Kırık Meal (Arapça) : |فَلَمَّا: ne zaman ki | جَهَّزَهُمْ: hazırlatırken | بِجَهَازِهِمْ: onların yüklerini | جَعَلَ: koydu | السِّقَايَةَ: su tasını | فِي: içine | رَحْلِ: yükünün | أَخِيهِ: kardeşinin | ثُمَّ: sonra | أَذَّنَ: seslendi | مُؤَذِّنٌ: bir tellal | أَيَّتُهَا: Ey | الْعِيرُ: kervan | إِنَّكُمْ: şüphesiz siz | لَسَارِقُونَ: hırsızsınız |
Kırık Meal (Harekesiz) : |فلما FLMEne zaman ki | جهزهم CHZHMhazırlatırken | بجهازهم BCHEZHMonların yüklerini | جعل CALkoydu | السقاية ELSGEYTsu tasını | في FYiçine | رحل RḪLyükünün | أخيه ÊḢYHkardeşinin | ثم S̃Msonra | أذن ÊZ̃Nseslendi | مؤذن MÙZ̃Nbir tellal | أيتها ÊYTHEEy | العير ELAYRkervan | إنكم ÎNKMşüphesiz siz | لسارقون LSERGWNhırsızsınız |
Kırık Meal (Okunuş) : |felemmā: ne zaman ki | cehhezehum: hazırlatırken | bicehāzihim: onların yüklerini | ceǎle: koydu | s-siḳāyete: su tasını | fī: içine | raHli: yükünün | eḣīhi: kardeşinin | ṧumme: sonra | eƶƶene: seslendi | mu'eƶƶinun: bir tellal | eyyetuhā: Ey | l-ǐyru: kervan | innekum: şüphesiz siz | lesāriḳūne: hırsızsınız |
Kırık Meal (Transcript) : |FLME: ne zaman ki | CHZHM: hazırlatırken | BCHEZHM: onların yüklerini | CAL: koydu | ELSGEYT: su tasını | FY: içine | RḪL: yükünün | ÊḢYH: kardeşinin | S̃M: sonra | ÊZ̃N: seslendi | MÙZ̃N: bir tellal | ÊYTHE: Ey | ELAYR: kervan | ÎNKM: şüphesiz siz | LSERGVN: hırsızsınız |
Abdulbaki Gölpınarlı : Onların yüklerini hazırlayınca şerbet içtiği bardağı kardeşinin yükünün içine koydurdu, sonra da ey kafile, siz hırsızsınız diye bir münâdîye nidâ ettirdi.
Adem Uğur : (Yusuf) onların yükünü hazırladığı zaman maşrabayı kardeşinin yükü içine koydu! (Kafile hareket ettikten) sonra bir tellal: Ey kafile! Siz hırsızsınız! diye seslendi.
Ahmed Hulusi : (Yusuf) onların erzaklarını yüklettikten sonra bir su içme kabını kardeşinin yükü içine koydurttu. . . Sonra bir haberci ve adamları arkalarından koşup: "Ey kervan halkı. . . Siz hırsızsınız!" diye bağırdı.
Ahmet Tekin : Yûsuf, onların yüklerini, denklerini hazırlarken altın su tasını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir tellal:
'Hey kervancılar, siz hırsızsınız' diye bağırdı.
Ahmet Varol : Onların yüklerini hazırladığında su kabını (öz) kardeşinin yüküne koydu. Sonra bir çağırıcı: 'Ey kafile! Siz şüphesiz hırsızsınız' diye seslendi.
Ali Bulaç : Erzak yüklerini kendilerine hazırlayınca da, su kabını kardeşinin yükü içine bıraktı, sonra bir münadi (şöyle) seslendi: "Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız."
Ali Fikri Yavuz : Yûsuf, kardeşlerinin zahire yüklerini hazırlayınca, su tasını kardeşinin (Bünyamin’in) yükü içine koydu. Sonra (kâfile yola koyulduktan sonra arkalarından) bir münadî şöyle çağırdı: “- Ey kafile, durun! Muhakkak siz hırsızlarsınız.”
Bekir Sadak : Yusuf onlarin yuklerini yukletirken, bir su kabini kardesinin yukune koydurdu. Sonra bir munadi soyle bagirdi: «Ey kervancilar, siz hirsizsiniz!»
Celal Yıldırım : Yûsuf, onların yüklerini donatıp hazırlarken, su kabını öz kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra da bir çağrıcı şöyle seslendi: «Ey kafile ! Sizler elbette hırsızlarsınızdır.»
Diyanet İşleri : Yûsuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra da bir çağırıcı şöyle seslendi: “Ey kervancılar! Siz hırsızsınız.”
Diyanet İşleri (eski) : Yusuf onların yüklerini yükletirken, bir su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra bir münadi şöyle bağırdı: 'Ey kervancılar, siz hırsızsınız!'
Diyanet Vakfi : (Yusuf) onların yükünü hazırladığı zaman maşrabayı kardeşinin yükü içine koydu! (Kafile hareket ettikten) sonra bir tellal: Ey kafile! Siz hırsızsınız! diye seslendi.
