42Sûrâ Suresi
Kuran Sırası: 42
İniş Sırası: 62
Kırık Meal (Transcript) Meali
|KZ̃LK: böyle
| YVḪY: vahyeder
| ÎLYK: sana
| VÎL: ve
| ELZ̃YN:
| MN:
| GBLK: senden öncekilere
| ELLH: Allah
| ELAZYZ: aziz
| ELḪKYM: hakim
| (42:3)

| YVḪY: vahyeder
| ÎLYK: sana
| VÎL: ve
| ELZ̃YN:
| MN:
| GBLK: senden öncekilere
| ELLH: Allah
| ELAZYZ: aziz
| ELḪKYM: hakim
| (42:3)|LH: O'nundur
| ME: bulunan herşey
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| VME: ve bulunan herşey
| FY:
| ELÊRŽ: yerde
| VHV: ve O
| ELALY: yücedir
| ELAƵYM: uludur
| (42:4)

| ME: bulunan herşey
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| VME: ve bulunan herşey
| FY:
| ELÊRŽ: yerde
| VHV: ve O
| ELALY: yücedir
| ELAƵYM: uludur
| (42:4)|TKED̃: neredeyse
| ELSMEVET: gökler
| YTFŦRN: çatlayacaklar
| MN:
| FVGHN: üstlerinden
| VELMLEÙKT: ve melekler
| YSBḪVN: tesbih ederler
| BḪMD̃: hamd ile
| RBHM: Rablerini
| VYSTĞFRVN: ve mağfiret dilerler
| LMN: kimseler için
| FY:
| ELÊRŽ: yerdeki
| ÊLE: iyi bil ki
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| HV: O'dur
| ELĞFVR: çok bağışlayan
| ELRḪYM: çok esirgeyen
| (42:5)

| ELSMEVET: gökler
| YTFŦRN: çatlayacaklar
| MN:
| FVGHN: üstlerinden
| VELMLEÙKT: ve melekler
| YSBḪVN: tesbih ederler
| BḪMD̃: hamd ile
| RBHM: Rablerini
| VYSTĞFRVN: ve mağfiret dilerler
| LMN: kimseler için
| FY:
| ELÊRŽ: yerdeki
| ÊLE: iyi bil ki
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| HV: O'dur
| ELĞFVR: çok bağışlayan
| ELRḪYM: çok esirgeyen
| (42:5)|VELZ̃YN: ve kimseleri
| ETḢZ̃VE: edinen(leri)
| MN:
| D̃VNH: O'ndan başka
| ÊVLYEÙ: dostlar
| ELLH: Allah
| ḪFYƵ: kollamaktadır
| ALYHM: onları
| VME: ve değilsin
| ÊNT: sen
| ALYHM: onların üzerinde
| BVKYL: bir vekil
| (42:6)

| ETḢZ̃VE: edinen(leri)
| MN:
| D̃VNH: O'ndan başka
| ÊVLYEÙ: dostlar
| ELLH: Allah
| ḪFYƵ: kollamaktadır
| ALYHM: onları
| VME: ve değilsin
| ÊNT: sen
| ALYHM: onların üzerinde
| BVKYL: bir vekil
| (42:6)|VKZ̃LK: ve böyle
| ÊVḪYNE: biz vahyettik ki
| ÎLYK: sana
| GR ËNE: bir Kur'an
| ARBYE: arapça
| LTNZ̃R: uyarman için
| ÊM: anasını
| ELGR: kentlerin (Mekke'yi)
| VMN: ve
| ḪVLHE: çevresindekileri
| VTNZ̃R: ve uyarman için
| YVM: gününe karşı
| ELCMA: toplanma
| LE: asla bulunmayan
| RYB: kuşku
| FYH: onda
| FRYG: bir bölük
| FY:
| ELCNT: cennette
| VFRYG: ve bir bölük
| FY:
| ELSAYR: ateştedir
| (42:7)

| ÊVḪYNE: biz vahyettik ki
| ÎLYK: sana
| GR ËNE: bir Kur'an
| ARBYE: arapça
| LTNZ̃R: uyarman için
| ÊM: anasını
| ELGR: kentlerin (Mekke'yi)
| VMN: ve
| ḪVLHE: çevresindekileri
| VTNZ̃R: ve uyarman için
| YVM: gününe karşı
| ELCMA: toplanma
| LE: asla bulunmayan
| RYB: kuşku
| FYH: onda
| FRYG: bir bölük
| FY:
| ELCNT: cennette
| VFRYG: ve bir bölük
| FY:
| ELSAYR: ateştedir
| (42:7)|VLV: ve şayet
| ŞEÙ: dileseydi
| ELLH: Allah
| LCALHM: onları yapardı
| ÊMT: millet
| VEḪD̃T: bir tek
| VLKN: fakat
| YD̃ḢL: sokar
| MN: kimseyi
| YŞEÙ: dilediği
| FY:
| RḪMTH: rahmetine
| VELƵELMVN: zalimlere gelince
| ME: yoktur
| LHM: onların
| MN: hiçbir
| VLY: velisi
| VLE: ve yoktur
| NṦYR: yardımcısı
| (42:8)

