Kırık Meal (Arapça) : |يَا : EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inananlar | إِنَّ: şüphesiz | كَثِيرًا: birçoğu | مِنَ: -dan | الْأَحْبَارِ: hahamlar- | وَالرُّهْبَانِ: ve rahipler(den) | لَيَأْكُلُونَ: yerler | أَمْوَالَ: mallarını | النَّاسِ: insanların | بِالْبَاطِلِ: haksızlıkla | وَيَصُدُّونَ: ve çevirirler | عَنْ: -ndan | سَبِيلِ: yolu- | اللَّهِ: Allah | وَالَّذِينَ: kimseler | يَكْنِزُونَ: yığan | الذَّهَبَ: altın | وَالْفِضَّةَ: ve gümüşü | وَلَا: ve | يُنْفِقُونَهَا: onları harcamayanlar | فِي: | سَبِيلِ: yolunda | اللَّهِ: Allah | فَبَشِّرْهُمْ: işte onlara müjdele | بِعَذَابٍ: bir azabı | أَلِيمٍ: acıklı |
Kırık Meal (Harekesiz) : |يا YEEY/HEY/AH | أيها ÊYHESİZ! | الذين ELZ̃YNkimseler | آمنوا ËMNWEinananlar | إن ÎNşüphesiz | كثيرا KS̃YREbirçoğu | من MN-dan | الأحبار ELÊḪBERhahamlar- | والرهبان WELRHBENve rahipler(den) | ليأكلون LYÊKLWNyerler | أموال ÊMWELmallarını | الناس ELNESinsanların | بالباطل BELBEŦLhaksızlıkla | ويصدون WYṦD̃WNve çevirirler | عن AN-ndan | سبيل SBYLyolu- | الله ELLHAllah | والذين WELZ̃YNkimseler | يكنزون YKNZWNyığan | الذهب ELZ̃HBaltın | والفضة WELFŽTve gümüşü | ولا WLEve | ينفقونها YNFGWNHEonları harcamayanlar | في FY | سبيل SBYLyolunda | الله ELLHAllah | فبشرهم FBŞRHMişte onlara müjdele | بعذاب BAZ̃EBbir azabı | أليم ÊLYMacıklı |
Kırık Meal (Okunuş) : |yā : EY/HEY/AH | eyyuhā: SİZ! | elleƶīne: kimseler | āmenū: inananlar | inne: şüphesiz | keṧīran: birçoğu | mine: -dan | l-eHbāri: hahamlar- | ve rruhbāni: ve rahipler(den) | leye'kulūne: yerler | emvāle: mallarını | n-nāsi: insanların | bil-bāTili: haksızlıkla | ve yeSuddūne: ve çevirirler | ǎn: -ndan | sebīli: yolu- | llahi: Allah | velleƶīne: kimseler | yeknizūne: yığan | ƶ-ƶehebe: altın | velfiDDete: ve gümüşü | ve lā: ve | yunfiḳūnehā: onları harcamayanlar | fī: | sebīli: yolunda | llahi: Allah | febeşşirhum: işte onlara müjdele | biǎƶābin: bir azabı | elīmin: acıklı |
Kırık Meal (Transcript) : |YE: EY/HEY/AH | ÊYHE: SİZ! | ELZ̃YN: kimseler | ËMNVE: inananlar | ÎN: şüphesiz | KS̃YRE: birçoğu | MN: -dan | ELÊḪBER: hahamlar- | VELRHBEN: ve rahipler(den) | LYÊKLVN: yerler | ÊMVEL: mallarını | ELNES: insanların | BELBEŦL: haksızlıkla | VYṦD̃VN: ve çevirirler | AN: -ndan | SBYL: yolu- | ELLH: Allah | VELZ̃YN: kimseler | YKNZVN: yığan | ELZ̃HB: altın | VELFŽT: ve gümüşü | VLE: ve | YNFGVNHE: onları harcamayanlar | FY: | SBYL: yolunda | ELLH: Allah | FBŞRHM: işte onlara müjdele | BAZ̃EB: bir azabı | ÊLYM: acıklı |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ey inananlar, o bilginlerle râhiplerin çoğu, boş sebeplerle insanların mallarını yerler ve halkı Allah yolundan menederler. Altını, gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayanları elemli bir azapla müjdele.
Adem Uğur : Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve râhiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve (insanları) Allah yolundan engellerler. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!
