» 50 / Kâf  18:

Kuran Sırası: 50
İniş Sırası: 34
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45

 » 50 / Kâf  Suresi: 18
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. مَا (ME) = mā :
2. يَلْفِظُ (YLFƵ) = yelfiZu : söylemez
3. مِنْ (MN) = min : hiçbir
4. قَوْلٍ (GVL) = ḳavlin : söz
5. إِلَّا (ÎLE) = illā : olmadan
6. لَدَيْهِ (LD̃YH) = ledeyhi : yanında
7. رَقِيبٌ (RGYB) = raḳībun : gözetleyiciler
8. عَتِيدٌ (ATYD̃) = ǎtīdun : hazır bulunan
| söylemez | hiçbir | söz | olmadan | yanında | gözetleyiciler | hazır bulunan |

[] [LFƵ] [] [GVL] [] [] [RGB] [ATD̃]
ME YLFƵ MN GVL ÎLE LD̃YH RGYB ATYD̃

yelfiZu min ḳavlin illā ledeyhi raḳībun ǎtīdun
ما يلفظ من قول إلا لديه رقيب عتيد

 » 50 / Kâf  Suresi: 18
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ما | ME Not
يلفظ ل ف ظ | LFƵ YLFƵ yelfiZu söylemez he utters
من | MN min hiçbir any
قول ق و ل | GVL GVL ḳavlin söz word
إلا | ÎLE illā olmadan but
لديه | LD̃YH ledeyhi yanında with him
رقيب ر ق ب | RGB RGYB raḳībun gözetleyiciler (is) an observer
عتيد ع ت د | ATD̃ ATYD̃ ǎtīdun hazır bulunan ready.

50:18 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

| söylemez | hiçbir | söz | olmadan | yanında | gözetleyiciler | hazır bulunan |

[] [LFƵ] [] [GVL] [] [] [RGB] [ATD̃]
ME YLFƵ MN GVL ÎLE LD̃YH RGYB ATYD̃

yelfiZu min ḳavlin illā ledeyhi raḳībun ǎtīdun
ما يلفظ من قول إلا لديه رقيب عتيد

[] [ل ف ظ] [] [ق و ل] [] [] [ر ق ب] [ع ت د]

