Önceki Sonraki

9:69Tevbe Suresi 69. Ayet

Kuran Sırası: 9 İniş Sırası: 113
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129

9:69Tevbe Suresi 69. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
كالذين
kālleƶīne
|
gibi
2
من
min
|
Kombi Müfredat
قبلكم
ḳablikum
GBL|ق ب ل
sizden öncekiler
Kombi Müfredat
كانوا
kānū
KVN|ك و ن
idiler
Kombi Müfredat
أشد
eşedde
ŞD̃D̃|ش د د
daha yaman
6
منكم
minkum
|
sizden
Kombi Müfredat
قوة
ḳuvveten
GVY|ق و ي
kuvvetçe
Kombi Müfredat
وأكثر
ve ekṧera
KS̃R|ك ث ر
ve daha çok
Kombi Müfredat
أموالا
emvālen
MVL|م و ل
mal
10 Kombi Müfredat
وأولادا
ve evlāden
VLD̃|و ل د
ve evladça
11 Kombi Müfredat
فاستمتعوا
festemteǔ
MTA|م ت ع
onlar zevklerine baktılar
12 Kombi Müfredat
بخلاقهم
biḣalāḳihim
ḢLG|خ ل ق
kendi paylarına düşenle
13 Kombi Müfredat
فاستمتعتم
festemteǎ'tum
MTA|م ت ع
zevkinize baktınız
14 Kombi Müfredat
بخلاقكم
biḣalāḳikum
ḢLG|خ ل ق
payınıza düşenle
15
كما
kemā
|
gibi
16 Kombi Müfredat
استمتع
stemteǎ
MTA|م ت ع
zevklerine baktıkları
17
الذين
elleƶīne
|
kimselerin
18
من
min
|
19 Kombi Müfredat
قبلكم
ḳablikum
GBL|ق ب ل
sizden öncekilerin
20 Kombi Müfredat
بخلاقهم
biḣalāḳihim
ḢLG|خ ل ق
kendi paylarına düşenle
21 Kombi Müfredat
وخضتم
ve ḣuDtum
ḢVŽ|خ و ض
ve siz de daldınız
22
كالذي
kālleƶī
|
gibi
23 Kombi Müfredat
خاضوا
ḣāDū
ḢVŽ|خ و ض
dalanlar
24
أولئك
ulāike
|
onlar
25 Kombi Müfredat
حبطت
HabiTat
ḪBŦ|ح ب ط
boşa gidenlerdir
26 Kombi Müfredat
أعمالهم
eǎ'māluhum
AML|ع م ل
yaptıkları
27
في
|
28 Kombi Müfredat
الدنيا
d-dunyā
D̃NV|د ن و
dünyada
29 Kombi Müfredat
والآخرة
vel'āḣirati
EḢR|ا خ ر
ve ahirette
30
وأولئك
ve ulāike
|
ve işte
31
هم
humu
|
onlardır
32 Kombi Müfredat
الخاسرون
l-ḣāsirūne
ḢSR|خ س ر
ziyana uğrayanlar
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |كَالَّذِينَ: gibi | مِنْ: | قَبْلِكُمْ: sizden öncekiler | كَانُوا: idiler | أَشَدَّ: daha yaman | مِنْكُمْ: sizden | قُوَّةً: kuvvetçe | وَأَكْثَرَ: ve daha çok | أَمْوَالًا: mal | وَأَوْلَادًا: ve evladça | فَاسْتَمْتَعُوا: onlar zevklerine baktılar | بِخَلَاقِهِمْ: kendi paylarına düşenle | فَاسْتَمْتَعْتُمْ: zevkinize baktınız | بِخَلَاقِكُمْ: payınıza düşenle | كَمَا: gibi | اسْتَمْتَعَ: zevklerine baktıkları | الَّذِينَ: kimselerin | مِنْ: | قَبْلِكُمْ: sizden öncekilerin | بِخَلَاقِهِمْ: kendi paylarına düşenle | وَخُضْتُمْ: ve siz de daldınız | كَالَّذِي: gibi | خَاضُوا: dalanlar | أُولَٰئِكَ: onlar | حَبِطَتْ: boşa gidenlerdir | أَعْمَالُهُمْ: yaptıkları | فِي: | الدُّنْيَا: dünyada | وَالْاخِرَةِ: ve ahirette | وَأُولَٰئِكَ: ve işte | هُمُ: onlardır | الْخَاسِرُونَ: ziyana uğrayanlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |كالذين KELZ̃YN gibi | من MN | قبلكم GBLKM sizden öncekiler | كانوا KENWE idiler | أشد ÊŞD̃ daha yaman | منكم MNKM sizden | قوة GWT kuvvetçe | وأكثر WÊKS̃R ve daha çok | أموالا ÊMWELE mal | وأولادا WÊWLED̃E ve evladça | فاستمتعوا FESTMTAWE onlar zevklerine baktılar | بخلاقهم BḢLEGHM kendi paylarına düşenle | فاستمتعتم FESTMTATM zevkinize baktınız | بخلاقكم BḢLEGKM payınıza düşenle | كما KME gibi | استمتع ESTMTA zevklerine baktıkları | الذين ELZ̃YN kimselerin | من MN | قبلكم GBLKM sizden öncekilerin | بخلاقهم BḢLEGHM kendi paylarına düşenle | وخضتم WḢŽTM ve siz de daldınız | كالذي KELZ̃Y gibi | خاضوا ḢEŽWE dalanlar | أولئك ÊWLÙK onlar | حبطت ḪBŦT boşa gidenlerdir | أعمالهم ÊAMELHM yaptıkları | في FY | الدنيا ELD̃NYE dünyada | والآخرة WEL ËḢRT ve ahirette | وأولئك WÊWLÙK ve işte | هم HM onlardır | الخاسرون ELḢESRWN ziyana uğrayanlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |kālleƶīne: gibi | min: | ḳablikum: sizden öncekiler | kānū: idiler | eşedde: daha yaman | minkum: sizden | ḳuvveten: kuvvetçe | ve ekṧera: ve daha çok | emvālen: mal | ve evlāden: ve evladça | festemteǔ: onlar zevklerine baktılar | biḣalāḳihim: kendi paylarına düşenle | festemteǎ'tum: zevkinize baktınız | biḣalāḳikum: payınıza düşenle | kemā: gibi | stemteǎ: zevklerine baktıkları | elleƶīne: kimselerin | min: | ḳablikum: sizden öncekilerin | biḣalāḳihim: kendi paylarına düşenle | ve ḣuDtum: ve siz de daldınız | kālleƶī: gibi | ḣāDū: dalanlar | ulāike: onlar | HabiTat: boşa gidenlerdir | eǎ'māluhum: yaptıkları | : | d-dunyā: dünyada | vel'āḣirati: ve ahirette | ve ulāike: ve işte | humu: onlardır | l-ḣāsirūne: ziyana uğrayanlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |KELZ̃YN: gibi | MN: | GBLKM: sizden öncekiler | KENVE: idiler | ÊŞD̃: daha yaman | MNKM: sizden | GVT: kuvvetçe | VÊKS̃R: ve daha çok | ÊMVELE: mal | VÊVLED̃E: ve evladça | FESTMTAVE: onlar zevklerine baktılar | BḢLEGHM: kendi paylarına düşenle | FESTMTATM: zevkinize baktınız | BḢLEGKM: payınıza düşenle | KME: gibi | ESTMTA: zevklerine baktıkları | ELZ̃YN: kimselerin | MN: | GBLKM: sizden öncekilerin | BḢLEGHM: kendi paylarına düşenle | VḢŽTM: ve siz de daldınız | KELZ̃Y: gibi | ḢEŽVE: dalanlar | ÊVLÙK: onlar | ḪBŦT: boşa gidenlerdir | ÊAMELHM: yaptıkları | FY: | ELD̃NYE: dünyada | VEL ËḢRT: ve ahirette | VÊVLÙK: ve işte | HM: onlardır | ELḢESRVN: ziyana uğrayanlar | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Siz de, sizden öncekilere benziyorsunuz; onlar, kuvvetçe daha ileriydi sizden, malları, evlâtları da daha fazlaydı. Nasîbiniz kadar faydalanmak istediniz, nitekim sizden öncekiler de nasipleri kadar faydalanmak istediler ve onlar nasıl kâfirliğe daldılarsa siz de daldınız. Yaptıkları iş, dünyâda da boşa gitti, âhirette de ve onlardır ziyankârların ta kendileri.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : (Ey münafıklar! Siz de) sizden öncekiler gibi (yaptınız). Onlar sizden kuvvetçe daha üstün, mal ve evlâtça daha çok idiler. Onlar (dünya malından) paylarına düşenden faydalandılar. İşte sizden öncekiler nasıl paylarına düşenden faydalandıysalar, siz de payınıza düşenden faydalandınız ve (bâtıla) dalanlar gibi siz de daldınız. İşte onların amelleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar ziyana uğrayanların kendileridir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Sizden önceki kimseler gibi (tıpkı). . . Onlar kuvvet olarak sizden çok daha güçlüydüler. . . Zenginlik ve evlatlar itibarıyla (sizden) daha çoktular. . . Nasipleri kadarıyla dünya nimetlerinden faydalandılar. . . Sizden öncekilerin kendi nasipleriyle faydalandıkları gibi; siz de kendi nasibinizle faydalandınız; onların daldıkları gibi siz de daldınız! İşte bunların dünyada da, gelecekte de yaptıkları boşa gitmiştir. . . İşte bunlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Siz de tıpkı sizden önce yaşayıp helâk olmuş milletler gibisiniz. Oysa onlar sizden daha güçlü, kuvvetli, mal ve evlâtları sizinkilerden daha çoktu. Dünya nimetlerinden paylarına düşen kadar zevk sürdüler. Sizden öncekiler paylarına düşen kadarıyla nasıl zevk sürmek istedilerse, siz de onlar gibi payınıza düşen kadarıyla zevk sürmeye baktınız. Siz de, sizden önce batağa, çürük ve asılsız