Kırık Meal (Arapça) : |إِذْ: hani | يَغْشَى: kaplıyordu | السِّدْرَةَ: Sidre'yi | مَا: | يَغْشَىٰ: kaplayan |  | |
Kırık Meal (Harekesiz) : |إذ ÎZ̃ hani | يغشى YĞŞ kaplıyordu | السدرة ELSD̃RT Sidre'yi | ما ME | يغشى YĞŞ kaplayan |  | |
Kırık Meal (Okunuş) : |iƶ: hani | yeğşā: kaplıyordu | s-sidrate: Sidre'yi | mā: | yeğşā: kaplayan |  | |
Kırık Meal (Transcript) : |ÎZ̃: hani | YĞŞ: kaplıyordu | ELSD̃RT: Sidre'yi | ME: | YĞŞ: kaplayan |  | |
Abdulbaki Gölpınarlı : Sidreyi, o sırada neler bürümüş, kaplamıştı, neler.  | |
Adem Uğur : Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.  | |
Ahmed Hulusi : O an ki, Sidre'yi (varlığını) bürüyen (hakikat nûru) bürüyordu (beden hissi kaybolmuş bir hâlde)!  | |
Ahmet Tekin : Hani Sidre’yi, Allah’ın nuru ve melekler kaplamıştı.  | |
Ahmet Varol : O zaman (o gördüğünde) Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.  | |
Ali Bulaç : Sidreyi örten örtmekte iken,  | |
Ali Fikri Yavuz : O dem ki, Sidre’yi bürüyen bürüyordu, (çepçevre meleklerle kaplanmıştı)...  | |
Bekir Sadak : Sidre'yi buruyen buruyordu.  | |
Celal Yıldırım : Sidre'yi bürüyenler buruyordu o demde.  | |
Diyanet İşleri : O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.  | |
Diyanet İşleri (eski) : Sidre'yi bürüyen bürüyordu.  | |
Diyanet Vakfi : Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.  | |
Edip Yüksel : Tüm bölge olağanüstü biçimde kuşatılmıştı.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O zaman ki, o Sidre'yi bürüyen bürüyordu.  | |
Elmalılı Hamdi Yazır : O dem ki o Sidreyi bürüyen bürüyordu  | |
Fizilal-il Kuran : O sırada ağacı yaman bir şey bürümüştü.  | |
Gültekin Onan : Sidreyi örten örtmekte iken,  | |
Hasan Basri Çantay : O (gördüğü) zaman Sidreyi bürüyordu onu bürümekde olan.  | |
Hayrat Neşriyat : O zaman Sidre’yi bürümekte olan, bürüyordu.  | |
İbni Kesir : O zaman Sidre'yi bürümekte olan bürüyordu.  | |
İskender Evrenosoğlu : Sidre'yi bürüyen şey bürüyordu.  | |
Muhammed Esed : meçhul bir parlaklığın çevresini sarıp kuşattığı sidre ağacının başında.  | |
Mustafa İslamoğlu : kaplayan o şey sidreyi çepeçevre kuşattığında...  | |
Ömer Nasuhi Bilmen : (16-17) O vakit ki, Sidre'yi bürüyen bürüyordu. Göz ne çevrildi ve ne de tecavüz etti.  | |
Ömer Öngüt : O dem ki, Sidre'yi bürüyen bürüyordu.  | |
Şaban Piriş : Sidre’yi bürüyen bürüyordu.  | |
Suat Yıldırım : O dem ki Sidre’yi bir feyiz sarıyor, sardıkça sarıyordu...  | |
Süleyman Ateş : Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.  | |
Tefhim-ul Kuran : Sidreyi örten örtmekte iken,  | |
Ümit Şimşek : O vakit Sidre'yi kaplayan kapladı.  | |
Yaşar Nuri Öztürk : O vakit kuşatıp sarıyordu Sidre'yi kuşatıp saran,  | |