlar.(18:58)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
Dinleİşte zulmettikleri için helâk ettiğimiz bunca şehir ve biz, onların helâki için de mukadder bir zaman tâyin etmiştik.(18:59)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleAn o zamânı ki Mûsâ, genç arkadaşına, ben demişti, iki denizin kavuştuğu yere dek durmadan, dinlenmeden gideceğim, yahut da yıllarca bu uğurda uğraşacağım.(18:60)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
Dinleİki denizin kavuştuğu yere vardıkları zaman balıklarını unutmuşlardı; balık, denize atlamış, dalıp bir yol tutmuş gitmişti.(18:61)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOradan geçtikten sonra Mûsâ, genç arkadaşına kuşluk yemeğimizi getir dedi, gerçekten de şu yolculuk, yordu bizi.(18:62)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleArkadaşı, gördün mü dedi, kayanın üstünde oturduğumuz zaman balığı unutmuştum; onu bana unutturan ve sana söylememe mâni olan da ancak Şeytan'dır; balık, şaşılacak bir sûrette denizde bir yoldur tuttu, dalıp gitti.(18:63)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleMûsâ, buydu aradığımız işte dedi ve kendi izlerini izleyerek geri döndüler.(18:64)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDerken kullarımızdan bir kulu buldular ki biz, katımızdan ona rahmet ihsân etmiştik ve katımızdan ilim belletmiştik.(18:65)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleMûsâ, ona, sana öğretilen gerçek bilgiden bana da öğretmen şartıyla sana uyayım mı dedi.(18:66)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleO, sen dedi, benimle berâber bulunmaya dayanamazsın.(18:67)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
Dinleİç yüzünü kavramana imkân olmayan birşeye nasıl sabredebilirsin ki?(18:68)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleMûsâ, Allah dilerse dedi, görürsün, sabredeceğim ve hiçbir hususta sana isyân etmeyeceğim.(18:69)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleO, bana uyarsan dedi, sana ona âit bir söz söyleyinceye dek hiçbir şey sorma bana.(18:70)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDerken kalkıp yola düştüler, nihâyet bir gemiye bindiler, o zât, gemiyi deldi. Mûsâ, içindekileri boğmak için mi gemiyi deldin dedi, andolsun ki pek kötü bir iş yaptın.(18:71)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleO zât, demedim mi dedi, gerçekten de sen, benimle berâber bulunmaya dayanamazsın.(18:72)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleMûsâ, unuttum dedi, bu yüzden azarlama beni ve şu arkadaşlığımızda ağır bir yük yükleme bana.(18:73)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleGene yola düştüler, derken bir erkek çocuğa rastladılar, o zât, çocuğu öldürdü. Mûsâ bir cana kıymamışken tuttun, tertemiz birisini öldürdün, andolsun ki pek kötü ve menedilmiş bir şey yaptın sen dedi.(18:74)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleO, demedim miydi sana dedi, gerçekten de sen, benimle berâber bulunmaya dayanamazsın.(18:75)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleMûsâ, bundan sonra dedi, sana bir şey sorarsam benimle arkadaş olma artık, bir daha bir şey sorarsam benden ayrılmada gerçekten de mâzursun.(18:76)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleGene yola düştüler. Bir şehre geldiler, halkından yemek istedilerse de onları konuklayıp doyuran bir tek kişi bile çıkmadı. Orada bir duvar buldular, yıkılmak üzereydi. O zât, duvarı doğrulttu. Mûsâ, dileseydin dedi, bu hizmete karşılık bir ücret alırdın.(18:77)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleO zât, işte dedi, seninle benim aramda artık ayrılık bu. Sabredemediğin şeylerin iç yüzünü haber vereyim sana.(18:78)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleGemi, denizde çalışan yoksul kimselerindi, onu kusurlu bir hale getirmek istedim, çünkü ilerde bir padişah var, bütün gemileri zaptetmede.(18:79)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleÇocuğa gelince: Anası, babası inanmış kimseler. Bu çocuğun, onları azgınlığa ve kâfirliğe sevketmesinden korktuk da öldürdük.(18:80)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleRablerinin onlara, bu çocuğun yerine temizlikte daha ileri, merhametçe daha duygulu bir çocuğu vermesini diledik.(18:81)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDuvarsa, şehirdeki iki yetim çocuğundu ve altında, onlara âit bir defîne vardı, babaları da temiz bir adamdı. Rabbin, onların ergenlik çağına gelmelerini ve defînelerini çıkarıp elde etmelerini diledi. Bunları kendiliğimden yapmadım. İşte sabredemediğin şeylerin iç yüzü.(18:82)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleSana Zülkarneyn'i sorarlar. De ki: Ona âit haberleri de okuyalım size.(18:83)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleBiz, gerçekten de onu yeryüzünde yerleştirip yüceltmiştik, her şeyin yoluna, yoradamına âit ne bilgi varsa vermiştik ona.