Kırık Meal (Arapça) : |وَلَبِثُوا: ve kaldılar | فِي: | كَهْفِهِمْ: mağaralarında | ثَلَاثَ: üç | مِائَةٍ: yüz | سِنِينَ: yıl | وَازْدَادُوا: ve ilave ettiler | تِسْعًا: dokuz (yıl) |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولبثوا WLBS̃WEve kaldılar | في FY | كهفهم KHFHMmağaralarında | ثلاث S̃LES̃üç | مائة MEÙTyüz | سنين SNYNyıl | وازدادوا WEZD̃ED̃WEve ilave ettiler | تسعا TSAEdokuz (yıl) |
Kırık Meal (Okunuş) : |velebiṧū: ve kaldılar | fī: | kehfihim: mağaralarında | ṧelāṧe: üç | miAetin: yüz | sinīne: yıl | vezdādū: ve ilave ettiler | tis'ǎn: dokuz (yıl) |
Kırık Meal (Transcript) : |VLBS̃VE: ve kaldılar | FY: | KHFHM: mağaralarında | S̃LES̃: üç | MEÙT: yüz | SNYN: yıl | VEZD̃ED̃VE: ve ilave ettiler | TSAE: dokuz (yıl) |
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlar, mağaralarında üç yüz yıl yatıp kaldılar ve bu yıllara dokuz yıl daha kattılar.
Adem Uğur : Onlar,mağaralarında üçyüz yıl kadar kaldılar ve dokuz yıl da buna ilave etmişlerdir
Ahmed Hulusi : (Kimileri diyor ki) mağaralarında 300 yıl kaldılar; 9 da eklediler.
Ahmet Tekin : Onlar mağaralarında güneş yılı ile üç yüz yıl kaldılar. Ay yılıyla buna dokuz yıl daha ilâve ederek üç yüz dokuz yıl olarak hesap ettiler.
Ahmet Varol : Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar ve dokuz (yıl) da kattılar.
Ali Bulaç : Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar ve dokuz (yıl) daha kattılar.
Ali Fikri Yavuz : Onlar, mağaralarında üç yüz sene kaldılar ve buna dokuz yıl daha kattılar.
Bekir Sadak : Onlar magaralarinda ucyuz dokuz yil kaldilar, derler.
Celal Yıldırım : Onlar mağaralarında üçyüz yıl kaldılar ve dokuz da artırdılar.
Diyanet İşleri : Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Onlar kehiflerinde üçyüz sene durdular, dokuz da ziyade ettiler
Fizilal-il Kuran : Kimileri derler ki, «O gençler mağarada üçyüz yıl kaldılar.» Buna dokuz daha eklerler.
Gültekin Onan : Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar ve dokuz (yıl) daha kattılar.
Hakkı Yılmaz : (22-25) "Onlar, üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler, Onlar, ıssız alanı taşlamak olarak [isabetsiz, dayanaksız, kafadan atma olarak], “Beş kişidir, altıncıları köpekleridir” diyecekler, “Onlar, yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir” ve onlar, “Onlar, onların o büyük mağaralarında üçyüz yıl kaldılar” derler. Ve dokuza arttırdılar. De ki: “Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir.” Onları ancak pek az kimse bilir. Bu sebeple onlar hakkında ortada olan şeyden başkası ile bir münakaşaya girişme ve bunlar hakkında onlardan kimseye de bir şey sorma! Ve hiçbir şey için, “Allah'ın dilemesi dışında, şüphesiz ben yarın onu yapacağım” deme. Ve terk ettiğin vakit Allah'ı an ve “Umarım Rabbim beni, doğruya bundan daha yakın olana eriştirir” de! "
Hasan Basri Çantay : Onlar mağaralarında üç yüz sene eğleşdiler. (Buna) dokuz (yıl) daha katdılar.
Hayrat Neşriyat : Ve (onlar) mağaralarında üç yüz sene kaldılar, dokuz (sene) de ziyâde ettiler.
İbni Kesir : Onlar mağaralarında üçyüz sene eğleştiler. Buna dokuz daha kattılar.