Nun (Ulûhiyet ilmi) ve Kalem'e (ilmi açığa çıkaran) ve satır satır yazdıklarına (ilmin gereğini tüm detaylarıyla Sünnetullâh olarak yaratana) kasem ederim ki. . .(68:1)
Sen, Rabbinin nimeti olarak, bir cin (görünmeyen varlık türlerinden biri) hükmü altında olan değilsin!(68:2)
Muhakkak ki senin için ardı kesilmeyen bir mükâfat vardır.(68:3)
Zengin ve oğulları var diye mi (ona uyacaksın)!(68:14)
Âyetlerimiz ona bildirildiğinde: "Öncekilerin masallarıdır" dedi.(68:15)
Yakında burnundan damgalayacağız onu (görmezden gelemeyecek)!(68:16)
Doğrusu biz onları, o bahçe halkını belâlandırdığımız gibi belâlandırdık! Hani, sabah olurken onu mutlaka kesip devşireceklerine kasem etmişlerdi.(68:17)
Yoksa sizin bir kitabınız var da ondan mı ders alıyorsunuz?(68:37)
Ki ondaki keyfinize göre hükümler sizindir (zannınızca Sünnetullâh'a da tâbi değilsiniz)!(68:38)
Yoksa dilediğinizi yapabilirsiniz diye kıyamete kadar geçerli, bizden alınmış bir sözünüz mü var?(68:39)
Sor onlara: Onların hangisi böyle bir şeye kefildir?(68:40)
Yoksa onların bize eş koştukları ortakları mı var? Eğer sözlerine sadıklarsa getirsinler ortaklarını!(68:41)
Hakikatin açığa çıkıp, Allâh'tan ayrı vücud verdikleri benliklerinin yokluğunu itirafa (secdeye) davet edildikleri süreçte, bunun gereğini yerine getiremeyeceklerdir!(68:42)
Gözleri dehşetten önlerine eğik, zillet hâlinde! Oysa onlar akılları başlarında dünyada iken secdeye davet olunuyorlardı.(68:43)
(Rasûlüm) artık beni ve bu olayı yalanlayanı (başbaşa) bırak! Onları hiç bilmedikleri yönden aşama aşama helâka götüreceğiz!(68:44)
Mühlet veririm onlara. . . Muhakkak ki benim tuzağım çok sağlamdır!(68:45)
Yoksa onlardan bir karşılık istiyorsun da, onlar borçtan ağır bir yük altına mı girmişler?(68:46)
Yoksa gayb (algılanmayanlar) onların indînde de, onlar mı yazıyorlar?(68:47)
Rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi (Yunus Nebi) gibi olma! Hani O, gamla dolu hâlde yönelmişti.(68:48)
Eğer Ona Rabbinden bir nimet erişmemiş olsaydı, aşağılanmış hâlde çıplak araziye atılırdı!(68:49)
Rabbi Onu seçti de Onu sâlihlerden (hakikati yaşayanlardan) kıldı.(68:50)
Muhakkak ki o hakikat bilgisini inkâr edenler, Zikri (hakikatlerini hatırlatıcıyı) işittiklerinde az kalsın bakışlarıyla seni devireceklerdi! "Muhakkak ki O, bir cin etkisi altındadır" diyorlardı.(68:51)
Oysa O, insanlar için sadece bir Zikir'dir (hakikatlerini hatırlatıcıdır)!(68:52)