davalara dalanlar gibi batağa daldınız. İşte onların amelleri dünyada da, âhirette, ebedî yurtta da boşa gitmiştir. Onlar, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : (Ey münafıklar!) Siz de, sizden öncekiler gibisiniz. Onlar sizden daha güçlüydüler ve malları da, çocukları da sizinkilerden daha çoktu. Onlar (dünyadan) paylarına düşenden yararlanmaya baktılar. Sizden öncekilerin paylarına düşenden yararlandıkları gibi siz de kendi payınızdan yararlandınız. Aynı şekilde onların (batıla ve dünya zevklerine) daldıkları gibi siz de daldınız. İşte onların yaptıkları dünyada da ahirette de boşa gitmiştir ve zarara uğrayanlar da onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Sizden önceki (münafıklar ve kâfirler) gibi. Onlar sizden kuvvet bakımından daha güçlü, mal ve çocuklar bakımından daha çoktular. Onlar kendi paylarıyla yararlanmaya baktılar; siz de, sizden öncekilerin kendi paylarıyla yararlanmaya kalkışmaları gibi, kendi paylarınızla yararlanmaya baktınız ve siz de (dünyaya ve zevke) dalanlar gibi daldınız. İşte onların dünyada ahirette bütün yapıp ettikleri (amelleri) boşa çıkmıştır ve işte onlar kayba uğrayanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Siz ey münafıklar, kendinizden öncekiler gibisiniz. Üstelik onlar, kuvvetçe sizden daha çetin, mal ve evlâd bakımından sizden daha çok idiler. Dünya hayatından nasîbleri kadar zevk sürmeğe bakmışlardı. İşte sizden öncekiler, nasibleriyle nasıl zevk sürmek istedilerse, siz de öyle kısmetinizle zevk sürmeğe baktınız; siz de o bataklığa dalanlar gibi daldınız. İşte bunların, dünya ve âhirette, bütün amelleri boşa gitmiştir. İşte bunlar, hüsranda kalanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Ey ikiyuzluler! Siz, sizden once daha kuvvetli, mallari ve cocuklari daha cok olup, hisselerince bunlardan faydalanan kimseler gibisiniz. Sizden oncekiler, hisselerince faydalandiklari gibi siz de hissenizce faydalandiniz ve onlarin batila daldiklari gibi siz de daldiniz. Iste bunlar dunyada ve ahirette isleri bosa cikanlardir, iste bunlar mahvolanlardir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : (Ey münafıklar!) sizin durumunuz, sizden öncekilerin durumuna benzer. (Ne var ki) onlar sizden daha güçlü, mal ve evlâd bakımından daha çok (imkânlara sahip) idiler. Kendi paylarından yararlanmaya (zevk almaya) çalıştılar; sizden öncekiler (dünyalıktan) kendi paylarından yararlanmak istedikleri gibi siz de kendi (nifak) payınızdan yararlanıp (zevk almak) istediniz, (böyle bir bataklığa) dalanlar gibi daldınız, işte bunların amelleri hem Dünya'da, hem Âhiret'te boşa gitmiştir ve işte ziyana uğrayanlar bunlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Ey ikiyüzlüler! Siz, sizden önce daha kuvvetli, malları ve çocukları daha çok olup, hisselerince bunlardan faydalanan kimseler gibisiniz. Sizden öncekiler, hisselerince faydalandıkları gibi siz de hissenizce faydalandınız ve onların batıla daldıklarıgibi siz de daldınız. İşte bunlar dünyada ve ahirette işleri boşa çıkanlardır, işte bunlar mahvolanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : (Ey münafıklar! Siz de) sizden öncekiler gibi (yaptınız). Onlar sizden kuvvetçe daha üstün, mal ve evlâtça daha çok idiler. Onlar (dünya malından) paylarına düşenden faydalandılar. İşte sizden öncekiler nasıl paylarına düşenden faydalandıysalar, siz de payınıza düşenden faydalandınız ve (bâtıla) dalanlar gibi siz de daldınız. İşte onların amelleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar ziyana uğrayanların kendileridir.