Ahmed Hulusi : Ey iman edenler! Muhakkak ki ahbardan (hahamlar) ve ruhbandan birçoğu, insanların mallarını bâtıl olarak yerler ve onları Allâh yolundan alıkoyarlar. . . Altın ve gümüşü depolayıp gizleyen ve onları Allâh yolunda infak etmeyenlere gelince, onları acı bir azap ile müjdele!
Ahmet Tekin : Ey iman edenler, yahudi hahamları ile hristiyan rahiplerinin bir çoğu, insanların mallarını haksız yere yerler, insanları Allah yolundan, İslâm’a girmekten, İslâmî hayatı yaşamaktan alıkorlar, engelleyici tedbirler alırlar. Altın ve gümüşü biriktirip de, Allah yolunda, İslâm uğrunda, ferdî ve içtimaî yardımda bulunmazlar. Karşılık gözetmeden, gönüllü harcamazlar. Onlara, can yakıp inleten müthiş azâbı haber ver.
Ahmet Varol : Ey iman edenler! Hahamların ve rahiplerin çoğu insanların mallarını haksızlıkla yemekte ve Allah'ın yolundan alıkoymaktadırlar. Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanları acıklı bir azapla müjdele!
Ali Bulaç : Ey iman edenler, gerçek şu ki, (yahudi) bilginlerinden ve (hristiyan) rahiplerinden çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar... Onlara acı bir azabı müjdele.
Ali Fikri Yavuz : Ey iman edenler! Gerçekten Yahudi bilginlerinden ve Hristiyan râhiblerinden çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan çevirirler; bir de altını ve gümüşü biriktirerek saklayıp onları Allah yolunda harcamayan kimseler! İşte bunları acıklı bir azap ile müjdele...
Bekir Sadak : Ey inananlar! Hahamlar ve rahiplerin cogu, insanlarin mallarini haksizlikla yerler. Allah yolundan alikoyarlar. Altin ve gumusu biriktirip Allah yolunda sarf etmeyenlere can yakici bir azabi mujdele.
Celal Yıldırım : Ey imân edenler! Doğrusu Hahamların ve Rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksız sebeplerle yerler; bir de (onları) Allah yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü hazine edip de Allah yolunda harcamıyanları elem verici bir azâb ile müjdele !
Diyanet İşleri : Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah’ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele.
Diyanet İşleri (eski) : Ey inananlar! Hahamlar ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler. Allah yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda sarf etmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele.
Diyanet Vakfi : Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve râhiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve (insanları) Allah yolundan engellerler. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!
Edip Yüksel : Ey inananlar, din bilginlerinin ve din adamlarının çoğu halkın parasını hakketmeden yerler ve ALLAH'ın yolundan saptırırlar. Altın ve gümüşü yığıp ALLAH yolunda harcamayanlara acı bir azap müjdele.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey iman edenler, şurası bir gerçektir ki, yahudi hahamları ile hıristiyan rahiplerinin bir çoğu insanların mallarını haksız yere yerler ve Allah yolundan saptırırlar. Bir de altın ve gümüşü hazineye doldurup, onları Allah yolunda sarfetmeyenleri bu yüzden acıklı bir azap ile müjdele!
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ey iman edenler, haberiniz olsun ki, hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan çevirirler. Altını ve gümüşü hazineye tıkıp da onu Allah yolunda harcamayanları, acı bir azap ile müjdele!
Elmalılı Hamdi Yazır : Ey o bütün iyman edenler! haberiniz olsun ki Ahbar ve Ruhbandan bir çoğu nâsın mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan çevirirler, altını, gümüşü hazineye tıkıb da onu Allah yolunda sarfetmiyenler ise işte onları elîm bir azâb ile müjdele
Fizilal-il Kuran : Ey müminler, birçok hahamlar ve rahipler insanların mallarını eğri yöntemlerle yerler ve halkı Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü biriktirip de bunları Allah yolunda harcamayanları acıklı bir azapla müjdele!
Gültekin Onan : Ey inananlar, gerçek şu ki, (yahudi) bilginlerinden ve (hristiyan) rahiplerinden çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Tanrı'nın yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de Tanrı yolunda harcamayanlar... Onlara acı bir azabı müjdele.
