Ömer Nasuhi Bilmen 🔊 Meali
O Rahmân olan Mabûd-i Zîşân.(55:1)

(2-3) Kur'an'ı (Peygamberine) talim buyurdu. İnsanı yarattı.(55:2)

Ona beyanı (ifade-i meramı) öğretti.(55:4)

Güneş ve ay, (muntazam) bir hesab ile cereyan etmektedir.(55:5)

Ve çimen ve ağaç secde ederler.(55:6)

(7-8) Semayı yükseltti ve mizanı vaz'etti. Tâ ki, hadd-i tecavüz etmeyesiniz.(55:7)

Ve mizanı adâletle yerine getiriniz ve tartıyı noksan etmeyiniz(55:9)

Yeryüzünü de her zîhayat için döşedi.(55:10)

Orada mütenevvi meyveler ve tomurcuklar sahibi olan hurma ağaçları vardır.(55:11)

Yaprak sahibi daneler ve iyi kokulu nebat (vardır).(55:12)

Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz?(55:13)

İnsanı pişmiş çamurdan yapılmış çanak gibi bir kurumuş ses verir balçıktan yarattı.(55:14)

Cinleri de dumanı olmayan halis bir ateş alevinden yarattı.(55:15)

İki maşrıkın Rabbi ve iki mağribin Rabbidir.(55:17)

(O) İki denizi salıvermiştir, birbirine kavuşurlar.(55:19)

Aralarında bir engel vardır, birbirine tecavüz etmezler.(55:20)

(22-23) O ikisinden inci ile mercan çıkar. Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz?(55:22)

Denizde dağlar gibi yapılmış olan büyük gemiler de O'nun içindir.(55:24)

Onun üzerinde bulunan herkes fânidir.(55:26)

Celâl ve ikram sahibi olan Rabbinin zâtı ise bâki kalacaktır.(55:27)

Göklerde ve yerde her kim var ise O'ndan dilerler. O, her gün bir işle (meşgul)dür.(55:29)

Ey ins ve cin! Yakında sizin için teveccüh edeceğiz.(55:31)

Ey cin ve ins cemaatı! Eğer göklerin ve yerin çevrelerinden çıkıp gitmeğe gücünüz yeterse hemen çıkıp gidiniz. Halbuki, bir kuvvet olmadıkça siz çıkıp gidemezsiniz.(55:33)

(35-36) Sizin üzerinize ateşten dumansız bir alev ve alevsiz bir duman gönderilir, artık yardımlaşamıyacaksınızdır. Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz?(55:35)

İşte o zaman ki, gök parçalanır da hemen kızıl deri gibi bir gül olmuş olur.(55:37)

İşte o gün ne bir insan ve ne de bir cin günahından sorulmayacaktır.(55:39)

Günahkarlar sîmalarıyla tanınırlar. Artık alınlarıyla ve ayaklarıyla yakalanırlar.(55:41)

İşte bu, o cehennemdir ki, bunu o gün günahkârlar tekzîb ederler.(55:43)

O cehennemin arasıyla son derece sıcak bir su arasında dolaşacaklardır.(55:44)

(46-47) Ve Rabbinin makamından korkan kimse için iki cennet vardır. Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz?(55:46)

(O iki cennet) Mütenevvi ağaçlara, meyvelere sahiptirler.(55:48)

(50-51) İkisinde iki pınar vardır ki, cereyan ederler. Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz?(55:50)

İkisinde de her türlü yemişten iki çift vardır.(55:52)

(Onlar) Astarları kalın ipek kumaştan olan döşekler üzerine dayanmış bir halde olacaklardır ve o iki cennetin meyvelerinin toplanışı da yakındır.(55:54)

(56-57) O cennetlerde nazarlarını (yalnız kendi kocalarına) hasretmiş kadınlar vardır ki, kendilerine onlardan önce ne bir insan ve ne de bir cin dokunmamıştır. Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz?(55:56)

(58-60) Sanki onlar, yakut ve mercandır. Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz? İyiliğin mükâfaatı, iyilikten başka mıdır? (elbette değildir)(55:58)

(62-63) O iki cennetin ötelerinde de iki cennet vardır. Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz?(55:62)

(64-65) (O iki cennet) Koyu yeşil renktedirler. Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz?(55:64)

(66-67) O ikisinde de iki fışkıran pınar vardır. Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz?(55:66)

O ikisinde her nevi meyve ve hurma ve nar (ağaçları) vardır.(55:68)

Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz.(55:69)

O cennetlerde hayırlı huylu, güzel yüzlü kadınlar vardır.(55:70)

(Onlar) Çadırlarda ikamete müdavim hurilerdir.(55:72)

Onlara kocalarından evvel ne bir insan ve ne de bir cin dokunmamıştır.(55:74)

(O cennet ehli) Yeşil yastıklara ve pek güzel, nâdir döşemelere yaslanmış (bir halde bulunacak)lardır.(55:76)

Celâl ve ikram sahibi olan Rabbinin ismi, mübarek (â'li, mukaddes) olmuştur.(55:78)
