Kırık Meal (Arapça) : |قَالَ: dedi ki | إِنْ: eğer | سَأَلْتُكَ: sana sorarsam | عَنْ: | شَيْءٍ: bir şey | بَعْدَهَا: bundan sonra | فَلَا: artık olma | تُصَاحِبْنِي: bana arkadaş | قَدْ: elbette | بَلَغْتَ: sana ulaşmıştır | مِنْ: | لَدُنِّي: benim tarafımdan | عُذْرًا: bir özür |
Kırık Meal (Harekesiz) : |قال GELdedi ki | إن ÎNeğer | سألتك SÊLTKsana sorarsam | عن AN | شيء ŞYÙbir şey | بعدها BAD̃HEbundan sonra | فلا FLEartık olma | تصاحبني TṦEḪBNYbana arkadaş | قد GD̃elbette | بلغت BLĞTsana ulaşmıştır | من MN | لدني LD̃NYbenim tarafımdan | عذرا AZ̃REbir özür |
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳāle: dedi ki | in: eğer | seeltuke: sana sorarsam | ǎn: | şey'in: bir şey | beǎ'dehā: bundan sonra | felā: artık olma | tuSāHibnī: bana arkadaş | ḳad: elbette | beleğte: sana ulaşmıştır | min: | ledunnī: benim tarafımdan | ǔƶran: bir özür |
Kırık Meal (Transcript) : |GEL: dedi ki | ÎN: eğer | SÊLTK: sana sorarsam | AN: | ŞYÙ: bir şey | BAD̃HE: bundan sonra | FLE: artık olma | TṦEḪBNY: bana arkadaş | GD̃: elbette | BLĞT: sana ulaşmıştır | MN: | LD̃NY: benim tarafımdan | AZ̃RE: bir özür |
Abdulbaki Gölpınarlı : Mûsâ, bundan sonra dedi, sana bir şey sorarsam benimle arkadaş olma artık, bir daha bir şey sorarsam benden ayrılmada gerçekten de mâzursun.
Adem Uğur : Musa: Eğer, dedi, bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme. Hakikaten benim tarafımdan (ileri sürebilecek) mazeretin sonuna ulaştın.
Ahmed Hulusi : (Musa) dedi: "Eğer bundan sonra sana (herhangi) şeyden sorarsam artık bana arkadaşlık etme! Bu sana son özrüm olsun!"
Ahmet Tekin : Mûsâ:
'Bundan sonra sana bir şey sorarsam, benimle arkadaşlığa son ver. Benden yana işitebileceğin kadar özür işittin.' dedi.
Ahmet Varol : (Musa) dedi ki: 'Bundan sonra sana bir şey sorarsam artık benimle arkadaşlık etme. Benim tarafımdan (benden ayrılmak konusunda) mazerete sahip olursun.'
Ali Bulaç : (Musa:) "Bundan sonra sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme. Benden yana bir özre ulaşmış olursun" dedi.
Ali Fikri Yavuz : Mûsa şöyle dedi: “- Eğer bundan sonra bir şey sorarsam, artık bana arkadaşlık etme. Doğrusu tarafımdan (yapılacak) son özre ulaştın.”
Bekir Sadak : Musa: «Bundan sonra sana bir sey sorarsam bana arkadas olma, o zaman benim tarafimdan mazur sayilirsin» dedi.
Celal Yıldırım : Musâ ona: «Bundan böyle senden bir şey sorarsam, artık bana arkadaşlık etme» dedi. (Çünkü o zaman) benden yana özür (beyân edecek ortama) gelmişsin demektir. (Artık mâzur sayılabilirsin).
Diyanet İşleri : Mûsâ, “Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)” dedi.
Diyanet İşleri (eski) : Musa: 'Bundan sonra sana bir şey sorarsam bana arkadaş olma, o zaman benim tarafımdan mazur sayılırsın' dedi.
Diyanet Vakfi : Musa: Eğer, dedi, bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme. Hakikaten benim tarafımdan (ileri sürebilecek) mazeretin sonuna ulaştın.
Edip Yüksel : 'Sana daha başka bir şey sorarsam o zaman artık benimle arkadaş olma. Benden yeterli özür dinledin,' dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Musa) dedi ki: «Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam bana arkadaş olma! Hakikaten benim tarafımdan ileri sürülebilecek son mazerete ulaştın.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Musa: «Eğer bundan sonra sana birşey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme! Doğrusu tarafımdan beyan edilecek son özre erdin.»
Elmalılı Hamdi Yazır : Eğer, dedi: bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana musahib olma, doğrusu tarafımdan son özre erdin
Fizilal-il Kuran : Musa; «Eğer sana bir daha bir şey sorarsam artık benimle arkadaşlık etme, o zaman seni mazur görürüm» dedi.
Gültekin Onan : (Musa:) "Bundan sonra sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme. Benden yana bir özüre ulaşmış olursun" dedi.
Hakkı Yılmaz : Mûsâ: “Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme! Kesinlikle kovarsan darılmam” dedi.
Hasan Basri Çantay : (Musa): «Eğer, dedi, bundan sonra sana bir şey sorarsam benimle arkadaşlık etme. (O takdirde) tarafımdan muhakkak özre ulaşmışsındır (Benden ayrılmakda ma'zûr sayılmışındır).
Hayrat Neşriyat : (Mûsâ:) 'Eğer bundan sonra sana bir şeyden sorarsam, artık beni arkadaşlığakabûl etme; gerçekten benim tarafımdan (ma'zur sayılabileceğin) bir özre ulaştın' dedi.
İbni Kesir : Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam; benimle arkadaşlık etme. O zaman benim tarafımdan mazur sayılırsın, dedi.
İskender Evrenosoğlu : (Musa A.S) şöyle dedi: “Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam artık benimle arkadaşlık etme! (Benimle arkadaşlık etmemen için) benim tarafımdan (kabul edilebilir) bir özüre ulaşmış oldun.”
Muhammed Esed : (Musa:) "Bundan böyle sana soru soracak olursam benimle artık yoldaşlık yapmazsın: (çünkü artık) benden yana yeterince özür işittin" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen : Dedi ki: «Bundan sonra sana bir şeyden sual edersem artık bana musahip olma. Muhakkak ki, benim tarafımdan özre erişmiş oldun.»
Ömer Öngüt : Musa da ona: “Eğer bundan sonra bir daha sana bir şey sorarsam, benimle arkadaşlık etme! O zaman benim tarafımdan mazur sayılırsın. ” dedi.
Şaban Piriş : - Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam, benimle arkadaşlık etme. O zaman, benim tarafımdan mazur görülürsün, dedi.
Suat Yıldırım : Mûsâ: "Eğer" dedi, "sana bir daha soracak olursam, bundan böyle benimle hiç arkadaşlık etme! Artık özür dileyemeyecek hale geldim."
Süleyman Ateş : (Mûsâ) dedi ki: "Eğer bundan sonra (bir daha) sana bir şey sorarsam, artık bana arkadaş olma. (O zaman) benim tarafımdan sana özür ulaşmıştır (artık benden ayrılmakta mazur sayılırsın).
Tefhim-ul Kuran : (Musa:) «Bundan sonra sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme. Benden yana bir özre ulaşmış olursun» dedi.
Ümit Şimşek : Musa dedi ki: 'Bundan sonra sana birşey daha soracak olursam benimle arkadaşlık etme. O zaman ayrılmakta bence mazur sayılırsın.'
Yaşar Nuri Öztürk : Mûsa dedi ki: "Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaşlık etme. Vallahi, öyle bir durumda benden ayrılmakta mazur sayılacaksın."