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Tıpkı sizden öncekilere benziyorsunuz; sizden daha güçlüydüler, sizden daha çok mal ve çocuklara sahiptiler. Kendilerine düşen paydan hoşlandılar, sizden öncekilerin kendi paylarından hoşlanmaları gibi siz de kendi payınızdan hoşlandınız. Kendilerini kaptıranlar gibi siz de kaptırdınız. Onlar, işleri dünya ve ahirette boşa çıkmış kimselerdir. Onlar, kaybedenlerdir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Ey münafıklar!) siz de tıpkı kendinizden öncekiler gibisiniz. Oysa onlar sizden daha güçlü, kuvvetli, mal ve evlatça sizden daha varlıklı idiler. Dünya nimetlerinden paylarına düşen kadar zevk sürdüler. Sizden öncekiler kısmetlerine düşen kadarıyla nasıl zevk sürmek istedilerse siz de onlar gibi kısmetinize düşen kadarıyla zevk sürmeye baktınız, siz de sizden önce batağa dalanlar gibi batağa daldınız. İşte bunların dünyada ve ahirette bütün amelleri heder olup gitti ve işte bunlar hep hüsran içinde kalanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sizden öncekiler gibisiniz, onlar kuvvetçe sizden daha çetindiler, malları ve çocukları daha çoktu; dünya hayatından paylarına düşenlerle zevk sürmeye bakmışlardı. Sizden öncekiler paylarına düşenlerle nasıl zevk sürmek istedilerse siz de aynı şekilde payınıza düşenle zevk sürmeye baktınız ve o batağa dalanlar gibi siz de daldınız. İşte bunların dünyada da ahirette de bütün yaptıkları boşa gitti. İşte bunlar, hep hüsran içinde kalanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Sizden evvelkiler gibi ki kuvvetce sizden daha çetin, mal ve evlâdca sizden daha çok idiler de dünya hayatından kısmetleriyle zevk sürmeğe bakmışlardı, o sizden evvelkiler kısmetleriyle nasıl zevk sürmek istedilerse siz de öyle kısmetinizle zevk sürmeğe baktınız, siz de o batağa dalan gibi daldınız, işte bunların Dünya ve Âhırette bütün amelleri heder oldu ve işte bunlar hep o husran içinde kalanlardırDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Ey münafıklar, siz de sizden önce yaşamış ve sizden daha güçlü, daha zengin ve daha çok sayıda çocuklu olup paylarına düşen dünya nimetlerinin cazibesine kapılan kimseler gibi davrandınız, bu kimseler nasıl paylarına düşen dünya nimetlerinin cazibesine kapıldılar ise, siz de öylece payınıza düşen dünya nimetlerinin cazibesine kapıldınız, vaktiyle eğriliğe dalanlar gibi siz de eğriliğe daldınız. Onlar, yaptıkları dünyada ve ahirette boşa gitmiş kimselerdir. Onlar hüsrana uğramışların ta kendileridir.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Sizden önceki (münafıklar ve kafirler) gibi. Onlar sizden kuvvet bakımından daha güçlü, mal ve çocuklar bakımından daha çoktular. Onlar kendi paylarıyla yararlanmaya baktılar; siz de sizden öncekilerin kendi paylarıyla yararlanmaya kalkışmaları gibi, kendi paylarınızla yararlanmaya baktınız ve siz de (dünyaya ve zevke) dalanlar gibi daldınız. İşte onların dünyada ahirette bütün yapıp ettikleri (amelleri) boşa çıkmıştır ve işte onlar kayba uğrayanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Siz de tıpkı kendinizden önceki, sizden daha güçlü-kuvvetli, mal ve evlatça sizden daha varlıklı ve de paylarına düşen kadar yararlanan kimseler gibisiniz. İşte siz de, sizden öncekiler paylarına düşen kadarıyla nasıl yararlanmak istedilerse siz de onlar gibi payınıza düşen kadarıyla yararlanmak istediniz. Siz de dalanlar gibi daldınız. İşte bunların, dünyada ve âhirette amelleri boşa gitti ve işte bunlar, kayba/zarara uğrayıp acı çeken kimselerin ta kendileridir. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : (Ey münafıklar) siz de tıbkı kendinizden evvelkiler gibisiniz. (Halbuki) onlar kuvvetçe sizden daha yamandı, malları, evlâdları daha çokdu. (Bu dünyâdaki) nasıybleri kadar (zevkden) fâidelenmek istediler. İşte sizden evvelkiler nasıl öyle nasıyblerince yaşamak istedilerse siz de yine kısmetinizce (zevkden) fâide aradınız. Siz de (o batağa) dalanlar gibi daldınız. Onların dünyâda da, âhiretde de yapdıkları boşa gitdi. İşte bunlar da husran içinde kalanların ta kendileridir. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : (Ey münâfıklar! Siz de) sizden öncekiler gibisiniz; (hâlbuki onlar) kuvvetçe sizden daha şiddetli, mallar ve çocuklar cihetiyle daha çok idiler. Böylece (onlar dünyadan) kendi nasibleriyle faydalanmak istediler; sizden öncekiler kendi paylarına düşenle nasıl zevk sürmek istedilerse, artık siz de kendi kısmetinizle faydalandınız ve (bâtıla) dalanlar gibi (siz de o batağa) daldınız. İşte onlar dünya ve âhirette amelleri boşa gidenlerdir. Ve yine onlar gerçekten hüsrâna uğrayanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Sizden öncekiler gibi. Onlar kuvvet bakımından sizden daha yaman, mallar ve çocuklar bakımından çoktular. Onlar hisselerince bundan faydalandılar. Sizden öncekiler hisselerince faydalandıkları gibi, siz de hissenizce ondan faydalandınız ve onların daldığı gibi siz de daldınız. İşte onların yaptıkları dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar, hüsrana uğrayanların kendileridir.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Sizden önceki kimseler gibisiniz. Kuvvet olarak, mal ve evlât olarak daha çoktular, sizden daha kuvvetli idiler (oldular). Böylece nasipleri kadar faydalandılar (metalandılar), sizden önceki kimselerin kendi nasipleri kadar faydalandığı gibi siz de nasibiniz kadar faydalandınız. Ve (dünya metaına) dalanlar gibi siz de daldınız. İşte onlar, onların amelleri heba oldu (boşa gitti). İşte onlar, hüsrana uğrayanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : (Onlara de ki: "sizler de) sizden önce yaşayıp gitmiş (münafık) kimseler gibisiniz. Onlar kuvvetçe sizden daha güçlü, servetçe daha zengin ve sayıca daha kalabalıktılar; onlar (bu dünyadan) kendi paylarını aldılar; siz de kendi payınızı alıp yararlandınız; tıpkı sizden öncekilerin kendi paylarını aldıkları gibi: Ve işte siz de, tıpkı onlar gibi, çürük ve asılsız davalara dalıp gittiniz. (Geçmişte de, gelecekte de) işte bu tür kimselerdir, yapıp ettikleri bu dünya hayatında da öte dünyada da boşa gitmiş olanlar; ve işte böyleleridir, kaybedenler!Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : (Ey münafıklar!) Siz de evvelkiler gibi ki, onlar sizden kuvvetçe daha şiddetli idiler ve emval ve evlatça daha ziyâde idiler. Artık onlar kendi nâsipleriyle faidelendiler. Siz de kendi nâsibinizle faidelenmek istediniz, o sizden evvelkilerin kendi nâsipleriyle faidelendikleri gibi ve siz de bâtıla dalanlar gibi dalıverdiniz. İşte onların amelleri dünyada ve ahirette bâtıl oldu ve işte ziyana uğramış olanlar da onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Siz de tıpkı kendinizden