» 50 / Kâf  16:

Kuran Sırası: 50
İniş Sırası: 34
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45

 » 50 / Kâf  Suresi: 16
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. وَلَقَدْ (VLGD̃) = veleḳad : ve andolsun
2. خَلَقْنَا (ḢLGNE) = ḣaleḳnā : biz yarattık
3. الْإِنْسَانَ (ELÎNSEN) = l-insāne : insanı
4. وَنَعْلَمُ (VNALM) = ve neǎ'lemu : ve biliriz
5. مَا (ME) = mā : ne
6. تُوَسْوِسُ (TVSVS) = tuvesvisu : fısıldadığını
7. بِهِ (BH) = bihi : ona
8. نَفْسُهُ (NFSH) = nefsuhu : nefsinin
9. وَنَحْنُ (VNḪN) = ve neHnu : çünkü biz
10. أَقْرَبُ (ÊGRB) = eḳrabu : daha yakınız
11. إِلَيْهِ (ÎLYH) = ileyhi : ona
12. مِنْ (MN) = min : -ndan
13. حَبْلِ (ḪBL) = Habli : şah damarı-
14. الْوَرِيدِ (ELVRYD̃) = l-verīdi : şah damarı-
ve andolsun | biz yarattık | insanı | ve biliriz | ne | fısıldadığını | ona | nefsinin | çünkü biz | daha yakınız | ona | -ndan | şah damarı- | şah damarı- |

[] [ḢLG] [ENS] [ALM] [] [VSVS] [] [NFS] [] [GRB] [] [] [ḪBL] [VRD̃]
VLGD̃ ḢLGNE ELÎNSEN VNALM ME TVSVS BH NFSH VNḪN ÊGRB ÎLYH MN ḪBL ELVRYD̃

veleḳad ḣaleḳnā l-insāne ve neǎ'lemu tuvesvisu bihi nefsuhu ve neHnu eḳrabu ileyhi min Habli l-verīdi
ولقد خلقنا الإنسان ونعلم ما توسوس به نفسه ونحن أقرب إليه من حبل الوريد

 » 50 / Kâf  Suresi: 16
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولقد | VLGD̃ veleḳad ve andolsun And certainly
خلقنا خ ل ق | ḢLG ḢLGNE ḣaleḳnā biz yarattık We created
الإنسان ا ن س | ENS ELÎNSEN l-insāne insanı man
ونعلم ع ل م | ALM VNALM ve neǎ'lemu ve biliriz and We know
ما | ME ne what
توسوس و س و س | VSVS TVSVS tuvesvisu fısıldadığını whispers
به | BH bihi ona to him
نفسه ن ف س | NFS NFSH nefsuhu nefsinin his soul,
ونحن | VNḪN ve neHnu çünkü biz and We
أقرب ق ر ب | GRB ÊGRB eḳrabu daha yakınız (are) nearer
إليه | ÎLYH ileyhi ona to him
من | MN min -ndan than
حبل ح ب ل | ḪBL ḪBL Habli şah damarı- (his) jugular vein.
الوريد و ر د | VRD̃ ELVRYD̃ l-verīdi şah damarı- (his) jugular vein.

50:16 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

ve andolsun | biz yarattık | insanı | ve biliriz | ne | fısıldadığını | ona | nefsinin | çünkü biz | daha yakınız | ona | -ndan | şah damarı- | şah damarı- |

[] [ḢLG] [ENS] [ALM] [] [VSVS] [] [NFS] [] [GRB] [] [] [ḪBL] [VRD̃]
VLGD̃ ḢLGNE ELÎNSEN VNALM ME TVSVS BH NFSH VNḪN ÊGRB ÎLYH MN ḪBL ELVRYD̃

veleḳad ḣaleḳnā l-insāne ve neǎ'lemu tuvesvisu bihi nefsuhu ve neHnu eḳrabu ileyhi min Habli l-verīdi
ولقد خلقنا الإنسان ونعلم ما توسوس به نفسه ونحن أقرب إليه من حبل الوريد

[] [خ ل ق] [ا ن س] [ع ل م] [] [و س و س] [] [ن ف س] [] [ق ر ب] [] [] [ح ب ل] [و ر د]

