Kırık Meal (Arapça) : |إِلَيْهِ: O'na | يُرَدُّ: döndürülür | عِلْمُ: bilgisi | السَّاعَةِ: sa'at (kıyamet) | وَمَا: ve | تَخْرُجُ: çıkmaz | مِنْ: | ثَمَرَاتٍ: meyvalar | مِنْ: -ndan | أَكْمَامِهَا: kabukları- | وَمَا: | تَحْمِلُ: gebe kalmaz | مِنْ: hiçbir | أُنْثَىٰ: dişi | وَلَا: ve | تَضَعُ: doğurmaz | إِلَّا: olmadan | بِعِلْمِهِ: O'nun bilgisi | وَيَوْمَ: ve (o) gün | يُنَادِيهِمْ: onlara seslenildiği | أَيْنَ: nerede? | شُرَكَائِي: ortaklarım | قَالُوا: demişlerdir | اذَنَّاكَ: sana arz ederiz ki | مَا: yok | مِنَّا: bizden | مِنْ: hiçbir | شَهِيدٍ: gören |
Kırık Meal (Harekesiz) : |إليه ÎLYHO'na | يرد YRD̃döndürülür | علم ALMbilgisi | الساعة ELSEATsa'at (kıyamet) | وما WMEve | تخرج TḢRCçıkmaz | من MN | ثمرات S̃MRETmeyvalar | من MN-ndan | أكمامها ÊKMEMHEkabukları- | وما WME | تحمل TḪMLgebe kalmaz | من MNhiçbir | أنثى ÊNS̃dişi | ولا WLEve | تضع TŽAdoğurmaz | إلا ÎLEolmadan | بعلمه BALMHO'nun bilgisi | ويوم WYWMve (o) gün | يناديهم YNED̃YHMonlara seslenildiği | أين ÊYNnerede? | شركائي ŞRKEÙYortaklarım | قالوا GELWEdemişlerdir | آذناك ËZ̃NEKsana arz ederiz ki | ما MEyok | منا MNEbizden | من MNhiçbir | شهيد ŞHYD̃gören |
Kırık Meal (Okunuş) : |ileyhi: O'na | yuraddu: döndürülür | ǐlmu: bilgisi | s-sāǎti: sa'at (kıyamet) | ve mā: ve | teḣrucu: çıkmaz | min: | ṧemerātin: meyvalar | min: -ndan | ekmāmihā: kabukları- | ve mā: | teHmilu: gebe kalmaz | min: hiçbir | unṧā: dişi | ve lā: ve | teDeǔ: doğurmaz | illā: olmadan | biǐlmihi: O'nun bilgisi | ve yevme: ve (o) gün | yunādīhim: onlara seslenildiği | eyne: nerede? | şurakāī: ortaklarım | ḳālū: demişlerdir | āƶennāke: sana arz ederiz ki | mā: yok | minnā: bizden | min: hiçbir | şehīdin: gören |
Kırık Meal (Transcript) : |ÎLYH: O'na | YRD̃: döndürülür | ALM: bilgisi | ELSEAT: sa'at (kıyamet) | VME: ve | TḢRC: çıkmaz | MN: | S̃MRET: meyvalar | MN: -ndan | ÊKMEMHE: kabukları- | VME: | TḪML: gebe kalmaz | MN: hiçbir | ÊNS̃: dişi | VLE: ve | TŽA: doğurmaz | ÎLE: olmadan | BALMH: O'nun bilgisi | VYVM: ve (o) gün | YNED̃YHM: onlara seslenildiği | ÊYN: nerede? | ŞRKEÙY: ortaklarım | GELVE: demişlerdir | ËZ̃NEK: sana arz ederiz ki | ME: yok | MNE: bizden | MN: hiçbir | ŞHYD̃: gören |
Abdulbaki Gölpınarlı : Kıyâmetin, ne vakit kopacağına dâir bilgi, Allah'a âittir ve onun hükmü ve bilgisi olmadan meyveler, tomurcuklarından ve kabuklarından çıkamaz ve hiçbir kadın gebe kalamaz ve çocuğunu doğuramaz ve o gün, nerede şeriklerim diye nidâ edilir onlara da, sana bildirdik zâten derler, bu hususta bir tanığımız bile yok.