öncekiler gibisiniz. Oysa onlar sizden daha güçlü, kuvvetli, mal ve evlatça sizden daha varlıklı idiler. Dünya nimetlerinden paylarına düşen kadar zevk sürdüler. Sizden öncekiler kısmetlerine düşen kadarıyla nasıl zevk sürmek istedilerse, siz de onlar gibi kısmetinize düşen kadarıyla zevk sürmeye baktınız, siz de sizden önce (batağa) dalanlar gibi (batağa) daldınız. İşte bunların dünyada ve ahirette bütün amelleri heder olup gitti ve işte bunlar hep hüsran içinde kalanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Sizden daha kuvvetli malları ve evlatları daha çok olanlar gibi... Nasipleri kadar yaşadılar. Siz, öncekilerin nasiplerinden istifade ettikleri gibi siz de nasibinize düşenden yararlandınız. Onların daldıkları gibi siz de daldınız. İşte bunlar dünyada ve ahirette yaptıkları boşa gidenlerdir. İşte bunlar mahvolanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Ey münafıklar! Sizin durumunuz tıpkı sizden önce helâk olan ümmetlerin durumuna benzer. Üstelik onlar kuvvetçe sizden daha güçlü olup, malları daha fazla, evlatları daha çoktu. Onlar bu dünyadaki nasipleri kadar zevk almak istediler. İşte sizden öncekiler nasıl öyle nasiplerince yaşamak istedilerse, siz de yine kısmetinizce zevk almak istediniz. Siz de o batağa dalanlar gibi daldınız. Onların yaptıkları işler, hem dünyada hem de âhirette boşa gitti. İşte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileri oldular.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : (Siz de), sizden öncekiler gibi (yaptınız). Onlar kuvvetçe sizden daha yaman, mal ve evlâdça sizden daha çok idiler. Onlar, (dünyâ malından) kendi paylarına düşenle zevklerine baktılar, sizden öncekilerin, (dünyâdan) kendi paylarına düşenle zevklerine baktıkları gibi, siz de kendi payınıza düşenle zevkinize baktınız ve (bâtıla) dalanlar gibi siz de(bâtıla) daldınız. Onlar, eylemleri, dünyâ ve âhirette boşa gitmiş kimselerdir ve ziyana uğrayanlar da onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Sizden önceki (münafıklar ve kâfirler) gibi. Onlar sizden kuvvet bakımından daha güçlü, mal ve çocuklar bakımından daha çoktular. Onlar kendi paylarıyla yararlanmaya baktılar; siz de, sizden öncekilerin kendi paylarıyla yararlanmaya kalkışmaları gibi, kendi paylarınızla yararlanmaya baktınız ve siz de (dünya ve zevke) dalanlar gibi daldınız. İşte onların dünyada ahirette bütün yapıp ettikleri (amelleri) boşa çıkmıştır ve işte onlar kayba uğrayanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Siz de, ey münafıklar, sizden öncekiler gibisiniz. Hattâ onlar daha da güçlüydüler; malları ve evlâtları daha fazlaydı. Nihayet onlar bu dünyadan nasiplerini aldılar. Sizden öncekiler nasıl nasiplerini aldılarsa, siz de öylece nasibinizi aldınız ve o batağa dalanlar gibi siz de daldınız. Öylelerinin yaptıkları dünyada da, âhirette de boşa çıkmıştır. Onlar hüsrana düşenlerin tâ kendileridir.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Tıpkı sizden öncekiler gibi. Onlar kuvvetçe sizden daha zorlu, mallar ve çocuklar bakımından daha zengindiler. Kendi nasipleriyle zevk sürdüler. Siz de kendi payınıza düşenle zevk sürdünüz. Tıpkı sizden öncekilerin kendi nasipleriyle zevklendikleri gibi. Tıpkı onların dalıp gittiği gibi siz de dalıp gittiniz. İşte böylelerinin amelleri dünyada da âhirette de boşa çıkmıştır. İşte böyleleri hüsrana batmıştır.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.