18Kehf  Suresi

Kuran Sırası: 18 İniş Sırası: 69

Celal Yıldırım Meali
Dinle(1-2-3-4) Hamd O Allah'a ki, (inkarcı sapıkları) kendi katından şiddetli bir azâb ile korkutmak; iyi-yararlı amellerde bulunan mü'minleri, içinde devamlı kalacakları güzel bir mükâfatla müjdelemek ve «Allah çocuk edindi» diyenleri uyarmak için kulu (Muhammed'e) kitabı indirdi ve onda hiçbir eğrilik meydana getirmedi; onu dosdoğru sapasağlam tuttu.(18:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Allah çocuk edindi) iddiasiyle ilgili ne kendilerinin, ne de babalarının bir bilgisi var. Ağızlarından çıkan söz ne büyük! Onlar yalandan başka bir şey söylemezler.(18:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBu söze (Kur'ân'a) inanmıyacak olurlarsa, arkalarından üzüntü duyup hayıflanarak kendini yoksa tüketecek misin ?(18:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleŞüphesiz ki biz yeryüzünde bulunan şeyleri ona bir süs yaptık, tâ ki onlardan (insanlardan) hangisinin daha güzel-iyi amel ettiğini deneyelim.(18:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleVe elbette biz yeryüzünün üstündeki şeyleri kuru bir toprak haline getiricileriz.(18:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleYoksa sen mağara ve yazılı levha sahiplerini bizim şaşılacak âyetlerimizden mi sandın ?(18:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHani bir grup genç, mağaraya çekilmişler ve : «Ey Rabbimiz ! Bize kendi katından bir rahmet ver; işimizde doğruyu göster de bizi başarılı kıl» demişlerdi.(18:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBu sebeple mağarada nice yıllar onların kulakları üzerine (duymamaları için engel) koyduk.(18:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleSonra da iki gruptan hangisinin mağarada ne kadar kaldıklarını daha iyi hesaplamasını belirlemek için onları uyandırıp kaldırdık.(18:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBiz sana onların başından geçen olayı anlatıyoruz; onlar Rablerine imân eden bir grup genç idi; biz de onların doğru yolu bulup (Rablarına daha çok) bağlanmalarını artırdık.(18:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleVe (hükümdarın karşısında) ayakta durup, «bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbıdır, ondan başka hiçbir tanrıya mümkün değil tapmayız ; bunun aksini söylersek ancak yalan söylemiş oluruz,» dedikleri zaman kalblerini (dayanma ve sebat gösterme duygusuyla) pekiştirdik.(18:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte şu bizim milletimiz, Allah'tan başka ilâhlar edindiler; onların (ilâh) olduğuna karşılık açık delil ve belge getirselerdi ya.. Artık Allah'a karşı yalan uydurandan daha zâlim kim vardır?(18:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOnlardan da, Allah'tan başka taptıklarından da ayrılıp çekildiğiniz zaman mağaraya yerleşin ki Rabbiniz üzerinize kendi rahmetinden yaysın ve işlerinizi de size uygun ve yararlı şekilde hazırlasın.(18:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBir görsen, Güneş doğunca mağaralarının sağına meyleder; batınca da onların sol tarafını kesip geçer. Onlar mağaranın genişçe bir yerinde idiler. Bu, Allah'ın açık belgelerinden biridir. Allah kimi doğru yola iletirse, o doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, artık onun için irşâd edecek bir dost ve yardımcı bulamazsın.(18:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOnları uyanık sanırsın, oysa uyku halindedirler; sağa sola onları çevirip dururuz. Köpekleri de iki kolunu eşiğine uzatmış vaziyette. Onları bir görseydin dönüp onlardan kaçardın ve için korku dolup ürperirdin.(18:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleKendi aralarında birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırıp kaldırdık. Onlardan bir sözcü, «ne kadar burada eyleştiniz ?» dedi. «Ya bir gün, ya da daha az bir süre...» dediler. «Ne kadar kaldığımızı Allah daha iyi bilir. Şimdi siz şu gümüş paranızla birinizi şehre gönderin de daha iyi ve temiz bir yiyeceğe bakıp ondan size bir rızık getirsin ; (alış-veriş ederken) ince ve nazik davransın, sakın sizi birine sezdirmesin !» dediler.