Kırık Meal (Arapça) : |نَحْنُ: biz | أَوْلِيَاؤُكُمْ: sizin dostlarınızız | فِي: | الْحَيَاةِ: hayatında | الدُّنْيَا: dünya | وَفِي: ve | الْاخِرَةِ: ahirette | وَلَكُمْ: ve size vardır | فِيهَا: orada | مَا: her şey | تَشْتَهِي: çektiği | أَنْفُسُكُمْ: canlarınızın | وَلَكُمْ: ve size vardır | فِيهَا: orada | مَا: her şey | تَدَّعُونَ: istediğiniz |
Kırık Meal (Harekesiz) : |نحن NḪNbiz | أولياؤكم ÊWLYEÙKMsizin dostlarınızız | في FY | الحياة ELḪYEThayatında | الدنيا ELD̃NYEdünya | وفي WFYve | الآخرة EL ËḢRTahirette | ولكم WLKMve size vardır | فيها FYHEorada | ما MEher şey | تشتهي TŞTHYçektiği | أنفسكم ÊNFSKMcanlarınızın | ولكم WLKMve size vardır | فيها FYHEorada | ما MEher şey | تدعون TD̃AWNistediğiniz |
Kırık Meal (Okunuş) : |neHnu: biz | evliyā'ukum: sizin dostlarınızız | fī: | l-Hayāti: hayatında | d-dunyā: dünya | ve fī: ve | l-āḣirati: ahirette | velekum: ve size vardır | fīhā: orada | mā: her şey | teştehī: çektiği | enfusukum: canlarınızın | velekum: ve size vardır | fīhā: orada | mā: her şey | teddeǔne: istediğiniz |
Kırık Meal (Transcript) : |NḪN: biz | ÊVLYEÙKM: sizin dostlarınızız | FY: | ELḪYET: hayatında | ELD̃NYE: dünya | VFY: ve | EL ËḢRT: ahirette | VLKM: ve size vardır | FYHE: orada | ME: her şey | TŞTHY: çektiği | ÊNFSKM: canlarınızın | VLKM: ve size vardır | FYHE: orada | ME: her şey | TD̃AVN: istediğiniz |
Abdulbaki Gölpınarlı : Biz, dünyâ yaşayışında da size dostuz, âhirette de ve burada, canınız ne isterse var ve burada dilediğiniz her şey sizin.
Adem Uğur : Biz dünya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınızız. Orada sizin için canlarınızın çektiği her şey var ve istediğiniz her şey orada sizin için hazırdır.
Ahmed Hulusi : "Dünya hayatında da, sonsuz gelecek yaşamda da biz sizin velîniziz! Orada bilinçlerinizin arzuladığı her şey vardır. . . Orada sizin istediğiniz her şey olacaktır!"
Ahmet Tekin : 'Biz, dünya hayatında da, âhirette, ebedî yurtta da sizin dostlarınızız, koruyucularınızız, Orada sizin için canınızın çektiği her şey var. İstediğiniz, sipariş edeceğiniz her şey hazır.'
Ahmet Varol : Dünya hayatında da, ahirette de biz sizin dostlarınızız. Orada canınızın çektiği her şey sizindir ve istediğiniz her şey sizindir.
Ali Bulaç : "Biz, dünya hayatında da, ahirette de sizin velileriniziz. Orda nefislerinizin arzuladığı her şey sizindir ve istediğiniz her şey de sizindir."
Ali Fikri Yavuz : (Ve melekler şöyle diyecektir): “- Biz, hem dünya hayatında, hem de ahirette sizin dostlarınızız. Size, bu ahirette nefislerinizin hoşlanacağı (nimetler) var, hem size burada ne isterseniz var;
Bekir Sadak : (30-32) «ORabbimiz Allah'tir» deyip sonra da dogrulukta devam edenler, onlari, melekler, olumleri aninda: «Korkmayiniz, uzulmeyiniz, size soz verilen cennetle sevinin, biz dunya hayatinda da, ahirette de size dostuz. Burada, canlarinizin cektigi, umdugunuz seyler, bagislayan ve aciyan Allah katindan bir ziyafet olarak size sunulur» diyerek inerler. *
Celal Yıldırım : Biz Dünya hayatında da, Âhiret'te de sizin yakın dostlarınızız. Sizin için burada canlarınızın çektiği her şey vardır; sizin için burada istediğiniz mevcuttur.
Diyanet İşleri : (31-32) “Biz dünya hayatında da âhirette de sizin dostlarınızız. Çok bağışlayan ve çok merhametli olan Allah’tan bir ağırlama olarak, orada canlarınızın çektiği her şey var, istediğiniz her şey orada sizin için var.”
Diyanet İşleri (eski) : (30-32) 'Rabbimiz Allah'tır' deyip sonra da doğrulukta devam edenler, onları, melekler, ölümleri anında: 'Korkmayınız, üzülmeyiniz, size söz verilen cennetle sevinin, biz dünya hayatında da, ahirette de size dostuz. Burada, canlarınızın çektiği, umduğunuz şeyler, bağışlayan ve acıyan Allah katından bir ziyafet olarak size sunulur' diyerek inerler.
