Kırık Meal (Arapça) : |وَإِنْ: ve eğer | جَنَحُوا: onlar yanaşırlarsa | لِلسَّلْمِ: barışa | فَاجْنَحْ: sen de yanaş | لَهَا: ona | وَتَوَكَّلْ: ve dayan | عَلَى: | اللَّهِ: Allah'a | إِنَّهُ: çünkü | هُوَ: O | السَّمِيعُ: işitendir | الْعَلِيمُ: bilendir |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإن WÎNve eğer | جنحوا CNḪWEonlar yanaşırlarsa | للسلم LLSLMbarışa | فاجنح FECNḪsen de yanaş | لها LHEona | وتوكل WTWKLve dayan | على AL | الله ELLHAllah'a | إنه ÎNHçünkü | هو HWO | السميع ELSMYAişitendir | العليم ELALYMbilendir |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve in: ve eğer | ceneHū: onlar yanaşırlarsa | lisselmi: barışa | fecneH: sen de yanaş | lehā: ona | ve teve kkel: ve dayan | ǎlā: | llahi: Allah'a | innehu: çünkü | huve: O | s-semīǔ: işitendir | l-ǎlīmu: bilendir |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎN: ve eğer | CNḪVE: onlar yanaşırlarsa | LLSLM: barışa | FECNḪ: sen de yanaş | LHE: ona | VTVKL: ve dayan | AL: | ELLH: Allah'a | ÎNH: çünkü | HV: O | ELSMYA: işitendir | ELALYM: bilendir |
Abdulbaki Gölpınarlı : Fakat barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah'a dayan. Şüphe yok ki o, her şeyi duyar, bilir.
Adem Uğur : Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et, çünkü O işitendir, bilendir.
Ahmed Hulusi : Eğer barışa yanaşırlar ise, sen de ona (barışa) yanaş! Allâh'a tevekkül et (Allâh'ı vekîl tut = El Vekiyl isminin kuvvesine yönel)! Çünkü O, Semi'dir, Aliym'dir.
Ahmet Tekin : Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sulh isterlerse sen de barışa meylet. Allah’a dayanıp güven, işlerini Allah’a havale et. Allah onların barış tekliflerini işitiyor, onların bu konudaki samimiyetlerinin derecesini de iyi biliyor.
Ahmet Varol : Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah'a güven. Muhakkak O, duyandır, bilendir.
Ali Bulaç : Eğer onlar barışa eğilim gösterirlerse, sen de ona eğilim göster ve Allah'a tevekkül et. Çünkü O, işitendir, bilendir.
Ali Fikri Yavuz : Eğer düşmanlar barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş ve Allah’a güven. Allah onların sözlerini işiticidir, (niyetlerini) bilicidir.
Bekir Sadak : Eger onlar barisa yanasirlarsa, sen de yanas ve Allah'a guven. O, suphesiz isitir ve bilir.
Celal Yıldırım : Eğer (düşmanlarınız) barışa meylederlerse, sen de ona yanaş, Allah'a güvenip dayan. Çünkü Allah muhakkak işiten ve bilendir.
Diyanet İşleri : Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş ve Allah’a tevekkül et. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Diyanet İşleri (eski) : Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a güven. O, şüphesiz işitir ve bilir.
Diyanet Vakfi : Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a tevekkül et, çünkü O işitendir, bilendir.
Edip Yüksel : Onlar barışa eğilim gösterirlerse sen de ona eğilim göster ve ALLAH'a güven. O, İşitendir, Bilendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Eğer onlar barıştan yana olurlarsa, sen de barıştan yana ol! Ve Allah'a güven. Çünkü işiten ve bilen O'dur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a dayan; çünkü işiten, bilen ancak O'dur.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve eğer selme yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allaha mütevekkil ol, çünkü işiden bilen ancak odur
Fizilal-il Kuran : Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a dayan. Çünkü O her şeyi işiten ve bilendir.
Gültekin Onan : Eğer onlar barışa eğilim gösterirlerse, sen de ona eğilim göster ve Tanrı'ya tevekkül et. Çünkü O, işitendir, bilendir.
Hakkı Yılmaz : Ve eğer onlar barış için yanaşırlarsa, sen de barışa yanaş! Ve Allah'a işin sonucunu havale et. Şüphesiz Allah, en iyi işitenin, en iyi bilenin ta kendisidir.
Hasan Basri Çantay : Eğer (düşmanlar) barışa meylederlerse sen de ona yanaş ve Allaha güvenib dayan. Çünkü her şey'i hakkıyle işiden, kemâliyle bilen bizzat Odur.
Hayrat Neşriyat : Eğer (onlar) barışa yanaşırlarsa, o hâlde (sen de) ona (o barışa) yanaş ve Allah’a tevekkül et! Şübhesiz ki Semî' (hakkıyla işiten), Alîm (herşeyi bilen) ancak O’dur.
İbni Kesir : Eğer barışa yanaşırlarsa; sen de yanaş ve Allah'a tevekkül et. Muhakkak ki Semi, Alim, O'dur.
İskender Evrenosoğlu : Ve eğer teslime (barışa) meylederlerse (yanaşırlarsa), o zaman (sen de) ona meylet (onların teklifini kabul et) ve Allah'a tevekkül et. Muhakkak ki O; en iyi işiten, en iyi bilendir.
Muhammed Esed : Ama eğer onlar barıştan yana eğilim gösterirlerse, sen de barıştan yana ol ve Allaha güven: çünkü O, gerçekten her şeyi işiten, her şeyin aslını bilendir!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve eğer onlar sulha meylederlerse sen de ona meylet ve Allah Teâlâ'ya tevekkül kıl! Şüphe yok ki, her şeyi bihakkın işitici ve tamamıyla bilici olan ancak O'dur.
Ömer Öngüt : Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a tevekkül et. Çünkü O işitendir, bilendir.
Şaban Piriş : Eğer barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah’a güven. Şüphesiz O işiten ve bilendir.
Suat Yıldırım : Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah’a güven. Çünkü Allah semîdir, alîmdir (her şeyi hakkıyla işitir ve bilir).
Süleyman Ateş : Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah'a dayan, çünkü O, işitendir, bilendir.
Tefhim-ul Kuran : Eğer onlar barışa eğilim gösterirlerse, sen de ona eğilim göster ve Allah'a tevekkül et. Çünkü O, işitendir, bilendir.
Ümit Şimşek : Onlar barışa yanaşacak olursa sen de yanaş ve Allah'a tevekkül et. Şüphesiz O herşeyi işitir, herşeyi bilir.
Yaşar Nuri Öztürk : Eğer barışa eğilim gösterirlerse sen de buna yanaş ve Allah'a tevekkül et. Çünkü O, en iyi işitenin, en iyi bilenin ta kendisidir.