Önceki Sonraki

9:120Tevbe Suresi 120. Ayet

Kuran Sırası: 9 İniş Sırası: 113
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869707172737475767778798081828384858687888990919293949596979899100101102103104105106107108109110111112113114115116117118119120121122123124125126127128129

9:120Tevbe Suresi 120. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
ما
|
Kombi Müfredat
كان
kāne
KVN|ك و ن
onlara yakışmaz
Kombi Müfredat
لأهل
liehli
EHL|ا ه ل
halkının
Kombi Müfredat
المدينة
l-medīneti
MD̃N|م د ن
Medine
5
ومن
ve men
|
ve kimselerin
Kombi Müfredat
حولهم
Havlehum
ḪVL|ح و ل
onların çevresinden
7
من
mine
|
-dan
Kombi Müfredat
الأعراب
l-eǎ'rābi
ARB|ع ر ب
bedevi Araplar-
9
أن
en
|
10 Kombi Müfredat
يتخلفوا
yeteḣallefū
ḢLF|خ ل ف
geri kalmaları
11
عن
ǎn
|
-nden
12 Kombi Müfredat
رسول
rasūli
RSL|ر س ل
Elçisi-
13
الله
llahi
|
Allah'ın
14
ولا
ve lā
|
ve
15 Kombi Müfredat
يرغبوا
yerğabū
RĞB|ر غ ب
kaygısına düşmeleri
16 Kombi Müfredat
بأنفسهم
bienfusihim
NFS|ن ف س
kendi canlarının
17
عن
ǎn
|
18 Kombi Müfredat
نفسه
nefsihi
NFS|ن ف س
onun canından önce
19
ذلك
ƶālike
|
böyledir
20
بأنهم
biennehum
|
çünkü
21
لا
|
yoktur ki
22 Kombi Müfredat
يصيبهم
yuSībuhum
ṦVB|ص و ب
onların çekmeleri
23 Kombi Müfredat
ظمأ
Zemeun
ƵME|ظ م ا
bir susuzluk
24
ولا
ve lā
|
ve yoktur ki
25 Kombi Müfredat
نصب
neSabun
NṦB|ن ص ب
bir yorgunluk
26
ولا
ve lā
|
ve yoktur
27 Kombi Müfredat
مخمصة
meḣmeSatun
ḢMṦ|خ م ص
yoksunluk
28
في
|
29 Kombi Müfredat
سبيل
sebīli
SBL|س ب ل
yolunda
30
الله
llahi
|
Allah
31
ولا
ve lā
|
ve yoktur ki
32 Kombi Müfredat
يطئون
yeTaūne
VŦE|و ط ا
ayak basmaları
33 Kombi Müfredat
موطئا
mevTien
VŦE|و ط ا
bir yere
34 Kombi Müfredat
يغيظ
yeğīZu
ĞYƵ|غ ي ظ
öfkelendirecek
35 Kombi Müfredat
الكفار
l-kuffāra
KFR|ك ف ر
kâfirleri
36
ولا
ve lā
|
ve yoktur ki
37 Kombi Müfredat
ينالون
yenālūne
NYL|ن ي ل
sağlamaları
38
من
min
|
39 Kombi Müfredat
عدو
ǎduvvin
AD̃V|ع د و
düşman karşısında
40 Kombi Müfredat
نيلا
neylen
NYL|ن ي ل
bir başarı
41
إلا
illā
|
mutlaka
42 Kombi Müfredat
كتب
kutibe
KTB|ك ت ب
yazıl(masın)
43
لهم
lehum
|
kendileri için
44
به
bihi
|
onunla
45 Kombi Müfredat
عمل
ǎmelun
AML|ع م ل
bir amel
46 Kombi Müfredat
صالح
SāliHun
ṦLḪ|ص ل ح
salih
47
إن
inne
|
şüphesiz
48
الله
llahe
|
Allah
49
لا
|
zayi etmez
50 Kombi Müfredat
يضيع
yuDīǔ
ŽYA|ض ي ع
ecirlerini
51 Kombi Müfredat
أجر
ecra
ECR|ا ج ر
iyilik edenlerin
52 Kombi Müfredat
المحسنين
l-muHsinīne
ḪSN|ح س ن
harcamaları
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |مَا: | كَانَ: onlara yakışmaz | لِأَهْلِ: halkının | الْمَدِينَةِ: Medine | وَمَنْ: ve kimselerin | حَوْلَهُمْ: onların çevresinden | مِنَ: -dan | الْأَعْرَابِ: bedevi Araplar- | أَنْ: | يَتَخَلَّفُوا: geri kalmaları | عَنْ: -nden | رَسُولِ: Elçisi- | اللَّهِ: Allah'ın | وَلَا: ve | يَرْغَبُوا: kaygısına düşmeleri | بِأَنْفُسِهِمْ: kendi canlarının | عَنْ: | نَفْسِهِ: onun canından önce | ذَٰلِكَ: böyledir | بِأَنَّهُمْ: çünkü | لَا: yoktur ki | يُصِيبُهُمْ: onların çekmeleri | ظَمَأٌ: bir susuzluk | وَلَا: ve yoktur ki | نَصَبٌ: bir yorgunluk | وَلَا: ve yoktur | مَخْمَصَةٌ: yoksunluk | فِي: | سَبِيلِ: yolunda | اللَّهِ: Allah | وَلَا: ve yoktur ki | يَطَئُونَ: ayak basmaları | مَوْطِئًا: bir yere | يَغِيظُ: öfkelendirecek | الْكُفَّارَ: kâfirleri | وَلَا: ve yoktur ki | يَنَالُونَ: sağlamaları | مِنْ: | عَدُوٍّ: düşman karşısında | نَيْلًا: bir başarı | إِلَّا: mutlaka | كُتِبَ: yazıl(masın) | لَهُمْ: kendileri için | بِهِ: onunla | عَمَلٌ: bir amel | صَالِحٌ: salih | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | لَا: zayi etmez | يُضِيعُ: ecirlerini | أَجْرَ: iyilik edenlerin | الْمُحْسِنِينَ: harcamaları | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |ما ME | كان KEN onlara yakışmaz | لأهل LÊHL halkının | المدينة ELMD̃YNT Medine | ومن WMN ve kimselerin | حولهم ḪWLHM onların çevresinden | من MN -dan | الأعراب ELÊAREB bedevi Araplar- | أن ÊN | يتخلفوا YTḢLFWE geri kalmaları | عن AN -nden | رسول RSWL Elçisi- | الله ELLH Allah'ın | ولا WLE ve | يرغبوا YRĞBWE kaygısına düşmeleri | بأنفسهم BÊNFSHM kendi canlarının | عن AN | نفسه NFSH onun canından önce | ذلك Z̃LK böyledir | بأنهم BÊNHM çünkü | لا LE yoktur ki | يصيبهم YṦYBHM onların çekmeleri | ظمأ ƵMÊ bir susuzluk | ولا WLE ve yoktur ki | نصب NṦB bir yorgunluk | ولا WLE ve yoktur | مخمصة MḢMṦT yoksunluk | في FY | سبيل SBYL yolunda | الله ELLH Allah | ولا WLE ve yoktur ki | يطئون YŦÙWN ayak basmaları | موطئا MWŦÙE bir yere | يغيظ YĞYƵ öfkelendirecek | الكفار ELKFER kâfirleri | ولا WLE ve yoktur ki | ينالون YNELWN sağlamaları | من MN | عدو AD̃W düşman karşısında | نيلا NYLE bir başarı | إلا ÎLE mutlaka | كتب KTB yazıl(masın) | لهم LHM kendileri için | به BH onunla | عمل AML bir amel | صالح ṦELḪ salih | إن ÎN şüphesiz | الله ELLH Allah | لا LE zayi etmez | يضيع YŽYA ecirlerini | أجر ÊCR iyilik edenlerin | المحسنين ELMḪSNYN harcamaları | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |: | kāne: onlara yakışmaz | liehli: halkının | l-medīneti: Medine | ve men: ve kimselerin | Havlehum: onların çevresinden | mine: -dan | l-eǎ'rābi: bedevi Araplar- | en: | yeteḣallefū: geri kalmaları | ǎn: -nden | rasūli: Elçisi- | llahi: Allah'ın | ve lā: ve | yerğabū: kaygısına düşmeleri | bienfusihim: kendi canlarının | ǎn: | nefsihi: onun canından önce | ƶālike: böyledir | biennehum: çünkü | : yoktur ki | yuSībuhum: onların çekmeleri | Zemeun: bir susuzluk | ve lā: ve yoktur ki | neSabun: bir yorgunluk | ve lā: ve yoktur | meḣmeSatun: yoksunluk | : | sebīli: yolunda | llahi: Allah | ve lā: ve yoktur ki | yeTaūne: ayak basmaları | mevTien: bir yere | yeğīZu: öfkelendirecek | l-kuffāra: kâfirleri | ve lā: ve yoktur ki | yenālūne: sağlamaları | min: | ǎduvvin: düşman karşısında | neylen: bir başarı | illā: mutlaka | kutibe: yazıl(masın) | lehum: kendileri için | bihi: onunla | ǎmelun: bir amel | SāliHun: salih | inne: şüphesiz | llahe: Allah | : zayi etmez | yuDīǔ: ecirlerini | ecra: iyilik edenlerin | l-muHsinīne: harcamaları | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |ME: | KEN: onlara yakışmaz | LÊHL: halkının | ELMD̃YNT: Medine | VMN: ve kimselerin | ḪVLHM: onların çevresinden | MN: -dan | ELÊAREB: bedevi Araplar- | ÊN: | YTḢLFVE: geri kalmaları | AN: -nden | RSVL: Elçisi- | ELLH: Allah'ın | VLE: ve | YRĞBVE: kaygısına düşmeleri | BÊNFSHM: kendi canlarının | AN: | NFSH: onun canından önce | Z̃LK: böyledir | BÊNHM: çünkü | LE: yoktur ki | YṦYBHM: onların çekmeleri | ƵMÊ: bir susuzluk | VLE: ve yoktur ki | NṦB: bir yorgunluk | VLE: ve yoktur | MḢMṦT: yoksunluk | FY: | SBYL: yolunda | ELLH: Allah | VLE: ve yoktur ki | YŦÙVN: ayak basmaları | MVŦÙE: bir yere | YĞYƵ: öfkelendirecek | ELKFER: kâfirleri | VLE: ve yoktur ki | YNELVN: sağlamaları | MN: | AD̃V: düşman karşısında | NYLE: bir başarı | ÎLE: mutlaka | KTB: yazıl(masın) | LHM: kendileri için | BH: onunla | AML: bir amel | ṦELḪ: salih | ÎN: şüphesiz | ELLH: Allah | LE: zayi etmez | YŽYA: ecirlerini | ÊCR: iyilik edenlerin | ELMḪSNYN: harcamaları | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Medinelilerle çevrelerindeki bedevîlerin, Allah'ın Peygamberinden geri kalmaları ve onun katlandığı zahmetlere katlanmaları gerekmez. Çünkü Allah yolunda bir susuzluğa, bir yorgunluğa, bir açlığa düşerlerse, kâfirleri kızdırıp kinlendirecek bir yere ayak basarlarsa, herhangi bir düşmana karşı başarı elde ederlerse mutlaka karşılık olarak iyi bir iş yaptıkları yazılır; şüphe yok ki Allah iyilik edenlerin ecrini zâyi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Medine halkına ve onların çevresinde bulunan bedevî Araplara Allah'ın Resûlünden geri kalmaları ve onun canından önce kendi canlarını düşünmeleri yakışmaz. İşte onların Allah yolunda bir susuzluğa, bir yorgunluğa ve bir açlığa dûçar olmaları, kâfirleri öfkelendirecek bir yere (ayak) basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları, ancak bunların karşılığında kendilerine salih bir amel yazılması içindir. Çünkü Allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Gerek Medine halkına gerekse çevresindeki Bedevîlere, Allâh Rasûlünden geri kalmaları ve kendi nefslerini O'nun nefsine tercih etmeleri yakışmaz! Onların Allâh yolunda susuzluğa, yorgunluğa, açlığa maruz kalmaları, hakikat bilgisini inkâr edenleri öfkelendirecek yerlere yerleşmeleri, düşmana karşı bir zafer kazanmaları; kendilerine imanın gereği fiiller olarak yazılmıştır! Muhakkak ki Allâh muhsinleri mükâfatsız bırakmaz.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Medine halkının ve onların çevresinde bulunan Bedevî Araplar’ın, savaş ilânı halinde Allah’ın Rasulünden geri kalmaları, şahsen onun nasıl savaş hazırlığı yaptığına bakmadan, onun hayatını korumaya almadan kendi canlarının derdine düşmeleri olacak iş değildir. Çünkü onların Allah yolunda, İslâm uğrunda bir susuzluğa, bir yorgunluğa, bir açlığa katlanmadan, kâfirleri öfkelendirecek bir yere ayak basmadan ve düşmana karşı bir başarı kazanmadan, kendi sevap hanelerine, hâlis niyet ve amaçlarla İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirme, hayırlı, bilinçli, mükemmel, cârî-kalıcı bir sâlih amel sevabı yazılmaz. Allah iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman askerî erkânının, ordunun ve idarecilerin, müslümanların mükâfatını zâyi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Gerek Medinelilere ve gerekse onların etrafındaki bedevilere Allah'ın Peygamberinden geriye kalmaları ve kendi canlarını onun canına tercih etmeleri yaraşmaz. Çünkü onların Allah yolunda bir susuzluk, bir yorgunluk, bir açlık çekmeleri, kâfirleri öfkelendirecek bir yere ayak basmaları ve düşman karşısında bir başarı sağlamaları dolayısıyla mutlaka kendileri için bir salih amel yazılır. Şüphesiz Allah iyilik edenlerin ecirlerini zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Medine halkına ve çevresindeki bedevilere, Allah'ın elçisinden geri kalmaları, kendi nefislerini onun nefsine tercih etmeleri yakışmaz. Bu, gerçekten onların Allah yolunda bir susuzluk, bir yorgunluk, 'dayanılmaz bir açlık' (çekmeleri), kâfirleri 'kin ve öfkeyle ayaklandıracak' bir yere ayak basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları karşılığında, mutlaka onlara bununla salih bir amel yazılmış olması nedeniyledir. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Medîne’lilere ve civarlarındaki çöl bedevilerine, Rasûlüllah’ın emrine aykırı hareket etmek (ve yaptığı savaştan geri kalmak) uygun olmadığı gibi, kendisinin bizzat katlandığı zahmetlere onların da katlanmaya rağbet etmemeleri yaraşmaz. Muhalefetin câiz olmayışının sebebi şudur: Çünkü onların, Allah yolunda çektikleri bir susuzluk, bir yorgunluk, bir açlık, kâfirleri kızdıracak bir yeri çiğnemeleri ve düşmana karşı bir muvaffakiyete erişmeleri yoktur ki, mukabilinde kendilerine sâlih bir amel yazılmış olmasın. Çünkü Allah, güzel amel edenlerin mükâfatını zâyi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Medinelilere ve cevrelerinde bulunan bedevilere, savasta Allah'in peygamberinden geri kalmak, kendilerini ona tercih etmek yarasmaz. Cunku Allah yolunda susuzluga, yorgunluga, acliga ugramak, kafirleri kizdiracak bir yeri isgal etmek ve dusmana basari kazanmak karsiliginda, onlarin yararli bir is yaptiklari mutlaka yazilir. Dogrusu Allah iyilik yapanlarin ecrini zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Medine halkına ve çevresindeki Bedevilere (savaşta ve diğer umumu ilgilendiren konularda) Allah'ın Peygamberinden geri kalmaları ve kendilerini tercih edip Peygamberden yüzçevirmeleri yakışmaz ve yaraşmaz. Bu böyledir; çünkü onlara Allah yolunda bir susuzluk veya yorgunluk veya bir açlık sıkıntısı ; kâfirlerin öfkesini kabartacak bir yere ayak basmaları ve düşmana karşı bir başarıya nail olmaları karşılığında mutlaka kendilerine iyi-yararlı bir amel yazılır. Şüphesiz ki Allah iyilerin mükâfatını zayi' etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevîlere, Allah’ın Resûlünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü onların, Allah yolunda çektikleri susuzluk, yorgunluk, açlık, kâfirleri öfkelendirmek üzere bir yere adım atmaları ve düşmana karşı herhangi bir başarı kazanmaları gibi hiçbir olay yoktur ki karşılığında kendilerine iyi bir amel(in sevabı) yazılmış olmasın. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların mükâfatını elbette zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Medinelilere ve çevrelerinde bulunan Bedevilere, savaşta Allah'ın Peygamberinden geri kalmak, kendilerini ona tercih etmek yaraşmaz. Çünkü Allah yolunda susuzluğa, yorgunluğa, açlığa uğramak, kafirleri kızdıracak bir yeri işgal etmek ve düşmana başarı kazanmak karşılığında, onların yararlı bir iş yaptıkları mutlaka yazılır. Doğrusu Allah iyilik yapanların ecrini zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Medine halkına ve onların çevresinde bulunan bedevî Araplara Allah'ın Resûlünden geri kalmaları ve onun canından önce kendi canlarını düşünmeleri yakışmaz. İşte onların Allah yolunda bir susuzluğa, bir yorgunluğa ve bir açlığa dûçar olmaları, kâfirleri öfkelendirecek bir yere (ayak) basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları, ancak bunların karşılığında kendilerine salih bir amel yazılması içindir. Çünkü Allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Ne şehir halkı, ne de onların çevresindeki Araplar, ALLAH'ın elçisinden geri kalmamalı ve kendilerini ona tercih etmemelidir. Zira ALLAH yolunda uğrayacakları her bir susuzluk, bir yorgunluk ve bir açlık, kafirleri öfkelendirecek her bir adım ve düşmana karşı kazandıkları her bir başarı, kendileri için bir kredi olarak yazılır. ALLAH iyi davrananların mükafatını yitirmez.