| ŞEÙ: dileseydi
| ELLH: Allah
| LCALHM: onları yapardı
| ÊMT: millet
| VEḪD̃T: bir tek
| VLKN: fakat
| YD̃ḢL: sokar
| MN: kimseyi
| YŞEÙ: dilediği
| FY:
| RḪMTH: rahmetine
| VELƵELMVN: zalimlere gelince
| ME: yoktur
| LHM: onların
| MN: hiçbir
| VLY: velisi
| VLE: ve yoktur
| NṦYR: yardımcısı
| (42:8)|ÊM: yoksa
| ETḢZ̃VE: edindiler (mi?)
| MN:
| D̃VNH: O'ndan başka
| ÊVLYEÙ: dostlar
| FELLH: halbuki Allah'tır
| HV: O
| ELVLY: dost olan
| VHV: ve O
| YḪYY: diriltir
| ELMVT: ölüleri
| VHV: ve O
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: kadirdir
| (42:9)

| ETḢZ̃VE: edindiler (mi?)
| MN:
| D̃VNH: O'ndan başka
| ÊVLYEÙ: dostlar
| FELLH: halbuki Allah'tır
| HV: O
| ELVLY: dost olan
| VHV: ve O
| YḪYY: diriltir
| ELMVT: ölüleri
| VHV: ve O
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: kadirdir
| (42:9)|VME: ve ne varsa
| EḢTLFTM: ayrılığa düştüğünüz
| FYH: hakkında
| MN:
| ŞYÙ: herhangi bir
| FḪKMH: hüküm vermek
| ÎL: aittir
| ELLH: Allah'a
| Z̃LKM: işte budur
| ELLH: Allah
| RBY: Rabbim
| ALYH: O'na
| TVKLT: dayandım
| VÎLYH: ve O'na
| ÊNYB: yöneldim
| (42:10)

| EḢTLFTM: ayrılığa düştüğünüz
| FYH: hakkında
| MN:
| ŞYÙ: herhangi bir
| FḪKMH: hüküm vermek
| ÎL: aittir
| ELLH: Allah'a
| Z̃LKM: işte budur
| ELLH: Allah
| RBY: Rabbim
| ALYH: O'na
| TVKLT: dayandım
| VÎLYH: ve O'na
| ÊNYB: yöneldim
| (42:10)|FEŦR: yoktan var edendir
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| CAL: yaratmıştır
| LKM: size
| MN: -den
| ÊNFSKM: kendiniz-
| ÊZVECE: çiftler
| VMN: ve
| ELÊNAEM: hayvanlardan
| ÊZVECE: çiftler
| YZ̃RÙKM: sizi üretiyor
| FYH: bu(düzen içi)nde
| LYS: yoktur
| KMS̃LH: O'na benzer
| ŞYÙ: hiçbir şey
| VHV: ve O
| ELSMYA: işitendir
| ELBṦYR: görendir
| (42:11)

| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| CAL: yaratmıştır
| LKM: size
| MN: -den
| ÊNFSKM: kendiniz-
| ÊZVECE: çiftler
| VMN: ve
| ELÊNAEM: hayvanlardan
| ÊZVECE: çiftler
| YZ̃RÙKM: sizi üretiyor
| FYH: bu(düzen içi)nde
| LYS: yoktur
| KMS̃LH: O'na benzer
| ŞYÙ: hiçbir şey
| VHV: ve O
| ELSMYA: işitendir
| ELBṦYR: görendir
| (42:11)|LH: O'nundur
| MGELYD̃: anahtarları
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: ve yerin
| YBSŦ: açar
| ELRZG: rızkı
| LMN: kimse niçin
| YŞEÙ: dilediği
| VYGD̃R: ve kısar
| ÎNH: şüphesiz O
| BKL: her
| ŞYÙ: şeyi
| ALYM: bilendir
| (42:12)

| MGELYD̃: anahtarları
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: ve yerin
| YBSŦ: açar
| ELRZG: rızkı
| LMN: kimse niçin
| YŞEÙ: dilediği
| VYGD̃R: ve kısar
| ÎNH: şüphesiz O
| BKL: her
| ŞYÙ: şeyi
| ALYM: bilendir
| (42:12)|ŞRA: şeri'at (hukuk düzeni) yaptı
| LKM: size
| MN: -den
| ELD̃YN: din-
| ME: ne varsa
| VṦ: tavsiye ettiği
| BH: onunla
| NVḪE: Nuh'a
| VELZ̃Y: ve
| ÊVḪYNE: vahyettiğimizi
| ÎLYK: sana
| VME: ve
| VṦYNE: tavsiye ettiğimizi
| BH: onunla
| ÎBREHYM: İbrahim'e
| VMVS: ve Musa'ya
| VAYS: ve ve Îsa'ya
| ÊN: Kİ
| ÊGYMVE: doğrul
| ELD̃YN: Ks. Dine/Yargıya
| VLE: ve
| TTFRGVE: ayrışmayın
| FYH: onda
| KBR: büyüklenme/kibir
| AL:
| ELMŞRKYN: ortak koşanlara
| ME: -şey
| TD̃AVHM: çağdıldıkları-
| ÎLYH: kendisine
| ELLH: Allah
| YCTBY: seçer
| ÎLYH: kendisine
| MN: kimseyi
| YŞEÙ: dilediği
| VYHD̃Y: ve iletir
| ÎLYH: kendisine
| MN: kimseyi
| YNYB: iyi niyyetle yönelen
| (42:13)