Hakkı Yılmaz : Ey iman etmiş kişiler! Şüphesiz, hahamlardan/ bilginlerden, rahiplerden birçoğu kesinlikle insanların mallarını haksız yere yerler ve Allah yolundan saptırırlar. Ve altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayan/ başta kendi yakınları olmak üzere başkalarının nafakalarını sağlamayan kimseler, hemen onlara acıklı bir azabı müjdele!
Hasan Basri Çantay : Ey îman edenler, şu muhakkak ki, (Yahud) bilginleri (ni) n ve (Hıristiyan) râhibleri (ni) n bir çoğu baatıl (sebebleri) le insanların mallarını yerler, (onları) Allahın yolundan men ederler. Altını ve gümüşü yığıb ve birikdirib de onları Allah yolunda harcamayanlar (yok mu?) işte bunlara pek acıklı bir azabı muştula!
Hayrat Neşriyat : Ey îmân edenler! Doğrusu hahamlardan ve râhiblerden bir çoğu insanların mallarını bâtıl (haksız) sebeblerle yerler ve (onları) Allah yolundan men' ederler. Ve o kimseler ki, altın ve gümüşü biriktirirler ve onları Allah yolunda sarf etmezler. İşte onları (pek) elemli bir azâb ile müjdele!
İbni Kesir : Ey iman edenler; doğrusu hahamlar ve rahiblerin çoğu insanların malını haksızlıkla yerler. Ve Allah yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlara; işte onlara pek acıklı bir azabı müjdele.
İskender Evrenosoğlu : Ey âmenû olanlar (ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dileyenler)! Muhakkak ki; ahbarlardan (yahudi âlimlerden) ve ruhbanlardan (rahiplerden) çoğu, mutlaka insanların mallarını bâtılla (boş yere, haksız olarak) yerler ve Allah'ın yolundan engellerler (mani olurlar). Ve altın ve gümüşü biriktiren ve onu Allah yolunda infâk etmeyen kimseler; artık onlara elîm azabı haber ver.
Muhammed Esed : Siz ey imana erişenler! Bilin ki, hahamların, rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızca yiyip yutuyor ve (onları) Allahın yolundan alıkoyuyorlar. Fakat bütün o altın ve gümüşü toplayıp Allah yolunda harcamayanlar var ya, (işte) onlara (sonraki hayat için) çok çetin azabı müjdele:
Ömer Nasuhi Bilmen : Ey imân etmiş olanlar! Yehûd bilginlerinden ve rahiplerden birçoğu nâsın mallarını elbette haksız yere yerler ve Allah'ın yolundan çevirirler. Ve o kimseler ki, altını ve gümüşü toplarlar da onları Allah yolunda sarfetmezler, artık onları acıklı bir azap ile müjdele.
Ömer Öngüt : Ey iman edenler! Şu bir gerçektir ki, hahamların ve rahiplerin çoğu insanların mallarını haksızlıkla yerler ve onları Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda sarfedip harcamayanlara acıklı bir azabı müjdele!
Şaban Piriş : -Ey iman edenler! Alimler ve din adamlarının çoğu, insanların mallarını haksız olarak yerler ve Allah’ın yolundan alıkorlar. Altın ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda sarfetmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele!
Suat Yıldırım : Ey iman edenler! Doğrusu hahamların ve rahiplerin çoğu halkın mallarını haksız yollardan yerler ve insanları Allah’ın yolundan uzaklaştırırlar. Altını, gümüşü yığıp Allah yolunda harcamayanlar var ya, işte onları acı bir azabın beklediğini müjdele!
Süleyman Ateş : Ey inananlar, hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve (insanları) Allâh yolundan çevirirler. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allâh yolunda harcamayanlar var ya, işte onlara acı bir azâbı müjdele!
Tefhim-ul Kuran : Ey iman edenler, gerçek şu ki, (Yahudi) bilginlerinden ve (Hıristiyan) rahiplerinden çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar ise, onlara da acıklı bir azabı müjdele.
Ümit Şimşek : Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, halkın malını haksız yere yiyor ve onları Allah'ın yolundan alıkoyuyor. Altını ve gümüşü istifleyip de Allah yolunda harcamayanları sen acı bir azapla müjdele.
Yaşar Nuri Öztürk : Ey iman sahipleri! Şu bir gerçek ki, hahamlardan ve rahiplerden birçoğu halkın mallarını uydurma yollarla tıkabasa yerler ve Allah'ın yolundan geri çevirirler. Altını ve gümüşü depolayıp da onları Allah yolunda harcamayanlara korkunç bir azap muştula.