Âmâ ile ilgili seni, önceden bilgilendiren mi oldu? Belki o pislikten, küfürden temizlenecek, vicdanını arındıracak.(80:3)
Yahut öğüt alacak da, o öğüt ona fayda verecek.(80:4)
Ama sen, güçleri, imkânları ve kabiliyetleriyle yeterli donanıma sahip olduklarını, vahyin, Kur’ân’ın rehberliğine ihtiyaçlarının olmadığını ileri sürenlerin üstüne düşüyorsun.(80:5)
Sakın böyle davranma! Bu âyetler birer öğüttür, uyarıdır.(80:11)
Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları ve iradesinin tecellisi içinde, kendi iradesini ve tercihini kullanarak, dileyen Kur’ân’ı düşünür, ondan öğüt alır.(80:12)
Kur’ân saygı ile ele alınan kutsal sahifelerde yazılıdır.(80:13)
Yüksekte, el üstünde tutulmuş, içinde şirk bulunmayan tertemiz sayfalarda yazılıdır.(80:14)
Değerli, saygı duyulan, güvenilir itaatkâr, sorumluluğunu bilen elçilerin elleriyle yazılmıştır, Allah katında itibar gören kâmil mü’minlerin ellerindedir.(80:16)
Kahrolası insan! Ne nankördür! Ne kadar inkârcıdır.(80:17)
O gün, bazı yüzler de toza toprağa bulanmıştır.(80:40)
O gün, onların üzerine kara bulutlar çökmüş, yüzleri simsiyah kesilmiştir.(80:41)
Onlar, işte onlar kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler ve büyük günahlar işleyenlerdir.(80:42)