| LKM: size
| MN: -den
| ELD̃YN: din-
| ME: ne varsa
| VṦ: tavsiye ettiği
| BH: onunla
| NVḪE: Nuh'a
| VELZ̃Y: ve
| ÊVḪYNE: vahyettiğimizi
| ÎLYK: sana
| VME: ve
| VṦYNE: tavsiye ettiğimizi
| BH: onunla
| ÎBREHYM: İbrahim'e
| VMVS: ve Musa'ya
| VAYS: ve ve Îsa'ya
| ÊN: Kİ
| ÊGYMVE: doğrul
| ELD̃YN: Ks. Dine/Yargıya
| VLE: ve
| TTFRGVE: ayrışmayın
| FYH: onda
| KBR: büyüklenme/kibir
| AL:
| ELMŞRKYN: ortak koşanlara
| ME: -şey
| TD̃AVHM: çağdıldıkları-
| ÎLYH: kendisine
| ELLH: Allah
| YCTBY: seçer
| ÎLYH: kendisine
| MN: kimseyi
| YŞEÙ: dilediği
| VYHD̃Y: ve iletir
| ÎLYH: kendisine
| MN: kimseyi
| YNYB: iyi niyyetle yönelen
| (42:13)|VME: ve
| TFRGVE: onlar ayrılığa düşmediler
| ÎLE: başka sebeple
| MN:
| BAD̃: sonra
| ME:
| CEÙHM: kendilerine geldikten
| ELALM: ilim
| BĞYE: çekememezlik
| BYNHM: aralarındaki
| VLVLE: ve eğer olmasaydı
| KLMT: sözü
| SBGT: geçmiş
| MN: -nden
| RBK: Rabbi-
| ÎL: kadar
| ÊCL: bir süre
| MSM: belirli
| LGŽY: hüküm verilirdi
| BYNHM: aralarında
| VÎN: ve şüphesiz
| ELZ̃YN:
| ÊVRS̃VE: varis kılınanlar
| ELKTEB: Kitaba
| MN:
| BAD̃HM: onlardan sonra
| LFY: içindedirler
| ŞK: bir şüphe
| MNH: ondan
| MRYB: kuşku veren
| (42:14)

| TFRGVE: onlar ayrılığa düşmediler
| ÎLE: başka sebeple
| MN:
| BAD̃: sonra
| ME:
| CEÙHM: kendilerine geldikten
| ELALM: ilim
| BĞYE: çekememezlik
| BYNHM: aralarındaki
| VLVLE: ve eğer olmasaydı
| KLMT: sözü
| SBGT: geçmiş
| MN: -nden
| RBK: Rabbi-
| ÎL: kadar
| ÊCL: bir süre
| MSM: belirli
| LGŽY: hüküm verilirdi
| BYNHM: aralarında
| VÎN: ve şüphesiz
| ELZ̃YN:
| ÊVRS̃VE: varis kılınanlar
| ELKTEB: Kitaba
| MN:
| BAD̃HM: onlardan sonra
| LFY: içindedirler
| ŞK: bir şüphe
| MNH: ondan
| MRYB: kuşku veren
| (42:14)|FLZ̃LK: bundan dolayı sen
| FED̃A: (Hakka) çağır
| VESTGM: ve doğru ol
| KME: gibi
| ÊMRT: emrolunduğun
| VLE: ve
| TTBA: uyma
| ÊHVEÙHM: onların keyiflerine
| VGL: ve de ki
| ËMNT: ben inandım
| BME:
| ÊNZL: indirdiği
| ELLH: Allah'ın
| MN: her
| KTEB: Kitaba
| VÊMRT: ve emrolundum
| LÊAD̃L: adalet yapmakla
| BYNKM: aranızda
| ELLH: Allah
| RBNE: bizim de Rabbimizdir
| VRBKM: sizin de Rabbinizdir
| LNE: bize aittir
| ÊAMELNE: bizim eylemlerimiz
| VLKM: ve size aittir
| ÊAMELKM: sizin eylemleriniz
| LE: yoktur
| ḪCT: bir tartışma nedeni
| BYNNE: bizimle
| VBYNKM: sizin aranızda
| ELLH: Allah
| YCMA: bulur (bir araya toplar)
| BYNNE: aramızı
| VÎLYH: ve O'nadır
| ELMṦYR: dönüş
| (42:15)

| FED̃A: (Hakka) çağır
| VESTGM: ve doğru ol
| KME: gibi
| ÊMRT: emrolunduğun
| VLE: ve
| TTBA: uyma
| ÊHVEÙHM: onların keyiflerine
| VGL: ve de ki
| ËMNT: ben inandım
| BME:
| ÊNZL: indirdiği
| ELLH: Allah'ın
| MN: her
| KTEB: Kitaba
| VÊMRT: ve emrolundum
| LÊAD̃L: adalet yapmakla
| BYNKM: aranızda
| ELLH: Allah
| RBNE: bizim de Rabbimizdir
| VRBKM: sizin de Rabbinizdir
| LNE: bize aittir
| ÊAMELNE: bizim eylemlerimiz
| VLKM: ve size aittir
| ÊAMELKM: sizin eylemleriniz
| LE: yoktur
| ḪCT: bir tartışma nedeni
| BYNNE: bizimle
| VBYNKM: sizin aranızda
| ELLH: Allah
| YCMA: bulur (bir araya toplar)
| BYNNE: aramızı
| VÎLYH: ve O'nadır
| ELMṦYR: dönüş
| (42:15)|VELZ̃YN: ve kimselerin
| YḪECVN: tartışan(ların)
| FY: hakkında
| ELLH: Allah
| MN:
| BAD̃: sonra
| ME:
| ESTCYB: kabul ettikten
| LH: onu
| ḪCTHM: delilleri
| D̃EḪŽT: batıldır
| AND̃: yanında
| RBHM: Rableri
| VALYHM: ve üzerlerine vardır
| ĞŽB: bir gazab
| VLHM: ve Onların
| AZ̃EB: bir azab
| ŞD̃YD̃: şiddetli
| (42:16)

