Kırık Meal (Arapça) : |فَلَا: | تُعْجِبْكَ: seni imrendirmesin | أَمْوَالُهُمْ: onların malları | وَلَا: ne de | أَوْلَادُهُمْ: evladları | إِنَّمَا: şüphesiz | يُرِيدُ: istiyor | اللَّهُ: Allah | لِيُعَذِّبَهُمْ: onlara azabetmeyi | بِهَا: bunlarla | فِي: | الْحَيَاةِ: hayatında | الدُّنْيَا: dünya | وَتَزْهَقَ: ve çıkmasını | أَنْفُسُهُمْ: canlarının | وَهُمْ: ve onlar | كَافِرُونَ: kafir olarak |
Kırık Meal (Harekesiz) : |فلا FLE | تعجبك TACBKseni imrendirmesin | أموالهم ÊMWELHMonların malları | ولا WLEne de | أولادهم ÊWLED̃HMevladları | إنما ÎNMEşüphesiz | يريد YRYD̃istiyor | الله ELLHAllah | ليعذبهم LYAZ̃BHMonlara azabetmeyi | بها BHEbunlarla | في FY | الحياة ELḪYEThayatında | الدنيا ELD̃NYEdünya | وتزهق WTZHGve çıkmasını | أنفسهم ÊNFSHMcanlarının | وهم WHMve onlar | كافرون KEFRWNkafir olarak |
Kırık Meal (Okunuş) : |felā: | tuǎ'cibke: seni imrendirmesin | emvāluhum: onların malları | ve lā: ne de | evlāduhum: evladları | innemā: şüphesiz | yurīdu: istiyor | llahu: Allah | liyuǎƶƶibehum: onlara azabetmeyi | bihā: bunlarla | fī: | l-Hayāti: hayatında | d-dunyā: dünya | ve tezheḳa: ve çıkmasını | enfusuhum: canlarının | vehum: ve onlar | kāfirūne: kafir olarak |
Kırık Meal (Transcript) : |FLE: | TACBK: seni imrendirmesin | ÊMVELHM: onların malları | VLE: ne de | ÊVLED̃HM: evladları | ÎNME: şüphesiz | YRYD̃: istiyor | ELLH: Allah | LYAZ̃BHM: onlara azabetmeyi | BHE: bunlarla | FY: | ELḪYET: hayatında | ELD̃NYE: dünya | VTZHG: ve çıkmasını | ÊNFSHM: canlarının | VHM: ve onlar | KEFRVN: kafir olarak |
Abdulbaki Gölpınarlı : Artık onların malları ve evlâtları, seni şaşırtıp imrendirmesin. Şüphe yok ki Allah, onları o malla, o evlâtla dünya hayâtında azaplandırmayı diler ve kâfir olarak da güçlükle can vermelerini murâd eder.
Adem Uğur : (Ey Muhammed!) Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Çünkü Allah bunlarla, ancak dünya hayatında onların azaplarını çoğaltmayı ve onların kâfir olarak canlarının çıkmasını istiyor.
Ahmed Hulusi : Onların ne zenginlikleri ve ne de evlatları seni imrendirmesin. . . Allâh bunlarla ancak dünya hayatında onlara azap etmeyi (bunlara yönelmenin getirisi olan Allâh'tan uzak düşmenin oluşturacağı azabı) ve hakikat bilgisini inkâr edenler olarak canlarının çıkmasını irade ediyor (mekr yoluyla).
Ahmet Tekin : Onların paraları, malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah bunlarla, sadece dünya hayatında onları cezalandırmak istiyor. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkâr edenlerin canlarının çıkmasını murâd ediyor.
Ahmet Varol : Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünya hayatında azab etmeyi ve kâfir oldukları halde canlarının çıkmasını diliyor.
Ali Bulaç : Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azablandırmak ve canlarının inkâr içindeyken zorlukla çıkmasını ister.
Ali Fikri Yavuz : Ey Rasûlüm, sakın onların ne malları, ne de evlâdları seni imrendirmesin. Allah, ancak onlar kâfir oldukları halde canlarının çıkmasını ve dünya hayatında bunlar sebebiyle kendilerine (münafıklara) azap etmesini diliyor.
Bekir Sadak : Artik onlarin mallari ve cocuklari seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dunya hayatinda azabetmek ve canlarinin inkarci olarak cikmasini ister.
Celal Yıldırım : Onların mallarının ve çocuklarının (bolluğu) seni imrendirmesin. Allah bunlarla dünya hayatında onlara azâb etmek ve kâfir oldukları halde canlarının çıkmasını istiyor.
Diyanet İşleri : Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah, bununla ancak onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını istiyor.
Diyanet İşleri (eski) : Artık onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünya hayatında azabetmek ve canlarının inkarcı olarak çıkmasını ister.
