79Nâzi’ât Suresi
Kuran Sırası: 79
İniş Sırası: 81
Kırık Meal (Arapça) Meali
|يَقُولُونَ: diyorlar ki
| أَإِنَّا: biz yine
| لَمَرْدُودُونَ: döndürülecek (miyiz?)
| فِي:
| الْحَافِرَةِ: eski halimize
| (79:10)

| أَإِنَّا: biz yine
| لَمَرْدُودُونَ: döndürülecek (miyiz?)
| فِي:
| الْحَافِرَةِ: eski halimize
| (79:10)|قَالُوا: dediler
| تِلْكَ: bu
| إِذًا: öyle ise
| كَرَّةٌ: bir dönüştür
| خَاسِرَةٌ: ziyanlı
| (79:12)

| تِلْكَ: bu
| إِذًا: öyle ise
| كَرَّةٌ: bir dönüştür
| خَاسِرَةٌ: ziyanlı
| (79:12)|إِذْ: hani
| نَادَاهُ: ona seslenmişti
| رَبُّهُ: Rabbi
| بِالْوَادِ: vadi'de
| الْمُقَدَّسِ: kutsal
| طُوًى: Tuva'da
| (79:16)

| نَادَاهُ: ona seslenmişti
| رَبُّهُ: Rabbi
| بِالْوَادِ: vadi'de
| الْمُقَدَّسِ: kutsal
| طُوًى: Tuva'da
| (79:16)|وَأَهْدِيَكَ: ve seni ileteyim
| إِلَىٰ:
| رَبِّكَ: Rabbine
| فَتَخْشَىٰ: O'ndan korkasın
| (79:19)

| إِلَىٰ:
| رَبِّكَ: Rabbine
| فَتَخْشَىٰ: O'ndan korkasın
| (79:19)|فَأَخَذَهُ: onu cezalandırdı
| اللَّهُ: Allah
| نَكَالَ: azabıyle
| الْاخِرَةِ: sonun
| وَالْأُولَىٰ: ve ilkin
| (79:25)

| اللَّهُ: Allah
| نَكَالَ: azabıyle
| الْاخِرَةِ: sonun
| وَالْأُولَىٰ: ve ilkin
| (79:25)|إِنَّ: şüphesiz
| فِي: vardır
| ذَٰلِكَ: bunda
| لَعِبْرَةً: elbette ibret(ler)
| لِمَنْ: kimseler için
| يَخْشَىٰ: korkacak
| (79:26)

| فِي: vardır
| ذَٰلِكَ: bunda
| لَعِبْرَةً: elbette ibret(ler)
| لِمَنْ: kimseler için
| يَخْشَىٰ: korkacak
| (79:26)|أَأَنْتُمْ: siz mi?
| أَشَدُّ: daha çetinsiniz
| خَلْقًا: yaratılışça
| أَمِ: yoksa
| السَّمَاءُ: gök (mü?)
| بَنَاهَا: (Allah) onu yaptı
| (79:27)

| أَشَدُّ: daha çetinsiniz
| خَلْقًا: yaratılışça
| أَمِ: yoksa
| السَّمَاءُ: gök (mü?)
| بَنَاهَا: (Allah) onu yaptı
| (79:27)|وَأَغْطَشَ: örtüp kararttı
| لَيْلَهَا: gecesini
| وَأَخْرَجَ: ve açığa çıkardı
| ضُحَاهَا: kuşluğunu
| (79:29)

| لَيْلَهَا: gecesini
| وَأَخْرَجَ: ve açığa çıkardı
| ضُحَاهَا: kuşluğunu
| (79:29)|مَتَاعًا: (bunlar) geçimidir
| لَكُمْ: sizin için
| وَلِأَنْعَامِكُمْ: ve hayvanlarınız için
| (79:33)

| لَكُمْ: sizin için
| وَلِأَنْعَامِكُمْ: ve hayvanlarınız için
| (79:33)|فَإِذَا: zaman
| جَاءَتِ: geldiği
| الطَّامَّةُ: herşeyi bastıran o felaket
| الْكُبْرَىٰ: büyük
| (79:34)

| جَاءَتِ: geldiği
| الطَّامَّةُ: herşeyi bastıran o felaket
| الْكُبْرَىٰ: büyük
| (79:34)|يَوْمَ: o gün
| يَتَذَكَّرُ: hatırlar
| الْإِنْسَانُ: insan
| مَا: neye
| سَعَىٰ: çalıştığını
| (79:35)

| يَتَذَكَّرُ: hatırlar
| الْإِنْسَانُ: insan
| مَا: neye
| سَعَىٰ: çalıştığını
| (79:35)|وَبُرِّزَتِ: ve ortaya çıkarılmıştır
| الْجَحِيمُ: cehennem
| لِمَنْ: kimseler için
| يَرَىٰ: gören
| (79:36)

| الْجَحِيمُ: cehennem
| لِمَنْ: kimseler için
| يَرَىٰ: gören
| (79:36)|وَأَمَّا: ama
| مَنْ: kim
| خَافَ: korkmuşsa
| مَقَامَ: divanında durmaktan
| رَبِّهِ: Rabbinin
| وَنَهَى: ve men'etmişse
| النَّفْسَ: nefsi(ni)
| عَنِ: -den
| الْهَوَىٰ: kötü heves(ler)-
| (79:40)

| مَنْ: kim
| خَافَ: korkmuşsa
| مَقَامَ: divanında durmaktan
| رَبِّهِ: Rabbinin
| وَنَهَى: ve men'etmişse
| النَّفْسَ: nefsi(ni)
| عَنِ: -den
| الْهَوَىٰ: kötü heves(ler)-
| (79:40)|يَسْأَلُونَكَ: sana soruyorlar
| عَنِ: -ten
| السَّاعَةِ: sa'at-
| أَيَّانَ: ne zaman?
| مُرْسَاهَا: demir atacak
| (79:42)

| عَنِ: -ten
| السَّاعَةِ: sa'at-
| أَيَّانَ: ne zaman?
| مُرْسَاهَا: demir atacak
| (79:42)|إِنَّمَا: ancak
| أَنْتَ: sen
| مُنْذِرُ: uyarıcısın
| مَنْ: olanları
| يَخْشَاهَا: ondan korkacak
| (79:45)

| أَنْتَ: sen
| مُنْذِرُ: uyarıcısın
| مَنْ: olanları
| يَخْشَاهَا: ondan korkacak
| (79:45)|كَأَنَّهُمْ: onlar sanki gibidir
| يَوْمَ: gün
| يَرَوْنَهَا: onu gördükleri
| لَمْ:
| يَلْبَثُوا: (dünyada) kalmamışlar
| إِلَّا: başka
| عَشِيَّةً: bir akşamdan
| أَوْ: veya
| ضُحَاهَا: onun kuşluk vaktinden
| (79:46)

| يَوْمَ: gün
| يَرَوْنَهَا: onu gördükleri
| لَمْ:
| يَلْبَثُوا: (dünyada) kalmamışlar
| إِلَّا: başka
| عَشِيَّةً: bir akşamdan
| أَوْ: veya
| ضُحَاهَا: onun kuşluk vaktinden
| (79:46)