(18:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleÇünkü onlar elbette üzerinize çıkıp gelirlerse, ya sizi taşlayarak öldürürler, ya da kendi dinlerine döndürüler ve o takdirde ebediyen kurtuluş bulamazsınız.(18:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBöylece, Allah va'dinin hak olduğunu, Kıyametin kopuşunda hiçbir şüphe bulunmadığını bilmeleri için (insanları) onların durumu hakkında bilgi sahipleri kıldık. Öyle ki, halk onların durumuyla İlgili kendi aralarında tartışıp duruyorlardı: «Onların üzerine bir bina yapın» diyorlardı. Halbuki Rableri onları çok iyi bilendir. Görüşleri üstün gelenler ise, «and olsun ki, onların üzerine elbette bir mescid kurmalıyız!» dediler.(18:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMağaradakiler üçtür, dördüncüleri köpekleridir, derler. Beştir, altıncıları köpekleridir, derler. Bu, gaybe taş atmaktır. Kimi de, yedidir, sekizincileri köpekleridir, derler. De ki: Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Onları pek az kimseden başkası bilmez. Onlar hakkında (şu) ortaya konulandan fazlasiyle tartışma ve onlar hakkında hiç kimseden bir şey sorma.(18:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(23-24) Hiçbir şey için «ben bunu mutlaka yarın yapacağım» deme ; ancak Allah dilerse yapacağım, de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve de ki: Umulur ki Rabbim beni bundan daha yakın doğruya eriştirir.(18:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOnlar mağaralarında üçyüz yıl kaldılar ve dokuz da artırdılar.(18:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDe ki: Onların ne kadar kaldığını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını (gizli kapalı hususlarını) bilmek Allah'a aittir. O ne güzel görür ve ne güzel işitir! Onların O'ndan başka bir dostu ve yardımcısı yoktur. O, hiç kimseyi hükmünde ortak tutmaz.(18:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleArtık sen Rabbinin kitabında sana vahyolunanı oku. O'nun sözlerini değiştirecek yoktur ve sen O'ndan başka bir dayanak ve sığınak da elbette bulamazsın.(18:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleSabah akşam Allah'ın rızasını dileyerek Rabbına duâ edip yönelenlerle beraber kendine sabretme gücünü ver. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan (hakka gönül veren kimsesiz fakir mü'minlerden) ayırma ve bir de kalbini bizi anmaktan gaflete düşürdüğümüz, hevesinin peşine takılmış kimseye uyma. Zaten o işinde sınırı aşmıştır.(18:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDe ki: Hak, Rabbindendir; artık isteyen imân etsin, isteyen inkâra sapsın. Şüphesiz ki biz, zâlimler için ihata duvarları (şeklinde) her taraftan kendilerini kuşatacak bir ateş hazırlamışızdır. Eğer (susuzluktan) sızlanıp yardım isterlerse onlara, (içerken) yüzleri kavuran erimiş katran gibi kalınca bir su verilir. Ne kötü içecektir o! Ve Cehennem de ne fena oturulacak yerdir!(18:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleŞüphesiz ki, imân edip güzel f yararlı amellerde bulunanlar var ya,^ doğrusu biz güzel-yararlı amellerde! bulunanların ecrini (mükâfatını) boşa çıkarmayız.(18:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte onlar için altlarından ırmaklar akan ADN Cennetleri var; orada altın bileziklerle süslenirler; ince ve kalın nefis ipekli yeşil kumaştan elbise giyerek tahtlar üzerine kurulurlar. Ne güzel sevap ve ne güzel oturulacak yerlerdir!(18:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOnlara iki adamı misâl olarak ver: Birine iki üzümbağı vermiş ve ikisinin de etrafını hurmalarla çevirmişiz ve aralarında ekin meydana getirmişiz.(18:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO iki bağ da yemişlerini verdi, hiçbir şey eksik bırakmadı ve ikisinin arasından bir de ırmak akıtmıştık.