Diyanet Vakfi : (31-32) Biz dünya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınızız. Gafûr ve rahîm olan Allah'ın ikramı olarak orada sizin için canlarınızın çektiği her şey var ve istediğiniz her şey orada sizin için hazırdır.
Edip Yüksel : 'Dünya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınız biziz. Orada canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır.'
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Biz dünya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınızız. Cennette sizin için canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bizler sizin hem dünya hayatında, hem de ahirette dostlarınızız, size orada canınızın çektiği vardır ve size orada ne isteseniz vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bizler sizin hem Dünya hayatta hem Âhırette dostlarınızız ve size orada nefislerinizin hoşlanacağı var, hem size orada ne isterseniz var
Fizilal-il Kuran : Biz dünya hayatında da ahiret hayatında da sizin dostlarınızız. Orada canlarınızın çektiği ve istediğiniz her şey sizindir.
Gültekin Onan : "Biz, dünya hayatında da, ahirette de sizin velileriniziz. Orda nefslerinizin arzuladığı her şey sizindir ve istediğiniz her şey de sizindir."
Hakkı Yılmaz : (30-32) "Şüphesiz, “Rabbimiz Allah'tır” deyip sonra dosdoğru olanlar; onların üzerine, haberci âyetler sürekli iner; “Korkmayın, üzülmeyin. Size vaat edilen cennetle sevinin. Biz, dünya hayatında ve âhirette sizin yol gösterenleriniz, yardımcılarınız, koruyanlarınızız. Cennette, kullarının günahlarını çok örten, onları cezalandırmayan ve bağışı bol olan, engin merhamet sahibinden bir ikram olarak sizin için nefislerinizin arzuladığı her şey var. Orada istediğiniz şeyler de sizin içindir.” "
Hasan Basri Çantay : (31-32) «Biz dünyâ hayâtında da, âhiretde de sizin dostlarınıza l Çok yarlığayıcı, çok esirgeyici (Allah) dan bir fazl-u kerem olmak üzere, burada canlarınız neyi hoşlanırsa (hepsi) sizindir, burada ne isterseniz (hepsi) sizin».
Hayrat Neşriyat : 'Biz dünya hayâtında da, âhirette de sizin dostlarınızız. Hem orada sizin için canlarınız ne çekiyorsa vardır. Yine orada sizin için ne isterseniz vardır.'
İbni Kesir : Biz; dünya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınızız. Burada canlarınızın çektiği şeyler sizedir ve burada size umduğunuz her şey vardır.
İskender Evrenosoğlu : Biz dünyada ve ahirette sizin dostlarınızız. Orada sizin için canlarınızın istediği ve talep ettiğiniz (her)şey vardır.
Muhammed Esed : Biz bu dünya hayatında sizin dostunuzuz ve öteki dünyada (da dostunuz olacağız), orada canınızın çektiği her şeye sahip olacak ve istediğiniz her şeye kavuşacaksınız,
Ömer Nasuhi Bilmen : «Biz dünya hayatında da ve ahirette de sizin dostlarınız ve sizin için orada nefislerinizin hoşlandığı her şey vardır ve sizin için orada ne isterseniz vardır.»
Ömer Öngüt : "Biz dünya hayatında da ahirette de sizin dostlarınızız. Canlarınız neyi isterse hepsi sizindir, ne isterseniz hepsi sizin!"
Şaban Piriş : Biz hem dünya hayatında ve hem de ahirette sizin dostlarınızız. Orada canınız ne isterse vardır. Orada sizin için ne isterseniz vardır.
Suat Yıldırım : (31-32) Dünya hayatında da, âhirette de biz sizin dostunuzuz. Orada sizin canınızın çektiği her şey, Gafur ve Rahîm’den (affı, merhamet ve ihsanı bol olan Allah tarafından) bir ikram olarak sizindir. Hem orada siz bütün istediklerinize kavuşacaksınız.
Süleyman Ateş : "Biz dünyâ hayâtında da, âhirette de sizin dostlarınızız. Orada size canlarınızın çektiği her şey var. Orada size istediğiniz her şey var."
Tefhim-ul Kuran : «Biz, dünya hayatında da, ahirette de sizin velileriniziz. Orda nefislerinizin arzuladığı her şey sizindir ve istemekte olduğunuz her şey de sizindir.»
Ümit Şimşek : 'Biz dünya hayatında da, âhirette de sizin dostunuzuz. Orada canınızın çektiği herşey vardır; orada istediğiniz herşey sizindir.
Yaşar Nuri Öztürk : "Biz sizin, dünya hayatında da âhirette de dostlarınızız. Cennette sizin için nefislerinizin arzuladığı her şey var. Orada sizin için istediğiniz her şey var.