Kırık Meal (Arapça) : |لَمْ: | يَطْمِثْهُنَّ: onlara temas etmemiştir | إِنْسٌ: insan | قَبْلَهُمْ: bunlardan önce | وَلَا: ne de | جَانٌّ: cin |  | |
Kırık Meal (Harekesiz) : |لم LM | يطمثهن YŦMS̃HN onlara temas etmemiştir | إنس ÎNS insan | قبلهم GBLHM bunlardan önce | ولا WLE ne de | جان CEN cin |  | |
Kırık Meal (Okunuş) : |lem: | yeTmiṧhunne: onlara temas etmemiştir | insun: insan | ḳablehum: bunlardan önce | ve lā: ne de | cānnun: cin |  | |
Kırık Meal (Transcript) : |LM: | YŦMS̃HN: onlara temas etmemiştir | ÎNS: insan | GBLHM: bunlardan önce | VLE: ne de | CEN: cin |  | |
Abdulbaki Gölpınarlı : Eşlerinden önce ne bir insan dokunmuş onlara, ne bir cin.  | |
Adem Uğur : Bunlara onlardan önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.  | |
Ahmed Hulusi : Daha önce onlara ne ins ne de cann (cin) dokunup (beşerî - şeytanî fikir ve duygularla) kirletmiştir!  | |
Ahmet Tekin : Eşlerinden önce, onlara, insan ve cin eli değmemiştir.  | |
Ahmet Varol : Onlardan önce kendilerine ne bir insan ne de bir cin dokunmuştur.  | |
Ali Bulaç : Bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.  | |
Ali Fikri Yavuz : Onlara, kocalarından önce ne insan dokunmuştur, ne cin?!  | |
Bekir Sadak : Onlara daha once insan da, cin de dokunmamistir.  | |
Celal Yıldırım : Bunlardan önce onlara hiçbir insan ve cin dokunmamıştır.  | |
Diyanet İşleri : Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.  | |
Diyanet İşleri (eski) : Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır.  | |
Diyanet Vakfi : Bunlara onlardan önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.  | |
Edip Yüksel : Daha önce onlara ne insan ne de cin dokunmamıştı.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlardan önce onlara insan ve cin dokunmamıştır;  | |
Elmalılı Hamdi Yazır : Dokunmamıştır onlara onlardan evvel İns-ü Cann  | |
Fizilal-il Kuran : Daha önce onlara ne cin ne insan kökenli hiçbir erkeğin eli değmemiştir.  | |
Gültekin Onan : Bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.  | |
Hakkı Yılmaz : Bunlardan önce onlara bildik-bilinmedik hiç kimse dokunmamıştır.  | |
Hasan Basri Çantay : Bunlara onlardan evvel ne bir insan, ne bir cin dokunmamışdır.  | |
Hayrat Neşriyat : Onlardan (kocalarından) önce kendilerine ne bir insan, ne de bir cin dokunmuştur!  | |
İbni Kesir : Bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne de bir cin dokunmuştur.  | |
İskender Evrenosoğlu : Onlara, kendilerinden önce insanlar dokunmamıştır ve cinler de (dokunmamıştır).  | |
Muhammed Esed : Daha önce ne bir insanın ne de görünmez varlığın dokunmadığı (eşler).  | |
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlara kocalarından evvel ne bir insan ve ne de bir cin dokunmamıştır.  | |
Ömer Öngüt : Bunlara onlardan önce ne bir insan ne de bir cin dokunmamıştır.  | |
Şaban Piriş : Onlardan önce, o hurilere hiçbir insan ve cin eli değmemiştir.  | |
Suat Yıldırım : Öyle güzeller ki daha önce insanlardan ve cinlerden kimse kendilerine dokunmamıştır.  | |
Süleyman Ateş : Bunlardan önce onları ne insan, ne de cin kanatmamıştır.  | |
Tefhim-ul Kuran : Bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne de bir cin dokunmamıştır.  | |
Ümit Şimşek : Onlara daha önce ne bir insan, ne de bir cin eli değmemiştir.  | |
Yaşar Nuri Öztürk : Daha önce onları ne cin kirletmiştir ne de insan.  | |