 » 50 / Kâf  Suresi: 16
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
ولقد | VLGD̃ veleḳad ve andolsun And certainly
Vav,Lam,Gaf,Dal,
6,30,100,4,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
EMPH – emphatic prefix lām
CERT – particle of certainty
الواو عاطفة
اللام لام التوكيد
حرف تحقيق
خلقنا خ ل ق | ḢLG ḢLGNE ḣaleḳnā biz yarattık We created
Hı,Lam,Gaf,Nun,Elif,
600,30,100,50,1,
V – 1st person plural perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض و«نا» ضمير متصل في محل رفع فاعل
الإنسان ا ن س | ENS ELÎNSEN l-insāne insanı man
Elif,Lam,,Nun,Sin,Elif,Nun,
1,30,,50,60,1,50,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
ونعلم ع ل م | ALM VNALM ve neǎ'lemu ve biliriz and We know
Vav,Nun,Ayn,Lam,Mim,
6,50,70,30,40,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
V – 1st person plural imperfect verb
الواو عاطفة
فعل مضارع
ما | ME ne what
Mim,Elif,
40,1,
REL – relative pronoun
اسم موصول
توسوس و س و س | VSVS TVSVS tuvesvisu fısıldadığını whispers
Te,Vav,Sin,Vav,Sin,
400,6,60,6,60,
V – 3rd person feminine singular imperfect verb
فعل مضارع
به | BH bihi ona to him
Be,He,
2,5,
P – prefixed preposition bi
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
جار ومجرور
نفسه ن ف س | NFS NFSH nefsuhu nefsinin his soul,
Nun,Fe,Sin,He,
50,80,60,5,
N – nominative feminine singular noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
اسم مرفوع والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
ونحن | VNḪN ve neHnu çünkü biz and We
Vav,Nun,Ha,Nun,
6,50,8,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
PRON – 1st person plural personal pronoun
الواو عاطفة
ضمير منفصل
أقرب ق ر ب | GRB ÊGRB eḳrabu daha yakınız (are) nearer
,Gaf,Re,Be,
,100,200,2,
N – nominative masculine singular noun
اسم مرفوع
إليه | ÎLYH ileyhi ona to him
,Lam,Ye,He,
,30,10,5,
P – preposition
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
جار ومجرور
من | MN min -ndan than
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
حبل ح ب ل | ḪBL ḪBL Habli şah damarı- (his) jugular vein.
Ha,Be,Lam,
8,2,30,
N – genitive masculine noun
اسم مجرور
الوريد و ر د | VRD̃ ELVRYD̃ l-verīdi şah damarı- (his) jugular vein.
Elif,Lam,Vav,Re,Ye,Dal,
1,30,6,200,10,4,
N – genitive masculine noun
اسم مجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |وَلَقَدْ: ve andolsun | خَلَقْنَا: biz yarattık | الْإِنْسَانَ: insanı | وَنَعْلَمُ: ve biliriz | مَا: ne | تُوَسْوِسُ: fısıldadığını | بِهِ: ona | نَفْسُهُ: nefsinin | وَنَحْنُ: çünkü biz | أَقْرَبُ: daha yakınız | إِلَيْهِ: ona | مِنْ: -ndan | حَبْلِ: şah damarı- | الْوَرِيدِ: şah damarı- |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ولقد WLGD̃ ve andolsun | خلقنا ḢLGNE biz yarattık | الإنسان ELÎNSEN insanı | ونعلم WNALM ve biliriz | ما ME ne | توسوس TWSWS fısıldadığını | به BH ona | نفسه NFSH nefsinin | ونحن WNḪN çünkü biz | أقرب ÊGRB daha yakınız | إليه ÎLYH ona | من MN -ndan | حبل ḪBL şah damarı- | الوريد ELWRYD̃ şah damarı- |
Kırık Meal (Okunuş) : |veleḳad: ve andolsun | ḣaleḳnā: biz yarattık | l-insāne: insanı | ve neǎ'lemu: ve biliriz | : ne | tuvesvisu: fısıldadığını | bihi: ona | nefsuhu: nefsinin | ve neHnu: çünkü biz | eḳrabu: daha yakınız | ileyhi: ona | min: -ndan | Habli: şah damarı- | l-verīdi: şah damarı- |
Kırık Meal (Transcript) : |VLGD̃: ve andolsun | ḢLGNE: biz yarattık | ELÎNSEN: insanı | VNALM: ve biliriz | ME: ne | TVSVS: fısıldadığını | BH: ona | NFSH: nefsinin | VNḪN: çünkü biz | ÊGRB: daha yakınız | ÎLYH: ona | MN: -ndan | ḪBL: şah damarı- | ELVRYD̃: şah damarı- |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve andolsun ki biz insanı yarattık ve nefsi, onu ne gibi vesveselere düşürür, biliriz ve biz, ona, şah damarından daha yakınız.
Adem Uğur : Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.
