Kırık Meal (Arapça) : |وَالَّذِينَ: ve kimseleri | اتَّخَذُوا: edinen(leri) | مِنْ: | دُونِهِ: O'ndan başka | أَوْلِيَاءَ: dostlar | اللَّهُ: Allah | حَفِيظٌ: kollamaktadır | عَلَيْهِمْ: onları | وَمَا: ve değilsin | أَنْتَ: sen | عَلَيْهِمْ: onların üzerinde | بِوَكِيلٍ: bir vekil |
Kırık Meal (Harekesiz) : |والذين WELZ̃YNve kimseleri | اتخذوا ETḢZ̃WEedinen(leri) | من MN | دونه D̃WNHO'ndan başka | أولياء ÊWLYEÙdostlar | الله ELLHAllah | حفيظ ḪFYƵkollamaktadır | عليهم ALYHMonları | وما WMEve değilsin | أنت ÊNTsen | عليهم ALYHMonların üzerinde | بوكيل BWKYLbir vekil |
Kırık Meal (Okunuş) : |velleƶīne: ve kimseleri | tteḣaƶū: edinen(leri) | min: | dūnihi: O'ndan başka | evliyā'e: dostlar | llahu: Allah | HafīZun: kollamaktadır | ǎleyhim: onları | ve mā: ve değilsin | ente: sen | ǎleyhim: onların üzerinde | bivekīlin: bir vekil |
Kırık Meal (Transcript) : |VELZ̃YN: ve kimseleri | ETḢZ̃VE: edinen(leri) | MN: | D̃VNH: O'ndan başka | ÊVLYEÙ: dostlar | ELLH: Allah | ḪFYƵ: kollamaktadır | ALYHM: onları | VME: ve değilsin | ÊNT: sen | ALYHM: onların üzerinde | BVKYL: bir vekil |
Abdulbaki Gölpınarlı : Onun bırakıp da ondan başka dostlar ve tanrılar kabûl edenlerin yaptıklarını Allah, görür, gözetir ve onların yaptıklarını görüp gözetecek, sen değilsin.
Adem Uğur : Allah'tan başka dostlar edinenleri Allah daima gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.
Ahmed Hulusi : O dûnunda veliler edinmişlere gelince, Allâh onları gözetleyendir. . . Sen onların yaptıklarının sorumlusu değilsin.
Ahmet Tekin : Allah’ın dışında kulları durumundakilerden, veliler, koruyucular, otoriteler edinenleri, Allah devamlı gözetim, denetim altında tutmaktadır. Sen Allah’a karşı onların savunucusu değilsin. Allah adına da onlar üzerinde zor kullanamazsın.
Ahmet Varol : O'ndan başka dostlar edinenlere gelince Allah onları kollamaktadır. Sen onların üzerine vekil değilsin.
Ali Bulaç : Allah'ın dışında birtakım veliler edinenler ise; Allah, onların üzerinde gözetleyicidir. Sen onların üzerinde bir vekil değilsin.
Ali Fikri Yavuz : Allah’dan başka veliler edinenlere gelince; onların (söz ve işleri) üzerine Allah gözcüdür, sen üzerlerine bir vekil değilsin (Ey Rasûlüm, vazifen azab ile onları korkutmaktır).
Bekir Sadak : Allah'i birakip da dostlar edinenlerin islediklerini Allah gozetlemektedir. Sen, onlara vekil olmaga memur degilsin.
Celal Yıldırım : Onlar ki, Allah'ı bırakıp başka (tanrıları) dost ve sahip edindiler, Allah, onlar üzerinde görüp gözetleyicidir ve sen onlar üzerinde (koruyucu, savunucu, gözetleyici) vekîl değilsin.
Diyanet İşleri : Allah’tan başka dostlar edinenlere gelince, Allah onları daima gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.
Diyanet İşleri (eski) : Allah'ı bırakıp da dostlar edinenlerin işlediklerini Allah gözetlemektedir. Sen, onlara vekil olmağa memur değilsin.
Diyanet Vakfi : Allah'tan başka dostlar edinenleri Allah daima gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.
Edip Yüksel : O'ndan başkasını veliler edinenleri ALLAH kollamaktadır. Sen onların avukatı değilsin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah'tan başka dostlar edinenlere gelince, Allah onların üzerinde devamlı bir gözetleyicidir. Ama sen onların üzerinde bir vekil değilsin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O'nun dışında dostlara tutunanlara gelince, Allah onların üzerinde gözcüdür. Sen üzerlerine vekil değilsin.
Elmalılı Hamdi Yazır : Onun berisinden veliylere tutunanlara gelince: onların da üzerlerine Allah gözcü, sen değilsin üzerlerine vekil
Fizilal-il Kuran : Allah'tan başka dostlar edinenleri Allah gözetlemektedir. Sen onların üzerinde vekil değilsin.
Gültekin Onan : Tanrı'nın dışında birtakım veliler edinenler ise; Tanrı, onların üzerinde gözetleyicidir. Sen onların üzerinde bir vekil değilsin.
Hakkı Yılmaz : "Ve O'nun astlarından yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakınlar edinen kimseler; Allah onların üzerinde yaptıklarını kayda almaktadır. Ve sen onların üzerinde canlı-cansız tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan biri değilsin. "
Hasan Basri Çantay : Ondan başka velîler edinenlere gelince: Allah onların üzerinde dâima görüb gözetleyicidir. Sen (Habîbim) onların üstünde bir vekîl değilsin.
Hayrat Neşriyat : (Kendilerine) O’ndan başka dostlar edinenlere gelince, Allah onları hakkıyla gözetleyendir. Sen ise onların üzerine vekil değilsin!
İbni Kesir : Ondan başka veliler edinenlere gelince; Allah, onların üzerinde daima gözetleyicidir. Sen, onların üzerinde vekil değilsin.
İskender Evrenosoğlu : Ve onlar, O'ndan (Allah'tan) başka dostlar edindiler. Allah, onların üzerine Hafîz'dir (yaptıklarını hayat filmlerinde muhafaza eder). Ve sen, onlara vekil değilsin.
Muhammed Esed : Allah'tan başkasını koruyucu edinenlere gelince; Allah onları görüp gözetlemektedir ve sen onların yaptıklarından sorumlu değilsin.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve o kimseler ki, Allah'tan başkasını velîler ittihaz ettiler. Onların üzerlerine Allah nâzırdır ve sen onların üzerlerine bir vekîl değilsin.
Ömer Öngüt : Allah'tan başka dost edinenleri, Allah daima gözetlemektedir. Sen onların üzerinde vekil değilsin.
Şaban Piriş : Kendisinden başka veliler edinenleri, Allah gözetlemektedir onları. Onlara, sen vekil değilsin.
Suat Yıldırım : Allah’tan başka birtakım hâmiler (veliler) edinenlere gelince, Allah onları daima gözetleyip kontrol etmektedir, sen onlar üzerinde yönetici değilsin.
Süleyman Ateş : O'ndan başka veliler edinenleri Allâh kollamaktadır. Sen onların üzerinde vekil değilsin.
Tefhim-ul Kuran : Allah'ın dışında birtakım veliler edinenler ise, Allah, onların üzerinde gözetleyicidir. Sen onların üzerinde bir vekil değilsin.
Ümit Şimşek : Ondan başkalarını veli edinenleri Allah görüp gözetmektedir. Yoksa sen onlardan sorumlu bir vekil değilsin.
Yaşar Nuri Öztürk : O'nun berisinden veliler edinenlere gelince, onlar üzerine gözcü de Allah'tır. Sen değilsin onlara vekil.