Önceki Sonraki

12:31Yûsuf Suresi 31. Ayet

Kuran Sırası: 12 İniş Sırası: 53
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111

12:31Yûsuf Suresi 31. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
فلما
felemmā
|
ne zaman ki
Kombi Müfredat
سمعت
semiǎt
SMA|س م ع
(kadın) işitti
Kombi Müfredat
بمكرهن
bimekrihinne
MKR|م ك ر
onların hilelerini
Kombi Müfredat
أرسلت
erselet
RSL|ر س ل
(haber) gönderdi
5
إليهن
ileyhinne
|
onlara
Kombi Müfredat
وأعتدت
ve eǎ'tedet
ATD̃|ع ت د
ve hazırladı
7
لهن
lehunne
|
onlar için
Kombi Müfredat
متكأ
muttekeen
VKE|و ك ا
dayanacak yastıklar
Kombi Müfredat
وآتت
ve ātet
ETY|ا ت ي
ve verdi
10 Kombi Müfredat
كل
kulle
KLL|ك ل ل
her
11 Kombi Müfredat
واحدة
vāHidetin
VḪD̃|و ح د
birine
12
منهن
minhunne
|
onlardan
13 Kombi Müfredat
سكينا
sikkīnen
SKN|س ك ن
birer bıçak
14 Kombi Müfredat
وقالت
ve ḳāleti
GVL|ق و ل
ve dedi
15 Kombi Müfredat
اخرج
ḣruc
ḢRC|خ ر ج
çık!
16
عليهن
ǎleyhinne
|
karşılarına
17
فلما
felemmā
|
ne zaman ki
18 Kombi Müfredat
رأينه
raeynehu
REY|ر ا ي
O'nu görünce
19 Kombi Müfredat
أكبرنه
ekbernehu
KBR|ك ب ر
onu (gözlerinde) büyüttüler
20 Kombi Müfredat
وقطعن
ve ḳaTTaǎ'ne
GŦA|ق ط ع
ve kestiler
21 Kombi Müfredat
أيديهن
eydiyehunne
YD̃Y|ي د ي
ellerini
22 Kombi Müfredat
وقلن
veḳulne
GVL|ق و ل
ve dediler
23 Kombi Müfredat
حاش
Hāşe
ḪVŞ|ح و ش
haşa
24
لله
lillahi
|
Allah için
25
ما
|
değildir
26
هذا
hāƶā
|
bu
27 Kombi Müfredat
بشرا
beşeran
BŞR|ب ش ر
insan
28
إن
in
|
29
هذا
hāƶā
|
bu
30
إلا
illā
|
ancak
31 Kombi Müfredat
ملك
melekun
MLK|م ل ك
bir melektir
32 Kombi Müfredat
كريم
kerīmun
KRM|ك ر م
güzel
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَلَمَّا: ne zaman ki | سَمِعَتْ: (kadın) işitti | بِمَكْرِهِنَّ: onların hilelerini | أَرْسَلَتْ: (haber) gönderdi | إِلَيْهِنَّ: onlara | وَأَعْتَدَتْ: ve hazırladı | لَهُنَّ: onlar için | مُتَّكَأً: dayanacak yastıklar | وَاتَتْ: ve verdi | كُلَّ: her | وَاحِدَةٍ: birine | مِنْهُنَّ: onlardan | سِكِّينًا: birer bıçak | وَقَالَتِ: ve dedi | اخْرُجْ: çık! | عَلَيْهِنَّ: karşılarına | فَلَمَّا: ne zaman ki | رَأَيْنَهُ: O'nu görünce | أَكْبَرْنَهُ: onu (gözlerinde) büyüttüler | وَقَطَّعْنَ: ve kestiler | أَيْدِيَهُنَّ: ellerini | وَقُلْنَ: ve dediler | حَاشَ: haşa | لِلَّهِ: Allah için | مَا: değildir | هَٰذَا: bu | بَشَرًا: insan | إِنْ: | هَٰذَا: bu | إِلَّا: ancak | مَلَكٌ: bir melektir | كَرِيمٌ: güzel | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فلما FLME ne zaman ki | سمعت SMAT (kadın) işitti | بمكرهن BMKRHN onların hilelerini | أرسلت ÊRSLT (haber) gönderdi | إليهن ÎLYHN onlara | وأعتدت WÊATD̃T ve hazırladı | لهن LHN onlar için | متكأ MTKÊ dayanacak yastıklar | وآتت W ËTT ve verdi | كل KL her | واحدة WEḪD̃T birine | منهن MNHN onlardan | سكينا SKYNE birer bıçak | وقالت WGELT ve dedi | اخرج EḢRC çık! | عليهن ALYHN karşılarına | فلما FLME ne zaman ki | رأينه RÊYNH O'nu görünce | أكبرنه ÊKBRNH onu (gözlerinde) büyüttüler | وقطعن WGŦAN ve kestiler | أيديهن ÊYD̃YHN ellerini | وقلن WGLN ve dediler | حاش ḪEŞ haşa | لله LLH Allah için | ما ME değildir | هذا HZ̃E bu | بشرا BŞRE insan | إن ÎN | هذا HZ̃E bu | إلا ÎLE ancak | ملك MLK bir melektir | كريم KRYM güzel | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |felemmā: ne zaman ki | semiǎt: (kadın) işitti | bimekrihinne: onların hilelerini | erselet: (haber) gönderdi | ileyhinne: onlara | ve eǎ'tedet: ve hazırladı | lehunne: onlar için | muttekeen: dayanacak yastıklar | ve ātet: ve verdi | kulle: her | vāHidetin: birine | minhunne: onlardan | sikkīnen: birer bıçak | ve ḳāleti: ve dedi | ḣruc: çık! | ǎleyhinne: karşılarına | felemmā: ne zaman ki | raeynehu: O'nu görünce | ekbernehu: onu (gözlerinde) büyüttüler | ve ḳaTTaǎ'ne: ve kestiler | eydiyehunne: ellerini | veḳulne: ve dediler | Hāşe: haşa | lillahi: Allah için | : değildir | hāƶā: bu | beşeran: insan | in: | hāƶā: bu | illā: ancak | melekun: bir melektir | kerīmun: güzel | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FLME: ne zaman ki | SMAT: (kadın) işitti | BMKRHN: onların hilelerini | ÊRSLT: (haber) gönderdi | ÎLYHN: onlara | VÊATD̃T: ve hazırladı | LHN: onlar için | MTKÊ: dayanacak yastıklar | V ËTT: ve verdi | KL: her | VEḪD̃T: birine | MNHN: onlardan | SKYNE: birer bıçak | VGELT: ve dedi | EḢRC: çık! | ALYHN: karşılarına | FLME: ne zaman ki | RÊYNH: O'nu görünce | ÊKBRNH: onu (gözlerinde) büyüttüler | VGŦAN: ve kestiler | ÊYD̃YHN: ellerini | VGLN: ve dediler | ḪEŞ: haşa | LLH: Allah için | ME: değildir | HZ̃E: bu | BŞRE: insan | ÎN: | HZ̃E: bu | ÎLE: ancak | MLK: bir melektir | KRYM: güzel | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Dedikodularını duyunca dâvet etti onları ve dayanacak şeyler getirdi, sofra çıkardı ve her birine birer bıçak verdi ve Yûsuf'a, görün şunlara, gel dedi. Kadınlar, onu görünce şaşırdılar, meyve yerine ellerini doğradılar ve tenzîh ederiz Allah'ı dediler, hâşâ bu insan değil, olsa olsa büyük ve şerefli bir melek.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Kadın, onların dedikodusunu duyunca, onlara dâvetçi gönderdi; onlar için dayanacak yastıklar hazırladı. Herbirine bir bıçak verdi. (Kadınlar meyveleri soyarken Yusufa): "Çık karşılarına!" dedi. Kadınlar onu görünce, onun büyüklüğünü anladılar. (Şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve dediler ki: Hâşâ Rabbimiz! Bu bir beşer değil... Bu ancak üstün bir melektir!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : (Aziyz'in karısı) onların arkasından konuşmalarını duyunca, onlara haber ulaştırıp davet verdi. . . Onlar için keyifle oturacakları mükellef bir sofra hazırlattı. Onlardan her birine de bir bıçak verdi sonra (Yusuf'a): "Karşılarına çık (görün)!" dedi. . . (Şehirli kadınlar) Onu görünce, gözlerinde (yakışıklılığını) çok büyüttüler, şaşkınlıkla (ellerindeki yerine) kendi ellerini kestiler. . . Dediler ki: "Hâşâ! Allâh hakkı için, bu bir beşer değil; bu ancak güzel bir melektir. "Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Kadın, onların gizliden gizliye dedikodu yaydıklarını duyunca, onları davet etmek için adamlar gönderdi. Onlara rahat koltuklar, meyva dolu siniler hazırlamıştı. Onların her birine birer bıçak verdi. Yûsuf’a da: 'Çık şunların karşılarına' dedi. Onu gördüklerinde, gözlerinde çok büyüttüler. Şaşkınlıktan ellerini kestiler. 'Hâşâ, Allah için, bu bir beşer değil, bu ancak, üstün vasıflı bir melek' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Kadın onların düzenlerini duyunca kendilerine (birini) gönderdi. Onlar için dayanacakları koltuklar hazırladı ve her birine bir bıçak verdi. (Yusuf'a): 'Çık karşılarına' dedi. Onu gördüklerinde (gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıktan) ellerini kestiler ve: 'Allah'ı tenzih ederiz, bu bir beşer değildir. Bu ancak üstün bir melektir' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : (Kadın) Onların düzenlerini işitince, onlara (bir davetçi) yolladı, oturup dayanacakları yerler hazırladı ve her birinin eline (önlerindeki meyveleri soymaları için) bıçak verdi. (Yusuf'a da:) "Çık, onlara (görün)" dedi. Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve: "Allah'ı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir. Bu, ancak üstün bir melektir" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Hanım, şehirdeki kadınların kendisini ayıpladıklarını ve dedikodu yaptıklarını işitince, onlara dâvetçi gönderdi. Onlar için dayalı-döşeli bir sofra hazırladı ve her birine bir bıçak verdi. Sonra Yûsuf’a: “- Çık karşılarına” dedi. Kadınlar onu görünce, kendisini çok büyüttüler ve şaşkınlıklarından ellerini kestiler. Allah’ı tenzih ederiz, bu bir insan değildir. Bu, ancak kerîm bir melektir, dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Kadinlarin kendisini yermesini isitince onlari davet etti; koltuklar hazirladi; geldiklerinde herbirine birer bicak verdi. Yusuf'a: «Yanlarina cik» dedi. Kadinlar Yusuf'u gorunce sasip ellerini kestiler ve «Allah'i tenzih ederiz ama, bu insan degil ancak cok guzel bir melektir» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Kadınların dedikodu mahiyetindeki fısıldaşmalarını işitince onları davet edip kendileri için dayalıdöşeli yer hazırladı. Sonra da (gelen) kadınlardan herbirinin (eline) bir bıçak verdi ve (Yûsuf'a seslenerek) «çık karşılarına !» dedi. Onlar Yûsuf'u görünce, onu kendi gözlerinde iyice büyüttüler de (şaşkınlıktan) ellerini kestiler ve «hâşâ, Allah'ı tenzîh ederiz, bu bir insan değil, ancak güzel-çekici bir melektir» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yûsuf’a, “Çık karşılarına” dedi. Kadınlar Yûsuf’u görünce, onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler. “Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil, ancak şerefli bir melektir” dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Kadınların kendisini yermesini işitince onları davet etti; koltuklar hazırladı; geldiklerinde her birine birer bıçak verdi. Yusuf'a: 'Yanlarına çık' dedi. Kadınlar Yusuf'u görünce şaşıp ellerini kestiler ve 'Allah'ı tenzih ederiz ama, bu insan değil ancak çok güzel bir melektir' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Kadın, onların dedikodusunu duyunca, onlara dâvetçi gönderdi; onlar için dayanacak yastıklar hazırladı. Onlardan herbirine bir bıçak verdi. (Kadınlar meyveleri soyarken Yusuf'a): «Çık karşılarına!» dedi. Kadınlar onu görünce, onun büyüklüğünü anladılar. (Şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve dediler ki: Hâşâ Rabbimiz! Bu bir beşer değil... Bu ancak üstün bir melektir!Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Kadın, onların dedikodusunu işitince onları davet etti. Onlar için konforlu yerler hazırladı. Her birine birer bıçak verdi. (Kadınlar, meyvelerini soymakla meşgul iken Yusuf'a:) 'Onların huzuruna çık,' dedi. Kadınlar onu görünce, öyle etkilendiler ki ellerini kestiler ve: 'ALLAH korusun, bu bir insan değil; bu ancak asil bir melektir,' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Azizin karısı, onların gizliden gizliye dedikodu yaydıklarını işitince, onlara davetçi gönderdi ve onlara mükellef bir sofra hazırladı. Her birine bir bıçak verdi, beri taraftan da Yusuf'a «çık karşılarına» dedi. Görür görmez hepsi onu gözlerinde çok büyüttüler ve (şaşkınlıkla) ellerini kestiler. Dediler ki: «Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil, olsa olsa yüce bir melektir.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onların gizliden gizliye dedikodularını duyunca, onlara bir davetçi gönderdi, onlar için dayalı döşeli bir sofra hazırladı, her birine bir bıçak verdi ve: «Çık karşılarına!» dedi. Kadınlar onu görür görmez çok büyüttüler, kendi ellerini doğradılar ve: «Haşa, Allah için bu bir insan değil, ancak değerli bir melektir!» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Vaktâ ki bunların gizliden gizliye dedikodularını işitti, onlara da'vetçi gönderdi ve onlar için dayalı döşeli bir sofra hazırladı ve her birine bir bıçak verdi, beriden de çık karşılarına dedi, hepsi onu görür görmez çok büyüttüler, kendilerinin ellerini doğradılar ve hâşâ, dediler, Allah için bu bir beşer değil, mahzâ bir Meleki kerîm.Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Kadın, hemcinslerinin bu kınayıcı dedikodularını duyunca haber salarak onları evine çağırdı, onlar için konforlu sedirler hazırladı, herbirinin eline birer yemek bıçağı verdi ve Yusuf'a «Çık şunların önüne» dedi. Kadınlar Yusuf'u görünce güzelliği karşısında büyülendiler ve «Allah'ım, sen ne büyüksün! Bu bir insan değil, olsa olsa saygın bir melektir» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : (Kadın) Onların düzenlerini işitince onlara (bir davetçi) yolladı, oturup dayanacakları yerler hazırladı ve her birinin eline (önlerindeki meyveleri soymaları için) bıçak verdi. (Yusuf'a da:) "Çık, onlara (görün)" dedi. Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (dalgınlıklarından) ellerini kestiler ve: "Tanrı'yı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir. Bu, ancak üstün bir melektir" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Sonra Aziz'in karısı, onların gizliden gizliye dedikodu yaydıklarını işitince, onlara elçi gönderdi ve onlara yastık/meyve; şahane bir sofra hazırladı. Ve onlardan her birine bir bıçak verdi. Ve “Çık karşılarına!” dedi. Ve şimdi onlar Yûsuf'u görür görmez o'nu gözlerinde çok büyüttüler ve ellerini kestiler. Ve “Hâşâ! Allah için, bu bir beşer değil, ancak çok şerefli bir melektir.”/“Hâşâ bu satın alınmış bir köle değil ancak çok şerefli bir prenstir” dediler. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Vaktaki (kadın) onların gizliden gizliye yapdıkları dedi koduları işitdi, kendilerine (da'vetci) yolladı, onlar için (rahatça) yaslanacak bir yer (bir de sofra) hazırladı, onlardan her birine birer bıçak verdi. (Yuusufa): «Çık karşılarına» dedi; şimdi onlar bunu görünce kendisini büyük bir varlık olarak tanıdılar, (hayranlıklarından) ellerini kesdiler ve dediler ki: «Allâhı tenzîh ederiz. Bu, bir beşer değildir. Bu, çok şerefli bir melekden başkası değildir». Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Sonunda (o kadın) onların gizli dedikodularını işitince, kendilerine (haber) gönderdi ve onlar için yaslanacak bir yer (yastıklar ve bir sofra) hazırladı; herbirine ise birer (keskin)bıçak verdi ve (meyveleri soy maya baş ladıklarında, Yûsuf’a): 'Kar şıla rı na çık!' dedi. Bunun üzerine (kadınlar) onu (Yû suf’u) görünce, (eşsiz güzelliğine ve fa zîletine meftûn olarak) onu pek yüce gördüler de (hayranlıklarından farkına bile varmadan) ellerini kestiler ve: 'Hâşâ! Allah için, bu bir insan değildir! Bu, ancak çok şerefli bir melektir!' dediler.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onların dedikodularını işitince; onlara haber yolladı. Onlar için yaslanacak yerler hazırladı ve onlardan her birine birer bıçak verdi. (Yusuf'a) : Çık karşılarına, dedi. Hepsi onu görünce kendisini çok büyüttüler. Ve ellerini kestiler. Dediler ki: Allah'ı tenzih ederiz. Haşa bu, bir beşer değildir, ancak çok şerefli bir melektir.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : (Kadınların) onu çekiştirdiklerini işittiği zaman, onlara (davetçi) gönderdi. Ve onlara karşılıklı oturacak yer hazırladı. Onlardan herbirine (meyve soymaları için) bir bıçak verdi. Ve (Yusuf'a): “Onlara (kadınlara), çık!” dedi. Böylece onu gördükleri zaman ona hayran kaldılar ve ellerini kestiler. Ve: “Hâşâ! Allah için, bu bir beşer değil, ancak kerim (bir) melektir.” dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Kadınların bu kötü konuşmaları kulağına değince, kişizadenin karısı, onları davet edip kendileri için mükellef bir ziyafet hazırladı, ve her birinin eline bir bıçak tutuşturdu. Sonra (Yusuf'a): "Çık (şimdi) onların karşısına!" dedi. Kadınlar o'nu görünce güzelliği karşısında şaşırıp kaldılar ve şaşkınlıklarından ellerini kestiler: "Aman Allahım!" dediler, "Bu ölümlü biri olamaz; olsa olsa gözde bir melek bu!