Kırık Meal (Arapça) : |وَقَالَ: ve dediler ki | الَّذِينَ: kimseler | كَفَرُوا: inkar eden(ler) | لَا: | تَسْمَعُوا: dinlemeyin | لِهَٰذَا: bu | الْقُرْانِ: Kur'an'ı | وَالْغَوْا: ve gürültü edin | فِيهِ: onda (okunduğunda) | لَعَلَّكُمْ: belki | تَغْلِبُونَ: ona galib gelirsiniz |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وقال WGELve dediler ki | الذين ELZ̃YNkimseler | كفروا KFRWEinkar eden(ler) | لا LE | تسمعوا TSMAWEdinlemeyin | لهذا LHZ̃Ebu | القرآن ELGR ËNKur'an'ı | والغوا WELĞWEve gürültü edin | فيه FYHonda (okunduğunda) | لعلكم LALKMbelki | تغلبون TĞLBWNona galib gelirsiniz |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ḳāle: ve dediler ki | elleƶīne: kimseler | keferū: inkar eden(ler) | lā: | tesmeǔ: dinlemeyin | lihāƶā: bu | l-ḳurāni: Kur'an'ı | velğav: ve gürültü edin | fīhi: onda (okunduğunda) | leǎllekum: belki | teğlibūne: ona galib gelirsiniz |
Kırık Meal (Transcript) : |VGEL: ve dediler ki | ELZ̃YN: kimseler | KFRVE: inkar eden(ler) | LE: | TSMAVE: dinlemeyin | LHZ̃E: bu | ELGR ËN: Kur'an'ı | VELĞVE: ve gürültü edin | FYH: onda (okunduğunda) | LALKM: belki | TĞLBVN: ona galib gelirsiniz |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve kâfir olanlar, dediler ki: Şu Kur'ân'ı dinlemeyin ve okunurken gürültü edin, bağırıp çağırın da onun sesini bastırın.
Adem Uğur : İnkâr edenler: Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın. Umulur ki bastırırsınız, dediler.
Ahmed Hulusi : Hakikat bilgisini inkâr edenler (Hz. Rasûlullâh'ı dinleyenlere) dediler ki: "Şu Kurân'ı dinlemeyin ve Onun hakkında boş laflar edin ki, belki üstün çıkarsınız!"
Ahmet Tekin : Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar ile küfre saplanan güç ve iktidar sahipleri:
'Bu Kur’ân’a kulak vermeyin. Ağız kalabalığı yaparak Kur’ân’da hata yaptırın. Kur’ân’ın bâtıl olduğunu söyleyin. Ola ki, üstün gelirsiniz.' dediler.
Ahmet Varol : İnkar edenler dediler ki: 'Bu Kur'an'ı dinlemeyin ve (okunurken) içine yaygaralar karıştırın. Olur ki üstün gelirsiniz.'
Ali Bulaç : İnkar edenler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin ve onda (okunurken) yaygaralar koparın. Belki üstün gelirsiniz."
Ali Fikri Yavuz : Bir de o kâfir olanlar: “- Bu Kur’an’ı dinlemeyin ve ona bozgunculuk edin; olur ki üstün gelirsiniz.” dediler.
Bekir Sadak : Inkar edenler: «Bu Kuran'i dinlemeyin, okunurken gurultu yapin, belki bastirirsiniz» dediler.
Celal Yıldırım : O küfredenler dediler ki, bu Kur'ân'ı dinlemeyin ; okunurken gürültü patırdı yapın, belki üstünlük sağlar da onu bastırırsınız.
Diyanet İşleri : İnkâr edenler dediler ki: “Bu Kur’an’ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın.”
Diyanet Vakfi : İnkâr edenler: Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın. Umulur ki bastırırsınız, dediler.
Edip Yüksel : İnkar edenler, 'Başa çıkmanız için, bu Kuran'ı dinlemeyin, anlaşılmasını engelleyin,' dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İnkâr edenler: «Bu Kur'ânı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki üstün gelirsiniz» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de küfredenler: «Şu Kur'an'ı dinlemeyin ve ona (okunurken) yaygara yapın, belki bastırırsınız,» dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir de dedi ki o küfredenler: şu Kur'anı dinlemeyin ve ona yaygara yapın, belki bastırırsınız
Fizilal-il Kuran : İnkar edenler: «Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki ona galip gelirsiniz» dediler.
Gültekin Onan : Küfredenler dediler ki: "Bu Kuran'ı dinlemeyin ve onda (okunurken) yaygaralar koparın. Belki üstün gelirsiniz."
Hakkı Yılmaz : "Ve kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimseler: “Üstün gelmeniz için bu Kur’ân'ı dinlemeyin, onun içinde anlamsız şeyler yapın/ anlaşılmasını her türlü yolla engelleyin” dediler. "
Hasan Basri Çantay : O küfredenler (şöyle) dedi (ler): «Bu Kur'ânı dinlemeyin. Onun hakkında ma'nâsız yaygaralar (gürültüler) yapın! Belki galebe edersiniz»!
Hayrat Neşriyat : İnkâr edenler ise dedi ki: 'Bu Kur’ân’ı dinlemeyin ve onda (o okunduğu zaman)ma'nâsız sözler söyleyin (gürültü yapın), belki (bu sûretle) üstün gelirsiniz!'
İbni Kesir : Küfredenler dediler ki: Bu Kur'an'ı dinlemeyin, onun hakkında yaygaralar yapın, belki bastırırsınız.
İskender Evrenosoğlu : Kâfirler: “Bu Kur'ân'ı dinlemeyin, (okuma süresi) içinde gürültü yapın. Umulur ki böylece siz gâlip olursunuz.” dediler.
Muhammed Esed : Hakikati inkar edenler (birbirlerine): "Bu Kuran'ı dinlemeyin ve onun hakkında saçma, anlamsız şeyler uydurun ki onu(n gücünü) bastırasınız!" derler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve o kimseler ki, kâfir oldular. Dediler ki: «O Kur'an'ı dinlemeyiniz, onda gürültü yapınız, olabilir ki galip olursunuz.»
Ömer Öngüt : Kâfirler dediler ki: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin! Okunurken gürültü patırtı yapın! Belki üstünlük sağlar onu bastırırsınız. "
Şaban Piriş : O inkarcılar: -Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki bastırırsınız, demişlerdi.
Suat Yıldırım : Bir de kâfirler dediler ki: "Şu Kur’ân okunduğunda ona kulak vermediğiniz gibi, ona karşı yaygara koparıp onun, başkaları tarafından anlaşılmasını da engelleyin. Ancak böyle yaparak üstünlük sağlayıp onu bastırmayı umabilirsiniz."
Süleyman Ateş : İnkâr edenler dediler ki: "Bu Kur'ân'ı dinlemeyin, o (okunduğu)nda gürültü edin, (böylece onun anlaşılmasına engel olun), belki ona gâlib gelirsiniz (başka türlü onunla başa çıkmanıza imkân yoktur)."
Tefhim-ul Kuran : İnkâr edenler dediler ki: «Bu Kur'an'ı dinlemeyin ve onda (okunurken) yaygaralar koparın. Belki üstün gelirsiniz.»
Ümit Şimşek : İnkâr edenler, 'Bu Kur'ân'ı dinlemeyin; okunurken şamata çıkarın,' dediler. 'Böylelikle ona üstün gelirsiniz.'
Yaşar Nuri Öztürk : İnkâr edenler dediler ki: "Şu Kur'an'ı dinlemeyin! O okunurken yaygara koparın ki, galip gelesiniz."