Adem Uğur : Kıyamet gününün bilgisi, O'na havale edilir. O'nun bilgisi dışında hiçbir meyve (çekirdeği) kabuğunu yarıp çıkamaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah onlara: Ortaklarım nerede! diye seslendiği gün: Buna dair bizden hiçbir şahit olmadığını sana arzederiz, derler.
Ahmed Hulusi : O Saat'in (ölüm) ilmi O'na aittir! O'nun bilgisi dışında ne meyveler tomurcuklardan meydana gelir, ne bir dişi hamile kalır ve ne de taşıdığını doğurur! "Nerede benim ortaklarım?" diye onlara (Allâh'ın) nida ettiği gün, dediler ki: "Senin bir ortağın olduğuna kimse şahit olmamıştır; bunu itiraf ederiz!"
Ahmet Tekin : Kıyametin kopacağı an ile ilgili bilgi yalnızca Allah’a havale olunur. O’nun bilgisi planı ve iradesi dışında, meyvalar tomurcuklarından çıkamaz, hiçbir dişi gebe kalamaz ve doğuramaz. Allah onlara:
'İlâhlığımda, otoritemde, mülkümde, tasarruflarımda benim ortaklarım olduğunu iddia ettikleriniz nerede?' diye seslendiği gün:
'Buna dair bizden hiçbir şâhit bulunmadığını sana arzederiz' derler.
Ahmet Varol : Kıyametin ilmi O'na döndürülür. O'nun ilmi olmadan hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: 'Ortaklarım nerede?' diye seslendiği gün: 'Sana arzederiz ki bizden hiçbir şahit yoktur!' derler.
Ali Bulaç : Kıyamet saatinin ilmi O'na döndürülür. O'nun ilmi olmaksızın, hiçbir meyve tomurcuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Onlara: "Benim ortaklarım nerede" diye sesleneceği gün, dediler ki: "Sana arzettik ki, bizden hiçbir şahid yok."
Ali Fikri Yavuz : (Vaktini kimse bilemiyeceği) kıyametin ilmi Allah’a havale edilir. Hem O’nun ilmi olmadıkca meyvelerden hiç biri tomurcuklarından çıkmaz, hiç bir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah, müşriklere: “- Nerede imiş ortaklarım?” diye nida edeceği gün, şöyle diyeceklerdir: “- Sana arz ederek bildiririz ki, bizden (sana ortak bulunduğuna) şahidlik edecek bir kimse yoktur.”
Bekir Sadak : Kiyametin ne zaman kopacagi bilgisi ona aittir. O'nun bilgisi disinda hicbir urun kabugundan cikmaz, hicbir disi gebe kalmaz ve dogurmaz. Onlara: «Bana kostugunuz ortaklar nerede?» diye seslendigi gun: «Sana, buna dair bizden hicbir sahit olmadigini arzederiz» derler.
Celal Yıldırım : Kıyâmet'in kopuş saati bilgisi O'na çevrilir (Allah'a aittir). O'nun bilgisi dışında ne meyvalar tomurcuklarından çıkar, ne de bir dişi gebe kalır, ne de doğurur. O gün (Allah'a) ortak koşanlara : «Nerede bana ortak koştuklarınız ?» diye seslenir. Onlar, «içimizde buna hiçbir şâhid bulunmadığını bildirdik» derler,
Diyanet İşleri : Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin bilgi O’na havale edilir. Meyveler tomurcuklarından ancak O’nun bilgisi altında çıkar, dişi ancak O’nun bilgisi altında hamile kalır ve doğurur. Allah onlara, “Nerede bana ortak koştuklarınız?” diye seslendiği gün şöyle derler: “Sana arz ederiz ki, içimizden onları gören hiçbir kimse yok.”
Diyanet İşleri (eski) : Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi ona aittir. O'nun bilgisi dışında hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: 'Bana koştuğunuz ortaklar nerede?' diye seslendiği gün: 'Sana, buna dair bizden hiçbir şahit olmadığınıarzederiz' derler.