 » 50 / Kâf  Suresi: 18
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ما | ME Not
Mim,Elif,
40,1,
NEG – negative particle
حرف نفي
يلفظ ل ف ظ | LFƵ YLFƵ yelfiZu söylemez he utters
Ye,Lam,Fe,Zı,
10,30,80,900,
V – 3rd person masculine singular imperfect verb
فعل مضارع
من | MN min hiçbir any
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
قول ق و ل | GVL GVL ḳavlin söz word
Gaf,Vav,Lam,
100,6,30,
N – genitive masculine indefinite verbal noun
اسم مجرور
إلا | ÎLE illā olmadan but
,Lam,Elif,
,30,1,
RES – restriction particle
أداة حصر
لديه | LD̃YH ledeyhi yanında with him
Lam,Dal,Ye,He,
30,4,10,5,
LOC – location adverb
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
ظرف مكان والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
رقيب ر ق ب | RGB RGYB raḳībun gözetleyiciler (is) an observer
Re,Gaf,Ye,Be,
200,100,10,2,
N – nominative masculine indefinite noun
اسم مرفوع
عتيد ع ت د | ATD̃ ATYD̃ ǎtīdun hazır bulunan ready.
Ayn,Te,Ye,Dal,
70,400,10,4,
ADJ – nominative masculine singular indefinite adjective
صفة مرفوعة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |مَا: | يَلْفِظُ: söylemez | مِنْ: hiçbir | قَوْلٍ: söz | إِلَّا: olmadan | لَدَيْهِ: yanında | رَقِيبٌ: gözetleyiciler | عَتِيدٌ: hazır bulunan |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ما ME | يلفظ YLFƵ söylemez | من MN hiçbir | قول GWL söz | إلا ÎLE olmadan | لديه LD̃YH yanında | رقيب RGYB gözetleyiciler | عتيد ATYD̃ hazır bulunan |
Kırık Meal (Okunuş) : |: | yelfiZu: söylemez | min: hiçbir | ḳavlin: söz | illā: olmadan | ledeyhi: yanında | raḳībun: gözetleyiciler | ǎtīdun: hazır bulunan |
Kırık Meal (Transcript) : |ME: | YLFƵ: söylemez | MN: hiçbir | GVL: söz | ÎLE: olmadan | LD̃YH: yanında | RGYB: gözetleyiciler | ATYD̃: hazır bulunan |
Abdulbaki Gölpınarlı : Hiçbir söz söylemez ki yanında, onu zapteden, gözetip kollayan biri bulunmasın.
Adem Uğur : İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
Ahmed Hulusi : (İnsanın) her düşüncesini gözleyen (kaydeden) bir gözcüsü vardır!
Ahmet Tekin : İnsanın ağzından çıkan her söz ve işlediği ameller, kesinlikle, yanında kendisine gözcülük eden ve hazır bulunan zabıt kâtibi melek tarafından, zapta geçirilir.
Ahmet Varol : O hiçbir söz söylemez ki yanında bir gözetleyici hazır bulunmasın.
Ali Bulaç : O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
Ali Fikri Yavuz : O, her ne söz atarsa muhakkak yanında hazır bir gözcü vardır.
Bekir Sadak : (17-18) Saginda ve solunda, onunla beraber oturan iki alici melek, yaninda hazir birer gozcu olarak soyledigi her sozu zaptederler.
Celal Yıldırım : Ağzından ne gibi bir söz çıkarsa mutlaka yanında onu görüp gözeten bir gözcü vardır.
Diyanet İşleri : İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
Diyanet İşleri (eski) : (17-18) Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.
Diyanet Vakfi : İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
Edip Yüksel : Yanında gözetleyen tanıklar olmaksızın ağzından bir söz çıkmaz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Her ne söz söylerse, mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Her ne söz atarsa mutlak yanında hâzır bir gözcü vardır
Fizilal-il Kuran : İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında gözetliyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın.
Gültekin Onan : O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
Hakkı Yılmaz : (17,18) Onun sağından ve solundan (her yanından) yerleşik iki tesbitçi onun her işini tesbit edip dururken, insan hiçbir söz söylemez ki yanında hazır gözetleyen bulunmasın.
Hasan Basri Çantay : O, bir söz atmaya dursun, mutlak yanında haazır bir gözcü vardır.
Hayrat Neşriyat : (İnsan) hiçbir söz söylemez ki, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici (melek)bulunmasın!
İbni Kesir : O, bir söz atmaya dursun; mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.
İskender Evrenosoğlu : Bir söz söylenmez ki, onun yanında hazır gözetleyiciler (tarafından tespit edilmiş) olmasın.
Muhammed Esed : insanın söylediği her şeyde yanıbaşında mutlaka bir gözetleyici bulunur.
Ömer Nasuhi Bilmen : Bir lakırdı telaffuz etmez ki, illâ yanında hazırlanmış bir gözetici (melek) vardır.
Ömer Öngüt : O bir söz atmaya dursun, mutlaka yanında onu gözetleyen, söylediği her sözü zapteden (bir melek) hazır bulunur.
Şaban Piriş : Hiçbir şey söylemez ki onu gözleyen, tesbit eden biri bulunmasın.
Suat Yıldırım : (17-18) Zaten onun sağında ve solunda yerleşmiş iki kayıtçı vardır. Ağzından çıkan bir tek söz olmaz ki yanında, bu iş için hazırlanmış gözcü olmasın, onun söylediğini ve yaptığını kaydetmiş olmasın.
Süleyman Ateş : (İnsan,) Hiçbir söz söylemez ki yanında kendisini gözetleyen, dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın.
Tefhim-ul Kuran : O, söz olarak (herhangi bir şey) söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.
Ümit Şimşek : Ağzından ne söz çıkacak olsa, yanında onu gözetleyen ve kaydeden biri vardır.
Yaşar Nuri Öztürk : Bir söz sarfetmeye dursun, yanındaki gözcü hemen zaptediverir.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}