Fakat azamet ve ikram sahibi olan Rabbinin zâtı bakîdir.(55:27)
O’ndan dilenir göklerde ve yerde olan. Her gün, O, yeni bir icadda olan...(55:29)
Yakında sizi hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!...(55:31)
Ey cinler ve insanlar topluluğu? Gücünüz yeterse, göklerin ve yerin etrafından çıkıp gidin, (kaçarak ölümden kurtulun). Çıkıp kurtulamazsınız; ancak bir kuvvetle... (Fakat bu kuvvet nerede? buna gücünüz yetmez.)(55:33)
(Kabirlerinizden çıktığınız zaman) üstünüze saf ateşten bir alevle, bir duman salıverilir; (ve onlar, sizi mahşere sevkederler). Onları engelleyib kurtulamazsınız.(55:35)
Artık gök yarılıb da, yağ gibi eriyip kızaran bir gül rengine büründüğü zaman,(55:37)
Rabbinizin hangi nimetlerini sayarsınız yalan?(55:38)
(Semâ yarıldığı zaman, herkes sîmasından tanınacağı için) o gün ne insana, ne cinne günahı sorulmıyacak, (sual mahşerde olacak.)(55:39)
Mücrimler (müşrikler) sîmalarından tanınır da yakalanır perçemleriyle ayaklarından...(55:41)
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini sayarsınız yalan?(55:42)
İşte bu, mücrimlerin yalan saydıkları cehennem...(55:43)
Onlar, bu ateş ile harareti en yüksek dereceye ulaşmış kaynar su arasında dolaşırlar.(55:44)
(Hesab için) Rabbi huzurunda durmaktan korkan için iki cennet var, (biri insanlara, diğeri cinlere ait).(55:46)
O cennetlerin her ikisi de türlü ağaçlı ve meyvalıklıdır.(55:48)
(Cennetlerin) ikisinde de her meyveden çift çift (kuru ve yaş) var.(55:52)
(Rableri huzurunda hesap vermekten korkanlar), astarları kalın ipekten olan yaygılar üzerinde yaslanıp oturarak nimetlenirler. Her iki cennetin meyvalarının toplanışı da yakından... (Zahmetsizce alınabilecek şekilde pek yakın).(55:54)
O cennetlerde, gözlerini kocalarından başkasına çevirmiyen hanımlar vardır ki, bu kocalarından önce, kendilerine ne bir insan dokunmuştur, ne de bir cin?!(55:56)
Sanki o hanımlar, (saflık ve beyazlıkta, birer) yakut ve mercan...(55:58)