Kırık Meal (Arapça) : |يُجَادِلُونَكَ: seninle tartışıyorlardı | فِي: dair | الْحَقِّ: hakka | بَعْدَمَا: sonra | تَبَيَّنَ: ortaya çıktıktan | كَأَنَّمَا: gibi | يُسَاقُونَ: sürülüyorlarmış | إِلَى: | الْمَوْتِ: ölüme | وَهُمْ: ve onlar | يَنْظُرُونَ: gözleri göre göre |
Kırık Meal (Harekesiz) : |يجادلونك YCED̃LWNKseninle tartışıyorlardı | في FYdair | الحق ELḪGhakka | بعدما BAD̃MEsonra | تبين TBYNortaya çıktıktan | كأنما KÊNMEgibi | يساقون YSEGWNsürülüyorlarmış | إلى ÎL | الموت ELMWTölüme | وهم WHMve onlar | ينظرون YNƵRWNgözleri göre göre |
Kırık Meal (Okunuş) : |yucādilūneke: seninle tartışıyorlardı | fī: dair | l-Haḳḳi: hakka | beǎ'demā: sonra | tebeyyene: ortaya çıktıktan | keennemā: gibi | yusāḳūne: sürülüyorlarmış | ilā: | l-mevti: ölüme | vehum: ve onlar | yenZurūne: gözleri göre göre |
Kırık Meal (Transcript) : |YCED̃LVNK: seninle tartışıyorlardı | FY: dair | ELḪG: hakka | BAD̃ME: sonra | TBYN: ortaya çıktıktan | KÊNME: gibi | YSEGVN: sürülüyorlarmış | ÎL: | ELMVT: ölüme | VHM: ve onlar | YNƵRVN: gözleri göre göre |
Abdulbaki Gölpınarlı : Gerçek, apaçık meydana çıktıktan sonra bile bu hususta, gözleri baka baka ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle çekişmeye kalkışıyorlardı.
Adem Uğur : Hak ortaya çıktıktan sonra sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (cihad hususunda) seninle tartışıyorlardı.
Ahmed Hulusi : Hak apaçık ortaya çıkmışken, buna rağmen onlar bunu kabullenmiyorlardı. . . Sanki onlar göre göre ölüme gidiyorlardı.
Ahmet Tekin : Kararın doğruluğu ayan beyan ortaya çıktıktan sonra bile cihad konusunda seninle münakaşaya devam etmişlerdi. Sanki göz göre göre ölüme sürüklendiklerini zannediyorlardı.
Ahmet Varol : Gerçek ortaya çıktıktan sonra sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi hak üzerinde seninle tartışıyorlardı.
Ali Bulaç : (Herşey) Açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, sanki kendileri, göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle hak konusunda tartışıp duruyorlardı.
Ali Fikri Yavuz : Hak meydana çıktıktan sonra da, onlar, bu savaş hususunda, gözleri görürcesine ölüme götürülüyorlarmış gibi, seninle mücadele ediyorlardı.
Bekir Sadak : Sanki goz gore gore olume surukleniyorlarmis gibi, gercek ortaya ciktiktan sonra bile seninle tartisiyorlardi,
Celal Yıldırım : Hak besbelli olup ortaya çıktıktan sonra bile seninle tartışıyorlar ; sanki baka baka ölüme sürükleniyormuş gibi oluyorlardı.
Diyanet İşleri : Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle o konuda tartışıyorlardı.
Diyanet İşleri (eski) : Sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, gerçek ortaya çıktıktan sonra bile seninle tartışıyorlardı.
Diyanet Vakfi : Hak ortaya çıktıktan sonra sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (cihad hususunda) seninle tartışıyorlardı.
Edip Yüksel : Gerçek ortaya çıkmasına rağmen, göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle onu tartışıyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ve gerçek, gün gibi açığa çıktıktan sonra bile seninle münakaşaya devam etmişlerdi; sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Gerçek ortaya çıkmışken hakta seninle münakaşa ediyorlardı. Sanki göre göre ölüme sevk olunuyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır : Tebeyyün etmişken hakta seninle münakaşa ediyorlardı, sanki göre göre ölüme sevkolunuyorlardı
Fizilal-il Kuran : Onlar sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi, gerçek ortaya çıktıktan sonra seninle tartışıyorlar.
Gültekin Onan : (herşey) Açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, sanki kendileri göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle hak konusunda tartışıp duruyorlardı.
Hakkı Yılmaz : (5,6) Ve onlar, gerçek açığa konduktan sonra, sanki göz göre göre –Rabbinin seni, gerçek ile evinden çıkardığı gibi, ki şüphesiz mü’minlerden bir kesim de kesinlikle hoşlanmıyorlardı– kendileri ölüme sürükleniyorlarmışçasına, gerçek hakkında seninle tartışıyorlardı.
Hasan Basri Çantay : Hak apaçık meydana çıkdıkdan sonra bile onlar bu hususda, sanki gözleri göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi, seninle mücâdele ediyorlardı.
Hayrat Neşriyat : (Hak) ortaya çıktıktan (ve artık cihâd gerekli olduktan) sonra, sanki onlar (göz)göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (netîcesindeki güzellikleri düşünmeden) o hak husûsunda seninle mücâdele ediyorlardı.
İbni Kesir : Hak, apaçık meydana çıktıktan sonra bile, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle mücadele ediyorlardı.
İskender Evrenosoğlu : Onlar sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, (durum) açığa çıktıktan sonra (da) hak hususunda seninle tartışıyorlar.
Muhammed Esed : (bu yüzden,) hem de hak ortaya çıktıktan sonra, seninle neredeyse tartışacaklardı; sanki ölüme doğru sürüklenmişler de onu kendi gözleriyle görmüşler gibi.
Ömer Nasuhi Bilmen : Hak tebeyyün ettikten sonra onda seninle mücadelede bulunurlar. Sanki onlar bakar oldukları halde ölüme sevkolunuyorlarmış!
Ömer Öngüt : Hak apaçık ortaya çıktıktan sonra bile onlar bu hususta, sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle mücadele ediyorlardı.
Şaban Piriş : Gerçek ortaya çıktıktan sonra bile, bu hususta sanki ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle tartışıyorlardı.
Suat Yıldırım : (5-6) Nitekim pek yerinde ve gerekli bir iş için Rabbin seni evinden çıkardığı zaman da, müminlerden bir kısmı bundan hoşlanmamıştı. Gerçek apaçık meydana çıktıktan sonra bile, onlar bu hususta seninle münakaşa ediyorlardı; sanki göz göre göre ölüme sevk ediliyorlardı.
Süleyman Ateş : Hak ortaya çıkmış iken sanki gözleri göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle tartışıyorlardı.
Tefhim-ul Kuran : (Herşey) Açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, sanki kendileri, göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle hak konusunda tartışıp duruyorlardı.
Ümit Şimşek : Kendilerine hak açıklandığı halde, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle tartışıyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk : İş apaçık ortaya çıktıktan sonra bile, hak konusunda seninle çekişiyorlardı. Sanki onlar gözleri baka baka ölüme sürülüyorlardı.