12Yûsuf Suresi

Kuran Sırası: 12 İniş Sırası: 53

Kırık Meal (Arapça) Meali
|الر: Elif Lâm Râ | تِلْكَ: bunlar | ايَاتُ: ayetleridir | الْكِتَابِ: Kitabın | الْمُبِينِ: apaçık | (12:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّا: elbette biz | أَنْزَلْنَاهُ: onu indirdik | قُرْانًا: bir Kur'an olarak | عَرَبِيًّا: arapça | لَعَلَّكُمْ: diye | تَعْقِلُونَ: anlayasınız | (12:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|نَحْنُ: biz | نَقُصُّ: anlatıyoruz | عَلَيْكَ: sana | أَحْسَنَ: en güzelini | الْقَصَصِ: kıssaların | بِمَا: | أَوْحَيْنَا: vahyetmekle | إِلَيْكَ: sana | هَٰذَا: bu | الْقُرْانَ: Kur'an'ı | وَإِنْ: ve oysa | كُنْتَ: sen idin | مِنْ: | قَبْلِهِ: ondan önce | لَمِنَ: kimselerden | الْغَافِلِينَ: bilmeyen | (12:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِذْ: hani | قَالَ: demişti | يُوسُفُ: Yusuf | لِأَبِيهِ: babasına | يَا: EY/HEY/AH | أَبَتِ: babacığım | إِنِّي: ben | رَأَيْتُ: (rü'yada) gördüm | أَحَدَ: (on) bir | عَشَرَ: on (bir) | كَوْكَبًا: yıldız | وَالشَّمْسَ: ve güneşi | وَالْقَمَرَ: ve ayı | رَأَيْتُهُمْ: gördüm ki onlar | لِي: bana | سَاجِدِينَ: secde ediyorlardı | (12:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: dedi | يَا: EY/HEY/AH | بَنِي: Çocukları | لَا: | تَقْصُصْ: anlatma | رُؤْيَاكَ: rü'yanı | عَلَىٰ: | إِخْوَتِكَ: kardeşlerine | فَيَكِيدُوا: sonra kurarlar | لَكَ: sana | كَيْدًا: bir tuzak | إِنَّ: şüphesiz | الشَّيْطَانَ: şeytan | لِلْإِنْسَانِ: insan için | عَدُوٌّ: bir düşmandır | مُبِينٌ: apaçık | (12:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَكَذَٰلِكَ: ve böyece | يَجْتَبِيكَ: seni seçecek | رَبُّكَ: Rabbin | وَيُعَلِّمُكَ: ve sana öğretecektir | مِنْ: | تَأْوِيلِ: yorumunu | الْأَحَادِيثِ: düşlerin | وَيُتِمُّ: ve tamamlayacaktır | نِعْمَتَهُ: ni'metini | عَلَيْكَ: sana | وَعَلَىٰ: ve üzerine | الِ: soyu | يَعْقُوبَ: Ya'kub | كَمَا: gibi | أَتَمَّهَا: tamamladığı | عَلَىٰ: üzerine | أَبَوَيْكَ: ataları | مِنْ: | قَبْلُ: daha önce | إِبْرَاهِيمَ: İbrahim | وَإِسْحَاقَ: ve İshak | إِنَّ: şüphesiz | رَبَّكَ: Rabbin | عَلِيمٌ: bilendir | حَكِيمٌ: hüküm ve hikmet sahibidir | (12:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَقَدْ: andolsun | كَانَ: vardır | فِي: | يُوسُفَ: Yusuf | وَإِخْوَتِهِ: ve kardeşlerinde | ايَاتٌ: ibretler | لِلسَّائِلِينَ: soranlar için | (12:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِذْ: hani | قَالُوا: demişlerdi ki | لَيُوسُفُ: Yusuf | وَأَخُوهُ: ve kardeşi | أَحَبُّ: daha sevgilidir | إِلَىٰ: | أَبِينَا: babamıza | مِنَّا: