79Nâzi’ât Suresi
Kuran Sırası: 79
İniş Sırası: 81
Hasan Basri Çantay Meali
Andolsun (kâfirlerin cesedlerine) boğulmuş olan ruuhlarını tâ derinlikler (in) den söküb koparan, (79:1)

(mü'minlerin canını ise) rıfk ile çıkaran (ölüm melek) lerine, (79:2)

andolsun (dalgıç yüzer gibi) yüzüb (ve gökden inib) de, (79:3)

(kâfirlerin ruhlarını cehenneme, mü'minlerinkini cennete götürmekde) öncül olarak koşan, (79:4)

bir de (dünyânın) işi (ni) tedbîr eden (diğer melek) ler (zümresin) e (ki muhakkak hepiniz tekrar dirileceksiniz). (79:5)

onun ensesine binecek olan da ardından gelecek. (79:7)

O gün kalbler (korku ile) titreyecek, (79:8)

(saahiblerinin) gözleri zilletle eğilecekdir. (79:9)

Onlar derler ki: «Biz mi saahiden eski haale döndürülmüş olacağız»? (79:10)

«Biz çürüyüb dağılmış kemikler olduğumuz vakit mı?» (79:11)

Dediler: «Öyle ise bu (yeni hayâta dönüş) ziyanlı bir dönüşdür». (79:12)

Fakat o, ancak bir tek haykırışdır. (79:13)

Ki o zaman onlar (görürsün ki) hemen (diri olarak) toprağın yüzündedirler. (79:14)

Sana (Habîbim) Musânın haberi geldi (değil) mi? (79:15)

Hani Rabbi ona mukaddes «Tuvaa» vadisinde (şöyle) nida etmişdi : (79:16)

«Fir'avna git. Çünkü o, pek azmışdır». (79:17)

Onun için de ki : «(Küfürden, azgınlıkdan) temizlenmende meylin var mı senin»? (79:18)

«Ve seni Rabbin (i tanıtmıya) irşâd edeyim ki (Ondan) korkasın». (79:19)

(Musa gitdi, teblîğ etdi) Ona o en büyük mu'cizeyi gösterdi. (79:20)

Fakat (Fir'avn Musâyı) yalanladı, (Allaha) ısyânetdi. (79:21)

Sonra da koşarak arkasını döndü. (79:22)

Nihayet (sihirbazlarını, yahud ordusunu) topladı da bağırdı: (79:23)

«İşte ben sizin en yüce Rabbinizim»! (79:24)

Bunun üzerine Allah onu hem âhiret, hem dünyâ azâbiyle yakaladı. (79:25)

Şübhe yok ki (Allahdan) korkacak kimse (ler) için bunda kat'î bir ibret vardır. (79:26)

Sizi (tekrar) yaratmak mı (sizce) daha güc, yoksa göğ (ü yaratmak) mı ki onu (Allah) bina etmişdir. (79:27)

Onun boyunu O yükseltdi. Derken ona bir nizaam verdi. (79:28)

Onun gecesini karardı, gündüzünü (aydınlığa) çıkardı. (79:29)

Bundan sonra da yeri (ikaamete saalih bir halde) yayıb döşedi. (79:30)

Ondan suyunu, otlağını çıkardı. (79:31)

Dağları (nı sapasağlam) dikdi. (79:32)

(Allah bunları) size ve davarlarınıza birer fâide olmak üzere (yapmışdır). (79:33)

Fakat o (bütün belâlardan üstün) en büyük belâ geldiği zaman, (79:34)

İnsanın neye koşduğunu iyice anlayacağı gün, (79:35)

o alevli ateş (cehennem), görecek (her) kimseye apaçık gösterildiği (zaman). (79:36)

Artık kim haddi aşarak küfretmiş, (79:37)

dünyâ hayâtını tercîh eylemişse, (79:38)

işte muhakkak ki o alevli ateş (cehennem) onun varacağı yerin ta kendisidir. (79:39)

Amma, kim Rabbinin makaamından korkdu, nefsini hevâ (ve hevesin) den alıkoyduysa, (79:40)

işte muhakkak ki cennet onun varacağı yerin ta kendisidir. (79:41)

Sana o saati (kıyameti), onun ne zaman demir atacağını sorarlar. (79:42)

Sende ona âid şey (bilgi) yokdur ki anlatasın. (79:43)

Onun nihayet (ilm) i ancak Allaha (dayanır). (79:44)

Sen ondan korkacak kimselere ancak o tehlikeyi haber verensin. (79:45)

Onlar bunu görecekleri gün sanki (günün) bir akşamından, yahud bir kuşluğundan başka durmamışlardır. (79:46)

Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.