| YḪECVN: tartışan(ların)
| FY: hakkında
| ELLH: Allah
| MN:
| BAD̃: sonra
| ME:
| ESTCYB: kabul ettikten
| LH: onu
| ḪCTHM: delilleri
| D̃EḪŽT: batıldır
| AND̃: yanında
| RBHM: Rableri
| VALYHM: ve üzerlerine vardır
| ĞŽB: bir gazab
| VLHM: ve Onların
| AZ̃EB: bir azab
| ŞD̃YD̃: şiddetli
| (42:16)|ELLH: Allah'tır
| ELZ̃Y: ki
| ÊNZL: indirdi
| ELKTEB: Kitabı
| BELḪG: gerçeği içeren
| VELMYZEN: ve ölçüyü
| VME: ne?
| YD̃RYK: bilirsin
| LAL: belki
| ELSEAT: (o) sa'at
| GRYB: yakındır
| (42:17)

| ELZ̃Y: ki
| ÊNZL: indirdi
| ELKTEB: Kitabı
| BELḪG: gerçeği içeren
| VELMYZEN: ve ölçüyü
| VME: ne?
| YD̃RYK: bilirsin
| LAL: belki
| ELSEAT: (o) sa'at
| GRYB: yakındır
| (42:17)|YSTACL: çabuk gelmesini isterler
| BHE: onun
| ELZ̃YN: kimseler
| LE:
| YÙMNVN: inanmayan(lar)
| BHE: ona
| VELZ̃YN: kimseler ise
| ËMNVE: inanan(lar)
| MŞFGVN: korkarlar
| MNHE: ondan
| VYALMVN: ve bilirler
| ÊNHE: onun
| ELḪG: gerçek olduğunu
| ÊLE: iyi bil ki
| ÎN: elbette
| ELZ̃YN: kimseler
| YMERVN: tartışan(lar)
| FY: hakkında
| ELSEAT: (o) sa'at
| LFY: içindedirler
| ŽLEL: bir sapıklık
| BAYD̃: uzak
| (42:18)

| BHE: onun
| ELZ̃YN: kimseler
| LE:
| YÙMNVN: inanmayan(lar)
| BHE: ona
| VELZ̃YN: kimseler ise
| ËMNVE: inanan(lar)
| MŞFGVN: korkarlar
| MNHE: ondan
| VYALMVN: ve bilirler
| ÊNHE: onun
| ELḪG: gerçek olduğunu
| ÊLE: iyi bil ki
| ÎN: elbette
| ELZ̃YN: kimseler
| YMERVN: tartışan(lar)
| FY: hakkında
| ELSEAT: (o) sa'at
| LFY: içindedirler
| ŽLEL: bir sapıklık
| BAYD̃: uzak
| (42:18)|ELLH: Allah
| LŦYF: lutufkardır
| BABED̃H: kullarına
| YRZG: rızıklandırır
| MN: kimseyi
| YŞEÙ: dilediği
| VHV: ve O
| ELGVY: kuvvetlidir
| ELAZYZ: galiptir
| (42:19)

| LŦYF: lutufkardır
| BABED̃H: kullarına
| YRZG: rızıklandırır
| MN: kimseyi
| YŞEÙ: dilediği
| VHV: ve O
| ELGVY: kuvvetlidir
| ELAZYZ: galiptir
| (42:19)|MN: kim
| KEN: ise
| YRYD̃: istiyor
| ḪRS̃: ekinini
| EL ËḢRT: ahiret
| NZD̃: artırırız
| LH: onun için
| FY:
| ḪRS̃H: onun ekinini
| VMN: ve kim
| KEN: ise
| YRYD̃: istiyor
| ḪRS̃: ekinini
| ELD̃NYE: dünya
| NÙTH: ona veririz
| MNHE: ondan bir şey
| VME: fakat olmaz
| LH: onun
| FY:
| EL ËḢRT: ahirette
| MN: hiçbir
| NṦYB: nasibi
| (42:20)

