Abdulbaki Gölpınarlı : Suçlular, yüzlerindeki alâmetten tanınırlar da perçemlerinden ve ayaklarından tutulurlar.
Adem Uğur : Suçlular, simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
Ahmed Hulusi : Suçlular sîmalarından (huylarının oluşturduğu görünümden) tanınırlar da; alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.
Ahmet Tekin : İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar simalarından tanınır. Perçemlerinden ve ayaklarından tortop edilerek yakalanır.
Ahmet Varol : Suçlular simâlarından tanınırlar. Böylece perçemler(in)den ve ayaklar(ın)dan yakalanılır.
Ali Bulaç : (Çünkü o gün) Suçlu günahkarlar, simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.
Ali Fikri Yavuz : Mücrimler (müşrikler) sîmalarından tanınır da yakalanır perçemleriyle ayaklarından...
Bekir Sadak : Suclular simalarindan taninirlar da, alin saclarindan ve ayaklarindan yakalanirlar.
Celal Yıldırım : Suçlu günahkârlar yüzlerindeki belirtileriyle bilinip tanınırlar. Alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar (da yaka-paça Cehennem'e atılırlar).
Diyanet İşleri : Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
Diyanet İşleri (eski) : Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar.
Diyanet Vakfi : Suçlular, simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
Edip Yüksel : Suçlular yüzlerinden tanınır ve yaka paça götürülürler.