Diyanet Vakfi : Kıyamet gününün bilgisi, O'na havale edilir. O'nun bilgisi dışında hiçbir meyve (çekirdeği) kabuğunu yarıp çıkamaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah onlara: Ortaklarım nerede! diye seslendiği gün: Buna dair bizden hiçbir şahit olmadığını sana arzederiz, derler.
Edip Yüksel : Saatın (dünyanın sonunun) bilgisi O'nun katındadır. O'nun bilgisi olmadan ne meyveler kabuklarından çıkabilir, ne de bir dişi gebe kalır veya doğum yapar. 'Hani benim ortaklarım nerede?' diye onlara seslendiği gün, onlar: 'Hiçbirimizin buna şahitlik etmediğini sana arzederiz,' derler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kıyamet zamanını bilmek ancak Allah'a havale edilir. Onun bilgisi dışında hiçbir meyve kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah onlara: «Bana koştuğunuz ortaklarım nerede?» diye seslendiği gün, onlar: «Senin ortağın olduğuna dair bizden hiçbir şahit olmadığını sana arz ederiz.» derler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Kıyametin saatini bilmek O'na havale edilir. O'nun bilgisi olmaksızın ne meyvelerden biri tomurcuklarından çıkar, ne bir dişi gebe kalır ne de doğurur. (Allah): «Ortaklarım neredeymiş?» diye onlara haykıracağı gün, (onlar): «Bizden hiçbir şahit olmadığını huzurunuza arz ederiz.» diyeceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Saate ılim ona havale edilir, hem onun ılmi olmaksızın ne meyvelerden biri tomurcuklarından çıkar ve ne bir dişi yüklü olur, ne de vaz'eder, nerede imiş şeriklerim? diye onlara haykıracağı gün ise diyeceklerdir: arz ederiz huzuruna ki bizden hiç şâhid yok
Fizilal-il Kuran : Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi O'na aittir. Allah'ın bilgisi dışında hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: «Bana koştuğunuz ortaklar nerede?» diye seslenildiği gün: «Sana arz ederiz ki bizde hiçbir gören yok» derler.
Gültekin Onan : Kıyamet saatinin ilmi O'na döndürülür. O'nun ilmi olmaksızın, hiçbir meyve tomurcuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Onlara: "Benim ortaklarım nerede" diye sesleneceği gün, dediler ki: "Sana arzettik ki, bizden hiçbir şahid yok."
Hakkı Yılmaz : O saatin bilgisi sadece Allah'a bırakılır. Onun bilgisi dışında hiçbir meyve kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz, düşük yapmaz. Ve Allah, onlara: “Benim ortaklarım nerede?” diye seslendiği gün, onlar: “Bizden hiçbir şâhit olmadığını Sana arz ederiz” derler.
Hasan Basri Çantay : O saatin ilmi ancak Ona irca olunur. Onun ilmi olmaksızın (hattâ) meyvelerden hiçbiri tomurcuklarından çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara «Benim ortaklarım nerede?» diye nida edileceği gün (görürsün ki şöyle) demişlerdir (diyeceklerdir): «Sana arzetdik. Bizden hiçbir şâhid yokdur».
Hayrat Neşriyat : Kıyâmetin (ne zaman kopacağı) bilgisi, O’na havâle edilir. O’nun ilmi olmaksızın, ne mahsûller tomurcuklarından çıkar, ne bir dişi hâmile kalır, ne de doğurur! Ve (Allah) onlara: 'Nerede (bana koştuğunuz) ortaklarım?' diye sesleneceği gün (onlar): 'Sana arz ederiz ki,(şimdi buna dâir) bizden hiçbir şâhid yoktur!' derler.
İbni Kesir : Kıyamet saatının bilgisi, ancak O'na aittir. O'nun ilmi olmadıkça hiç bir meyve tomurcuklarından çıkmaz. Hiç bir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: Nerede Benim ortaklarım? diye seslendiği gün derler ki: Bizden hiç bir şahid olmadığını Sana arzederiz.
