Önceki Sonraki

42:48Sûrâ Suresi 48. Ayet

Kuran Sırası: 42 İniş Sırası: 62
1234567891011121314151617181920212223242526272829303132333435363738394041424344454647484950515253

42:48Sûrâ Suresi 48. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
فإن
fein
|
eğer
Kombi Müfredat
أعرضوا
eǎ'raDū
ARŽ|ع ر ض
yüz çevirirlerse
3
فما
femā
|
Kombi Müfredat
أرسلناك
erselnāke
RSL|ر س ل
biz seni göndermedik
5
عليهم
ǎleyhim
|
onların üzerine
Kombi Müfredat
حفيظا
HafīZen
ḪFƵ|ح ف ظ
bekçi
7
إن
in
|
değildir
8
عليك
ǎleyke
|
sana düşen
9
إلا
illā
|
başkası
10 Kombi Müfredat
البلاغ
l-belāğu
BLĞ|ب ل غ
duyurmaktan
11
وإنا
ve innā
|
elbette biz
12
إذا
iƶā
|
zaman
13 Kombi Müfredat
أذقنا
eƶeḳnā
Z̃VG|ذ و ق
taddırdığımız
14 Kombi Müfredat
الإنسان
l-insāne
ENS|ا ن س
insana
15
منا
minnā
|
bizden
16 Kombi Müfredat
رحمة
raHmeten
RḪM|ر ح م
bir rahmet
17 Kombi Müfredat
فرح
feriHa
FRḪ|ف ر ح
sevinir
18
بها
bihā
|
ona
19
وإن
vein
|
ama eğer
20 Kombi Müfredat
تصبهم
tuSibhum
ṦVB|ص و ب
başlarına gelirse
21 Kombi Müfredat
سيئة
seyyietun
SVE|س و ا
bir kötülük
22
بما
bimā
|
dolayı
23 Kombi Müfredat
قدمت
ḳaddemet
GD̃M|ق د م
öne sürdüğü işlerden
24 Kombi Müfredat
أيديهم
eydīhim
YD̃Y|ي د ي
ellerinin
25
فإن
feinne
|
şüphesiz hemen
26 Kombi Müfredat
الإنسان
l-insāne
ENS|ا ن س
insan
27 Kombi Müfredat
كفور
kefūrun
KFR|ك ف ر
nankör olur
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |فَإِنْ: eğer | أَعْرَضُوا: yüz çevirirlerse | فَمَا: | أَرْسَلْنَاكَ: biz seni göndermedik | عَلَيْهِمْ: onların üzerine | حَفِيظًا: bekçi | إِنْ: değildir | عَلَيْكَ: sana düşen | إِلَّا: başkası | الْبَلَاغُ: duyurmaktan | وَإِنَّا: elbette biz | إِذَا: zaman | أَذَقْنَا: taddırdığımız | الْإِنْسَانَ: insana | مِنَّا: bizden | رَحْمَةً: bir rahmet | فَرِحَ: sevinir | بِهَا: ona | وَإِنْ: ama eğer | تُصِبْهُمْ: başlarına gelirse | سَيِّئَةٌ: bir kötülük | بِمَا: dolayı | قَدَّمَتْ: öne sürdüğü işlerden | أَيْدِيهِمْ: ellerinin | فَإِنَّ: şüphesiz hemen | الْإِنْسَانَ: insan | كَفُورٌ: nankör olur | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |فإن FÎN eğer | أعرضوا ÊARŽWE yüz çevirirlerse | فما FME | أرسلناك ÊRSLNEK biz seni göndermedik | عليهم ALYHM onların üzerine | حفيظا ḪFYƵE bekçi | إن ÎN değildir | عليك ALYK sana düşen | إلا ÎLE başkası | البلاغ ELBLEĞ duyurmaktan | وإنا WÎNE elbette biz | إذا ÎZ̃E zaman | أذقنا ÊZ̃GNE taddırdığımız | الإنسان ELÎNSEN insana | منا MNE bizden | رحمة RḪMT bir rahmet | فرح FRḪ sevinir | بها BHE ona | وإن WÎN ama eğer | تصبهم TṦBHM başlarına gelirse | سيئة SYÙT bir kötülük | بما BME dolayı | قدمت GD̃MT öne sürdüğü işlerden | أيديهم ÊYD̃YHM ellerinin | فإن FÎN şüphesiz hemen | الإنسان ELÎNSEN insan | كفور KFWR nankör olur | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |fein: eğer | eǎ'raDū: yüz çevirirlerse | femā: | erselnāke: biz seni göndermedik | ǎleyhim: onların üzerine | HafīZen: bekçi | in: değildir | ǎleyke: sana düşen | illā: başkası | l-belāğu: duyurmaktan | ve innā: elbette biz | iƶā: zaman | eƶeḳnā: taddırdığımız | l-insāne: insana | minnā: bizden | raHmeten: bir rahmet | feriHa: sevinir | bihā: ona | vein: ama eğer | tuSibhum: başlarına gelirse | seyyietun: bir kötülük | bimā: dolayı | ḳaddemet: öne sürdüğü işlerden | eydīhim: ellerinin | feinne: şüphesiz hemen | l-insāne: insan | kefūrun: nankör olur | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |FÎN: eğer | ÊARŽVE: yüz çevirirlerse | FME: | ÊRSLNEK: biz seni göndermedik | ALYHM: onların üzerine | ḪFYƵE: bekçi | ÎN: değildir | ALYK: sana düşen | ÎLE: başkası | ELBLEĞ: duyurmaktan | VÎNE: elbette biz | ÎZ̃E: zaman | ÊZ̃GNE: taddırdığımız | ELÎNSEN: insana | MNE: bizden | RḪMT: bir rahmet | FRḪ: sevinir | BHE: ona | VÎN: ama eğer | TṦBHM: başlarına gelirse | SYÙT: bir kötülük | BME: dolayı | GD̃MT: öne sürdüğü işlerden | ÊYD̃YHM: ellerinin | FÎN: şüphesiz hemen | ELÎNSEN: insan | KFVR: nankör olur | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Yüz