Kırık Meal (Arapça) : |يَسْأَلُونَكَ: sana soruyorlar | عَنِ: -ten | السَّاعَةِ: sa'at- | أَيَّانَ: ne zaman? | مُرْسَاهَا: demir atacak |  | |
Kırık Meal (Harekesiz) : |يسألونك YSÊLWNK sana soruyorlar | عن AN -ten | الساعة ELSEAT sa'at- | أيان ÊYEN ne zaman? | مرساها MRSEHE demir atacak |  | |
Kırık Meal (Okunuş) : |yeselūneke: sana soruyorlar | ǎni: -ten | s-sāǎti: sa'at- | eyyāne: ne zaman? | mursāhā: demir atacak |  | |
Kırık Meal (Transcript) : |YSÊLVNK: sana soruyorlar | AN: -ten | ELSEAT: sa'at- | ÊYEN: ne zaman? | MRSEHE: demir atacak |  | |
Abdulbaki Gölpınarlı : Senden sorarlar kıyâmeti, ne vakit kopacak?  | |
Adem Uğur : Sana kıyameti sorarlar: Gelip çatması ne zamandır? (derler.)  | |
Ahmed Hulusi : Sana O Saat'ten soruyorlar: Onun gelip çatması ne zaman, diye.  | |
Ahmet Tekin : Sana Kıyametin kopacağı ânı soruyorlar:
'Kâinattaki hayatiyet ne zaman ebedî âlemin limanına demir atıp duracak?' diyorlar.  | |
Ahmet Varol : Sana kıyametten soruyorlar: 'Gelip çatması ne zaman?' diye.  | |
Ali Bulaç : "O ne zaman demir atacak?" diye, sana kıyamet saatini soruyorlar.  | |
Ali Fikri Yavuz : Sana kıyametten soruyorlar: “- Ne zaman kaim olacak?”  | |
Bekir Sadak : Senden kiyametin ne zaman gelip catacagini sorarlar.  | |
Celal Yıldırım : Senden Kıyâmet'in kopuş saatinin ne vakit ortaya çıkacağını soruyorlar.  | |
Diyanet İşleri : Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.  | |
Diyanet İşleri (eski) : Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar.  | |
Diyanet Vakfi : Sana kıyameti sorarlar: Gelip çatması ne zamandır? (derler.)  | |
Edip Yüksel : Sana Saat (dünyanın sonu) ne zaman gerçekleşecektir diye soruyorlar.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sana o kıyameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sana o saatten (kıyameti) soruyorlar «Ne zaman demir atması?» diye,  | |
Elmalılı Hamdi Yazır : Sana o saattan soruyorlar: ne zaman demir atması?  | |
Fizilal-il Kuran : Ey Muhammed! Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar.  | |
Gültekin Onan : "O ne zaman demir atacak?" diye, sana kıyamet saatini soruyorlar.  | |
Hakkı Yılmaz : "Sana o kıyâmetin kopuş zamanından soruyorlar; onun demir atması ne zaman? "  | |
Hasan Basri Çantay : Sana o saati (kıyameti), onun ne zaman demir atacağını sorarlar.  | |
Hayrat Neşriyat : Sana, 'Vukua gelmesi ne zaman?' diye kıyâmetten soruyorlar!  | |
İbni Kesir : Sana kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar.  | |
İskender Evrenosoğlu : Sana o saatten (kıyâmetten) soruyorlar: “Onun vukuu ne zaman?”  | |
Muhammed Esed : (Ey peygamber!) Sana Son Saat'i soruyorlar: "Ne zaman gelip çatacak?"  | |
Ömer Nasuhi Bilmen : (42-44) Sana Kıyametten sorarlar ki, onun vukû'u ne zamandır? Sen onu yâdetmek hususunda ne haldesin? Onun sonu Rabbine varır.  | |
Ömer Öngüt : Sana kıyamet saatinin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar.  | |
Şaban Piriş : Sana kıyametin ne zaman gerçekleşeceğini soruyorlar.  | |
Suat Yıldırım : Sana kıyamet saatini sorarlar: "Demir atması ne zaman?" diye.  | |
Süleyman Ateş : Sana sâ'atden soruyorlar: Demir atması (gelip çatması) ne zaman diye.  | |
Tefhim-ul Kuran : «O ne zaman demir atacak?» diye, sana kıyamet saatini soruyorlar.  | |
Ümit Şimşek : Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.  | |
Yaşar Nuri Öztürk : O saatten soruyorlar sana, "gelip demir atması ne zaman?" diye.  | |