| KEN: ise
| YRYD̃: istiyor
| ḪRS̃: ekinini
| EL ËḢRT: ahiret
| NZD̃: artırırız
| LH: onun için
| FY:
| ḪRS̃H: onun ekinini
| VMN: ve kim
| KEN: ise
| YRYD̃: istiyor
| ḪRS̃: ekinini
| ELD̃NYE: dünya
| NÙTH: ona veririz
| MNHE: ondan bir şey
| VME: fakat olmaz
| LH: onun
| FY:
| EL ËḢRT: ahirette
| MN: hiçbir
| NṦYB: nasibi
| (42:20)|ÊM: yoksa
| LHM: onların var (mı?)
| ŞRKEÙ: ortakları
| ŞRAVE: şeriat kılan
| LHM: kendilerine
| MN:
| ELD̃YN: dini
| ME:
| LM:
| YÊZ̃N: izin vermediği
| BH: onu
| ELLH: Allah'ın
| VLVLE: eğer olmasaydı
| KLMT: sözü
| ELFṦL: ayırım
| LGŽY: derhal hüküm verilirdi
| BYNHM: aralarında
| VÎN: ve kuşkusuz
| ELƵELMYN: zalimler (için)
| LHM: onlara vardır
| AZ̃EB: bir azab
| ÊLYM: acıklı
| (42:21)

| LHM: onların var (mı?)
| ŞRKEÙ: ortakları
| ŞRAVE: şeriat kılan
| LHM: kendilerine
| MN:
| ELD̃YN: dini
| ME:
| LM:
| YÊZ̃N: izin vermediği
| BH: onu
| ELLH: Allah'ın
| VLVLE: eğer olmasaydı
| KLMT: sözü
| ELFṦL: ayırım
| LGŽY: derhal hüküm verilirdi
| BYNHM: aralarında
| VÎN: ve kuşkusuz
| ELƵELMYN: zalimler (için)
| LHM: onlara vardır
| AZ̃EB: bir azab
| ÊLYM: acıklı
| (42:21)|TR: görürsün
| ELƵELMYN: zalimlerin
| MŞFGYN: korkudan titrediklerini
| MME: yüzünden
| KSBVE: yaptıkları işler
| VHV: ve o
| VEGA: başlarına inerken
| BHM: onların
| VELZ̃YN: fakat
| ËMNVE: inananlar
| VAMLVE: ve yapanlar
| ELṦELḪET: iyi işler
| FY:
| RVŽET: bahçelerindedirler
| ELCNET: cennet
| LHM: onlara vardır
| ME: her şey
| YŞEÙVN: diledikleri
| AND̃: yanında
| RBHM: Rablerinin
| Z̃LK: işte
| HV: budur
| ELFŽL: lutuf
| ELKBYR: büyük
| (42:22)

| ELƵELMYN: zalimlerin
| MŞFGYN: korkudan titrediklerini
| MME: yüzünden
| KSBVE: yaptıkları işler
| VHV: ve o
| VEGA: başlarına inerken
| BHM: onların
| VELZ̃YN: fakat
| ËMNVE: inananlar
| VAMLVE: ve yapanlar
| ELṦELḪET: iyi işler
| FY:
| RVŽET: bahçelerindedirler
| ELCNET: cennet
| LHM: onlara vardır
| ME: her şey
| YŞEÙVN: diledikleri
| AND̃: yanında
| RBHM: Rablerinin
| Z̃LK: işte
| HV: budur
| ELFŽL: lutuf
| ELKBYR: büyük
| (42:22)|Z̃LK: bu
| ELZ̃Y:
| YBŞR: müjdelediğidir
| ELLH: Allah'ın
| ABED̃H: kullarını
| ELZ̃YN:
| ËMNVE: inanan
| VAMLVE: ve yapan
| ELṦELḪET: iyi işler
| GL: de ki
| LE:
| ÊSÊLKM: ben sizden istemiyorum
| ALYH: bunu karşılık
| ÊCRE: bir ücret
| ÎLE: ancak
| ELMVD̃T: arzu ediyorum
| FY:
| ELGRB: (Allah'a) yaklaşmayı
| VMN: ve kim
| YGTRF: yaparsa
| ḪSNT: bir iyilik
| NZD̃: artırırız
| LH: ona
| FYHE: onun
| ḪSNE: iyiliğini
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| ĞFVR: bağışlayandır
| ŞKVR: karşılık verendir
| (42:23)

| ELZ̃Y:
| YBŞR: müjdelediğidir
| ELLH: Allah'ın
| ABED̃H: kullarını
| ELZ̃YN:
| ËMNVE: inanan
| VAMLVE: ve yapan
| ELṦELḪET: iyi işler
| GL: de ki
| LE:
| ÊSÊLKM: ben sizden istemiyorum
| ALYH: bunu karşılık
| ÊCRE: bir ücret
| ÎLE: ancak
| ELMVD̃T: arzu ediyorum
| FY:
| ELGRB: (Allah'a) yaklaşmayı
| VMN: ve kim
| YGTRF: yaparsa
| ḪSNT: bir iyilik
| NZD̃: artırırız
| LH: ona
| FYHE: onun
| ḪSNE: iyiliğini
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| ĞFVR: bağışlayandır
| ŞKVR: karşılık verendir
| (42:23)|ÊM: yoksa
| YGVLVN: diyorlar (mı?)
| EFTR: uydurdu
| AL: karşı
| ELLH: Allah'a
| KZ̃BE: yalan
| FÎN: öyle bir durumda
| YŞÎ: dilese
| ELLH: Allah
| YḢTM: mühür basar
| AL: üzerine
| GLBK: senin kalbin
| VYMḪ: ve mahveder
| ELLH: Allah
| ELBEŦL: batılı
| VYḪG: ve yerleştirir
| ELḪG: hakkı
| BKLMETH: sözleriyle
| ÎNH: şüphesiz O
| ALYM: bilir
| BZ̃ET: özünü
| ELṦD̃VR: göğüslerin
| (42:24)