Diyanet Vakfi : (Ey Muhammed!) Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Çünkü Allah bunlarla, ancak dünya hayatında onların azaplarını çoğaltmayı ve onların kâfir olarak canlarının çıkmasını istiyor.
Edip Yüksel : Onların paraları ve çocukları seni etkilemesin. ALLAH bunlarla, onları dünya hayatında cezalandırmayı ve canlarının inkarcı olarak çıkmasını istiyor.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onların malları da, evlatları da sakın seni imrendirmesin. Bu olsa olsa, Allah'ın onları dünya hayatında bu gibi şeylerle azaba uğratmasından ve canlarının kâfir olarak çıkmasını murat etmiş olmasından başka birşey değildir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sakın onların malları da çocukları da seni imrendirmesin! Allah yalnızca dünya hayatında onlara bunlarla azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.
Elmalılı Hamdi Yazır : Sakın onların ne malları ne evlâdları seni imrendirmesin, o hiç bir şey değil ancak Allah onları Dünya hayatta bunlarla ta'zib etmesini ve canlarının kâfir oldukları halde çıkmasını murad ediyor
Fizilal-il Kuran : Artık onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünya hayatında azâp etmek ve canlarının kâfir olarak çıkmasını ister.
Gültekin Onan : Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Tanrı bunlarla ancak onları dünya hayatında azablandırmak ve canlarının küfür içindeyken zorlukla çıkmasını ister.
Hakkı Yılmaz : "Öyleyse onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Ancak Allah, bunlarla, onları basit dünya yaşamında cezalandırmak, onlar kâfir; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden birileri iken canlarını çıkarmak istiyor. "
Hasan Basri Çantay : Artık (Habîbim) onların ne malları, ne evlâdları seni imrendirmesin. Allah bunlar sebebiyle ancak kendilerini dünyâ hayâtında azaba çarpdırmayı ve canlarının, kendileri kâfir olarak, güçlükle çıkmasını irâde eder.
Hayrat Neşriyat : (Habîbim, yâ Muhammed!) Artık onların ne malları, ne de evlâdları seni imrendirmesin! Allah bunlarla ancak, onlara dünya hayâtında azâb etmeyi ve onların kâfir kimseler olarak canlarının çıkmasını istiyor.
İbni Kesir : Artık onların malları da çocukları da seni imrendirmesin. Doğrusu Allah, ancak bununla onlara dünya hayatında azab etmeyi ve kafirler olarak canlarının çıkmasını ister.
İskender Evrenosoğlu : Artık onların malları ve evlâtları (da) senin hoşuna gitmesin. Allah dünya hayatında onları, onunla (onlarla) azaplandırmayı ve onların nefslerinin (canlarının), kâfir olarak çıkmasını ister.
Muhammed Esed : Öyleyse, onların geçici servetleri yahut çocukları(nın çokluğundan duydukları doyum) sakın seni imrendirmesin: Allah bütün bunlarla dünya hayatında onlara sadece azap vermek ve canlarının hakkı (hala) inkar edip dururlarken çıkmasını istemektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık seni taaccübe düşürmesin, onların ne malları ve ne de evlatları. Allah Teâlâ ancak diler ki, onları bununla dünya hayatında muazzep kılsın ve onların kâfir oldukları halde canları çıkıversin.
Ömer Öngüt : Onların malları da çocukları da seni imrendirmesin. Çünkü Allah bunlarla dünya hayatında onların azaplarını artırmayı ve canlarının kâfirler olarak güçlükle çıkmasını istiyor.
Şaban Piriş : Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin, Allah bunlarla onları dünya hayatında cezalandırmak istiyor. Ve onların canları kafir olarak çıkar.
Suat Yıldırım : Onların ne mallarının ne de çocuklarının çokluğu seni imrendirmesin. O hiç de önemli değil! Çünkü Allah bunlar sebebiyle dünya hayatında onlara sıkıntı çektirmeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını dilemektedir.
Süleyman Ateş : Onların ne malları, ne de evlâdları seni imrendirmesin. Allâh bunlarla onlara dünyâ hayâtında azâbetmeyi ve kâfir olarak canlarının çıkmasını istiyor.
Tefhim-ul Kuran : Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azablandırmak ve canlarının onlar küfür içindeyken zorlukla çıkmasını ister.
Ümit Şimşek : Onların ne malları seni imrendirsin, ne de evlâtları. Allah onlara daha dünyada iken bunlarla sıkıntı vermeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını istiyor.
Yaşar Nuri Öztürk : Onların malları da evlatları da seni imrendirmesin. İş sadece şudur: Allah onlara şu iğreti hayatta azap etmeyi ve canlarının küfre sapmış bir halde çıkmasını istiyor.