(18:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO adamın ayrıca geliri de var. O sebeple arkadaşıyla yüzyüze konuşurken ona dedi ki: Doğrusu ben hem malca senden zenginim, hem de aile fertleri bakımından senden daha aziz ve şerefliyim.(18:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(35-36) Kendine yazık ederek bahçesine girdi ve, «bu bahçenin hiçbir zaman bozulup yok olacağını sanmıyorum; Kıyâmet'in kopacağını da zannetmiyorum. Ama eğer Rabbime döndürülürsem, bunun yerine daha hayırlısını bulurum» diyordu.(18:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleArkadaşı onunla konuşurken cevap verip dedi ki: «Seni önce topraktan, sonra bir damla sudan yaratıp sonra da seni düzenleyip bir adam şekline sokan Rabbini mi inkâr ettin ?»(18:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle«Ama ben (derim ki) O Allah, benim Rabbimdir, hiçbir şeyi O'na ortak koşmam.»(18:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle«Bahçene girdiğin zaman beni malca ve evlâdca kendinden az görsen bile, maşaallah, kuvvet ancak Allah iledir, demeli değil miydin ?»(18:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(40-41) «Olabilir ki Rabbim bana senin bahçenden daha hayırlısını verir ve seninkinin üzerine gökten bir âfet indirir de kaygan-verimsiz bir yere dönebilir veya suyu çekiliverir de artık bir daha onu arayıp bulamazsın.»(18:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBeklenen oldu, meyvesini (felâket) her taraftan çevirdi. Sabahlayıp durumu görünce, ona harcadığına karşı ellerini oğuşturarak (hayıflanıyordu).! Bahçesi ise, çardakları çökmüş bir görünümdeydi. Ah keşke Rabbıma hiçbir şeyi ortak koşmasaydım ! diyordu.(18:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOna Allah'tan başka yardım edecek bir çevre ve topluluğu da yoktu; kendi kendine yardım edecek durumda da değildi.(18:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte burada sâhiblilik, kuvvet ve yardım Hakk olan Allah'a aittir. O sevabca da, cezaca da (en âdil) en hayırlıdır.(18:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOnlara Dünya hayatının misâlini şöyle ver: O, gökten indirdiğimiz suya benzer ki, onunla yeryüzünün bitkileri birbirine karışır, derken (çok geçmeden) rüzgârın savuracağı çer-çöpe döner. Allah her şeyin üstünde (sınırsız) kudret sahibidir.(18:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMal ve oğullar Dünya hayatının süsleridir. Baki kalan güzel-yararlı ameller ise Rabbının yanında se-vâbca da daha hayırlıdır, emel ve umutça da daha hayırlıdır.(18:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO gün dağlan yerinden ayırıp yürütürüz. Yeryüzünü düz ve pürüzsüz görürsün. (İnsanları) kaldırıp mahşer alanına toplarız da onlardan hiçbirini geride bırakmamış oluruz.(18:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(Hepsi de) saf saf Rabbınıza arzedilmişlerdir. And olsun ki, sizi ilk yarattığımız gibi bize geldiniz. Ama (ne yazık ki) size va'dimizi gerçekleştirecek bir yer ve zaman belirlemediğimizi iddia edip durdunuz.(18:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleAmel defteri konulmuştur. Suçlu günahkârların onda yazılı bulunanlardan titreyerek korktuklarını görürsün. «Eyvah bize, bu nasıl bir defterdir ki, küçük büyük bir şey bırakmayıp hepsini sayıp dökmüştür!» derler. (Dünya'da) işlediklerini (önlerinde) hazır bulurlar. Rabbin hiçbir kimseye haksızlık etmez.(18:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHani bir zamanlar meleklere, «Âdem'e secde edin» demiştik de onlar hemen secde etmişlerdi; ancak İblîs değil; o cinlerden idi, Rabbının buyruğunun dışına çıkmıştı. Böyle iken beni bırakıp da onu ve soyunu dostlar mı ediniyorsunuz ?! Oysa onlar size düşmandırlar. Zâlimler için ne kötü bir değiştirme !(18:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBen onları, ne göklerle yerin yaratılışına, ne de kendilerinin yaratılışına şâhid kılmadım (hazır bulundurmadım) ve ben saptıranları da (hiçbir zaman) yardımcı edinmedim.