çevirirlerse artık biz, seni onları korumaya göndermedik ki; sana ancak tebliğ etmek düşer ve şüphe yok ki biz, insana, katımızdan bir rahmet tattırdık mı sevinir, övünür onunla, fakat elleriyle hazırlayıp kazandıkları bir kötülüğe uğrarlarsa da gerçekten insan, pek nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Eğer yüz çevirirlerse, bilesin ki biz seni onların üzerine bekçi göndermedik. Sana düşen sadece duyurmaktır. Biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinir. Ama elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir kötülük gelirse, işte o zaman insan pek nankördür!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Eğer yüz çevirirlerse (keyifleri bilir); seni onlara bekçi olarak irsâl etmedik! Sana düşen yalnızca bildirimdir! Doğrusu insana bizden bir rahmet tattırdığımızda, onunla mutlu olur. . . Eğer ellerinin getirisi dolayısıyla kendilerine bir belâ isâbet ederse, muhakkakki insan çok nankördür!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Eğer Rablerinin davetinden yüz çevirirler, tebliği engelleme tedbirleri alırlarsa, bilesin ki, biz seni onlar üzerinde denetim, zabıta görevi yapmaya göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Biz insana, tarafımızdan bir rahmet tattırdığımızda sevinir. Ama geçmişte elleriyle, bizzat yaptıkları kötülükler, işledikleri günahlar sebebiyle, başlarına bir felâket gelirse, işte o zaman insan şükürden uzaktır, pek nankördür, nimeti unutup bela okur.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Eğer yüz çevirirlerse biz seni onların üzerlerine koruyucu olarak göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir. Gerçek şu ki, biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir. Ama ellerinin öne sürdüklerinden dolayı başlarına bir kötülük gelse o zaman insan pek nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Şayet onlar, sırt çevirecek olurlarsa, artık Biz seni onların üzerine bir gözetleyici olarak göndermiş değiliz. Sana düşen, yalnızca tebliğdir. Gerçek şu ki, Biz insana tarafımızdan bir rahmet taddırdığımız zaman, ona sevinir. Eğer onlara kendi ellerinin takdim ettikleri dolayısıyla bir kötülük isabet ederse, bu durumda insan bir nankör kesiliverir.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Yine (iman etmekten) yüz çevirirlerse, biz de seni üzerlerine (amellerini gözetecek) bir bekçi göndermedik ya!... Sana düşen ancak tebliğdir. Doğrusu biz, insana, tarafımızdan bir nimet taddırdık mı; o, bununla ferahlanır. Fakat insanlara kendi ellerinin kazancı yüzünden başlarına bir fenalık gelirse, o vakit insan (nimetlerin) hepsini unutan bir nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Eger yuz cevirirlerse bilsinler ki, Biz seni onlara bekci gondermedik; sana dusen sadece tebligdir. Dogrusu Biz insana katimizdan bir rahmet tattirirsak ona sevinir; ama elleriyle yaptiklari yuzunden baslarina bir kotuluk gelirse iste o zaman gorursun ki insan gercekten pek nankrdur.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Öyle iken yüzçevirirlerse, biz seni onlar üzerine koruyucu gözetici (bir bekçi) olarak göndermedik. Sana gereken, sadece tebliğdir. Şüphesiz biz, insana kendi katımızdan bir rahmet tattırsak onunla sevinir. Kendi ellerinin hazırlayıp öne sürdükleri şey sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, o takdirde insan çok nankör olur.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Eğer yüz çevirirlerse (bilesin ki), biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa, o zaman da insan pek nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki, Biz seni onlara bekçi göndermedik; sana düşen sadece tebliğdir. Doğrusu Biz insana katımızdan bir rahmet tattırırsak ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir kötülük gelirse işte o zaman görürsün ki insan gerçekten pek nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Eğer yüz çevirirlerse, bilesin ki biz seni onların üzerine bekçi göndermedik. Sana düşen sadece duyurmaktır. Biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinir. Ama elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir kötülük gelirse, işte o zaman insan pek nankördür!Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Yüz çevririrlerse, biz seni onlara bir bekçi olarak göndermedik. Sana düşen sadece bildirmektir. Biz insana tarafımızdan bir rahmet taddırdığımız zaman onunla sevinir; ama kendi yaptıklarının bir sonucu olarak başlarına bir kötülük gelse, o zaman insan nankörleşir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey Muhammed! Eğer onlar yüz çevirirlerse bilsinler ki, biz seni onların üzerine bir bekçi olarak göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırırsak ona sevinir, ama elleriyle yaptıkları yüzünden kendilerine bir kötülük isabet ederse, o zaman görürsün ki insan çok nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yine de aldırmıyorlarsa Biz de seni üzerlerine gözcü göndermedik ya! Sana düşen sadece tebliğdir. Fakat Biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman bununla sevinirse de; kendi ellerinin yaptıkları yüzünden başlarına bir fenalık gelirse o zaman da insan hepsini unutan bir nankör olur.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Yine aldırmıyorlarsa biz de seni üzerlerine mürakıb göndermedik a, sana düşen ancak tebliğdir fakat biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımız vakıt onunla ferahlanır ise de kendi ellerinin takdim ettiği sebeblerle başlarına bir fenalık gelirse o vakıt insan hepsini unutan bir nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Eğer yüz çevirirlerse üzülme; biz seni onların üzerine bekçi göndermedik. Sana düşen sadece duyurmaktır. Biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinir. Ancak elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir kötülük gelirse işte o zaman görürsün ki insan gerçekten pek nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Şayet onlar, sırt çevirecek olurlarsa, artık biz seni onların üzerine bir gözetleyici olarak göndermiş değiliz. Sana düşen, yalnızca tebliğdir. Gerçek şu ki, biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman, ona sevinir. Eğer onlara kendi ellerinin takdim ettikleri dolayısıyla bir kötülük isabet ederse, bu durumda insan (pek) kafir kesiliverir.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Buna rağmen eğer onlar yüz çevirirlerse bilsinler ki, Biz, seni onların üzerine bir bekçi olarak göndermedik. Sana düşen sadece tebliğdir. Ve Biz, şüphesiz insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevindi; eğer elleriyle yaptıkları yüzünden kendilerine bir kötülük isabet ederse de, o zaman görürsün ki şüphesiz o insan çok nankördür. "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Eğer onlar (îmandan) yine yüz çevirirlerse biz seni (zâten) onların üzerine bir bekçi göndermedik ya. Sana âid olan (vazîfe), tebliğden başkası değildir. Hakıykat biz insana tarafımızdan bir ni'met tatdırdığımız vakit o, bununla ferahlanır. Eğer onlara, kendi ellerinin öne sürdükleri (ihtiyârlariyle irtikâb etdikleri) şeyler (günâhlar) yüzünden, bir fenalık isaabet ederse o zaman da insan cidden bir nankördür. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Buna rağmen yüz çevirirlerse, artık (biz) seni onlara muhâfız olarak göndermedik. Şübhesiz sana düşen ancak tebliğdir! Bununla berâber doğrusu biz, insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman, onunla sevinir. Fakat ellerinin takdîm ettiği (işlediği günahlar)yüzünden başlarına bir kötülük gelirse, o takdirde gerçekten insan çok nankör bir kimse olur.