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Medine halkına ve civardaki bedevilere, Resulullah'ın emrine aykırı hareket etmek uygun olmadığı gibi, onun katlandığı zahmetlere öbürlerinin katlanmaya yanaşmamaları da yakışık almaz. Çünkü onların Allah yolunda çektikleri hiçbir susuzluk, hiçbir yorgunluk ve hiçbir açlık, ayrıca kâfirleri öfkelendirecek ayak bastıkları hiçbir yer veya düşmana karşı elde ettikleri hiçbir başarı yoktur ki, karşılığında kendilerine salih bir amel yazılmış olmasın. Çünkü Allah, güzel iş yapanların mükafatını zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ne Medine halkının ne de etrafındaki bedevilerin Resulullah'tan geride kalmaları ve kendilerini tercih edip ondan yüz çevirmeleri yakışmaz. Çünkü onların Allah yolunda çektikleri hiçbir susuzluk, hiçbir açlık ve kafirleri öfkelendirecek bir yere ayak basmaları ve düşman karşısında elde ettikleri hiçbir başarı yoktur ki, karşılığında kendilerine güzel bir amel yazılmış olmasın. Çünkü Allah iyilerin mükafatını zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ne medenîlerin ne de etraflarındaki bedevîlerin Resulullahtan tahallüf etmeleri, ve onun nefsinde ne yaptığına bakmayıb da kendi nefisleriyle mukayyed olmaları yaraşmaz, çünkü onların Allah yolunda ne bir susuzluk, ne bir yorgunluk, ne bir açlık çekmeleri ve ne küffarı gayza getirecek bir mevkii çiğnemeleri ne de düşmandan bir muvaffakıyyete nâil olmaları olmaz ki mukabilinde kendileri için mutlak bir ameli salih yazılmış bulunmasın, çünkü Allah muhsinlerin ecrini zayi' etmezDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Gerek Medineliler'e ve gerekse çevrelerinde yaşayan Bedeviler'e savaşta peygamberden geri kalmak ve kendi canlarının kaygısını onun canının kaygısının önüne geçirmek yakışmaz. Çünkü Allah yolunda çekecekleri her susuzluk, katlanacakları her yorgunluk, karşılaşacakları her açlık, kâfirleri öfkelendirecek her bir karış toprağa ayak basmaları; düşmanın zararına kazanacakları her tür başarı karşılığında mutlaka hesaplarına iyi amel yazılır. Hiç şüphesiz Allah, iyi işler yapanları ödülsüz bırakmaz.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Medine ehline ve çevresindeki bedevilere, Tanrı'nın elçisinden geri kalmaları, kendi nefslerini onun nefsine tercih etmeleri yakışmaz. Bu, gerçekten onların Tanrı yolunda bir susuzluk, bir yorgunluk, 'dayanılmaz bir açlık' (çekmeleri), kafirleri 'kin ve öfkeyle ayaklandıracak' bir yere ayak basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları karşılığında, mutlaka onlara bununla salih bir amel yazılmış olması nedeniyledir. Şüphesiz Tanrı, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (120,121) "Medîne halkı ve bedevi Araplardan civardakiler için, Allah'ın Elçisi'nden geri kalmaları ve O’nun canından evvel kendi canlarını düşünmeleri olacak şey değildir. İşte bu, Allah yolunda isabet eden her susuzluk, her yorgunluk ve her açlık, kâfirleri; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenleri öfkelendirecek olması, ayak bastıkları her yer ve düşmana karşı elde ettikleri her başarı karşılığında kendilerine kesinlikle sâlih bir amel yazılmış olması, Allah yolunda yaptıkları küçük ve büyük her harcama ve geçtikleri her vadi karşılığında, kesinlikle kendileri için, yaptıkları işin daha güzeliyle Allah'ın kendilerini ödüllendirmesi yazılmış olması sebebiyledir. Şüphesiz Allah, iyilik-güzellik üretenlerin ödülünü kaybetmez. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Gerek Medîneliler için, gerek çevrelerindeki bedeviler için (savaşda ve diğer hususlarda) Allahın Resulünden geri kalmaları, (onun emirlerine muhaalefetde bulunmaları) ve bizzat kendisine (katlandığı zahmetlerde) onların da canla başla (katlanmıya) rağbet etmemeleri yasakdır. Bunun sebebi şudur: (Çünkü onların) Allah yolunda bir susuzluk, bir yorgunluk, bir açlık (çekmeleri), kâfirleri kızdıracak bir yere ayak basmaları, bir düşmana karşı muvaffakiyyete erişmeleri (gibi hiç bir hal ve hareket) yokdur ki mukaabilinde kendileri için bu sebeble iyi bir amel yazılmış olmasın. Çünkü Allah, iyi hareket edenlerin mükâfatını zaayi etmez. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Medîne halkının ve çevresindeki bedevîlerin, Allah’ın Resûlünden geri kalmaları ve onun canından (önce) kendi canlarını düşünmeleri (doğru) olmaz! Bu, şundandır: Gerçekten onlar, kendilerine Allah yolunda (çekecekleri) bir susuzluk, bir yorgunluk, bir açlık isâbet etmez ve kâfirleri kızdırarak ayak basacakları bir yer ve düşmana karşı kazanacakları bir zafer yoktur ki, mukabilinde kendilerine bu sebeble sâlih bir amel yazılmış olmasın! Çünki Allah, iyilik edenlerin mükâfâtını zâyi' etmez.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Gerek Medine'liler için, gerekse onların çevresinde bulunan Bedeviler için; Allah'ın peygamberinden geri kalmak, kendilerini ona tercih etmek yaraşmaz. Çünkü Allah yolunda susuzluk, yorgunluk, açlık, kafirleri kızdıracak bir yere ayak basmak ve düşmana karşı başarı kazanmak karşılığında; onlara mutlaka bir salih amel yazılır. Muhakkak ki Allah, ihsan edenlerin mükafatını zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Medine (şehir) halkı ve bedevî Araplar'dan onun çevresinde olanlar için Allah'ın Resûl'ünden geri kalmaları ve kendi nefslerini, onun nefsinden üstün tutmaları (rağbet etmeleri) olmaz. Çünkü böylece onlara, Allah yolunda (aşırı) bir susuzluk, bir yorgunluk (bitkinlik) ve şiddetli açlık isabet etmesi, küffarı (kâfirleri) öfkelendirecek bir yere ayak basarak (işgal ederek), düşmana karşı bir zafere nail olmaları yoktur ki; onunla, onlara salih amel yazılmış olmasın. Muhakkak ki Allah, muhsinlerin ecrini zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : (Peygamber) şehrinin halkına da, onların çevresinde (yaşayan) bedevilere de (seferde) Allah'ın Elçisi'ne katılmaktan kaçınmak ve kendi canlarını o'nunkinden fazla gözetmek yaraşmaz. Çünkü, onlar Allah yolunda ne zaman susuzluk, yorgunluk ya da açlık çekseler; ne zaman hakkı inkar edenleri şaşırtan bir adım atsalar; ve ne zaman başlarına gelmesi mukadder olan şeye düşman eliyle uğratılsalar (sonuç ne olursa olsun) bu onların lehine mutlaka kaydedilmektedir. Çünkü Allah, iyilik yapanların emeklerini asla boşa çıkarmaz!Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ne Medîne ahalisi için ve ne de onların civarında bulunan bedeviler için sahih olmaz ki, Allah Teâlâ'nın Resûlünden geri kalsınlar ve onun kendi nefsinde ne yaptığına bakmayıp da kendi nefislerine rağbet göstersinler. Çünkü onlara Allah yolunda ne bir susuzluk ve ne bir yorgunluk ve ne de bir açlık isabet etmez ki ve ne de kâfirleri kızdıracak bir mevkie ayak basmazlar ki ve ne de bir düşmana karşı bir muvaffakiyete nâil olmuş olmazlar ki, illâ onun mukabilinde kendileri için bir sâlih amel yazılmış olur. Şüphe yok ki Allah Teâlâ muhsin olanların mükâfaatını zâyi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Medine halkına da onların çevresinde bulunan bedevilere de Allah'ın Peygamber'inden geri