Kırık Meal (Arapça) : |الَّذِينَ: onlar ki | لَا: | يُؤْتُونَ: vermezler | الزَّكَاةَ: zekat | وَهُمْ: ve onlar | بِالْاخِرَةِ: ahireti | هُمْ: onlar | كَافِرُونَ: inkar ederler |
Kırık Meal (Harekesiz) : |الذين ELZ̃YNonlar ki | لا LE | يؤتون YÙTWNvermezler | الزكاة ELZKETzekat | وهم WHMve onlar | بالآخرة BEL ËḢRTahireti | هم HMonlar | كافرون KEFRWNinkar ederler |
Kırık Meal (Okunuş) : |elleƶīne: onlar ki | lā: | yu'tūne: vermezler | z-zekāte: zekat | ve hum: ve onlar | bil-āḣirati: ahireti | hum: onlar | kāfirūne: inkar ederler |
Kırık Meal (Transcript) : |ELZ̃YN: onlar ki | LE: | YÙTVN: vermezler | ELZKET: zekat | VHM: ve onlar | BEL ËḢRT: ahireti | HM: onlar | KEFRVN: inkar ederler |
Abdulbaki Gölpınarlı : Öyle kişilerdir onlar ki zekât vermezler ve onlar, âhirete inanmayanların da ta kendileridir.
Adem Uğur : Onlar zekâtı vermezler; ahireti inkâr edenler de onlardır.
Ahmed Hulusi : Onlar (o şirk koşanlar) ki Allâh için karşılıksız bağışlamazlar; onlar sonsuz gelecek yaşamlarını da inkâr ederler.
Ahmet Tekin : Müşrikler vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı vermeyenlerdir. Onlar özellikle âhireti, ebedî yurdu inkâr edenlerdir.
Ahmet Varol : Onlar ki, zekatı vermezler ve onlar ahireti inkar ederler.
Ali Bulaç : Ki onlar, zekatı vermeyenler ve ahireti inkâr edenlerdir.
Ali Fikri Yavuz : O müşrikler ki, zekâtı vermezler ve onlar ahireti de inkâr ederler...
Bekir Sadak : Onlar zekat vermezler; ahireti inkar edenler de yalniz onlardir.
Celal Yıldırım : Onlar ki zekâtı vermezler; onlar, evet onlar, Âhireti de tanımazlar.
Diyanet İşleri : Onlar zekâtı vermeyen kimselerdir. Onlar ahireti de inkâr ederler.
Diyanet İşleri (eski) : Onlar zekat vermezler; ahireti inkar edenler de yalnız onlardır.
Diyanet Vakfi : Onlar zekâtı vermezler; ahireti inkâr edenler de onlardır.
Edip Yüksel : 'Ki zekatı vermezler ve onlar ahireti de inkar ederler.'
Fizilal-il Kuran : Onlar zekat vermezler ve ahireti de inkar ederler.
Gültekin Onan : Ki onlar, zekatı vermeyenler ve ahirete küfredenlerdir.
Hakkı Yılmaz : (6,7) De ki: “Ben sadece sizin gibi bir beşerim. Bana, ‘Sizin ilâhınızın bir tek ilâh olduğu’ vahyediliyor. O nedenle O'na dosdoğru yönelin ve O'ndan bağışlanma dileyin.” Ve zekâtı/vergiyi vermeyen ve âhireti bilerek reddeden o kimselerin/ inanmayanların ta kendileri olan ortak koşanların vay haline! –
Hasan Basri Çantay : Ki onlar zekât vermezler. Onlar âhireti (inkâr ile) kâfir olanların ta kendileridir.
Hayrat Neşriyat : Onlar ki zekâtı vermezler ve onlar âhireti inkâr edenlerin ta kendileridir.
İbni Kesir : Onlar ki; zekat vermezler. Ve onlar; ahireti inkar edenlerdir.
İskender Evrenosoğlu : Onlar zekât vermezler. Ve onlar, onlar ahireti (ruhun hayattayken Allah'a ulaştırılmasını) inkâr edenlerdir.
Muhammed Esed : (vay haline) karşılıksız harcamadan kaçınanların!; işte böyleleridir ahireti inkar edenler!
Ömer Nasuhi Bilmen : «O müşrik kimseler ki, zekâtı vermez ve onlar ahireti münkirdirler, onlar.»
Ömer Öngüt : O müşrikler ki, zekâtlarını vermezler ve ahireti inkâr edenler de onlardır.
Şaban Piriş : Ahireti inkar ederek zekat vermeyenlerin...
Suat Yıldırım : O müşrikler ki zekât vermez, âhireti de inkâr ederler.
Süleyman Ateş : Onlar ki zekât vermezler ve onlar âhireti de inkâr ederler.
Tefhim-ul Kuran : Ki onlar, zekâtı vermeyenler ve onlar ahireti inkâr edenlerdir.
Ümit Şimşek : Onlar zekât vermezler; âhireti de zaten inkâr etmektedirler.
Yaşar Nuri Öztürk : Onlar zekâtı vermezler. Ölüm sonrası hayatı inkâr edenler de onlardır.