Öyleyse sen gözle. Göğün açıkça bir duman çıkaracağı gün;(44:10)
İnsanları bürüyecektir. Bu; elim bir azabdır.(44:11)
Rabbımız; bu azabı bizden kaldır. Doğrusu biz, artık mü'minleriz.(44:12)
Nerede onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti.(44:13)
Ondan yüz çevirmişler; belletilmiş delinin biri, demişlerdi(44:14)
Biz, az bir süre için azabı kaldıracağız. Ama siz, eski halinize döneceksiniz.(44:15)
(16-17) Pek şiddetli, satvetli bir tutuşla tutacağımız gün şüphe yok ki, Biz intikam alıcılarız. Andolsun ki, onlardan evvel Fir'avun'un kavmini bir imtihana tâbi tuttuk ve onlara kerîm bir peygamber gelmişti.(44:16)
Andolsun ki; onlardan önce Firavun kavmini de denemiştik ve onlara kerim bir peygamber gelmişti.(44:17)
Allah'ın kullarını bana teslim edin. Doğrusu ben, size gönderilmiş emin bir peygamberim.(44:18)
Allah'a karşı yücelik taslamayın. Doğrusu ben, size açık bir burhan getirdim.(44:19)
Beni taşlamanızdan ötürü; benim de Rabbım, sizin de Rabbınız olana sığındım.(44:20)
Eğer bana inanmazsanız; benden uzaklaşıp gidin.(44:21)
Bunlar, suçlu bir kavimdir, diyerek Rabbına dua etti.(44:22)
Öyleyse kullarımı geceleyin yürüt, siz muhakkak takip olunacaksınız.(44:23)
Denizi sakin iken geride bırak. Doğrusu onlar, suda boğulacak bir ordudur.(44:24)