(18:51)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO gün (Allah) «iddia edip durduğunuz ortaklarımı çağırın» buyuracak. Onlar da çağıracaklar ama kendilerine onlar cevap veremiyecekler ; aralarına ateşten bir dere koyacağız.(18:52)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleGünahkâr suçlular Cehennem'i görürler de ona düşeceklerini iyice anlarlar, ama bundan çevrilip kurtulacak bir yer bulamıyacaklar.(18:53)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleAnd olsun ki biz bu Kur'ân'da insanlara (bilgiler, ibretler ve öğütler alınacak) her türlü misâli birer birer, tekrar tekrar açıkladık, insan her şeyden çok tartışıp durandır.(18:54)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleKendilerine doğru yolu (gösteren) geldiği halde insanları imân etmekten ve Rablarından bağışlanmalarını dilemekten alıkoyan şey, kendilerine de öncekiler hakkında uygulanan (ilâhî) sünnetin gelmesini veya azabın kendilerine yönelip gelmesini (beklemeleridir).(18:55)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBiz peygamberleri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Küfredenler ise, hakkı bâtılla yerinden kaydırıp çürütmek için uğraşıp dururlar. Âyetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alay konusu edinirler.(18:56)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleRabbının âyetleri kendine öğüt yollu hatırlatıldığı halde ondan yüzçevirenden ve ellerinin önce işleyip öne sürdüklerini unutandan daha zâlim kim vardır ? Şüphesiz ki biz onların kalbleri üzerine anlamalarını engelleyecek perdeler gerdik ve kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Onları doğru yola çağırsan, yine de doğru yolu asla bulamazlar.(18:57)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleRabbin rahmet sahibi olup bağışlayandır. Eğer onları kazanıp elde ettiklerinden dolayı yakalayıp (hesaba çekseydi) elbette onlara azabı acele ederdi. Ama onlar için va'dedilen bir vakit vardır; (o vakit gelince artık) ondan kaçıp sığınılacak hiçbir yer bulamıyacaklardır.(18:58)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte zulmettikleri zaman yok ettiğimiz kasabaların kalıntıları ortada) ! Onların da yok edilmelerine bir süre belirlemiştik.(18:59)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleHani bir zaman Musa, genç (arkadaşına) ben iki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar hiç durmadan gideceğim, ya da (bu uğurda) yıllar geçireceğim, demişti.(18:60)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleikisi, iki denizin birleştiği yere ulaşınca balıklarını unuttular. Balık ise, denize bir delikten girip yolunu bulmuştu.(18:61)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOrayı geçtiklerinde Musa, genç arkadaşına, «azığımızı faize getir; and olsun ki, bu yolculuğumuzdan yorgun ve bitkin düştük, demişti.»(18:62)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO da, «gördün mü, o kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unutmuştum, onu hatırlamamı bana ancak şeytan unutturdu. Balık ise denizde şaşılacak şekilde yolunu tutup gitmiş,» dedi.(18:63)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMusa ona: «Aradığımız bu ya» dedi ve izleri üzerine gerisin geri döndüler.(18:64)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBöylece onlar kendisine yanımızdan bir rahmet verdiğimiz ve katımızdan bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul buldular.(18:65)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMusa ona dedi ki: «Öğretildiğin ilimden bana, doğruya iyiye ileten hususları öğretmen için sana uyayım mı ?»(18:66)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO, «sen benimle beraber elbette pek sabredemezsin» dedi.(18:67)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle«İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin ?»(18:68)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMusa ona: «İnşaallah beni sabırlı bulursun, hiçbir işde sana karşı gelmiyeceğim» dedi.