Yaşar Nuri Öztürk 🔊 Meali
Satır satır yazılmış Kitap'a,(52:2)

Ki açılıp yayılmış ince deri üzerine yazılmıştır.(52:3)

Yemin olsun düzenli bir biçimde bakılan o eve,(52:4)

Yemin olsun yükseltilmiş tavana,(52:5)

Yemin olsun o alevlerle kaynatılıp köpürtülmüş denize,(52:6)

Ki hiç kuşkusuz, senin Rabbinin azabı meydana gelecektir.(52:7)

Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.(52:8)

O gün gök bir çalkanışla çalkanır.(52:9)

Ve dağlar bir yürüyüşle yürür.(52:10)

Vay hallerine o gün, yalanlayanların,(52:11)

Ki onlar bir batağa dalmış oynamaktadırlar.(52:12)

O gün cehenneme bir kakılışla kakılırlar.(52:13)

"İşte budur yalanlayıp durduğunuz ateş!"(52:14)

"Bu da mı büyü?! Yoksa siz mi görmüyordunuz?"(52:15)

"Dalın ona! Artık ister sabredin ister sabretmeyin. Sizin için hepsi birdir. Siz ancak yapıp ettiğiniz şeylerin karşılığıyla yüzyüze geleceksiniz."(52:16)

Korunup sakınanlar; cennetler, nimetler içindedir.(52:17)

Rablerinin kendilerine verdikleriyle keyif çatarlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.(52:18)

"Yapıp ettiklerinizin karşılığı olarak afiyetle yiyin, için!(52:19)

Art arda dizilmiş koltuklar üzerinde yaslanmış olarak." Ve biz onları parlak, iri gözlü hurilerle eşleştirmişizdir.(52:20)

İman edip zürriyetleri de imanda kendilerine uyanların, soy soplarını da kendilerine katmışızdır. Ve kendi amellerinden kendilerinin hiçbir şeyini eksiltmemişizdir. Her kişi, kazandığı karşılığında bir rehindir.(52:21)

Biz onlara canlarının çektiği meyveden ve etten ikram ettik.(52:22)

Orada bir kadeh tokuştururlar ki, içinde ne bir boş laf var ne de günaha sokuş.(52:23)

Çevrelerinde, kendilerine özgülenmiş genç uşaklar dolaşır; sanki sedeflerinde saklı inciler.(52:24)

Birbirlerine dönüp soruşurlar. Ve derler:(52:25)

"Daha önce biz, ailemiz içinde endişe ile ürperiyorduk."(52:26)

"Allah bize lütufta bulundu ve bizi o iliklere işleyen azaptan korudu."(52:27)

"Biz önceden O'na yakarıyorduk. Çünkü O'dur Berr, cömertçe iyilik eden; O'dur rahmeti sınırsız olan."(52:28)

Artık hatırlat, öğüt ver! Rabbinin nimetine yemin olsun ki, sen ne kâhinsin ne de cin çarpmış.(52:29)

Yoksa şöyle mi diyorlar: "O bir şairdir. Zamanın ölüm getiren felaketine çarpılmasını bekliyoruz."(52:30)

De ki: "Bekleyin! Doğrusu sizinle beraber ben de bekleyenlerdenim."(52:31)

Acaba bunu onlara hayalleri mi emrediyor yoksa bunlar azmış bir topluluk mu?(52:32)

Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar! Hayır, iman etmiyorlar.(52:33)

Eğer doğru sözlü iseler, onun benzeri bir hadis/söz getirsinler.(52:34)

Yoksa onlar hiçbir şeysiz mi yaratıldılar? Yoksa bizzat kendileri mi yaratıcıdır?(52:35)

Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır, onlar gerekli bilgiye ulaşamıyorlar!(52:36)

Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mı? Yoksa güç ve egemenlik sahibi onlar mı?(52:37)

Yoksa onlara özgü bir merdiven var da onun üzerinde mi dinliyorlar? Eğer böyleyse, dinleyenleri açık bir kanıt getirsin.(52:38)

Yoksa kızlar O'na, oğullar size mi?(52:39)

Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bir borç yüzünden onlar, yük altına mı giriyorlar?(52:40)

Yoksa gayb yanlarında da yazıp duruyorlar mı?(52:41)

Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Doğrusu şu ki, o inkâr edenlerin kendileri tuzağa yakalanmışlardır.(52:42)

Yoksa Allah'tan başka bir ilahları mı var? Uzaktır Allah, onların ortak koştuklarından.(52:43)

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler şöyle derler: "Üstüste yığılmış bulutlar!"(52:44)

Bayılıp yere serilecekleri günlerine kavuşuncaya kadar bırak onları!(52:45)

O gün, tuzakları kendilerine bir yarar sağlamayacak; onlara yardım da edilmeyecek!(52:46)

Zulmedenler için bundan başka bir azap da vardır. Fakat onların çokları bilmiyorlar.(52:47)

Rabbinin hükmüne sabret! Kuşkusuz, sen bizim gözlerimizin önündesin. Kalktığında, Rabbinin hamdiyle tespih et!(52:48)

Gecenin bir bölümünde ve yıldızların ardından da O'nu tespih et!(52:49)