bizden | وَنَحْنُ: oysa biz | عُصْبَةٌ: bir cemaatiz | إِنَّ: şüphesiz | أَبَانَا: babamız | لَفِي: içindedir | ضَلَالٍ: bir yanlışlık | مُبِينٍ: açık | (12:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|اقْتُلُوا: öldürün | يُوسُفَ: Yusuf'u | أَوِ: ya da | اطْرَحُوهُ: onu bırakın | أَرْضًا: bir yere | يَخْلُ: yönelsin | لَكُمْ: yalnız size | وَجْهُ: yüzü | أَبِيكُمْ: babanızın | وَتَكُونُوا: olursunuz | مِنْ: | بَعْدِهِ: ondan sonra | قَوْمًا: bir topluluk | صَالِحِينَ: iyi | (12:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: dedi | قَائِلٌ: bir sözcü | مِنْهُمْ: içlerinden | لَا: | تَقْتُلُوا: öldürmeyin | يُوسُفَ: Yusuf'u | وَأَلْقُوهُ: onu atın | فِي: | غَيَابَتِ: dibine | الْجُبِّ: kuyunun | يَلْتَقِطْهُ: onu (görüp) alsın | بَعْضُ: biri | السَّيَّارَةِ: kervanlardan | إِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | فَاعِلِينَ: yapacak | (12:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالُوا: dediler ki | يَا: EY/HEY/AH | أَبَانَا: babamız | مَا: neden | لَكَ: sen | لَا: | تَأْمَنَّا: bize güvenmiyorsun | عَلَىٰ: hakkında | يُوسُفَ: Yusuf | وَإِنَّا: oysa biz | لَهُ: ona | لَنَاصِحُونَ: öğüt verenleriz | (12:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَرْسِلْهُ: onu gönder | مَعَنَا: bizimle beraber | غَدًا: yarın | يَرْتَعْ: gezsin | وَيَلْعَبْ: ve oynasın | وَإِنَّا: ve biz elbette | لَهُ: onu | لَحَافِظُونَ: koruruz | (12:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: dedi ki | إِنِّي: şüphesiz | لَيَحْزُنُنِي: beni üzer | أَنْ: | تَذْهَبُوا: götürmeniz | بِهِ: onu | وَأَخَافُ: ve korkarım | أَنْ: diye | يَأْكُلَهُ: onu yer | الذِّئْبُ: bir kurt | وَأَنْتُمْ: sizin | عَنْهُ: ondan | غَافِلُونَ: haberiniz yokken | (12:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالُوا: dediler ki | لَئِنْ: andolsun | أَكَلَهُ: onu yerse | الذِّئْبُ: kurt | وَنَحْنُ: biz (olduğumuz halde) | عُصْبَةٌ: bir topluluk | إِنَّا: elbette biz | إِذًا: o zaman | لَخَاسِرُونَ: tamamen kaybedenlerdeniz | (12:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَلَمَّا: nihayet | ذَهَبُوا: götürdüler | بِهِ: onu | وَأَجْمَعُوا: ve karar verdiler | أَنْ: | يَجْعَلُوهُ: atmaya | فِي: | غَيَابَتِ: dibine | الْجُبِّ: kuyunun | وَأَوْحَيْنَا: ve biz vahyettik | إِلَيْهِ: O'na | لَتُنَبِّئَنَّهُمْ: andolsun haber vereceksin | بِأَمْرِهِمْ: onların işlerini | هَٰذَا: bu | وَهُمْ: ve onlar | لَا: hiç değillerken | يَشْعُرُونَ: farkında | (12:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَجَاءُوا: ve geldiler | أَبَاهُمْ: babalarına | عِشَاءً: akşamleyin | يَبْكُونَ: ağlayarak | (12:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالُوا: dediler | يَا: EY/HEY/AH | أَبَانَا: babamız | إِنَّا: biz | ذَهَبْنَا: gittik | نَسْتَبِقُ: yarışıyorduk | وَتَرَكْنَا: ve bırakmıştık | يُوسُفَ: Yusuf'u | عِنْدَ: yanında | مَتَاعِنَا: yiyeceğimizin | فَأَكَلَهُ: onu yemiş | الذِّئْبُ: kurt | وَمَا: fakat değilsin | أَنْتَ: sen | بِمُؤْمِنٍ: inanacak | لَنَا: bize | وَلَوْ: şayet | كُنَّا: (söylesek de) | صَادِقِينَ: dosdoğru | (12:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَجَاءُوا: ve getirdiler | عَلَىٰ: üzeri | قَمِيصِهِ: gömleğinin | بِدَمٍ: kanlı | كَذِبٍ: yalandan | قَالَ: dedi ki | بَلْ: herhalde | سَوَّلَتْ: aldattıp sürüklemiş | لَكُمْ: sizi | أَنْفُسُكُمْ: nefisleriniz | أَمْرًا: bir işe | فَصَبْرٌ: artık (tek çarem) sabretmektir | جَمِيلٌ: güzelce | وَاللَّهُ: ancak Allan'tan | الْمُسْتَعَانُ: yardım istenir | عَلَىٰ: kaşı | مَا: | تَصِفُونَ: dediğinize | (12:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَجَاءَتْ: ve geldi | سَيَّارَةٌ: bir kervan | فَأَرْسَلُوا: gönderdiler | وَارِدَهُمْ: sucularını | فَأَدْلَىٰ: sarkıttı | دَلْوَهُ: kovasını | قَالَ: dedi ki | يَا: EY/HEY/AH | بُشْرَىٰ: müjde! | هَٰذَا: bu | غُلَامٌ: bir oğlan! | وَأَسَرُّوهُ: ve onu sakladılar | بِضَاعَةً: ticaret için | وَاللَّهُ: halbuki Allah | عَلِيمٌ: biliyordu | بِمَا: şeyleri | يَعْمَلُونَ: onların yaptıkları | (12:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَشَرَوْهُ: ve onu sattılar | بِثَمَنٍ: bir pahaya | بَخْسٍ: düşük | دَرَاهِمَ: paraya | مَعْدُودَةٍ: birkaç | وَكَانُوا: ve idiler | فِيهِ: ona karşı | مِنَ: | الزَّاهِدِينَ: isteksiz | (12:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dedi ki | الَّذِي: kimse | اشْتَرَاهُ: onu satın alan | مِنْ: | مِصْرَ: Mısır'lı | لِامْرَأَتِهِ: karısına | أَكْرِمِي: ona kıymet ver | مَثْوَاهُ: iyi bak | عَسَىٰ: belki | أَنْ: | يَنْفَعَنَا: bize yararı dokunur | أَوْ: ya da | نَتَّخِذَهُ: onu ediniriz | وَلَدًا: evlad | وَكَذَٰلِكَ: ve böylece | مَكَّنَّا: bir imkan verdik | لِيُوسُفَ: Yusuf'a | فِي: | الْأَرْضِ: o yerde | وَلِنُعَلِّمَهُ: ve ona öğrettik | مِنْ: | تَأْوِيلِ: yorumunu | الْأَحَادِيثِ: düşlerin | وَاللَّهُ: ve Allah | غَالِبٌ: galip olandır | عَلَىٰ: | أَمْرِهِ: işinde | وَلَٰكِنَّ: ama | أَكْثَرَ: çoğu | النَّاسِ: insanların | لَا: | يَعْلَمُونَ: bilmezler | (12:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَمَّا: ne zaman ki | بَلَغَ: erişince | أَشُدَّهُ: kuvvetli çağına | اتَيْنَاهُ: ona verdik | حُكْمًا: hüküm | وَعِلْمًا: ve ilim | وَكَذَٰلِكَ: işte böyle | نَجْزِي: mükafatlandırırız | الْمُحْسِنِينَ: güzel hareket edenleri | (12:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَرَاوَدَتْهُ: ve murad almak istedi | الَّتِي: kadın | هُوَ: o (Yusuf) | فِي: --nda | بَيْتِهَا: Yapısı | عَنْ: | نَفْسِهِ: onun nefsinden | وَغَلَّقَتِ: ve kilitledi | الْأَبْوَابَ: kapıları | وَقَالَتْ: ve dedi | هَيْتَ: haydi gelsene | لَكَ: sen | قَالَ: dedi | مَعَاذَ: sığınırım | اللَّهِ: Allah'a | إِنَّهُ: şüphesiz | رَبِّي: efendim | أَحْسَنَ: en güzel şekilde | مَثْوَايَ: bana baktı | إِنَّهُ: şüphesiz | لَا: | يُفْلِحُ: iflah olmaz | الظَّالِمُونَ: zalimler | (12:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَقَدْ: andolsun | هَمَّتْ: kadın arzu etmişti | بِهِ: onu | وَهَمَّ: o da arzu etmişti | بِهَا: onu | لَوْلَا: eğer | أَنْ: | رَأَىٰ: görmeseydi | بُرْهَانَ: doğruyu gösteren delilini | رَبِّهِ: Rabbinin | كَذَٰلِكَ: böylece | لِنَصْرِفَ: çevirmek istedik | عَنْهُ: ondan | السُّوءَ: kötülüğü | وَالْفَحْشَاءَ: ve fuhşu | إِنَّهُ: çünkü o | مِنْ: | عِبَادِنَا: kullarımızdandır | الْمُخْلَصِينَ: ihlasa erdirilmiş | (12:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاسْتَبَقَا: ve koşuştular | الْبَابَ: kapıya doğru | وَقَدَّتْ: ve kadın yırttı | قَمِيصَهُ: gömleğini | مِنْ: | دُبُرٍ: arkasından | وَأَلْفَيَا: ve rastladılar | سَيِّدَهَا: kadının kocasına | لَدَى: yanında | الْبَابِ: kapının | قَالَتْ: (kadın) dedi ki | مَا: nedir? | جَزَاءُ: cezası | مَنْ: kimsenin | أَرَادَ: isteyen | بِأَهْلِكَ: senin ailene | سُوءًا: kötülük | إِلَّا: başka | أَنْ: | يُسْجَنَ: hapsolunmaktan | أَوْ: veya | عَذَابٌ: bir azaptan | أَلِيمٌ: acıklı | (12:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: (Yusuf) dedi ki | هِيَ: O | رَاوَدَتْنِي: murad almak istedi | عَنْ: | نَفْسِي: benden | وَشَهِدَ: ve şahidlik etti | شَاهِدٌ: bir şahid | مِنْ: -nden | أَهْلِهَا: kadının ailesi- | إِنْ: eğer | كَانَ: ise | قَمِيصُهُ: gömleği | قُدَّ: yırtılmış | مِنْ: | قُبُلٍ: önden | فَصَدَقَتْ: kadın doğrudur | وَهُوَ: o ise | مِنَ: | الْكَاذِبِينَ: yalancılardandır | (12:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِنْ: ve şayet | كَانَ: ise | قَمِيصُهُ: onun gömleği | قُدَّ: yırtılmış | مِنْ: | دُبُرٍ: arkadan | فَكَذَبَتْ: kadın yalancıdır | وَهُوَ: o ise | مِنَ: | الصَّادِقِينَ: doğrulardandır | (12:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَلَمَّا: ne zaman ki | رَأَىٰ: gördüler | قَمِيصَهُ: gömleğinin | قُدَّ: yırtıldığını | مِنْ: | دُبُرٍ: arkadan | قَالَ: (kadına) dedi ki | إِنَّهُ: şüphesiz bu | مِنْ: | كَيْدِكُنَّ: sizin hilenizdir | إِنَّ: gerçekten | كَيْدَكُنَّ: sizin hileniz | عَظِيمٌ: büyüktür | (12:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يُوسُفُ: Yusuf | أَعْرِضْ: sen vazgeç | عَنْ: | هَٰذَا: bundan | وَاسْتَغْفِرِي: (kadın) sen de bağışlanmasını dile | لِذَنْبِكِ: günahının | إِنَّكِ: çünkü sen | كُنْتِ: oldun | مِنَ: | الْخَاطِئِينَ: günahkarlardan | (12:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dediler ki | نِسْوَةٌ: birtakım kadınlar | فِي: | الْمَدِينَةِ: şehirde | امْرَأَتُ: karısı | الْعَزِيزِ: Vezir'in | تُرَاوِدُ: murad almak istemiş | فَتَاهَا: uşağının | عَنْ: | نَفْسِهِ: nefsinden | قَدْ: muhakak | شَغَفَهَا: onun bağrını yakmış | حُبًّا: sevda | إِنَّا: elbette biz | لَنَرَاهَا: onu görüyoruz | فِي: içinde | ضَلَالٍ: bir sapıklık | مُبِينٍ: açık | (12:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَلَمَّا: ne zaman ki | سَمِعَتْ: (kadın) işitti | بِمَكْرِهِنَّ: onların hilelerini | أَرْسَلَتْ: (haber) gönderdi | إِلَيْهِنَّ: onlara | وَأَعْتَدَتْ: ve hazırladı | لَهُنَّ: onlar için | مُتَّكَأً: dayanacak yastıklar | وَاتَتْ: ve verdi | كُلَّ: her | وَاحِدَةٍ: birine | مِنْهُنَّ: onlardan | سِكِّينًا: birer bıçak | وَقَالَتِ: ve dedi | اخْرُجْ: çık! | عَلَيْهِنَّ: karşılarına | فَلَمَّا: ne zaman ki | رَأَيْنَهُ: O'nu görünce | أَكْبَرْنَهُ: onu (gözlerinde) büyüttüler | وَقَطَّعْنَ: ve kestiler | أَيْدِيَهُنَّ: ellerini | وَقُلْنَ: ve dediler | حَاشَ: haşa | لِلَّهِ: Allah için | مَا: değildir | هَٰذَا: bu | بَشَرًا: insan | إِنْ: | هَٰذَا: bu | إِلَّا: ancak | مَلَكٌ: bir melektir | كَرِيمٌ: güzel | (12:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَتْ: dedi ki | فَذَٰلِكُنَّ: işte siz | الَّذِي: ki | لُمْتُنَّنِي: beni kınamıştınız | فِيهِ: bunun için | وَلَقَدْ: andolsun | رَاوَدْتُهُ: ben murad almak istedim | عَنْ: | نَفْسِهِ: kendisinden | فَاسْتَعْصَمَ: o reddetti | وَلَئِنْ: ama | لَمْ: | يَفْعَلْ: yapmazsa | مَا: şeyi | امُرُهُ: emrettiğim | لَيُسْجَنَنَّ: elbette zindana atılacaktır | وَلَيَكُونًا: ve olacaktır | مِنَ: | الصَّاغِرِينَ: alçalanlardan | (12:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: (Yusuf) dedi ki | رَبِّ: Rabbim | السِّجْنُ: zindan | أَحَبُّ: daha iyidir | إِلَيَّ: bana göre | مِمَّا: şeyden | يَدْعُونَنِي: beni çağırdığı | إِلَيْهِ: bunların | وَإِلَّا: ve eğer | تَصْرِفْ: savmazsan | عَنِّي: benden | كَيْدَهُنَّ: onların hilelerini | أَصْبُ: kayarım | إِلَيْهِنَّ: onlara | وَأَكُنْ: ve olurum | مِنَ: | الْجَاهِلِينَ: cahillerden | (12:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَاسْتَجَابَ: du'asını kabul etti | لَهُ: onun | رَبُّهُ: Rabbi | فَصَرَفَ: savdı | عَنْهُ: ondan | كَيْدَهُنَّ: onların hilelerini | إِنَّهُ: şüphesiz | هُوَ: O | السَّمِيعُ: işitendir | الْعَلِيمُ: bilendir | (12:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ثُمَّ: sonra | بَدَا: uygun geldi | لَهُمْ: onlara | مِنْ: | بَعْدِ: sonra (bile) | مَا: | رَأَوُا: gördükten | الْايَاتِ: delilleri | لَيَسْجُنُنَّهُ: onu zindana atmaları | حَتَّىٰ: kadar | حِينٍ: bir süreye | (12:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَدَخَلَ: ve girdi | مَعَهُ: onunla beraber | السِّجْنَ: zindana | فَتَيَانِ: iki genç daha | قَالَ: dedi ki | أَحَدُهُمَا: onlardan biri | إِنِّي: şüphesiz ben | أَرَانِي: (düşümde) görüyorum | أَعْصِرُ: sıktığımı | خَمْرًا: şarap | وَقَالَ: ve dedi | الْاخَرُ: öteki de | إِنِّي: ben de | أَرَانِي: görüyorum ki | أَحْمِلُ: taşıyorum | فَوْقَ: üstünde | رَأْسِي: başımın | خُبْزًا: ekmek | تَأْكُلُ: yiyor | الطَّيْرُ: kuşlar | مِنْهُ: ondan | نَبِّئْنَا: bize haber ver | بِتَأْوِيلِهِ: bunun yorumunu | إِنَّا: zira biz | نَرَاكَ: seni görüyoruz | مِنَ: | الْمُحْسِنِينَ: güzel davrananlardan | (12:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: (Yusuf) şöyle dedi | لَا: | يَأْتِيكُمَا: size gelmez | طَعَامٌ: bir yemek | تُرْزَقَانِهِ: rızık olarak verilen | إِلَّا: mutlaka | نَبَّأْتُكُمَا: size haber vermiş olurum | بِتَأْوِيلِهِ: bunun yorumunu | قَبْلَ: önceden | أَنْ: | يَأْتِيَكُمَا: size gelmeden | ذَٰلِكُمَا: bu | مِمَّا: şeylerdendir | عَلَّمَنِي: bana öğrettiği | رَبِّي: Rabbimin | إِنِّي: şüphesiz ben | تَرَكْتُ: terk ettim | مِلَّةَ: dinini | قَوْمٍ: bir kavmin | لَا: | يُؤْمِنُونَ: inanmıyorlar | بِاللَّهِ: Allah'a | وَهُمْ: ve onlar | بِالْاخِرَةِ: ahireti | هُمْ: onlar | كَافِرُونَ: inkar ediyorlar | (12:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَاتَّبَعْتُ: ve uydum | مِلَّةَ: dinine | ابَائِي: atalarım | إِبْرَاهِيمَ: İbrahim'in | وَإِسْحَاقَ: ve İshak'ın | وَيَعْقُوبَ: ve Ya'kub'un | مَا: (hakkımız) yoktur | كَانَ: | لَنَا: bizim | أَنْ: | نُشْرِكَ: ortak koşmağa | بِاللَّهِ: Allah'a | مِنْ: herhangi bir | شَيْءٍ: şeyi | ذَٰلِكَ: bu | مِنْ: | فَضْلِ: bir lutfudur | اللَّهِ: Allah'ın | عَلَيْنَا: üzerimize | وَعَلَى: ve üzerine | النَّاسِ: insanların | وَلَٰكِنَّ: ama | أَكْثَرَ: çoğu | النَّاسِ: insanların | لَا: | يَشْكُرُونَ: şükretmezler | (12:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | صَاحِبَيِ: arkadaşlarım | السِّجْنِ: zindan | أَأَرْبَابٌ: tanrılar mı? | مُتَفَرِّقُونَ: çeşitli | خَيْرٌ: daha hayırlıdır | أَمِ: yoksa | اللَّهُ: Allah (mı?) | الْوَاحِدُ: tek | الْقَهَّارُ: kahhar olan | (12:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|مَا: | تَعْبُدُونَ: siz tapmıyorsunuz | مِنْ: | دُونِهِ: o'nu bırakıp | إِلَّا: başkasına | أَسْمَاءً: (boş) isimlerden | سَمَّيْتُمُوهَا: isimlendirdiği | أَنْتُمْ: sizin | وَابَاؤُكُمْ: ve atalarınızın | مَا: | أَنْزَلَ: indirmemiştir | اللَّهُ: Allah | بِهَا: onlar hakkında | مِنْ: hiçbir | سُلْطَانٍ: delil | إِنِ: yoktur | الْحُكْمُ: (hiçbir) Hüküm | إِلَّا: dışında | لِلَّهِ: Allah'ın | أَمَرَ: O emretmiştir | أَلَّا: | تَعْبُدُوا: tapmamanızı | إِلَّا: başkasına | إِيَّاهُ: kendisinden | ذَٰلِكَ: işte budur | الدِّينُ: din | الْقَيِّمُ: doğru | وَلَٰكِنَّ: ama | أَكْثَرَ: çoğu | النَّاسِ: insanların | لَا: | يَعْلَمُونَ: bilmezler | (12:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا: EY/HEY/AH | صَاحِبَيِ: arkadaşlarım | السِّجْنِ: zindan | أَمَّا: | أَحَدُكُمَا: ikinizden biriniz | فَيَسْقِي: yine sunacak | رَبَّهُ: efendisine | خَمْرًا: şarap | وَأَمَّا: | الْاخَرُ: diğeri ise | فَيُصْلَبُ: asılacak | فَتَأْكُلُ: yiyecek | الطَّيْرُ: kuşlar | مِنْ: | رَأْسِهِ: onun başından | قُضِيَ: kesinleşmiştir | الْأَمْرُ: | الَّذِي: | فِيهِ: hakkında | تَسْتَفْتِيَانِ: sorduğunuz | (12:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dedi ki | لِلَّذِي: kişiye | ظَنَّ: sandığı | أَنَّهُ: onun | نَاجٍ: kurtulacağını | مِنْهُمَا: o iki kişiden | اذْكُرْنِي: beni an | عِنْدَ: yanında | رَبِّكَ: efendin(kralın)ın | فَأَنْسَاهُ: fakat ona unutturdu | الشَّيْطَانُ: şeytan | ذِكْرَ: söylemeyi | رَبِّهِ: efendisine | فَلَبِثَ: (böylece) kaldı | فِي: | السِّجْنِ: zindanda | بِضْعَ: birkaç | سِنِينَ: yıl | (12:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: ve dedi ki | الْمَلِكُ: Kral | إِنِّي: şüphesiz ben | أَرَىٰ: (düşümde) görüyorum | سَبْعَ: yedi | بَقَرَاتٍ: inek | سِمَانٍ: semiz | يَأْكُلُهُنَّ: bunları yiyor | سَبْعٌ: yedi | عِجَافٌ: zayıf inek | وَسَبْعَ: ve yedi | سُنْبُلَاتٍ: başak | خُضْرٍ: yeşil | وَأُخَرَ: ve diğerleri de | يَابِسَاتٍ: kuru | يَا : EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الْمَلَأُ: efendiler | أَفْتُونِي: bana anlatın | فِي: | رُؤْيَايَ: bu rü'yamı | إِنْ: eğer | كُنْتُمْ: siz | لِلرُّؤْيَا: rü'ya | تَعْبُرُونَ: ta'bir ediyorsanız | (12:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالُوا: dediler