9Tevbe Suresi

Kuran Sırası: 9 İniş Sırası: 113

Kırık Meal (Arapça) Meali
|بَرَاءَةٌ: ihtardır | مِنَ: -tan | اللَّهِ: Allah- | وَرَسُولِهِ: ve Elçisinden | إِلَى: | الَّذِينَ: kimselere | عَاهَدْتُمْ: andlaşma yaptığınız | مِنَ: -den | الْمُشْرِكِينَ: müşrikler- | (9:1)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَسِيحُوا: dolaşın | فِي: | الْأَرْضِ: yeryüzünde | أَرْبَعَةَ: dört | أَشْهُرٍ: ay | وَاعْلَمُوا: ve bilin ki | أَنَّكُمْ: siz | غَيْرُ: değilsiniz | مُعْجِزِي: aciz bırakacak | اللَّهِ: Allah'ı | وَأَنَّ: ve şüphesiz | اللَّهَ: Allah | مُخْزِي: rezil, perişan edecektir | الْكَافِرِينَ: kafirleri | (9:2)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَأَذَانٌ: ve duyurudur | مِنَ: -tan | اللَّهِ: Allah- | وَرَسُولِهِ: ve Elçisinden | إِلَى: | النَّاسِ: insanlara | يَوْمَ: günü | الْحَجِّ: Hac | الْأَكْبَرِ: en büyük | أَنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | بَرِيءٌ: uzaktır | مِنَ: -dan | الْمُشْرِكِينَ: puta tapanlar- | وَرَسُولُهُ: ve Elçisi | فَإِنْ: eğer | تُبْتُمْ: tevbe ederseniz | فَهُوَ: bu | خَيْرٌ: daha iyidir | لَكُمْ: sizin için | وَإِنْ: ve eğer | تَوَلَّيْتُمْ: dönerseniz | فَاعْلَمُوا: bilin ki | أَنَّكُمْ: siz | غَيْرُ: değilsiniz | مُعْجِزِي: aciz bırakacak | اللَّهِ: Allah'ı | وَبَشِّرِ: ve müjdele | الَّذِينَ: kimselere | كَفَرُوا: inkar eden(lere) | بِعَذَابٍ: bir azabı | أَلِيمٍ: acı | (9:3)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِلَّا: ancak hariç | الَّذِينَ: kimseler | عَاهَدْتُمْ: andlaşma yaptığınız | مِنَ: -den | الْمُشْرِكِينَ: müşrikler- | ثُمَّ: sonra | لَمْ: | يَنْقُصُوكُمْ: size eksik bırakmayan | شَيْئًا: hiçbir şeyi | وَلَمْ: ve | يُظَاهِرُوا: arka çıkmayanlar | عَلَيْكُمْ: size karşı | أَحَدًا: hiç kimseye | فَأَتِمُّوا: tamamlayın | إِلَيْهِمْ: onların | عَهْدَهُمْ: andlaşmalarını | إِلَىٰ: kadar | مُدَّتِهِمْ: tanıdığınız süreye | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | يُحِبُّ: sever | الْمُتَّقِينَ: korunanları | (9:4)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَإِذَا: zaman | انْسَلَخَ: geçtiği | الْأَشْهُرُ: aylar | الْحُرُمُ: haram | فَاقْتُلُوا: öldürün | الْمُشْرِكِينَ: ortak koşanları | حَيْثُ: nerede | وَجَدْتُمُوهُمْ: bulursanız onları | وَخُذُوهُمْ: ve onları yakalayın | وَاحْصُرُوهُمْ: ve hapsedin | وَاقْعُدُوا: ve otur(up) bekleyin | لَهُمْ: onları | كُلَّ: her | مَرْصَدٍ: gözetleme yerinde | فَإِنْ: eğer | تَابُوا: tevbe eder/döner | وَأَقَامُوا: ve -doğrulur | الصَّلَاةَ: SaLâTe/Desteğe | وَاتَوُا: ve -verirlerse | الزَّكَاةَ: zekat- | فَخَلُّوا: serbest bırakın | سَبِيلَهُمْ: yollarını | إِنَّ: çünkü | اللَّهَ: Allah | غَفُورٌ: bağışlayandır | رَحِيمٌ: esirgeyendir | (9:5)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِنْ: ve eğer | أَحَدٌ: birisi | مِنَ: -dan | الْمُشْرِكِينَ: ortak koşanlar- | اسْتَجَارَكَ: aman dilerse | فَأَجِرْهُ: onu yanına al | حَتَّىٰ: ta ki | يَسْمَعَ: işitsin | كَلَامَ: sözünü | اللَّهِ: Allah'ın | ثُمَّ: sonra | أَبْلِغْهُ: onu ulaştır | مَأْمَنَهُ: güvenli bir yere | ذَٰلِكَ: böyle (yap) | بِأَنَّهُمْ: çünkü onlar | قَوْمٌ: bir topluluktur | لَا: | يَعْلَمُونَ: bilmez | (9:6)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|كَيْفَ: nasıl | يَكُونُ: olabilir | لِلْمُشْرِكِينَ: ortak koşanların | عَهْدٌ: andlaşması | عِنْدَ: yanında | اللَّهِ: Allah'ın | وَعِنْدَ: ve yanında | رَسُولِهِ: Elçisinin | إِلَّا: ancak hariçtir | الَّذِينَ: kimseler | عَاهَدْتُمْ: andlaştıklarınız | عِنْدَ: yanında | الْمَسْجِدِ: Mescid-i | الْحَرَامِ: Haram | فَمَا: | اسْتَقَامُوا: onlar dürüst davrandıkça | لَكُمْ: size | فَاسْتَقِيمُوا: siz de dürüst davranın | لَهُمْ: onlara | إِنَّ: çünkü | اللَّهَ: Allah | يُحِبُّ: sever | الْمُتَّقِينَ: korunanları | (9:7)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|كَيْفَ: nasıl? | وَإِنْ: eğer | يَظْهَرُوا: onlar galib gelselerdi | عَلَيْكُمْ: size | لَا: ne | يَرْقُبُوا: gözetirlerdi | فِيكُمْ: sizin hakkınızda | إِلًّا: bir yakınlık | وَلَا: ne de | ذِمَّةً: bir andlaşma | يُرْضُونَكُمْ: sizi razı ederler | بِأَفْوَاهِهِمْ: ağızlarıyla | وَتَأْبَىٰ: fakat (sizi) istemez | قُلُوبُهُمْ: kalbleri | وَأَكْثَرُهُمْ: ve çokları da | فَاسِقُونَ: yoldan çıkmışlardır | (9:8)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|اشْتَرَوْا: sattılar | بِايَاتِ: ayetlerini | اللَّهِ: Allah'ın | ثَمَنًا: bir paraya | قَلِيلًا: azıcık | فَصَدُّوا: engel oldular | عَنْ: -ndan | سَبِيلِهِ: O'nun yolu- | إِنَّهُمْ: gerçekten | سَاءَ: ne kötüdür | مَا: şeyler | كَانُوا: oldukları | يَعْمَلُونَ: yapıyor(lar) | (9:9)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَا: | يَرْقُبُونَ: ne gözetirler | فِي: karşı | مُؤْمِنٍ: bir mü'mine | إِلًّا: bir yakınlık | وَلَا: ne de | ذِمَّةً: bir andlaşma | وَأُولَٰئِكَ: ve işte | هُمُ: onlardır | الْمُعْتَدُونَ: saldırganlar | (9:10)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|فَإِنْ: eğer | تَابُوا: tevbe eder/döner | وَأَقَامُوا: ve -doğrulur | الصَّلَاةَ: SaLâTe/Desteğe- | وَاتَوُا: ve -verirlerse | الزَّكَاةَ: zekat- | فَإِخْوَانُكُمْ: sizin kardeşlerinizdirler | فِي: | الدِّينِ: dinde | وَنُفَصِّلُ: ve uzun uzun açıklıyoruz | الْايَاتِ: ayetleri | لِقَوْمٍ: bir kavme | يَعْلَمُونَ: bilen | (9:11)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَإِنْ: ve eğer | نَكَثُوا: bozarlarsa | أَيْمَانَهُمْ: andlarını | مِنْ: | بَعْدِ: sonra | عَهْدِهِمْ: andlaşma yaptıktan | وَطَعَنُوا: ve dil uzatırlarsa | فِي: | دِينِكُمْ: dininize | فَقَاتِلُوا: savaşın | أَئِمَّةَ: önderleriyle | الْكُفْرِ: küfrün | إِنَّهُمْ: çünkü | لَا: yoktur | أَيْمَانَ: andları | لَهُمْ: onların | لَعَلَّهُمْ: belki | يَنْتَهُونَ: vazgeçerler | (9:12)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَلَا: | تُقَاتِلُونَ: savaşmayacak mısınız? | قَوْمًا: bir kavimle | نَكَثُوا: bozan | أَيْمَانَهُمْ: andlarını | وَهَمُّوا: ve yeltenen | بِإِخْرَاجِ: çıkarmağa | الرَّسُولِ: Elçiyi | وَهُمْ: ve kendileri | بَدَءُوكُمْ: siz(inle savaş)a başlamış olan | أَوَّلَ: ilk | مَرَّةٍ: kez | أَتَخْشَوْنَهُمْ: yoksa onlardan korkuyor musunuz? | فَاللَّهُ: Allah'tır | أَحَقُّ: en layık olan | أَنْ: | تَخْشَوْهُ: kendisinden korkmanıza | إِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | مُؤْمِنِينَ: gerçekten inananlar | (9:13)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَاتِلُوهُمْ: onlarla savaşın (ki) | يُعَذِّبْهُمُ: onlara azabetsin | اللَّهُ: Allah | بِأَيْدِيكُمْ: sizin ellerinizle | وَيُخْزِهِمْ: ve onları rezil etsin | وَيَنْصُرْكُمْ: ve sizi üstün getirsin | عَلَيْهِمْ: onlara | وَيَشْفِ: ve şifa versin | صُدُورَ: göğüslerine | قَوْمٍ: toplumunun | مُؤْمِنِينَ: inananlar | (9:14)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَيُذْهِبْ: ve gidersin | غَيْظَ: öfkesini | قُلُوبِهِمْ: yüreklerinin | وَيَتُوبُ: ve tevbesini kabul eder | اللَّهُ: Allah | عَلَىٰ: | مَنْ: kişinin | يَشَاءُ: dilediği | وَاللَّهُ: ve Allah | عَلِيمٌ: bilendir | حَكِيمٌ: hüküm ve hikmet sahibidir | (9:15)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَمْ: yoksa | حَسِبْتُمْ: siz sandınız mı? | أَنْ: | تُتْرَكُوا: bırakılacağınızı | وَلَمَّا: | يَعْلَمِ: bilmeden | اللَّهُ: Allah | الَّذِينَ: kimseleri | جَاهَدُوا: cihad eden(leri) | مِنْكُمْ: içinizden | وَلَمْ: ve | يَتَّخِذُوا: edinmeyen(leri) | مِنْ: | دُونِ: başkasını | اللَّهِ: Allah('tan) | وَلَا: ve | رَسُولِهِ: Elçisin(den) | وَلَا: ve | الْمُؤْمِنِينَ: mü'minler(den) | وَلِيجَةً: sırdaş | وَاللَّهُ: ve Allah | خَبِيرٌ: haber almaktadır | بِمَا: şeyleri | تَعْمَلُونَ: yaptıklarınızı | (9:16)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|مَا: yoktur | كَانَ: yoktur | لِلْمُشْرِكِينَ: müşrikler için | أَنْ: | يَعْمُرُوا: imar etmeleri | مَسَاجِدَ: mescidlerini | اللَّهِ: Allah'ın | شَاهِدِينَ: şahitler iken | عَلَىٰ: | أَنْفُسِهِمْ: kendi nefislerinin | بِالْكُفْرِ: küfrüne | أُولَٰئِكَ: onların | حَبِطَتْ: boşa çıkmıştır | أَعْمَالُهُمْ: yaptıkları işler | وَفِي: ve | النَّارِ: ateşte | هُمْ: onlar | خَالِدُونَ: sürekli kalacaklardır | (9:17)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّمَا: ancak | يَعْمُرُ: imar ederler | مَسَاجِدَ: mescidlerini | اللَّهِ: Allah'ın | مَنْ: kimseler | امَنَ: inanan | بِاللَّهِ: Allah'a | وَالْيَوْمِ: ve gününe | الْاخِرِ: ahiret | وَأَقَامَ: ve -doğrulan | الصَّلَاةَ: SaLâTe/Desteğe- | وَاتَى: ve -veren | الزَّكَاةَ: zekatı- | وَلَمْ: ve | يَخْشَ: korkmayan | إِلَّا: başkasından | اللَّهَ: Allah'tan | فَعَسَىٰ: umulur | أُولَٰئِكَ: onların | أَنْ: | يَكُونُوا: olmaları | مِنَ: -dan | الْمُهْتَدِينَ: doğru yolu bulanlar- | (9:18)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|أَجَعَلْتُمْ: bir mi tuttunuz? | سِقَايَةَ: su vermeyi | الْحَاجِّ: hacılara | وَعِمَارَةَ: ve imar etmeyi | الْمَسْجِدِ: Mescid-i | الْحَرَامِ: Haram'ı | كَمَنْ: kimse gibi | امَنَ: inanan | بِاللَّهِ: Allah'a | وَالْيَوْمِ: ve gününe | الْاخِرِ: ahiret | وَجَاهَدَ: ve cihadeden | فِي: | سَبِيلِ: yolunda | اللَّهِ: Allah | لَا: olmaz(lar) | يَسْتَوُونَ: eşit | عِنْدَ: katında | اللَّهِ: Allah | وَاللَّهُ: ve Allah | لَا: | يَهْدِي: yol göstermez | الْقَوْمَ: topluluğuna | الظَّالِمِينَ: zalimler | (9:19)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | وَهَاجَرُوا: ve hicret eden(ler) | وَجَاهَدُوا: ve cihad eden(ler) | فِي: | سَبِيلِ: yolunda | اللَّهِ: Allah | بِأَمْوَالِهِمْ: mallarıyla | وَأَنْفُسِهِمْ: ve canlarıyla | أَعْظَمُ: daha büyüktür | دَرَجَةً: dereceleri | عِنْدَ: katında | اللَّهِ: Allah | وَأُولَٰئِكَ: ve işte | هُمُ: onlardır | الْفَائِزُونَ: kurtuluşa erenler | (9:20)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يُبَشِّرُهُمْ: onları müjdeler | رَبُّهُمْ: Rableri | بِرَحْمَةٍ: bir rahmetle | مِنْهُ: kendisinden | وَرِضْوَانٍ: ve rızasıyla | وَجَنَّاتٍ: ve cennetlerle | لَهُمْ: bulunan | فِيهَا: içinde | نَعِيمٌ: nimetler | مُقِيمٌ: tükenmeyen | (9:21)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|خَالِدِينَ: kalacaklardır | فِيهَا: orada | أَبَدًا: ebedi | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | عِنْدَهُ: katındandır | أَجْرٌ: mükafat | عَظِيمٌ: büyük | (9:22)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا : EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | لَا: | تَتَّخِذُوا: edinmeyin | ابَاءَكُمْ: babalarınızı | وَإِخْوَانَكُمْ: ve kardeşlerinizi | أَوْلِيَاءَ: veliler | إِنِ: eğer | اسْتَحَبُّوا: seviyorlarsa | الْكُفْرَ: küfrü | عَلَى: karşı | الْإِيمَانِ: imana | وَمَنْ: ve kim | يَتَوَلَّهُمْ: onları veli tanırsa | مِنْكُمْ: sizden | فَأُولَٰئِكَ: işte | هُمُ: onlardır | الظَّالِمُونَ: zalimler | (9:23)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قُلْ: de ki | إِنْ: eğer | كَانَ: ise | ابَاؤُكُمْ: babalarınız | وَأَبْنَاؤُكُمْ: ve oğullarınız | وَإِخْوَانُكُمْ: ve kardeşleriniz | وَأَزْوَاجُكُمْ: ve eşleriniz | وَعَشِيرَتُكُمْ: ve hısım akrabanız | وَأَمْوَالٌ: ve mallar | اقْتَرَفْتُمُوهَا: kazandığınız | وَتِجَارَةٌ: ve ticaret(iniz) | تَخْشَوْنَ: korktuğunuz | كَسَادَهَا: düşmesinden | وَمَسَاكِنُ: ve konutlar | تَرْضَوْنَهَا: hoşlandığınız | أَحَبَّ: daha sevgili (ise) | إِلَيْكُمْ: size | مِنَ: -tan | اللَّهِ: Allah- | وَرَسُولِهِ: ve Elçisi(nden) | وَجِهَادٍ: ve cihad etmekten | فِي: | سَبِيلِهِ: O'nun yolunda | فَتَرَبَّصُوا: o halde gözetleyin | حَتَّىٰ: kadar | يَأْتِيَ: getirinceye | اللَّهُ: Allah | بِأَمْرِهِ: emrini | وَاللَّهُ: ve Allah | لَا: | يَهْدِي: (doğru) yola iletmez | الْقَوْمَ: topluluğu | الْفَاسِقِينَ: yoldan çıkmış | (9:24)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَقَدْ: andolsun | نَصَرَكُمُ: size yardım etmişti | اللَّهُ: Allah | فِي: | مَوَاطِنَ: yerlerde | كَثِيرَةٍ: birçok | وَيَوْمَ: ve gününde | حُنَيْنٍ: Huneyn | إِذْ: hani | أَعْجَبَتْكُمْ: sizi böbürlendirmişti | كَثْرَتُكُمْ: çokluğunuz | فَلَمْ: fakat | تُغْنِ: sağlamamıştı | عَنْكُمْ: size | شَيْئًا: hiçbir yarar | وَضَاقَتْ: ve dar gelmişti | عَلَيْكُمُ: başınıza | الْأَرْضُ: yeryüzü | بِمَا: rağmen | رَحُبَتْ: bütün genişliğine | ثُمَّ: nihayet | وَلَّيْتُمْ: dönmüştünüz | مُدْبِرِينَ: gerisin geri | (9:25)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ثُمَّ: sonra | أَنْزَلَ: indirdi | اللَّهُ: Allah | سَكِينَتَهُ: sekinetini | عَلَىٰ: üzerine | رَسُولِهِ: Elçisinin | وَعَلَى: ve üzerine | الْمُؤْمِنِينَ: mü'minlerin | وَأَنْزَلَ: ve indirdi | جُنُودًا: askerler | لَمْ: | تَرَوْهَا: sizin görmediğiniz | وَعَذَّبَ: ve azab etti | الَّذِينَ: olanlara | كَفَرُوا: kafirlere | وَذَٰلِكَ: işte budur | جَزَاءُ: cezası | الْكَافِرِينَ: kafirlerin | (9:26)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|ثُمَّ: sonra | يَتُوبُ: tevbesini kabul eder | اللَّهُ: Allah | مِنْ: | بَعْدِ: ardından | ذَٰلِكَ: bunun | عَلَىٰ: | مَنْ: kimsenin | يَشَاءُ: dilediği | وَاللَّهُ: ve Allah | غَفُورٌ: bağışlayandır | رَحِيمٌ: esirgeyendir | (9:27)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا : EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | إِنَّمَا: şüphesiz | الْمُشْرِكُونَ: ortak koşanlar | نَجَسٌ: pisliktir | فَلَا: artık | يَقْرَبُوا: yaklaşmasınlar | الْمَسْجِدَ: Mescid-i | الْحَرَامَ: Haram'a | بَعْدَ: sonra | عَامِهِمْ: yıllarından | هَٰذَا: bu | وَإِنْ: ve eğer | خِفْتُمْ: korkarsanız | عَيْلَةً: yoksulluğa düşmekten | فَسَوْفَ: yakında | يُغْنِيكُمُ: sizi zengin edecektir | اللَّهُ: Allah | مِنْ: -ndan | فَضْلِهِ: kendi lutfu- | إِنْ: eğer | شَاءَ: dilerse | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | عَلِيمٌ: bilendir | حَكِيمٌ: hikmet sahibidir | (9:28)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|قَاتِلُوا: savaşın | الَّذِينَ: kimselerle | لَا: | يُؤْمِنُونَ: inanmayan | بِاللَّهِ: Allah'a | وَلَا: ve | بِالْيَوْمِ: gününe | الْاخِرِ: ahiret | وَلَا: ve | يُحَرِّمُونَ: haram saymayanlarla | مَا: ne ki | حَرَّمَ: haram kıldı | اللَّهُ: Allah | وَرَسُولُهُ: ve Elçisi | وَلَا: | يَدِينُونَ: ve din edinmeyenlerle | دِينَ: dini | الْحَقِّ: gerçek | مِنَ: | الَّذِينَ: kendilerine | أُوتُوا: verilenlerden | الْكِتَابَ: Kitap | حَتَّىٰ: zamana kadar | يُعْطُوا: verecekleri | الْجِزْيَةَ: cizye | عَنْ: | يَدٍ: elleriyle | وَهُمْ: onlar | صَاغِرُونَ: küçülerek (boyun eğerek) | (9:29)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَقَالَتِ: ve dediler ki | الْيَهُودُ: Yahudiler | عُزَيْرٌ: Uzeyr | ابْنُ: oğludur | اللَّهِ: Allah'ın | وَقَالَتِ: ve dediler | النَّصَارَى: Hıristiyanlar | الْمَسِيحُ: Mesih | ابْنُ: oğludur | اللَّهِ: Allah'ın | ذَٰلِكَ: bu | قَوْلُهُمْ: onların sözleridir | بِأَفْوَاهِهِمْ: ağızlarıyla (geveledikleri) | يُضَاهِئُونَ: benzetiyorlar | قَوْلَ: sözlerine | الَّذِينَ: kimselerin | كَفَرُوا: inkar edenlerin | مِنْ: | قَبْلُ: önceden | قَاتَلَهُمُ: onları kahretsin | اللَّهُ: Allah | أَنَّىٰ: nasıl da | يُؤْفَكُونَ: çevriliyorlar | (9:30)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|اتَّخَذُوا: edindiler | أَحْبَارَهُمْ: hahamlarını | وَرُهْبَانَهُمْ: ve rahiplerini | أَرْبَابًا: rabler | مِنْ: | دُونِ: ayrı | اللَّهِ: Allah'tan | وَالْمَسِيحَ: ve Mesih'i de | ابْنَ: oğlu | مَرْيَمَ: Meryem | وَمَا: | أُمِرُوا: oysa emredilmemişti | إِلَّا: dışında | لِيَعْبُدُوا: ibadet etmeleri | إِلَٰهًا: bir ilaha | وَاحِدًا: tek olan | لَا: yoktur | إِلَٰهَ: tanrı | إِلَّا: başka | هُوَ: O'ndan | سُبْحَانَهُ: O münezzehtir | عَمَّا: şeylerden | يُشْرِكُونَ: ortak koştukları | (9:31)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يُرِيدُونَ: istiyorlar | أَنْ: | يُطْفِئُوا: söndürmek | نُورَ: nurunu | اللَّهِ: Allah'ın | بِأَفْوَاهِهِمْ: ağızlariyle | وَيَأْبَى: halbuki istemez | اللَّهُ: Allah | إِلَّا: başkasını | أَنْ: | يُتِمَّ: tamamlamaktan | نُورَهُ: nurunu | وَلَوْ: şayet | كَرِهَ: hoşlanmasa da | الْكَافِرُونَ: kafirler | (9:32)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|هُوَ: O | الَّذِي: ki | أَرْسَلَ: gönderdi | رَسُولَهُ: Elçisini | بِالْهُدَىٰ: hidayetle | وَدِينِ: ve din ile | الْحَقِّ: hak | لِيُظْهِرَهُ: onu çıkarsın diye | عَلَى: üstüne | الدِّينِ: din(ler)in | كُلِّهِ: bütün | وَلَوْ: şeayet | كَرِهَ: hoşlanmasa da | الْمُشْرِكُونَ: ortak koşanlar | (9:33)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا : EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inananlar | إِنَّ: şüphesiz | كَثِيرًا: birçoğu | مِنَ: -dan | الْأَحْبَارِ: hahamlar- | وَالرُّهْبَانِ: ve rahipler(den) | لَيَأْكُلُونَ: yerler | أَمْوَالَ: mallarını | النَّاسِ: insanların | بِالْبَاطِلِ: haksızlıkla | وَيَصُدُّونَ: ve çevirirler | عَنْ: -ndan | سَبِيلِ: yolu- | اللَّهِ: Allah | وَالَّذِينَ: kimseler | يَكْنِزُونَ: yığan | الذَّهَبَ: altın | وَالْفِضَّةَ: ve gümüşü | وَلَا: ve | يُنْفِقُونَهَا: onları harcamayanlar | فِي: | سَبِيلِ: yolunda | اللَّهِ: Allah | فَبَشِّرْهُمْ: işte onlara müjdele | بِعَذَابٍ: bir azabı | أَلِيمٍ: acıklı | (9:34)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَوْمَ: O gün | يُحْمَىٰ: kızdırılır | عَلَيْهَا: üzerleri | فِي: içinde | نَارِ: ateşi | جَهَنَّمَ: cehennem | فَتُكْوَىٰ: dağlanır | بِهَا: bunlarla | جِبَاهُهُمْ: onların alınları | وَجُنُوبُهُمْ: ve yanları | وَظُهُورُهُمْ: ve sırtları | هَٰذَا: (işte) budur | مَا: şeyler | كَنَزْتُمْ: yığdıklarınız | لِأَنْفُسِكُمْ: nefisleriniz için | فَذُوقُوا: o halde tadın | مَا: şeyleri | كُنْتُمْ: olduğunuz | تَكْنِزُونَ: yığıyor(lar) | (9:35)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّ: şüphesiz | عِدَّةَ: sayısı | الشُّهُورِ: ayların | عِنْدَ: katında | اللَّهِ: Allah'ın | اثْنَا: (on) iki | عَشَرَ: on (iki) | شَهْرًا: aydır | فِي: | كِتَابِ: kitabında | اللَّهِ: Allah'ın | يَوْمَ: günden beri | خَلَقَ: yarattığı | السَّمَاوَاتِ: gökleri | وَالْأَرْضَ: ve yeri | مِنْهَا: bunlardan | أَرْبَعَةٌ: dördü | حُرُمٌ: haram(ay)lardır | ذَٰلِكَ: işte budur | الدِّينُ: din | الْقَيِّمُ: doğru | فَلَا: | تَظْلِمُوا: zulmetmeyin | فِيهِنَّ: (o aylar) içinde | أَنْفُسَكُمْ: kendinize | وَقَاتِلُوا: ve savaşın | الْمُشْرِكِينَ: ortak koşanlarla | كَافَّةً: topyekun | كَمَا: nasıl | يُقَاتِلُونَكُمْ: sizinle savaşıyorlarsa | كَافَّةً: topyekun | وَاعْلَمُوا: ve bilin ki | أَنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | مَعَ: beraberdir | الْمُتَّقِينَ: korunanlarla | (9:36)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّمَا: şüphesiz | النَّسِيءُ: ertelemek | زِيَادَةٌ: daha ileri gitmektir | فِي: | الْكُفْرِ: küfürde | يُضَلُّ: saptırılır | بِهِ: onunla | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | يُحِلُّونَهُ: onu helal sayarlar | عَامًا: bir yıl | وَيُحَرِّمُونَهُ: ve haram sayarlar | عَامًا: bir yıl | لِيُوَاطِئُوا: denk gelsin diye | عِدَّةَ: sayısı | مَا: | حَرَّمَ: haram kıldığının | اللَّهُ: Allah'ın | فَيُحِلُّوا: helal yapsınlar | مَا: | حَرَّمَ: haram kıldığını | اللَّهُ: Allah'ın | زُيِّنَ: süslü gösterildi | لَهُمْ: kendilerine | سُوءُ: kötülüğü | أَعْمَالِهِمْ: yaptıkları işin | وَاللَّهُ: ve Allah | لَا: | يَهْدِي: yol göstermez | الْقَوْمَ: toplumuna | الْكَافِرِينَ: kafirler | (9:37)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|يَا : EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | مَا: ne oldu ki? | لَكُمْ: size | إِذَا: zaman | قِيلَ: dendiği | لَكُمُ: size | انْفِرُوا: savaşa çıkın | فِي: | سَبِيلِ: yolunda | اللَّهِ: Allah | اثَّاقَلْتُمْ: çakılıp kaldınız | إِلَى: | الْأَرْضِ: yere | أَرَضِيتُمْ: razı mı oldunuz? | بِالْحَيَاةِ: hayatına | الدُّنْيَا: dünya | مِنَ: karşılık | الْاخِرَةِ: ahirete | فَمَا: ama | مَتَاعُ: geçimi | الْحَيَاةِ: hayatının | الدُّنْيَا: dünya | فِي: göre | الْاخِرَةِ: ahirete | إِلَّا: pek | قَلِيلٌ: azdır | (9:38)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِلَّا: eğer | تَنْفِرُوا: topluca (savaşa) çıkmazsanız | يُعَذِّبْكُمْ: size azabeder | عَذَابًا: bir azapla | أَلِيمًا: acıklı | وَيَسْتَبْدِلْ: ve yerinize getirir | قَوْمًا: bir topluluk | غَيْرَكُمْ: sizden başka | وَلَا: | تَضُرُّوهُ: O'na zarar veremezsiniz | شَيْئًا: hiçbir | وَاللَّهُ: ve Allah | عَلَىٰ: | كُلِّ: her | شَيْءٍ: şeyi | قَدِيرٌ: yapabilendir | (9:39)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِلَّا: eğer | تَنْصُرُوهُ: siz ona yardım etmezseniz | فَقَدْ: iyi bilin ki | نَصَرَهُ: ona yardım etmişti | اللَّهُ: Allah | إِذْ: hani | أَخْرَجَهُ: (Mekke'den) çıkardıklarında | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | ثَانِيَ: ikincisiydi | اثْنَيْنِ: iki kişiden | إِذْ: iken | هُمَا: ikisi | فِي: | الْغَارِ: mağarada | إِذْ: hani | يَقُولُ: diyordu | لِصَاحِبِهِ: arkadaşına | لَا: | تَحْزَنْ: üzülme | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | مَعَنَا: bizimle beraberdir | فَأَنْزَلَ: (İşte o zaman) indirdi | اللَّهُ: Allah | سَكِينَتَهُ: sekinesini | عَلَيْهِ: onun üzerine | وَأَيَّدَهُ: ve onu destekledi | بِجُنُودٍ: askerlerle | لَمْ: | تَرَوْهَا: sizin görmediğiniz | وَجَعَلَ: ve kıldı | كَلِمَةَ: sözünü | الَّذِينَ: kimselerin | كَفَرُوا: inanmayan(ların) | السُّفْلَىٰ: alçak | وَكَلِمَةُ: ve sözü ise | اللَّهِ: Allah'ın | هِيَ: o | الْعُلْيَا: yüce olandır | وَاللَّهُ: ve Allah | عَزِيزٌ: daima üstündür | حَكِيمٌ: hüküm ve hikmet sahibidir | (9:40)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|انْفِرُوا: savaşa çıkın | خِفَافًا: (gerek) hafif olarak | وَثِقَالًا: (gerek) ağır olarak | وَجَاهِدُوا: ve cihad edin | بِأَمْوَالِكُمْ: mallarınızla | وَأَنْفُسِكُمْ: ve canlarınızla | فِي: | سَبِيلِ: yolunda | اللَّهِ: Allah | ذَٰلِكُمْ: bu | خَيْرٌ: daha hayırlıdır | لَكُمْ: sizin için | إِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | تَعْلَمُونَ: biliyor | (9:41)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَوْ: eğer | كَانَ: olsaydı | عَرَضًا: bir menfaat | قَرِيبًا: yakın | وَسَفَرًا: ve bir yolculuk | قَاصِدًا: orta | لَاتَّبَعُوكَ: elbette sana tabi olurlardı | وَلَٰكِنْ: fakat | بَعُدَتْ: uzak geldi | عَلَيْهِمُ: kendilerine | الشُّقَّةُ: aşılacak mesafe | وَسَيَحْلِفُونَ: bir de yemin edecekler | بِاللَّهِ: Allah'a | لَوِ: eğer (diye) | اسْتَطَعْنَا: gücümüz yetseydi | لَخَرَجْنَا: çıkardık | مَعَكُمْ: sizinle beraber | يُهْلِكُونَ: mahvediyorlar | أَنْفُسَهُمْ: kendilerini | وَاللَّهُ: ve Allah | يَعْلَمُ: biliyor | إِنَّهُمْ: onların | لَكَاذِبُونَ: yalancı olduklarını | (9:42)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|عَفَا: affetsin | اللَّهُ: Allah | عَنْكَ: seni | لِمَ: niçin | أَذِنْتَ: izin verdin | لَهُمْ: onlara | حَتَّىٰ: kadar | يَتَبَيَّنَ: iyice belli olana | لَكَ: sana | الَّذِينَ: kimseler | صَدَقُوا: doğru söyleyen(ler) | وَتَعْلَمَ: ve öğreninceye | الْكَاذِبِينَ: yalan söyleyenler | (9:43)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَا: | يَسْتَأْذِنُكَ: senden izin istemezler | الَّذِينَ: kimseler | يُؤْمِنُونَ: inanan(lar) | بِاللَّهِ: Allah'a | وَالْيَوْمِ: ve gününe | الْاخِرِ: ahiret | أَنْ: | يُجَاهِدُوا: cihadetmek için | بِأَمْوَالِهِمْ: mallariyle | وَأَنْفُسِهِمْ: ve canlariyle | وَاللَّهُ: ve Allah | عَلِيمٌ: bilir | بِالْمُتَّقِينَ: korunanları | (9:44)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنَّمَا: ancak | يَسْتَأْذِنُكَ: senden izin isterler | الَّذِينَ: kimseler | لَا: | يُؤْمِنُونَ: inanmayan | بِاللَّهِ: Allah'a | وَالْيَوْمِ: ve gününe | الْاخِرِ: ahiret | وَارْتَابَتْ: ve kuşkuya düşen | قُلُوبُهُمْ: kalbleri | فَهُمْ: kendileri | فِي: içinde | رَيْبِهِمْ: şüpheleri | يَتَرَدَّدُونَ: bocalayıp duranlar | (9:45)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَلَوْ: ve eğer | أَرَادُوا: isteselerdi | الْخُرُوجَ: çıkmak | لَأَعَدُّوا: yaparladı | لَهُ: onun için | عُدَّةً: bir hazırlık | وَلَٰكِنْ: fakat | كَرِهَ: hoşlanmadı | اللَّهُ: Allah | انْبِعَاثَهُمْ: davranışlarından | فَثَبَّطَهُمْ: ve onları durdurdu | وَقِيلَ: ve denildi | اقْعُدُوا: oturun | مَعَ: beraber | الْقَاعِدِينَ: oturanlarla | (9:46)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَوْ: eğer | خَرَجُوا: çıkmış olsalardı | فِيكُمْ: sizin içinizde | مَا: | زَادُوكُمْ: size bir katkıları olmazdı | إِلَّا: başka | خَبَالًا: bozgunculuktan | وَلَأَوْضَعُوا: ve hemen sokulurlardı | خِلَالَكُمْ: aranıza | يَبْغُونَكُمُ: sizi düşürmek için | الْفِتْنَةَ: fitneye | وَفِيكُمْ: ve içinizde de vardı | سَمَّاعُونَ: kulak verenler | لَهُمْ: onlara | وَاللَّهُ: Allah | عَلِيمٌ: bilir | بِالظَّالِمِينَ: zalimleri | (9:47)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|لَقَدِ: andolsun ki | ابْتَغَوُا: istediler | الْفِتْنَةَ: fitne çıkarmak | مِنْ: | قَبْلُ: önceden de | وَقَلَّبُوا: ve ters çevirdiler | لَكَ: sana | الْأُمُورَ: nice işleri | حَتَّىٰ: nihayet | جَاءَ: geldi | الْحَقُّ: hak | وَظَهَرَ: galebe çaldı | أَمْرُ: emri | اللَّهِ: Allah'ın | وَهُمْ: ve onlar | كَارِهُونَ: istemedikleri halde | (9:48)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|وَمِنْهُمْ: ve içlerinden | مَنْ: kimseler | يَقُولُ: derler | ائْذَنْ: izin ver | لِي: bana | وَلَا: ve | تَفْتِنِّي: beni fitneye düşürme | أَلَا: iyi bilinki | فِي: | الْفِتْنَةِ: onlar zaten fitneye | سَقَطُوا: düşmüşlerdir | وَإِنَّ: ve şüphesiz | جَهَنَّمَ: cehennem | لَمُحِيطَةٌ: kuşatacaktır | بِالْكَافِرِينَ: kafirleri | (9:49)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
|إِنْ: eğer | تُصِبْكَ: sana ulaşsa | حَسَنَةٌ: bir iyilik | تَسُؤْهُمْ: onların hoşuna gitmez | وَإِنْ: ve eğer | تُصِبْكَ: sana ulaşsa | مُصِيبَةٌ: bir kötülük | يَقُولُوا: derler | قَدْ: muhakkak | أَخَذْنَا: biz almıştık | أَمْرَنَا: tedbirimizi | مِنْ: -den | قَبْلُ: önce- | وَيَتَوَلَّوْا: döner(gider)ler | وَهُمْ: ve onlar | فَرِحُونَ: sevinirler | (9:50)Kelime panelini aç/kapat Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.