18Kehf Suresi

Kuran Sırası: 18 İniş Sırası: 69

Kırık Meal (Okunuş) Meali
|El-Hamdu: hamdolsun | lillahi: Allah'a | lleƶī: ki | enzele: indirdi | ǎlā: | ǎbdihi: kuluna | l-kitābe: Kitabı | velem: ve | yec'ǎl: koymadı | lehu: ona | ǐvecen: hiçbir eğrilik | (18:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ḳayyimen: dosdoğru olarak | liyunƶira: uyarması için | be'sen: azaba karşı | şedīden: şiddetli | min: | ledunhu: katından (indirdi) | ve yubeşşira: ve müjdelemesi için | l-mu'minīne: mü'minlere | elleƶīne: | yeǎ'melūne: yapan | S-SāliHāti: iyi işler | enne: | lehum: kendileri için bulunduğunu | ecran: mükafat | Hasenen: güzel | (18:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|mākiṧīne: kalacaklardır | fīhi: onun içinde | ebeden: sürekli olarak | (18:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve yunƶira: ve uyarması için | elleƶīne: | ḳālū: diyenleri | tteḣaƶe: edindi | llahu: Allah | veleden: çocuk | (18:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|: yoktur | lehum: onların | bihi: bu hususta | min: hiçbir | ǐlmin: bilgisi | ve lā: ve yoktur | liābāihim: atalarının | keburat: ne büyük (küstahça) | kelimeten: söz | teḣrucu: çıkıyor | min: -ndan | efvāhihim: ağızları- | in: | yeḳūlūne: onlar söylemiyorlar | illā: başka bir şey | keƶiben: yalandan | (18:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|feleǎlleke: herhalde sen | bāḣiǔn: helak edeceksin | nefseke: kendini | ǎlā: | āṧārihim: peşlerinde | in: diye | lem: | yu'minū: inanmıyorlar | bihāƶā: bu | l-Hadīṧi: söze | esefen: üzüntüden | (18:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|innā: şüphesiz biz | ceǎlnā: yarattık | : şeyleri | ǎlā: üzerindeki | l-erDi: yer | zīneten: süs olsun diye | lehā: kendisine | linebluvehum: onları denemek için | eyyuhum: hangisinin | eHsenu: daha güzel | ǎmelen: iş yaptığını | (18:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve innā: biz elbette | lecāǐlūne: yaparız | : şeyleri | ǎleyhā: (yerin) üzerindeki | Saǐyden: bir toprak | curuzen: kupkuru | (18:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|em: yoksa | Hasibte: (mi) sandın? | enne: sadece | eSHābe: sahiplerinin | l-kehfi: Kehf | ve rraḳīmi: ve Rakim | kānū: olduklarını | min: | āyātinā: bizim ayetlerimizden | ǎceben: şaşılacak | (18:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|: zaman | evā: sığındıkları | l-fityetu: o gençler | ilā: | l-kehfi: mağaraya | fe ḳālū: dediler | rabbenā: Rabbimiz | ātinā: bize ver | min: | ledunke: katından | raHmeten: bir rahmet | ve heyyi': ve hazırla | lenā: bize | min: | emrinā: şu işimizden | raşeden: bir çıkış yolu | (18:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|feDerabnā: biz de vurduk | ǎlā: (ağırlık) | āƶānihim: kulaklarına | : | l-kehfi: mağarada | sinīne: yıllar | ǎdeden: nice | (18:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ṧumme: sonra | beǎṧnāhum: onları uyandırdık | lineǎ'leme: bilmek için | eyyu: hangisinin | l-Hizbeyni: iki zümreden | eHSā: daha iyi hesabedeceğini | limā: | lebiṧū: (onların) kaldıkları | emeden: süreyi | (18:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|neHnu: biz | neḳuSSu: anlatıyoruz | ǎleyke: sana | nebeehum: onların haberlerini | bil-Haḳḳi: gerçek olarak | innehum: muhakkak onlar | fityetun: gençlerdi | āmenū: inanmış | birabbihim: Rablerine | ve zidnāhum: biz de onların artırmıştık | huden: hidayetlerini | (18:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve rabeTnā: ve metanet bağlamıştık | ǎlā: üstüne | ḳulūbihim: kalblerinin | : | ḳāmū: kalktılar | fe ḳālū: ve dediler ki | rabbunā: Rabbimiz | rabbu: Rabbidir | s-semāvāti: göklerin | vel'erDi: ve yerin | len: | ned'ǔe: biz asla demeyiz | min: | dūnihi: O'ndan başkasına | ilāhen: Tanrı | leḳad: yoksa | ḳulnā: konuşmuş oluruz | iƶen: o zaman | şeTaTen: saçma sapan | (18:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|hā'ulā'i: şunlar | ḳavmunā: şu kavmimiz | tteḣaƶū: edindiler | min: | dūnihi: O'ndan başka | āliheten: tanrılar | levlā: gerekmez mi? | ye'tūne: getirmeleri | ǎleyhim: onların | bisulTānin: bir delil | beyyinin: açık | fe men: kim olabilir? | eZlemu: daha zalim | mimmeni: | fterā: uydurandan | ǎlā: karşı | llahi: Allah'a | keƶiben: yalan | (18:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve iƶi: madem ki | ǎ'tezeltumūhum: siz onlardan ayrıldınız | ve mā: ve şeylerden | yeǎ'budūne: taptıkları | illā: başka | llahe: Allah'tan | fe'vū: o halde sığının | ilā: | l-kehfi: mağaraya | yenşur: yaysın (bollaştırsın) | lekum: size | rabbukum: Rabbiniz | min: | raHmetihi: rahmetini | ve yuheyyi': ve hazırlasın | lekum: size | min: | emrikum: (şu) işinizden | mirfeḳan: yararlı bir şey | (18:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve terā: ve görürsün | ş-şemse: güneşi | iƶā: zaman | Taleǎt: doğduğu | tezāveru: eğiliyor | ǎn: | kehfihim: mağaralarından | ƶāte: | l-yemīni: sağa doğru | ve iƶā: ve zaman | ğarabet: battığı | teḳriDuhum: onları makaslayıp geçiyor | ƶāte: | ş-şimāli: sola doğru | vehum: ve onlar | : içindedirler | fecvetin: bir dehlizin | minhu: onun (mağaranın) | ƶālike: bu (durum) | min: | āyāti: ayetlerindendir | llahi: Allah'ın | men: kime | yehdi: hidayet verirse | llahu: Allah | fe huve: o | l-muhtedi: yolu bulmuştur | ve men: ve kimi de | yuDlil: sapıklıkta bırakırsa | felen: artık | tecide: bulamazsın | lehu: onun için | veliyyen: bir dost | murşiden: yol gösteren | (18:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve teHsebuhum: sen onları sanırsın | eyḳāZen: uyanıklar | vehum: onlar | ruḳūdun: uyudukları halde | ve nuḳallibuhum: ve onları (uykuda) çeviririz | ƶāte: | l-yemīni: sağlarına | ve ƶāte: ve | ş-şimāli: sollarına | vekelbuhum: ve köpekleri de | bāsiTun: uzatmış vaziyettedir | ƶirāǎyhi: ön ayaklarını | bil-veSīdi: girişte | levi: eğer | TTaleǎ'te: görseydin | ǎleyhim: onların durumunu | levelleyte: mutlaka dönüp | minhum: onlardan | firāran: kaçardın | velemuli'te: ve içine dolardı | minhum: onlardan | ruǎ'ben: korku | (18:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve keƶālike: yine böyle | beǎṧnāhum: onları dirilttik | liyetesā'elū: sormaları için | beynehum: kendi aralarında | ḳāle: dedi ki | ḳāilun: konuşan biri | minhum: içlerinden | kem: ne kadar? | lebiṧtum: kaldınız | ḳālū: dediler | lebiṧnā: kaldık | yevmen: bir gün | ev: ya da | beǎ'De: bir parçası (kadar) | yevmin: günün | ḳālū: dediler | rabbukum: Rabbiniz | eǎ'lemu: daha iyi bilir | bimā: ne kadar | lebiṧtum: kaldığınızı | feb'ǎṧū: gönderin | eHadekum: birinizi | biveriḳikum: gümüş (para) ile | hāƶihi: şu | ilā: | l-medīneti: şehre | fe lyenZur: baksın | eyyuhā: hangi | ezkā: daha temiz ise | Taǎāmen: yiyecek | fe lye'tikum: size getirsin | birizḳin: bir azık | minhu: ondan | velyeteleTTaf: ve dikkatli davransın | ve lā: sakın | yuş'ǐranne: sezdirmesin | bikum: sizi | eHaden: birisine | (18:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|innehum: çünkü onlar | in: eğer | yeZherū: ellerine geçirirlerse | ǎleykum: sizi | yercumūkum: taşlayarak öldürürler | ev: yahut | yuǐydūkum: döndürürler | : | milletihim: kendi dinlerine | velen: ve asla | tufliHū: iflah olamazsınız | iƶen: o takdirde | ebeden: asla | (18:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve keƶālike: ve böylece | eǎ'ṧernā: buldurduk | ǎleyhim: onları | liyeǎ'lemū: bilsinler diye | enne: şüphesiz | veǎ'de: va'dinin | llahi: Allah'ın | Haḳḳun: gerçek olduğunu | ve enne: ve şüphesiz | s-sāǎte: saatin(geleceğinde) | : asla olmadığını | raybe: şüphe | fīhā: onda | : o sırada | yetenāzeǔne: tartışıyorlardı | beynehum: kendi aralarında | emrahum: onların durumlarını | fe ḳālū: dediler | bnū: bina edin | ǎleyhim: onların üstüne | bunyānen: bir bina | rabbuhum: Rableri | eǎ'lemu: daha iyi bilir | bihim: onları | ḳāle: dediler ki | elleƶīne: | ğalebū: gâlip gelenler | ǎlā: | emrihim: onların işine | lenetteḣiƶenne: mutlaka yapacağız | ǎleyhim: onların üstüne | mesciden: bir mescid | (18:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|seyeḳūlūne: diyecekler | ṧelāṧetun: onlar üçtür | rābiǔhum: dördüncüleri | kelbuhum: köpekleridir | ve yeḳūlūne: ve diyecekler | ḣamsetun: beştir | sādisuhum: altıncıları | kelbuhum: köpekleridir | racmen: taş atar gibi | bil-ğaybi: görülmeyene | ve yeḳūlūne: ve diyecekler | seb'ǎtun: yedidir | ve ṧāminuhum: sekizincileri | kelbuhum: köpekleridir | ḳul: de ki | rabbī: Rabbim | eǎ'lemu: daha iyi bilir | biǐddetihim: onların sayısını | : yoktur | yeǎ'lemuhum: onları bilen | illā: dışında | ḳalīlun: azı | felā: | tumāri: münakaşaya girme | fīhim: onlar hakkında | illā: dışında | mirā'en: tartışma | Zāhiran: sathi | ve lā: ve | testefti: bir şey sorma | fīhim: onlar hakkında | minhum: bunlardan | eHaden: hiçbirine | (18:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve lā: ve | teḳūlenne: deme | lişey'in: hiçbir şey için | innī: mutlaka | fāǐlun: yapacağım | ƶālike: bunu | ğaden: yarın | (18:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|illā: ancak | en: | yeşā'e: dilerse | llahu: Allah | veƶkur: ve an (hatırla) | rabbeke: Rabbini | iƶā: zaman | nesīte: unuttuğun | ve ḳul: ve de ki | ǎsā: umarım | en: | yehdiyeni: beni ulaştırmasını | rabbī: Rabbimin | lieḳrabe: daha yakın | min: | hāƶā: bundan | raşeden: bir doğruya | (18:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|velebiṧū: ve kaldılar | : | kehfihim: mağaralarında | ṧelāṧe: üç | miAetin: yüz | sinīne: yıl | vezdādū: ve ilave ettiler | tis'ǎn: dokuz (yıl) | (18:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ḳuli: de ki | llahu: Allah | eǎ'lemu: daha iyi bilir | bimā: ne kadar | lebiṧū: kaldıklarını | lehu: O'nundur | ğaybu: gaybı | s-semāvāti: göklerin | vel'erDi: ve yerin | ebSir: ne güzel görendir | bihi: onu | ve esmiǎ': ne güzel işitendir | : yoktur | lehum: onların | min: | dūnihi: O'ndan başka | min: hiçbir | veliyyin: yardımcısı | ve lā: ve | yuşriku: O ortak etmez | : | Hukmihi: kendi hükmüne | eHaden: kimseyi | (18:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|vetlu: oku | : şeyi | ūHiye: vahyedilen | ileyke: sana | min: | kitābi: Kitabı'ndan | rabbike: Rabbinin | : yoktur | mubeddile: değiştirecek | likelimātihi: O'nun sözlerini | velen: ve | tecide: bulamazsın | min: | dūnihi: O'ndan başka | multeHaden: sığınılacak bir kimse | (18:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|veSbir: tut (sabret) | nefseke: nefsini | meǎ: beraber | elleƶīne: | yed'ǔne: yalvaranlarla | rabbehum: Rablerine | bil-ğadāti: sabah | vel'ǎşiyyi: akşam | yurīdūne: isteyerek | vechehu: rızasını | ve lā: ve | teǎ'du: sapmasın | ǎynāke: gözlerin | ǎnhum: onlardan | turīdu: isteyerek | zīnete: süsünü | l-Hayāti: hayatının | d-dunyā: dünya | ve lā: ve | tuTiǎ': itaat etme | men: kişiye | eğfelnā: alıkoyduğumuz | ḳalbehu: kalbini | ǎn: | ƶikrinā: bizi anmaktan | vettebeǎ: ve tâbi olan | hevāhu: keyfine | ve kāne: ve olan | emruhu: işi | furuTen: aşırılık | (18:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve ḳuli: de ki | l-Haḳḳu: bu gerçek | min: -dendir | rabbikum: Rabbiniz- | femen: artık kimse | şā'e: dileyen | felyu'min: inansın | ve men: ve kimse | şā'e: dileyen | felyekfur: inkar etsin | innā: çünkü biz | eǎ'tednā: hazırladık | liZZālimīne: zalimlere | nāran: bir ateş | eHāTa: kuşatmıştır | bihim: onları | surādiḳuhā: çadırı | ve in: ve eğer | yesteğīṧū: feryad edip yardım isteseler | yuğāṧū: kendilerine yardım edilir | bimāin: bir su ile | kālmuhli: erimiş maden gibi | yeşvī: haşlayan | l-vucūhe: yüzleri | bi'se: o ne kötü | ş-şerābu: bir içecektir | ve sā'et: ve ne kötü | murtefeḳan: ağırlanmadır | (18:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|inne: şüphesiz | elleƶīne: onlar ki | āmenū: inandılar | ve ǎmilū: ve yaptılar | S-SāliHāti: iyi işler | innā: elbette biz | : asla | nuDīǔ: zayi etmeyiz | ecra: ecrini | men: kimsenin | eHsene: güzel yapan | ǎmelen: işi | (18:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ulāike: onlar öyle kimselerdir ki | lehum: kendileri için vardır | cennātu: cennetleri | ǎdnin: Adn | tecrī: akar | min: | teHtihimu: altlarından | l-enhāru: ırmaklar | yuHallevne: bezenirler | fīhā: orada | min: | esāvira: bileziklerle | min: -dan | ƶehebin: altın- | ve yelbesūne: ve giyerler | ṧiyāben: giysiler | ḣuDran: yeşil | min: | sundusin: ince ipekten | ve istebraḳin: ve kalın ipekten | muttekiīne: yaslanırlar | fīhā: orada | ǎlā: üzerine | l-erāiki: koltuklar | niǎ'me: ne güzel | ṧ-ṧevābu: sevap | ve Hasunet: ve ne güzel | murtefeḳan: ağırlanma | (18:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|veDrib: ve anlat | lehum: onlara | meṧelen: misal olarak | raculeyni: şu iki adamı (ki) | ceǎlnā: vermiştik | lieHadihimā: ikisinden birine | cenneteyni: iki bağ | min: | eǎ'nābin: üzüm | ve Hafefnāhumā: ve onların etrafını çevirmiştik | bineḣlin: hurmalarla | ve ceǎlnā: ve bitirmiştik | beynehumā: ortalarında da | zer'ǎn: ekin | (18:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|kiltā: her iki | l-cenneteyni: bağ (da) | ātet: vermişti | ukulehā: yemişini | velem: ve | teZlim: eksik etmemişti | minhu: ondan | şey'en: hiçbir şey | ve feccernā: ve akıtmıştık | ḣilālehumā: aralarından | neheran: bir ırmak | (18:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve kāne: ve vardı | lehu: O(adam)ın | ṧemerun: ürünü | feḳāle: dedi ki | liSāHibihi: arkadaşı | vehuve: ve o | yuHāviruhu: konuşurken | enā: ben | ekṧeru: zenginim | minke: senden | mālen: malca | ve eǎzzu: ve güçlüyüm | neferan: adamca da | (18:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve deḣale: ve girdi | cennetehu: bağına | vehuve: o | Zālimun: zulmederek | linefsihi: kendisine | ḳāle: dedi | : hiç | eZunnu: sanmam | en: | tebīde: yok olacağını | hāƶihi: bunun | ebeden: ebediyyen | (18:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve mā: ve hiç | eZunnu: zannetmem | s-sāǎte: kıyametin | ḳāimeten: kopacağını | velein: şayet | rudidtu: döndürülsem bile | ilā: | rabbī: Rabbime | leecidenne: bulurum | ḣayran: daha güzel | minhā: bundan | munḳaleben: bir akıbet | (18:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ḳāle: dedi ki | lehu: ona | SāHibuhu: arkadaşı | vehuve: kendisiyle | yuHāviruhu: konuşan | ekeferte: inkar mı ediyorsun? | billeƶī': | ḣaleḳake: seni yaratanı | min: | turābin: topraktan | ṧumme: sonra | min: | nuTfetin: nutfe (sperm)den | ṧumme: sonra da | sevvāke: seni biçimlendireni | raculen: bir adam olarak | (18:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|lākinnā: fakat | huve: O | llahu: Allah | rabbī: benim Rabbimdir | ve lā: ve asla | uşriku: ben ortak koşmam | birabbī: Rabbime | eHaden: hiç kimseyi | (18:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|velevlā: gerekmez miydi? | : zaman | deḣalte: girdiğin | cenneteke: bağına | ḳulte: demen | : ne | şā'e: dilerse | llahu: Allah | : yoktur | ḳuvvete: kuvvet | illā: başka | billahi: Allah'tan | in: gerçi | terani: sen görüyorsun | enā: beni | eḳalle: daha az | minke: senden | mālen: malca | ve veleden: ve evlatça | (18:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|feǎsā: umulur ki | rabbī: Rabbim | en: | yu'tiyeni: bana verebilir | ḣayran: daha iyisini | min: | cennetike: senin bağından | ve yursile: ve gönderir | ǎleyhā: onun üzerine | Husbānen: yıldırımlar | mine: -ten | s-semāi: gök- | fetuSbiHa: böylece kesilir | Saǐyden: bağın | zeleḳan: kupkuru bir toprak | (18:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ev: yahut | yuSbiHa: çekilir | māuhā: suyu | ğavran: dibe | felen: bir daha | testeTīǎ: gücün yetmez | lehu: onu | Taleben: aramaya | (18:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve uHīTa: derken yok edildi | biṧemerihi: ürünü | feeSbeHa: ve başladı | yuḳallibu: oğuşturmağa | keffeyhi: ellerini | ǎlā: üzerine | : şeyler | enfeḳa: harcadıkları | fīhā: ona | vehiye: ve o | ḣāviyetun: yıkılmıştı | ǎlā: üzerine | ǔrūşihā: çardakları | ve yeḳūlu: ve diyordu | : EY/HEY/AH | leytenī: keşke ben | lem: | uşrik: ortak koşmasaydım | birabbī: Rabbime | eHaden: kimseyi | (18:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|velem: ve | tekun: olmadı | lehu: onun | fietun: bir topluluğu | yenSurūnehu: kendisine yardım eden | min: | dūni: başka | llahi: Allah'tan | ve mā: ve | kāne: olmadı | munteSiran: kendisinine yardım edilen | (18:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|hunālike: işte o durumda | l-velāyetu: velilik (koruyuculuk) | lillahi: yalnız Allah'a mahsustur | l-Haḳḳi: hak olan | huve: O'dur | ḣayrun: en iyi olan | ṧevāben: mükafatı | ve ḣayrun: ve daha hayırlıdır | ǔḳben: akıbet | (18:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|veDrib: ve anlat | lehum: onlara | meṧele: misalini | l-Hayāti: hayatının | d-dunyā: dünya | kemāin: bir su | enzelnāhu: indirdik | mine: -ten | s-semāi: gök- | feḣteleTa: karıştı | bihi: onunla | nebātu: bitkisi | l-erDi: yerin | feeSbeHa: ve haline geliverdi | heşīmen: çöp kırıntıları | teƶrūhu: savurduğu | r-riyāHu: rüzgarların | ve kāne: ve | llahu: Allah | ǎlā: üzerine | kulli: her | şey'in: şey | muḳtediran: kadirdir | (18:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|El-mālu: mal | velbenūne: ve oğullar | zīnetu: süsüdür | l-Hayāti: hayatının | d-dunyā: dünya | velbāḳiyātu: fakat kalıcı olan | S-SāliHātu: güzel işler ise | ḣayrun: daha hayırlıdır | ǐnde: katında | rabbike: Rabbinin | ṧevāben: sevapça | ve ḣayrun: ve daha hayırlıdır | emelen: umutça da | (18:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve yevme: O gün | nuseyyiru: yürütürüz | l-cibāle: dağları | ve terā: ve görürsün | l-erDe: yeri | bārizeten: çırılçıplak | ve Haşernāhum: onları toplamışız | fe lem: ve | nuğādir: bırakmamışızdır | minhum: onlardan | eHaden: hiçbirini | (18:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve ǔriDū: ve hepsi sunulmuşlardır | ǎlā: | rabbike: senin Rabbine | Saffen: sıra sıra | leḳad: andolsun | ci'tumūnā: bize geldiniz | kemā: gibi | ḣaleḳnākum: sizi yarattığımız | evvele: ilk | merratin: defa | bel: oysa | zeǎmtum: siz sanmıştınız | ellen: | nec'ǎle: tayin etmeyeceğimizi | lekum: size | mev'ǐden: bir vade | (18:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve vuDiǎ: (ortaya) konulmuştur | l-kitābu: Kitap | fe terā: ve görürsün | l-mucrimīne: suçluların | muşfiḳīne: korkarak | mimmā: | fīhi: onun içindekilerden | ve yeḳūlūne: ve dediklerini | : EY/HEY/AH | veyletenā: vah bize | māli: ne oluyor | hāƶā: bu | l-kitābi: Kitaba | : (hiçbir şey) | yuğādiru: bırakmıyor | Sağīraten: (ne) küçük | ve lā: ne de | kebīraten: büyük | illā: | eHSāhā: her (yaptığımız) şeyi sayıp döküyor | ve vecedū: ve bulmuşlardır | : şeyleri | ǎmilū: yaptıkları | HāDiran: hazır | ve lā: ve | yeZlimu: zulmetmez | rabbuke: Rabbin | eHaden: kimseye | (18:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ve iƶ: ve hani | ḳulnā: demiştik | lilmelāiketi: meleklere | scudū: secde edin | liādeme: Adem'e | fesecedū: secde ettiler | illā: hariç | iblīse: İblis | kāne: (O) idi | mine: | l-cinni: cinlerden | fe fe seḳa: dışına çıktı | ǎn: | emri: buyruğunun | rabbihi: Rabbinin | efetetteḣiƶūnehu: siz onu mu ediniyorsunuz? | ve ƶurriyyetehu: ve onun neslini | evliyā'e: dostlar | min: | dūnī: benden ayrı olarak | vehum: oysa onlar | lekum: sizin | ǎduvvun: düşmanınızdır | bi'se: ne kötü | liZZālimīne: zalimler için | bedelen: bir değiştirmedir | (18:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.