ki | أَضْغَاثُ: karmakarışık | أَحْلَامٍ: düşler | وَمَا: değiliz | نَحْنُ: biz | بِتَأْوِيلِ: yorumunu | الْأَحْلَامِ: düşlerin | بِعَالِمِينَ: bilen(kişi)ler | (12:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: dedi ki | الَّذِي: | نَجَا: kurtulanı | مِنْهُمَا: iki kişiden | وَادَّكَرَ: hatırladı | بَعْدَ: sonra | أُمَّةٍ: uzun bir süre | أَنَا: ben | أُنَبِّئُكُمْ: size haber veririm | بِتَأْوِيلِهِ: onun yorumunu | فَأَرْسِلُونِ: hemen beni gönderin | (12:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يُوسُفُ: Yusuf | أَيُّهَا: ey | الصِّدِّيقُ: çok doğru söyleyen | أَفْتِنَا: bize bilgi ver | فِي: hakkında | سَبْعِ: yedi | بَقَرَاتٍ: ineği | سِمَانٍ: semiz | يَأْكُلُهُنَّ: yiyorlar | سَبْعٌ: yedi | عِجَافٌ: zayıf (inek) | وَسَبْعِ: ve yedi | سُنْبُلَاتٍ: başak | خُضْرٍ: yeşil | وَأُخَرَ: diğeri de | يَابِسَاتٍ: kuru | لَعَلِّي: umarım ki | أَرْجِعُ: dönerim | إِلَى: | النَّاسِ: insanlara | لَعَلَّهُمْ: onlar da | يَعْلَمُونَ: bilirler | (12:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَالَ: (Yusuf) dedi ki | تَزْرَعُونَ: siz (ürünü) ekin | سَبْعَ: yedi | سِنِينَ: yıl | دَأَبًا: âdetiniz üzere | فَمَا: ne ki | حَصَدْتُمْ: biçtiniz | فَذَرُوهُ: bırakın onu | فِي: | سُنْبُلِهِ: başağında | إِلَّا: hariç | قَلِيلًا: az bir mikdar | مِمَّا: | تَأْكُلُونَ: yiyeceğiniz | (12:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ثُمَّ: sonra | يَأْتِي: gelir | مِنْ: | بَعْدِ: ardından | ذَٰلِكَ: onun | سَبْعٌ: yedi | شِدَادٌ: zorlu (yıl) | يَأْكُلْنَ: yeyip bitirir | مَا: | قَدَّمْتُمْ: önceden (biriktirdiklerinizi) | لَهُنَّ: onlardan | إِلَّا: dışında | قَلِيلًا: az miktar | مِمَّا: | تُحْصِنُونَ: sakladığınız | (12:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ثُمَّ: sonra | يَأْتِي: gelir | مِنْ: | بَعْدِ: ardından | ذَٰلِكَ: bunun | عَامٌ: bir yıl | فِيهِ: o (yılda) | يُغَاثُ: bol yağmur verilir | النَّاسُ: insanlara | وَفِيهِ: ve o (yıl) | يَعْصِرُونَ: (insanlar meyve) sıkarlar | (12:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَ: dedi ki | الْمَلِكُ: Kral | ائْتُونِي: bana getirin | بِهِ: onu | فَلَمَّا: ne zaman ki | جَاءَهُ: gelince (Yusuf'a) | الرَّسُولُ: elçi | قَالَ: dedi | ارْجِعْ: dön | إِلَىٰ: | رَبِّكَ: efendine | فَاسْأَلْهُ: ve ona sor | مَا: neydi? | بَالُ: maksadı | النِّسْوَةِ: kadınların | اللَّاتِي: | قَطَّعْنَ: kesen | أَيْدِيَهُنَّ: ellerini | إِنَّ: şüphesiz | رَبِّي: Rabbim | بِكَيْدِهِنَّ: onların tuzaklarını | عَلِيمٌ: biliyor | (12:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.