| YGVLVN: diyorlar (mı?)
| EFTR: uydurdu
| AL: karşı
| ELLH: Allah'a
| KZ̃BE: yalan
| FÎN: öyle bir durumda
| YŞÎ: dilese
| ELLH: Allah
| YḢTM: mühür basar
| AL: üzerine
| GLBK: senin kalbin
| VYMḪ: ve mahveder
| ELLH: Allah
| ELBEŦL: batılı
| VYḪG: ve yerleştirir
| ELḪG: hakkı
| BKLMETH: sözleriyle
| ÎNH: şüphesiz O
| ALYM: bilir
| BZ̃ET: özünü
| ELṦD̃VR: göğüslerin
| (42:24)|VHV: ve O'dur ki
| ELZ̃Y:
| YGBL: kabul eder
| ELTVBT: tevbeyi
| AN: -ndan
| ABED̃H: kulları-
| VYAFV: ve affeder
| AN: -den
| ELSYÙET: kötülükler-
| VYALM: ve bilir
| ME: ne
| TFALVN: yapıyorsunuz
| (42:25)

| ELZ̃Y:
| YGBL: kabul eder
| ELTVBT: tevbeyi
| AN: -ndan
| ABED̃H: kulları-
| VYAFV: ve affeder
| AN: -den
| ELSYÙET: kötülükler-
| VYALM: ve bilir
| ME: ne
| TFALVN: yapıyorsunuz
| (42:25)|VYSTCYB: ve dileklerini kabul eder
| ELZ̃YN: kimselerin
| ËMNVE: inanan(ların)
| VAMLVE: ve yapanların
| ELṦELḪET: iyi işler
| VYZYD̃HM: ve onlara daha fazlasını verir
| MN: -nden
| FŽLH: lutuf ve keremi-
| VELKEFRVN: kafirlere gelince
| LHM: onlara da vardır
| AZ̃EB: bir azab
| ŞD̃YD̃: çetin
| (42:26)

| ELZ̃YN: kimselerin
| ËMNVE: inanan(ların)
| VAMLVE: ve yapanların
| ELṦELḪET: iyi işler
| VYZYD̃HM: ve onlara daha fazlasını verir
| MN: -nden
| FŽLH: lutuf ve keremi-
| VELKEFRVN: kafirlere gelince
| LHM: onlara da vardır
| AZ̃EB: bir azab
| ŞD̃YD̃: çetin
| (42:26)|VLV: ve eğer
| BSŦ: bollaştırsaydı
| ELLH: Allah
| ELRZG: rızkı
| LABED̃H: kullarına
| LBĞVE: azarlardı
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| VLKN: fakat
| YNZL: indiriyor
| BGD̃R: ölçüde
| ME:
| YŞEÙ: dilediği
| ÎNH: çünkü O
| BABED̃H: kullarını(n her halini)
| ḢBYR: haber alandır
| BṦYR: görendir
| (42:27)

| BSŦ: bollaştırsaydı
| ELLH: Allah
| ELRZG: rızkı
| LABED̃H: kullarına
| LBĞVE: azarlardı
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| VLKN: fakat
| YNZL: indiriyor
| BGD̃R: ölçüde
| ME:
| YŞEÙ: dilediği
| ÎNH: çünkü O
| BABED̃H: kullarını(n her halini)
| ḢBYR: haber alandır
| BṦYR: görendir
| (42:27)|VHV: ve O'dur
| ELZ̃Y:
| YNZL: indiren
| ELĞYS̃: yağmuru
| MN:
| BAD̃: sonra
| ME:
| GNŦVE: umutlarını kestikten
| VYNŞR: ve yayan
| RḪMTH: rahmetini
| VHV: ve O
| ELVLY: velidir
| ELḪMYD̃: övülmüştür
| (42:28)

| ELZ̃Y:
| YNZL: indiren
| ELĞYS̃: yağmuru
| MN:
| BAD̃: sonra
| ME:
| GNŦVE: umutlarını kestikten
| VYNŞR: ve yayan
| RḪMTH: rahmetini
| VHV: ve O
| ELVLY: velidir
| ELḪMYD̃: övülmüştür
| (42:28)|VMN: ve
| ËYETH: O'nun ayetlerindendir
| ḢLG: yaratması
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| VME: ve
| BS̃: yaydığı
| FYHME: bunların içine
| MN: -dan
| D̃EBT: canlılar-
| VHV: ve O
| AL:
| CMAHM: onları toplamağa
| ÎZ̃E: zaman
| YŞEÙ: dilediği
| GD̃YR: kadirdir
| (42:29)

| ËYETH: O'nun ayetlerindendir
| ḢLG: yaratması
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| VME: ve
| BS̃: yaydığı
| FYHME: bunların içine
| MN: -dan
| D̃EBT: canlılar-
| VHV: ve O
| AL:
| CMAHM: onları toplamağa
| ÎZ̃E: zaman
| YŞEÙ: dilediği
| GD̃YR: kadirdir
| (42:29)|VME: ve
| ÊṦEBKM: başınıza gelen
| MN: herhangi bir
| MṦYBT: musibet
| FBME: yüzündendir
| KSBT: yaptığı (işler)
| ÊYD̃YKM: kendi ellerinizin
| VYAFV: ve affeder
| AN:
| KS̃YR: birçoğunu
| (42:30)

