(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.(55:19)
(Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.(55:20)
O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.(55:22)
Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de O’nundur.(55:24)
Yer üzerinde bulunan her canlı yok olacaktır.(55:26)
Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacaktır.(55:27)
Göklerde ve yerde bulunanlar, (her şeyi) O’ndan isterler. O, her an yeni bir ilâhî tasarruftadır.(55:29)
Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!(55:31)
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.(55:33)
Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.(55:35)
Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül hâline geldiği zaman (hâliniz ne olur?)(55:37)
İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.(55:39)
Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.(55:41)
İşte bu suçluların yalanladıkları cehennemdir.(55:43)
Onlar, cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.(55:44)
Rabbinin huzurunda (hesap vermek üzere) duracağından korkan kimseye iki cennet vardır.(55:46)
İki cennet de (ağaçlar, meyveler, rengârenk bitkiler gibi) çeşit çeşit güzelliklerle bezenmiştir.(55:48)