(18:69)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO: «O halde bana uyacaksan, ben sana anlatmadıkça hiçbir şeyden (sebep ve iç yüzünden) sorma» dedi.(18:70)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleAnlaşıp gittiler. Sonunda bir gemiye bindiler, derken o kul gemiyi deldi. Musa ona : «içindekilerini boğmak için mi onu deldin ? Doğrusu korkunç bir şey yaptın !» dedi.(18:71)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO: «Ben sana demedim mi, benimle birlikte bulunmaya dayanamazsın ?» dedi.(18:72)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMusa: «Unuttuğumdan dolayı bana çıkışma ve bu işimde bana zorluk çıkarma» dedi.(18:73)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDerken yollarına devam ettiler ; sonunda bir oğlan çocuğuna rastladılar. O kul, o oğlanı öldürdü. Musa: «Bir cana karşılık olmaksızın tertemiz masum bir canı mı öldürdün ? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın !» dedi.(18:74)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO, Musâ'ya : «Ben sana demedim mi, benimle beraber bulunmaya sabredemezsin ?» dedi.(18:75)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleMusâ ona: «Bundan böyle senden bir şey sorarsam, artık bana arkadaşlık etme» dedi. (Çünkü o zaman) benden yana özür (beyân edecek ortama) gelmişsin demektir. (Artık mâzur sayılabilirsin).(18:76)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleYine yollarına devam ettiler, derken bir kasaba halkına vardılar ve onlardan yiyecek istediler. Onlar bu iki (yabancıyı) misafir edinmekten kaçındılar. O kasabada yıkılmağa yüz tutmuş bir duvara rastladılar; o kul onu doğrulttu. Musâ: «İsteseydin buna karşılık ücret alırdın» dedi.(18:77)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO kul: «İşte bu benimle senin ayrılmamız! O sabredemediğin şeylerin yorumunu sana anlatacağım :(18:78)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleGemiye gelince, o, denizde iş gören birkaç yoksulundu, onu kusurlu kılmak istedim ki arkalarında (veya önlerinde) her (sağlam) gemiyi zorla alan bir hükümdar bulunuyordu.(18:79)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOğlana gelince, onun ana-babası ikisi de mü'min kişilerdi, çocuğun onları azgınlığa ve küfre itmesinden endişe ettik.(18:80)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleRablarının onun yerine onlara temizlikçe daha hayırlısını, merhametçe de daha yakınını vermesini diledik.(18:81)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDuvara gelince, o, şehirde iki yetim erkek çocuğa aitti, altında onlar için bir hazine bulunuyordu ; ana-babaları da iyi insanlardı. Rabbim o iki çocuğun rüşde erip hazinelerini çıkarmalarını, kendi katından bir rahmet olarak diledi. Ben bu hususları kendi görüşümle yapmadım, işte sabredemediğin hususların yorumu budur!» dedi.(18:82)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleSana Zülkarneyn'den soruyorlar. De ki: Ondan size bir haber anlatacağım :(18:83)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleŞüphesiz ki biz onu yeryüzünde kudretli biçimde yerleştirip imkân verdik ve ona (gereken) her şeyden (kolaylaştırıcı bir) sebep verdik.(18:84)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO da bir sebebi (seçip ona göre) bir yol izledi.(18:85)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleSonunda Güneş'in battığı yere (iyice batı cihetine) ulaştı; onu kara balçıklı bir suya batar (görünümünde) buldu. O kesimde bir millete rastladı. Biz de ona: «Ey Zülkarneyn ! Ya azaba uğratırsın, ya da haklarında güzel muamelede bulunabilirsin, (bu hususta serbestsin)» dedik.(18:86)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDe ki: Kim zulmederse, ona azâb edeceğiz; sonra da o Rabbına döndürülür. O da ona görülmedik bir azâb ile azâb eder.(18:87)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleAma kim imân edip iyi-yararlı amelde bulunursa, ona da en güzel mükâfat vardır ve ona buyruğumuzdan kolay olanı söyleyeceğiz.