Kırık Meal (Arapça) : |يَا : EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | إِذَا: zaman | لَقِيتُمْ: karşılaştığınız | فِئَةً: bir toplulukla | فَاثْبُتُوا: sebat edin | وَاذْكُرُوا: ve anın | اللَّهَ: Allah'ı | كَثِيرًا: çok | لَعَلَّكُمْ: belki | تُفْلِحُونَ: başarıya erişirsiniz |
Kırık Meal (Harekesiz) : |يا YEEY/HEY/AH | أيها ÊYHESİZ! | الذين ELZ̃YNkimseler | آمنوا ËMNWEinanan(lar) | إذا ÎZ̃Ezaman | لقيتم LGYTMkarşılaştığınız | فئة FÙTbir toplulukla | فاثبتوا FES̃BTWEsebat edin | واذكروا WEZ̃KRWEve anın | الله ELLHAllah'ı | كثيرا KS̃YREçok | لعلكم LALKMbelki | تفلحون TFLḪWNbaşarıya erişirsiniz |
Kırık Meal (Okunuş) : |yā : EY/HEY/AH | eyyuhā: SİZ! | elleƶīne: kimseler | āmenū: inanan(lar) | iƶā: zaman | leḳītum: karşılaştığınız | fieten: bir toplulukla | feṧbutū: sebat edin | veƶkurū: ve anın | llahe: Allah'ı | keṧīran: çok | leǎllekum: belki | tufliHūne: başarıya erişirsiniz |
Kırık Meal (Transcript) : |YE: EY/HEY/AH | ÊYHE: SİZ! | ELZ̃YN: kimseler | ËMNVE: inanan(lar) | ÎZ̃E: zaman | LGYTM: karşılaştığınız | FÙT: bir toplulukla | FES̃BTVE: sebat edin | VEZ̃KRVE: ve anın | ELLH: Allah'ı | KS̃YRE: çok | LALKM: belki | TFLḪVN: başarıya erişirsiniz |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ey inananlar, bir toplulukla karşılaştınız mı mutlaka sebât edin ve Allah'ı çok anın da kurtulun murâdınıza erişin.
Adem Uğur : Ey iman edenler! Herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki başarıya erişesiniz.
Ahmed Hulusi : Ey iman edenler!. . Bir topluluk ile karşılaştığınız vakit (imanınızla) sâbit durun. . . Allâh'ı çok çok zikredin (anın ve düşünün) ki zorluğu yarıp geçip, kurtuluşa eresiniz!
Ahmet Tekin : Ey iman edenler, bir düşman birliği ile karşılaştığınız zaman, ihtiyatlı ve cesur olun, kararlılık gösterin. Allah’ı çokça zikrederek şükredin. Umulur ki, kurtuluşa ebedî nimetlerle mutluluğa erersiniz.
Ahmet Varol : Ey iman edenler! Bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman kararlılık gösterin ve Allah'ı çokça anın ki başarıya erişesiniz.
Ali Bulaç : Ey iman edenler, bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, dayanıklık gösterin ve Allah'ı çokca zikredin. Ki kurtuluş (felah) bulasınız.
Ali Fikri Yavuz : Ey mü’minler, bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman, sebât edin ve Allah’ı çok anın ki, kurtulabilesiniz.
Bekir Sadak : Ey inananlar! Bir toplulukla karsilasirsaniz dayanin; basariya erisebilmeniz icin Allah'i cok anin.
Celal Yıldırım : Ey imân edenler! (savaşmak üzere çıkan) düşman topluluğu ile karşılaştığınız vakit, (korkmayın) sebat edin, Allah'ı çokça anın ki kurtuluşa (ve başarıya) eresiniz.
Diyanet İşleri : Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
Diyanet İşleri (eski) : Ey inananlar! Bir toplulukla karşılaşırsanız dayanın; başarıya erişebilmeniz için Allah'ı çok anın.
Diyanet Vakfi : Ey iman edenler! Herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki başarıya erişesiniz.
Edip Yüksel : Ey inananlar bir ordu ile karşılaştığınızda dayanın ve ALLAH'ı çokça anın ki başarasınız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey iman edenler, bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çokça zikredin ki, kurtuluşa eresiniz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ey iman edenler, bir düşman kümesi ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki, kurtuluşa eresiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ey o bütün iyman edenler bir düşman kümesiyle karşılaştığınız vakıt sebat edin ve Allahı çok zikreyleyin ki felâha irebilesiniz
Fizilal-il Kuran : Ey mü'minler, bir savaş birliği ile karşılaştığınızda direniniz, Allah'ı çok anınız ki, başarıya eresiniz.
Gültekin Onan : Ey inananlar, bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, dayanıklılık gösterin ve Tanrı'yı çokca zikredin ki kurtuluş bulasınız.
Hakkı Yılmaz : Ey iman etmiş kimseler! Başarmanız/zafer kazanmanız için, bir topluluk ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çokça anın.
Hasan Basri Çantay : Ey îman edenler, (harbeden) bir (düşman) topluluğuna çaldığınız vakit sebat edin ve Allâhı çok anın. Tâki umduğunuza kavuşasınız.
Hayrat Neşriyat : Ey îmân edenler! Bir (düşman) ordu(su) ile karşılaştığınız zaman, artık sebât edin ve Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.
İbni Kesir : Ey iman edenler; bir toplulukla karşılaşırsanız sebat edin ve Allah'ı çok zikredin ki felaha eresiniz.
İskender Evrenosoğlu : Ey âmenû olanlar! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman artık sebat edin ve Allah'ı çok zikredin ki; böylece felâha eresiniz.
Muhammed Esed : (O halde) siz ey imana erişenler, savaş durumunda bir toplulukla karşı karşıya geldiğinizde, sıkı durun ve aralıksız Allahı anın ki kurtuluşa erişesiniz!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ey imân edenler! Bir tâife ile karşılaştığınız zaman artık sebat ediniz ve Allah Teâlâ'yı zikrediniz. Tâ ki felâh bulasınız.
Ömer Öngüt : Ey iman edenler! Düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok zikredin ki umduğunuza kavuşabilesiniz.
Şaban Piriş : Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınızda dayanın; başarıya ulaşmak için Allah’ı çok anın!
Suat Yıldırım : Ey iman edenler! Savaş esnasında karşı karşıya geldiğiniz düşman birliğine karşı dayanın, sebat edin ve Allah’ı çok zikredin ki felah bulasınız.
Süleyman Ateş : Ey inananlar, bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allâh'ı çok anın ki, başarıya erişesiniz.
Tefhim-ul Kuran : Ey iman edenler, bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, dayanıklık gösterin ve Allah'ı çokça zikredin. Umulur ki kurtuluş (felah) bulursunuz.
Ümit Şimşek : Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki başarıya ulaşasınız.
Yaşar Nuri Öztürk : Ey inananlar! Bir düşman topluluğu ile karşılaştığınızda sebat edin. Allah'ı çok anın ki zafere ulaşabilesiniz.