| ÊṦEBKM: başınıza gelen
| MN: herhangi bir
| MṦYBT: musibet
| FBME: yüzündendir
| KSBT: yaptığı (işler)
| ÊYD̃YKM: kendi ellerinizin
| VYAFV: ve affeder
| AN:
| KS̃YR: birçoğunu
| (42:30)|VME: ve değilsiniz
| ÊNTM: siz
| BMACZYN: aciz bıracacak
| FY:
| ELÊRŽ: yer yüzünde
| VME: ve yoktur
| LKM: sizin
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| MN: hiçbir
| VLY: veliniz
| VLE: ne de
| NṦYR: bir yardımcı(nız)
| (42:31)

| ÊNTM: siz
| BMACZYN: aciz bıracacak
| FY:
| ELÊRŽ: yer yüzünde
| VME: ve yoktur
| LKM: sizin
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| MN: hiçbir
| VLY: veliniz
| VLE: ne de
| NṦYR: bir yardımcı(nız)
| (42:31)|VMN: ve
| ËYETH: O'nun ayetlerindendir
| ELCVER: akıp giden(gemi)ler
| FY:
| ELBḪR: denizde
| KELÊALEM: dağlar gibi
| (42:32)

| ËYETH: O'nun ayetlerindendir
| ELCVER: akıp giden(gemi)ler
| FY:
| ELBḪR: denizde
| KELÊALEM: dağlar gibi
| (42:32)|ÎN: eğer
| YŞÊ: dilerse
| YSKN: durdurur da
| ELRYḪ: rüzgarı
| FYƵLLN: sonra kalırlar
| RVEKD̃: hareketsiz
| AL:
| ƵHRH: (denizin) sırtında
| ÎN: kuşkusuz
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYET: ibretler
| LKL: herkes için
| ṦBER: sabreden
| ŞKVR: şükreden
| (42:33)

| YŞÊ: dilerse
| YSKN: durdurur da
| ELRYḪ: rüzgarı
| FYƵLLN: sonra kalırlar
| RVEKD̃: hareketsiz
| AL:
| ƵHRH: (denizin) sırtında
| ÎN: kuşkusuz
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYET: ibretler
| LKL: herkes için
| ṦBER: sabreden
| ŞKVR: şükreden
| (42:33)|ÊV: yahut
| YVBGHN: onları helak eder
| BME: yüzünden
| KSBVE: yaptıkları (işler)
| VYAF: ve affeder (kurtarır)
| AN:
| KS̃YR: birçoğunu da
| (42:34)

| YVBGHN: onları helak eder
| BME: yüzünden
| KSBVE: yaptıkları (işler)
| VYAF: ve affeder (kurtarır)
| AN:
| KS̃YR: birçoğunu da
| (42:34)|VYALM: ve bilsinler
| ELZ̃YN:
| YCED̃LVN: tartışanlar
| FY: hakkında
| ËYETNE: ayetlerimiz
| ME: olmadığını
| LHM: kendileri için
| MN: hiçbir
| MḪYṦ: kaçacak yer
| (42:35)

| ELZ̃YN:
| YCED̃LVN: tartışanlar
| FY: hakkında
| ËYETNE: ayetlerimiz
| ME: olmadığını
| LHM: kendileri için
| MN: hiçbir
| MḪYṦ: kaçacak yer
| (42:35)|FME:
| ÊVTYTM: size verilen
| MN:
| ŞYÙ: şeyler
| FMTEA: geçimidir
| ELḪYET: hayatının
| ELD̃NYE: dünya
| VME: ve
| AND̃: yanında bulunan ise
| ELLH: Allah'ın
| ḢYR: daha hayırlıdır
| VÊBG: ve daha kalıcıdır
| LLZ̃YN: için
| ËMNVE: inananlar
| VAL: ve
| RBHM: Rablerine
| YTVKLVN: dayananlar (için)
| (42:36)

| ÊVTYTM: size verilen
| MN:
| ŞYÙ: şeyler
| FMTEA: geçimidir
| ELḪYET: hayatının
| ELD̃NYE: dünya
| VME: ve
| AND̃: yanında bulunan ise
| ELLH: Allah'ın
| ḢYR: daha hayırlıdır
| VÊBG: ve daha kalıcıdır
| LLZ̃YN: için
| ËMNVE: inananlar
| VAL: ve
| RBHM: Rablerine
| YTVKLVN: dayananlar (için)
| (42:36)|VELZ̃YN: ve
| YCTNBVN: onlar kaçınırlar
| KBEÙR: büyük
| ELÎS̃M: günahlardan
| VELFVEḪŞ: ve çirkin işlerden
| VÎZ̃E: ve zaman
| ME:
| ĞŽBVE: kızdıkları
| HM: onlar
| YĞFRVN: affederler
| (42:37)

| YCTNBVN: onlar kaçınırlar
| KBEÙR: büyük
| ELÎS̃M: günahlardan
| VELFVEḪŞ: ve çirkin işlerden
| VÎZ̃E: ve zaman
| ME:
| ĞŽBVE: kızdıkları
| HM: onlar
| YĞFRVN: affederler
| (42:37)|VELZ̃YN: ve
| ESTCEBVE: çağrısına gelirler
| LRBHM: Rableri için
| VÊGEMVE: ve -doğrulur
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe-
| VÊMRHM: ve emrederler
| ŞVR: danışmayı
| BYNHM: aralarında
| VMME: ve -şeylerden
| RZGNEHM: rızıklandırıldıkları-
| YNFGVN: harcarlar
| (42:38)