(18:88)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleSonra o başka bir yol tuttu.(18:89)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleTâ ki Güneş'in doğduğu yere (iyice doğu kesimine) ulaşınca, Güneş'i öyle bir millet üzerine doğuyor buldu ki, onlara Güneş'ten korunacak bir siper yapmamıştık.(18:90)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte böylece onun yanında olan her şeyi kuşatıp biliyorduk.(18:91)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleTâ ki, iki sed arasına ulaştığında, onların önünde neredeyse hiç söz anlamaz bir millete rastladı.(18:93)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOnlar: «Ey Zülkarneyn ! Doğrusu şu Ye'cûc - Me'cûc yeryüzünde durmadan fesâd çıkarıyorlar; bizimle onlar arasında bir SED yapman için sana bir harç (gereken vergi ve masrafı) versek olmaz mı ?»(18:94)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleZülkarneyn onlara dedi ki: «Rabbimin bana verdiği imkân, kudret ve iktidar daha hayırlıdır. Bununla beraber siz gücünüzle bana yardım edin de sizinle onlar arasına sağlam bir SED yapayım.(18:95)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleBana demir kütleleri getirin». Bununla iki dağ arasını (doldurup eşit duruma gelince) Zülkarneyn, «körükleyin !» diye emretti. Sonunda demirler ateş haline gelince, «bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim» dedi.(18:96)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleArtık o Ye'cûc - Me'cûc ne onu aşabildiler, ne de bir gedik açmaya güç getirebildiler.(18:97)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleZülkarneyn: «Bu Rabbimden verilen bir rahmettir. Rabbimin belirlediği vakit gelince bunu yerle bir eder. Rabbimin verdiği söz haktır, (hedefinden, amacından) şaşmaz,» dedi.(18:98)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO gün onları bırakırız da dalgalanır halde kaynaşırlar. Sûr'a üflenince onları hep biraraya getiririz.(18:99)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinle(100-101) Beni anmak (öğüdümü kabullenmek) hususunda gözle/i perdeli olup (Kur'ân'ı) dinlemeye tahammülleri olmayan kâfirlere o gün Cehennem'i gösterip karşı karşıya getiririz.(18:100)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleO küfredenler beni bırakıp kullarımı kendilerine yardımcı dost (ve ilâh) edineceklerini mi sanırlar ? Şüphesiz ki kâfirlere (Cehennem'i) konak olarak hazırladık.(18:102)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDe ki, (Kıyamet günü) amelleri cihetiyle en çok zarara uğrayanları size haber vereyim mi ?(18:103)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOnlar ki Dünya hayatında inkârlarından dolayı işleri boşa gitmiştir. Oysa onlar güzel-yararlı İş yaptıklarını sanıyorlar.(18:104)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOnlardır ki, Rablerinin âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr etmişlerdir. O sebeple amelleri boşa gitmiştir. Kıyamet günü onlar için bir tartı tutmayacağız.(18:105)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleİşte bu inkârlarından, âyetlerimi ve peygamberlerimi alaya aldıklarından dolayı cezaları Cehennem'dir.(18:106)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
Dinleimân edip iyi-yararlı amellerde bulunanlara ise, Firdevs Cennetleri onlar için konaktır.(18:107)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleOrada ebedî kalırlar; başka yere çıkıp gitmek istemezler.(18:108)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDe ki: Rabbimin sözlerini (yazmak) için deniz(ler) mürekkep olsa ve bir o kadarı da ilâve edilse, Rabbimin sözleri bitmeden denizler tükenirdi.(18:109)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
DinleDe ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım, (şu farkla ki) ilâhınızın bir tek ilâh olduğu bana vahyolundu. Artık kim Rabbine kavuşmayı arzu ederse, iyi-yararlı amelde bulunsun ve Rabbına ibâdette (kullukta) hiçbir ortak tutmasın.(18:110)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.