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Eğer onlar yine yüz çevirirlerse; Biz, seni onların üzerine bekçi olarak göndermedik. Senin vazifen, sadece tebliğdir. Gerçekten Biz, insana katımızdan bir rahmet tattırırsak; o bununla sevinir. Ama elleriyle işlediklerinden ötürü başlarına bir fenalık gelirse; işte o zaman insan, cidden pek nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Bundan sonra eğer yüz çevirirlerse, Biz seni onların üzerine muhafız olarak göndermedik. Senin üzerine düşen sadece tebliğdir. Ve muhakkak ki Biz, insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman onunla ferahlanır (sevinir). Ve eğer elleriyle takdim ettikleri (yaptıkları) sebebiyle bir kötülük isabet ederse, işte o zaman insan mutlaka kefûr olur (inkâr eder, nankör olur).Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ama onlar, (ey Peygamber, senden) yüz çevirip uzaklaşırlarsa (bil ki) Biz seni onların bekçisi olarak göndermedik. Sana düşen, yalnız (emanet edilen) mesajı iletmektir. Ve bakın, (Bizim mesajlarımıza yüz çevirmek, insan tabiatının zayıflığı ve kaypaklığından kaynaklanır; böylece,) Biz insana rahmetimizi tattırdığımız zaman onunla övünç duyar, ama kendi eliyle yaptıklarının sonucu olarak başına bir bela gelirse, o zaman, şükürden ne kadar uzak olduğunu gösterir.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık kaçınılırsa seni onların üzerine bir muhafız göndermedik. Senin üzerine düşen, tebliğden başka değildir ve şüphe yok ki, Biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman onunla ferahlanır ve eğer onlara ellerinin takdim etmiş olduklarından bir kötülük isabet ederse artık şüphe yok ki, insan nankördür.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Eğer yüz çevirirlerse, biz seni onların üzerine bekçi göndermedik. Sana düşen yalnız tebliğ etmektir. Biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırırsak, o buna sevinir. Eğer ellerinin yaptıkları yüzünden başlarına bir kötülük gelirse, o zaman da insan pek nankördür!Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Eğer sırt çevirirlerse, seni onlara bekçi olarak göndermedik. Sana düşen ancak tebliğ etmektir. Biz insana kendimizden bir rahmet tattırdığımız zaman, ona sevinir. Eğer, kendi eliyle işledikleri sebebiyle bir kötülük dokunursa, insan hemen nankör kesilir.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Eğer bu çağrıya sırtlarını dönerlerse, hoş biz de seni üzerlerine bekçi göndermedik ya! Senin görevin sadece tebliğdir. Biz insana tarafımızdan bir nimet tattırırsak o ferahlar, şımarır. Ama başlarına, yine kendi işledikleri hatalar sebebiyle bir sıkıntı gelirse insan hemen nankörleşir.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Eğer yüz çevirirlerse (üzülme); biz seni onların üzerine bekçi göndermedik. Sana düşen, yalnız duyurmaktır. Biz insana, bizden bir rahmet taddırdığımız zaman ona sevinir. Ama ellerinin (yapıp) öne sürdüğü işlerden dolayı başlarına bir kötülük gelirse, insan hemen nankör olur.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Şayet onlar, sırt çevirecek olurlarsa, artık biz seni onların üzerine bir gözetleyici olarak göndermiş değiliz. Sana düşen, yalnızca tebliğdir. Gerçek şu ki, biz insana tarafımızdan bir rahmet taddırdığımız zaman, ona sevinç duyar. Eğer onlara kendi ellerinin takdim ettikleri dolayısıyla bir kötülük isabet ederse, bu durumda da insan bir nankör kesiliverir.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Eğer arkalarını dönerlerse, Biz seni onların üzerine bekçi göndermedik. Sana düşen, tebliğ etmekten ibarettir. Biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımızda onunla şımarır. Kendi elleriyle işledikleri yüzünden başlarına bir kötülük gelince de insan nankörleşiverir.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Yüz çevirirlerse, biz seni onlar üzerine bekçi göndermemişiz. Sana düşen, tebliğden başkası değildir. Biz insana, bizden bir rahmet tattırdığımızda, onunla sevinip şımarır. Kendi ellerinin hazırladığından bir kötülük başlarına sarılınca, bakarsın insan, alabildiğine nankörleşmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.