Ahmed Hulusi : Andolsun ki insanı biz yarattık. . . Ona (bilincinin oluşturduğu) nefsinin vesvese verdiği şeyi (kendini beden kabullenme fikrini) biliriz. . . Biz ona, şah damarından daha yakınız!
Ahmet Tekin : Andolsun, insanı biz yarattık. Nefsinin, kendisine fısıldadıklarını, kötülüğe teşvik telkinlerini biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.
Ahmet Varol : Andolsun ki, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
Ali Bulaç : Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
Ali Fikri Yavuz : And olsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini de biliriz; biz ona şah damarından daha yakınız (her halinden haberdarız ve her an kudretimiz altındadır).
Bekir Sadak : And olsun ki insani Biz yarattik; nefsinin kendisine fisildadiklarini biliriz; Biz ona sah damarindan daha yakiniz.
Celal Yıldırım : And olsun ki, insanı yarattık ve nefsinin ona ne gibi vesveseler verdiğini biliriz. Ve biz, ona şah damarından daha yakınızdır.
Diyanet İşleri : Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.
Diyanet İşleri (eski) : And olsun ki insanı Biz yarattık; nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz; Biz ona şah damarından daha yakınız.
Diyanet Vakfi : Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.
Edip Yüksel : İnsanı biz yarattık ve onun kendi kendine neyi fısıldadığını iyi biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. Ve biz ona şah damarından daha yakınız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Andolsun ki, insanı Biz yarattık, nefsinin onu ne ile vesveselendirdiğini biliriz ve Biz ona habl-i verid'den (şah damarından) daha yakınız.
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem şanıma kasem ederim ki hakıkat insanı biz yarattık ve biliriz; nefsi onu ne ile vesveselendirir ve biz ona «habl-i verîd»den daha yakınızdır.
Fizilal-il Kuran : Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz, çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.
Gültekin Onan : Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
Hakkı Yılmaz : Ve andolsun insanı Biz oluşturduk. Nefsinin kendisine neler fısıldadığını da biliriz. Ve Biz ona şah damarından daha yakınız.
Hasan Basri Çantay : Andolsun, insanı biz yaratdık. Nefsinin ona ne vesveseler vermekde olduğunu da biliriz. (Çünkü) biz ona şah damarından daha yakınız.
Hayrat Neşriyat : Celâlim hakkı için, insanı (biz) yarattık ve nefsinin ona ne vesvese verdiğini biliriz! Çünki biz, ona şah damarından daha yakınız!
İbni Kesir : Andolsun ki; insanı, Biz yarattık ve nefsinin kendisine ne fısıldadığını da biliriz. Biz, ona şah damarından daha yakınız.
İskender Evrenosoğlu : Ve andolsun ki insanı Biz yarattık. Ve nefsinin ona ne vesveseler vereceğini biliriz. Ve Biz, ona şah damarından daha yakınız.
Muhammed Esed : Gerçek şu ki, insanı yaratan Biziz ve onun iç benliğinin ona ne fısıldadığını Biz biliriz çünkü Biz ona şah damarından daha yakınız.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve andolsun ki, Biz insanı yarattık ve ona nefsinin ne vesvese verdiğini de biliriz ve Biz ona şah damarından daha yakınız.
Ömer Öngüt : Andolsun ki insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini de biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.
Şaban Piriş : Andolsun ki insanı biz yarattık. Ona nefsinin ne fısıldadığını da biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.
Suat Yıldırım : İnsanı Biz yarattık. Onun için, nefsinin kendisine neler fısıldadığını, neler telkin ettiğini de Biz pek iyi biliriz.Çünkü Biz ona şahdamarından daha yakınız.
Süleyman Ateş : Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz, çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
Ümit Şimşek : Biz insanı yarattık; nefsinin ona ne fısıldadığını da biliriz. Çünkü Biz ona şahdamarından daha yakınız.
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}