(18:84)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleO, batıya doğru bir yol tutmuştu.(18:85)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleNihâyet güneşin battığı yere gelince görmüştü ki güneş, kara bir balçığa batmada ve orada bir topluluğa rastladı. Dedik ki: Ey Zülkarneyn, istersen azaplandırırsın bunları, istersen iyilik edersin onlara.(18:86)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDedi ki: Zulmedeni azaplandırırız, sonra da Rabbinin tapısına götürülür de Rabbi, onu şiddetli bir azâba uğratır.(18:87)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleFakat inanan ve iyi iş işleyene güzel bir karşılık var ve biz ona emirlerimizden kolay olanını emredecek, o çeşit emirler vereceğiz.(18:88)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleSonra, bir yol daha tuttu.(18:89)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDa gide gide güneşin doğduğu yere vardı, orada öyle bir topluluk buldu ki onların güneşten başka hiçbir elbisesi yoktu, öyle bir topluluğa doğmadaydı güneş orada.(18:90)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleBöyleydi işte bu, gerçekten de nesi var, nesi yoksa bilgimiz hepsine şâmildir, hepsinden de haberdarız.(18:91)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleSonra gene bir yol tuttu.(18:92)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleTâ iki setin arasına vardı, onların yanında bir topluluk buldu ki hemen hiçbir söz anlamıyorlardı.(18:93)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDediler ki: Ey Zülkarneyn, Ye'cuc'la Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk yapan tâifelerdir, onlarla bizim aramıza bir set yapmak şartıyle sana mallarımızdan versek râzı olur musun, yapar mısın?(18:94)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleRabbimin bana verdiği devlet ve servet, daha hayırlıdır bana dedi, siz bana emeğinizle yardım edin de aranıza bir sed yapayım.(18:95)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleSiz bana demir parçaları getirin. Dağların iki tarafı birbirine müsâvî olunca üfleyin dedi. Onu ateş haline sokunca da getirin de dedi, üstüne erimiş bakır dökeyim.(18:96)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleArtık bu seti aşmaya da güçleri yetmez, delmeye de güçleri yetmez.(18:97)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleBu dedi, Rabbimin rahmetinden bir lütuf. Rabbimin vaadettiği zaman gelince bu seti dümdüz yapar, yerle bir eder ve Rabbimin vaadi de gerçektir.(18:98)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleO gün deniz gibi dalgalanır, dalga dalga birbirlerine karışır onlar ve sûr üfürülür de onların hepsini toplarız.(18:99)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleVe o gün kâfirlere, cehennemi öyle bir gösteririz ki.(18:100)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnların delillerimi görüp beni anmak husûsunda gözleri perdelenmişti ve Kur'ân'ı dinlemeye tahammülleri yoktu onların.(18:101)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleKâfir olanlar, benden başka ve kullarımdan, kendilerine yardımcı edindiklerini mi sandılar? Biz, kâfirlere, konak yeri olarak cehennemi hazırladık.(18:102)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDe ki: İşledikleri işler bakımından en fazla ziyan edenler kimlerdir, haber vereyim mi size?(18:103)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnlardır en fazla ziyan edenler ki dünyâ yaşayışında bütün çalışmaları boşa gider, halbuki onlar, gerçekten de kendilerinin iyilik ettiklerini, iyi işlerde bulunduklarını sanırlardı.(18:104)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOnlardır kâfir olanlar Rablerinin delillerine ve ona ulaşacaklarını inkâr edenler, bütün yaptıkları boşa gitmiştir ve biz, kıyâmet günü onları hiçbir ölçüye vurmayız, onlara hiçbir değer vermeyiz.(18:105)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleBu, cezâları olan cehennemdir kâfir olduklarından ve delillerimle peygamberlerimi alaya aldıklarından dolayı.(18:106)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
Dinleİnanıp iyi işlerde bulunanların konak yerleriyse Firdevs cennetleridir.(18:107)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleOrada ebedî olarak kalırlar ve oradan ayrılmak da istemezler.(18:108)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDe ki: Deniz mürekkep olsa tükenir, yazılmaz Rabbimin sözleri tükenmeden, hattâ o deniz kadar bir deniz daha eklense gene tükenir, yazılamaz.(18:109)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
DinleDe ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım, bana vahyedildi ki mâbûdunuz ancak ve ancak bir mâbuttur, artık Rabbiyle buluşmayı uman iyi işlerde bulunsun ve Rabbinin kulluğunda hiçbir kimseyi eş tutmasın.(18:110)Kelime panelini aç/kapat Paylaş
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.