Edip Yüksel : Onların erzak yükünü hazırlatınca bir su kabını kardeşinin torbasına koydu. Daha sonra bir ünleyici şöyle seslendi: 'Ey kervan siz hırsızlarsınız.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sonra onların bütün hazırlıklarını görünce, su kabını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir tellal şöyle bağırdı: «Hey kervan! Siz hırsızsınız, hırsız!»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sonra onların bütün hazırlıklarını yaptığı vakit, su kabını kardeşinin yükü içine koydu, sonra da bir çağırıcı: «Ey kafile, siz kesinlikle hırsızlık yapmışsınız!» diye seslendi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Sonra onları bütün hazırlıkları ile techiz ettiği vakıt su kabını kardeşinin yükü içine koydu, sonra da bir münâdi bağırdı: ey kârban siz her halde hırsızlık etmişsiniz
Fizilal-il Kuran : Yusuf, kardeşlerinin zahire yüklerini hazırlatırken, ölçü kabı olarak kullanılan su tasını öz kardeşinin yüküne koydurdu. Arkasından bir görevli: «Ey yolcular kafilesi, sizler hırsızsınız» diye seslendi.
Gültekin Onan : Erzak yüklerini kendilerine hazırlayınca da, su kabını kardeşinin yükü içine bıraktı, sonra bir münadi (şöyle) seslendi: "Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız."
Hakkı Yılmaz : "Sonra Yûsuf onlara önemli eşyalarını, malzemelerini hazırlayınca, su kabını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir müezzin; ünleyici seslendi: “Hey kervan! Şüphesiz siz kesinlikle hırsızsınız!” "
Hasan Basri Çantay : Vaktaki (Yuusuf) onların (zahire) yüklerini hazırladı. Su kabını öz kardeşinin yükü içine koydu! Sonra bir münâdî (arkalarından) şöyle bağırdı: «Ey kaafile (durun), siz seksiz şübhesiz hırsızlarsınız»!.
Hayrat Neşriyat : Sonunda (Yûsuf) onların yüklerini hazırlayınca, su kabını kardeşinin(Bünyâmin’in) yüküne koydu; sonra bir tellâl (arkalarından): 'Ey kafile! Doğrusu siz gerçekten hırsız kimselersiniz!' diye seslendi.
İbni Kesir : Onların yüklerini yüklettiğinde su kabını öz kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra bir münadi: Ey kafile; siz gerçekten hırsızlarsınız, diye bağırdı.
İskender Evrenosoğlu : Artık onların yükünü hazırladığı zaman su kabını, kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra müezzin: “Ey kafile, muhakkak ki; siz gerçekten hırsızlarsınız!” diye seslendi.
Muhammed Esed : Ve (sonra) onların yüklerini yükletirken (Kral'ın) su kabını (küçük) kardeşinin denkleri arasına koydurttu. Ve (böylece onlar, bundan habersiz, şehirden ayrılırken) bir çığırtkan: "Ey kervancılar!" diye bağırdı, "Meğer ne hırsızlarmışsınız siz!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Vaktâ ki onların yüklerini hazırlattı, su kabını kardeşinin yükü içine koydu. Sonra bir nidâ eden nidâ etti: «Ey kafile (halkı), şüphe yok ki, siz hırsızlarsınız.»
Ömer Öngüt : Onların yüklerini yükletirken bir su kabını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir münâdî: “Ey kafile! Durun! Siz hırsızsınız!” diye seslendi.
Şaban Piriş : Yusuf onların yüklerini yükletirken, bir su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra bir çağırıcı: -Ey kafile, siz hırsızsınız! diye bağırdı.
Suat Yıldırım : Onların yüklerini hazırlatırken, su kabını, öz kardeşinin yükünün içine koydurdu. Kervan hareket edince de Yusuf’un görevlilerinden biri: "Ey kafile! Durun, siz hırsızlık yapmışsınız!" diye nida etti.
Süleyman Ateş : Onların yüklerini hazırlatırken su tasını (öz) kardeşinin yükünün içine koydu. (Kervan hareket ettikten) sonra bir ünleyici şöyle seslendi: "Ey kervan, siz hırsızlarsınız!"
Tefhim-ul Kuran : Onların erzak yüklerini kendilerine hazırlayınca da, su kabını kardeşinin yükü içine bıraktı, sonra bir münadi (şöyle) seslendi: «Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız.»
Ümit Şimşek : Erzaklarını hazırlattığında, kardeşinin yükü içine Yusuf bir tas koydurttu, sonra bir tellâl 'Ey kafile, siz hırsızsınız' diye seslendi.
Yaşar Nuri Öztürk : Yûsuf, kardeşlerinin yüklerini hazırlatırken su kabını öz kardeşinin yükü içine koydu. Sonra bir ünleyici şöyle haykırdı: "Ey kafile, siz herhalde hırsızlık ettiniz!"