kalmak, onun canından önce kendi canlarını düşünmek yakışmaz. Çünkü Allah yolunda susuzluk, yorgunluk, açlık, kâfirleri öfkelendirecek bir yere ayak basmak ve düşmana karşı bir başarı kazanmak karşılığında mutlaka bir sâlih amel yazılır. Çünkü Allah muhsinlerin mükâfatını zâyi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Medine halkına ve çevrelerinde bulunan bedevilere Resulullah’tan geri kalmaları ve kendilerini O’na tercih etmeleri yaraşmaz. Bu, onların Allah yolunda susuzluğa, yorgunluğa, açlığa ve kafirleri kızdıracak bir yere ayak basmaları ve düşmana karşı zafer kazanmaları karşılığında, onların doğru bir iş yaptıklarının yazıldığı içindir. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların ecrini zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Ne Medine halkının, ne de etrafındaki bedevîlerin,Allahın Resulünden geri kalmaları ve ona ihtimam göstermeyip kendi canlarının derdine düşmeleri olacak şey değildir (Bunu yapacak bir tek kişi bile çıkmasın). Bu böyledir, çünkü onların Allah yolunda uğrayacakları hiçbir susuzluk, yorgunluk, açlık,kâfirleri öfkelendirecek tarzda bir yere ayak basıp ele geçirmeleri ve düşmana karşı başarı kazanmaları yoktur ki, mutlaka o sebeple kendilerine güzel bir iş ve sevap yazılmış olmasın. Çünkü Allah iyi davrananların mükâfatlarını zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Ne Medine halkının, ne de onların çevresinde bulunan bedevi Arapların, Allâh'ın Elçisinden geri kalmaları ve onun canından önce kendi canlarının kaygısına düşmeleri, onlara yakışmaz. Böyledir, çünkü Allâh yolunda uğrayacakları hiçbir susuzluk, yorgunluk, açlık; kâfirleri öfkelendirecek bir yeri çiğne(yip zaptet)meleri ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları yoktur ki mutlaka bunlarla kendilerine iyi bir amel yazılmış olmasın. Allâh güzel davrananların ecrini zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Medine halkına ve çevresindeki bedevilere, peygamberden geri kalmaları, kendi nefislerini onun nefsine tercih etmeleri yakışmaz. Bu, gerçekten onların Allah yolunda bir susuzluk, bir yorgunluk, 'dayanılmaz bir açlık' (çekmeleri), kâfirleri 'kin ve öfkeyle ayaklandıracak' bir yere ayak basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları karşılığında, mutlaka onlara bununla salih bir amel yazılmış olması nedeniyledir. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Ne Medine halkına, ne de çevresindeki bedevîlere, Allah Resulünden geri kalmak veya onun canından önce kendi canlarının derdine düşmek yakışmaz. Zira onlar ne zaman Allah yolunda susuzluk, yorgunluk veya açlık çekseler, yahut kâfirleri öfkelendirecek şekilde bir yere ayak basacak olsalar veya düşman eliyle onlara iyi veya kötü birşey ulaşacak olsa, mutlaka onun karşılığında kendilerine bir iyilik yazılır. Çünkü Allah iyilik yapan ve iyi kulluk edenlerin ödülünü zayi etmez.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Medine halkına ve çevrelerindeki Bedevî Araplara, Allah resulünden geri kalmaları ve onu bırakıp da kendi canlarının derdine düşmeleri yakışmaz. Çünkü Allah yolunda uğrayacakları bir susuzluk, bir yorgunluk, bir açlık, kâfirleri öfkelendirmek üzere bir yere ayak basmaları, düşmana karşı herhangi bir başarı kazanmaları durumunda kendileri için, barışa yönelik iyi bir amel mutlaka yazılacaktır. Allah, güzel düşünüp güzel davrananların ödülünü yitirmez.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.