(Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.(53:4)
(5-7) (Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu.(53:5)
Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu.(53:8)
(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.(53:9)
Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.(53:10)
Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.(53:22)
Onlar ancak sizin ve atalarınızın (ilâh edindiğiniz şeylere) taktığınız isimlerdir. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar (putperestler) yalnız zanna ve nefislerin arzusuna tâbi oluyorlar. Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.(53:23)
Yoksa insan (kayıtsız şartsız), her temenni ettiği şeye sahip mi olacaktır?(53:24)
Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.(53:26)
Şüphesiz ahirete iman etmeyenler, meleklere dişi isimleri veriyorlar.(53:27)
Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.(53:28)
Öyle ise bizim zikrimizden (Kur’an’dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir.(53:29)
İşte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. O, hidayete ereni de daha iyi bilir.(53:30)
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. (Bu) kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, iyilik edenleri de daha güzeliyle mükâfatlandırması için (böyle)dir.(53:31)
Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah’a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.(53:32)
(33-34) Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü?(53:33)
Gayb’ın ilmi kendi yanında da o gerçeği mi görüyor?(53:35)
(36-37) Yoksa, Mûsâ’nın ve Allah’ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim’in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?(53:36)
Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez.(53:38)