İskender Evrenosoğlu : O saatin (kıyâmetin) ilmi O'na döndürülür (O'na aittir). O'nun ilmi olmadan, hiçbir meyve, tomurcuğundan çıkmaz. Hiçbir kadın, hamile kalmaz ve doğum yapamaz. Onlara “Benim ortaklarım nerede?” diye seslenileceği gün “Sana arzettik, bizden bir şahit yoktur.” dediler (derler).
Muhammed Esed : Son Saat'in ne zaman geleceği bilgisi yalnız O'nun katındadır. O'nun bilgisi olmadan ne meyveler kabuklarını çatlatır, ne de bir dişi gebe kalır veya doğurur. O Gün Allah, onlara: "Benim şu (sözde) ortaklarım neredeler şimdi?" diye seslendiğinde (hiç tereddütsüz) cevap verecekler: "İtiraf ederiz ki hiçbirimiz (başkasının senin ilahlığına ortak olduğuna) tanık olmuş değiliz!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Kıyameti bilmek, O'na havale olunur ve ne meyvelerden bir şey, tomurcuklarından çıkar ve ne de bir dişi yüklü kalır ve ne de doğurur, illâ O'nun bilmesiyledir. Ve o gün ki, onlara nidâ eder ki: «Nerede benim ortaklarım?» Derler ki: «Sana arzettik, bizden hiç bir şahit yoktur.»
Ömer Öngüt : Kıyamet saatini bilmek ancak Allah'a mahsustur. O'nun bilgisi olmadan hiçbir meyve kabuğundan çıkmaz. Hiçbir dişi hamile kalamaz ve doğuramaz. Onlara: "Nerede benim ortaklarım?" diye seslendiği gün: "Sana arzettik, içimizden buna dair hiçbir şâhit yoktur. " derler.
Şaban Piriş : (Kıyamet) Saatinin bilgisi Allah’a aittir. Onun bilgisi olmadan ne meyveler kabuklarından çıkar; ne bir dişi hamile kalır ve ne de doğurur. Allah; onlara: -Nerede ortaklarım? diye seslendiği gün: -Bir şahidimiz olmadığını sana bildiririz, derler.
Suat Yıldırım : Kıyamet (yani dirilme) vaktini yalnız O bilir. O’nun bilgisi ve izni olmaksızın, ne bir meyve tomurcuğundan çıkabilir, ne her hangi bir dişi hamile kalabilir, ne hâmile olan biri yavrusunu doğurabilir. Gün gelir: "Neredeymiş Bana ortak saydığınız putlar?" diye nida eder de, müşrikler: "İçimizden buna şahitlik edecek bir tek kişi bile olmadığını Sana arz ederiz!" derler.
Süleyman Ateş : (Duruşma) Sâ'ati(ni) bilmek, Allah'a havale edilir. O'nun bilgisi olmadan ne meyvalar kabuklarından çıkar, ne bir dişi gebe kalır ve ne de doğurur. (Alah) Onlara: "Ortaklarım nerede?" diye ünlediği gün: "Sana arz ederiz ki bizden hiçbir gören yok." demişlerdir.
Tefhim-ul Kuran : Kıyamet saatinin ilmi O'na döndürülür. O'nun ilmi olmaksızın, hiçbir meyve tomurcuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Onlara: «Benim ortaklarım nerede» diye sesleneceği gün, dediler ki: «Sana arzettik ki, bizden hiçbir şahid olan yok.»
Ümit Şimşek : Kıyametin vaktini bilmek Ona mahsustur. Onun bilgisi dışında ne bir meyve tomurcuğundan çıkar, ne bir dişi hamile kalır veya doğurur. O 'Nerede ortaklarım?' diye seslendiği gün, müşrikler 'Sana arz ederiz ki, buna dair hiçbir tanığımız yoktur' derler.
Yaşar Nuri Öztürk : Kıyamet saatine ilişkin bilgi, Allah'a bırakılır. Onun ilmi dışında ne meyveler kabuğundan çıkar ne de bir dişi gebe kalır veya doğurur. "Ortaklarım nerede?" diye seslendiği gün, şöyle diyeceklerdir: "Bizden hiçbir tanık olmadığını sana arz ederiz."