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki, onların gizledikleri dedikodularını işitti, onlara (bir davetci) gönderdi ve onlar için çakı ile kesilecek bir taam sofrası hazırladı. Ve onlardan her birine bir bıçak verdi. Ve (Ey Yusuf!), «Onların karşılarına çık!» dedi. Vaktâ ki O'nu gördüler, O'nu pek büyüttüler ve kendi ellerini kesiverdiler ve dediler ki: «Allah Teâlâ'yı tenzih ederiz, bu bir insan değil, bu ancak bir kerîm melektir.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Kadın, kendisini yermelerini işitince onlara dâvetçiler gönderdi. Dayalı döşeli yer (sofra) hazırladı. Geldiklerinde her birine birer bıçak verdi. “Çık karşılarına!” dedi. Kadınlar onu görünce büyüklüğünü anladılar ve şaşkınlıklarından ellerini kestiler. “Allah için hâşâ! Bu insan değildir, ancak yüce bir melektir. ” dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Kadınların çekiştirmelerini duyunca onları davet etti. Onlara koltuk hazırladı ve her birine bir bıçak verdi. Yusuf’a ‘onların yanına çık!’ dedi. Kadınlar, onu görünce kendilerinden geçtiler, ellerini kestiler. ve: -Haşa, Allah için bu bir insan değil, dediler. Bu çok güzel bir melek.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Hanım o kadınların kendisi aleyhindeki bu dedikodularını işitince onları konağına dâvet etmek üzere dâvetçi gönderdi. Onlar için mükellef bir sofra hazırlattı. Sofrada, ikram edilen meyveleri soysunlar diye, her misafir için bir de bıçak koydurmuştu. Onlar meyvelerini soyup kesmekle meşgul oldukları sırada, beriden de Yusuf’a: "Çık şimdi onların karşısına!" dedi. Kadınlar onu görünce hayran kaldılar, onun güzelliğine dalıp gittiklerinden, farkında olmadan kendi ellerini kestiler ve: "Hâşâ! Allah için bu, bir insan olamaz! Bu sadece yüce bir melek! Başka bir şey olamaz!" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : (Kadın), onların (dedikodu yaparak kendisini dile düşürme) düzenlerini işitince, onlara (adam) gönderdi (yemeğe davet etti). Onlar için dayanacak yastıklar hazırladı ve her birine de birer bıçak verdi. (Yûsuf'a): "Çık karşılarına!" dedi. Kadınlar, (önlerine konan meyveleri soyup yemekle meşgul iken) Yûsuf'u görünce onu (gözlerinde) büyüttüler, (ona hayranlıklarından ötürü) ellerini kestiler ve: "Allâh için, hâşâ bu, insan değildir; bu ancak güzel bir melektir!" dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : (Kadın) Onların düzenlerini işitince, onlara (bir davetçi) yolladı, oturup dayanacakları yerler hazırladı ve her birinin eline (önlerindeki meyveleri soymaları için) bıçak verdi. (Yusuf'a da:) «Çık, onlara (görün)» dedi. Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve: «Allah'ı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir. Bu, ancak üstün bir melektir» dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Azizin hanımı onların dedikodusunu işitince, onlara bir davet verdi. Onlara dayalı döşeli bir sofra hazırladı, herbirinin eline birer bıçak verdi, Yusuf'a da 'Yanlarına çık' dedi. Onu gördüklerinde, güzelliğine hayran kaldılar da şaşkınlıkla ellerini kestiler. 'Aman Allahım, bu beşer olamaz,' dediler. 'Olsa olsa bu büyük bir melektir!'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Kadın onların oyunlarını işitince, onlara haber gönderdi. Kendilerine, yaslanarak yiyebilecekleri bir sofra hazırladı ve her birine bir bıçak verdi. Yûsuf'a: "Karşılarına çık." dedi. Nihayet Yûsuf'u görünce onu öylesine yücelttiler ki, kendilerinin ellerini kestiler. Şöyle dediler: "Aman Allahım! Bu bir insan değil; asil bir melek bu!"Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.