| ESTCEBVE: çağrısına gelirler
| LRBHM: Rableri için
| VÊGEMVE: ve -doğrulur
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe-
| VÊMRHM: ve emrederler
| ŞVR: danışmayı
| BYNHM: aralarında
| VMME: ve -şeylerden
| RZGNEHM: rızıklandırıldıkları-
| YNFGVN: harcarlar
| (42:38)|VELZ̃YN: ve o kimseler
| ÎZ̃E: zaman
| ÊṦEBHM: uğradıkları
| ELBĞY: saldırıya
| HM: kendilerini
| YNTṦRVN: savunurlar
| (42:39)

| ÎZ̃E: zaman
| ÊṦEBHM: uğradıkları
| ELBĞY: saldırıya
| HM: kendilerini
| YNTṦRVN: savunurlar
| (42:39)|VCZEÙ: ve cezası
| SYÙT: kötülüğün
| SYÙT: bir kütülüktür
| MS̃LHE: yine onun gibi
| FMN: fakat kim
| AFE: affederse
| VÊṦLḪ: ve barışırsa
| FÊCRH: onun mükafatı
| AL: aittir
| ELLH: Allah'a
| ÎNH: doğrusu O
| LE:
| YḪB: sevmez
| ELƵELMYN: zalimleri
| (42:40)

| SYÙT: kötülüğün
| SYÙT: bir kütülüktür
| MS̃LHE: yine onun gibi
| FMN: fakat kim
| AFE: affederse
| VÊṦLḪ: ve barışırsa
| FÊCRH: onun mükafatı
| AL: aittir
| ELLH: Allah'a
| ÎNH: doğrusu O
| LE:
| YḪB: sevmez
| ELƵELMYN: zalimleri
| (42:40)|VLMN: ve elbette kim
| ENTṦR: kendini savunursa
| BAD̃: sonra
| ƵLMH: zulme uğradıktan
| FÊVLÙK: öylelerinin
| ME: yoktur
| ALYHM: aleyhine
| MN: hiçbir
| SBYL: yol
| (42:41)

| ENTṦR: kendini savunursa
| BAD̃: sonra
| ƵLMH: zulme uğradıktan
| FÊVLÙK: öylelerinin
| ME: yoktur
| ALYHM: aleyhine
| MN: hiçbir
| SBYL: yol
| (42:41)|ÎNME: ancak vardır
| ELSBYL: bir yol
| AL: aleyhine
| ELZ̃YN:
| YƵLMVN: zulmedenler
| ELNES: insanlara
| VYBĞVN: ve saldıranlar
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| BĞYR: haksız yere
| ELḪG: haksız yere
| ÊVLÙK: işte
| LHM: onlara vardır
| AZ̃EB: bir azab
| ÊLYM: acıklı
| (42:42)

| ELSBYL: bir yol
| AL: aleyhine
| ELZ̃YN:
| YƵLMVN: zulmedenler
| ELNES: insanlara
| VYBĞVN: ve saldıranlar
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| BĞYR: haksız yere
| ELḪG: haksız yere
| ÊVLÙK: işte
| LHM: onlara vardır
| AZ̃EB: bir azab
| ÊLYM: acıklı
| (42:42)|VLMN: fakat kim
| ṦBR: sabrederse
| VĞFR: ve affederse
| ÎN: şüphesiz
| Z̃LK: bu
| LMN: şüphesiz
| AZM: çok önemli
| ELÊMVR: işlerdendir
| (42:43)

| ṦBR: sabrederse
| VĞFR: ve affederse
| ÎN: şüphesiz
| Z̃LK: bu
| LMN: şüphesiz
| AZM: çok önemli
| ELÊMVR: işlerdendir
| (42:43)|VMN: ve kimi
| YŽLL: sapıklıkta bırakırsa
| ELLH: Allah
| FME: artık yoktur
| LH: onun
| MN: hiçbir
| VLY: velisi
| MN:
| BAD̃H: O'ndan sonra
| VTR: ve görürsün
| ELƵELMYN: zalimlerin
| LME: zaman
| RÊVE: gördükleri
| ELAZ̃EB: azabı
| YGVLVN: dediklerini
| HL: var mı?
| ÎL:
| MRD̃: geri dönecek
| MN: hiçbir
| SBYL: yol
| (42:44)

| YŽLL: sapıklıkta bırakırsa
| ELLH: Allah
| FME: artık yoktur
| LH: onun
| MN: hiçbir
| VLY: velisi
| MN:
| BAD̃H: O'ndan sonra
| VTR: ve görürsün
| ELƵELMYN: zalimlerin
| LME: zaman
| RÊVE: gördükleri
| ELAZ̃EB: azabı
| YGVLVN: dediklerini
| HL: var mı?
| ÎL:
| MRD̃: geri dönecek
| MN: hiçbir
| SBYL: yol
| (42:44)|VTREHM: yine onları görürsün
| YARŽVN: sunulurlarken
| ALYHE: ona (ateşe)
| ḢEŞAYN: başlarını öne eğik
| MN:
| ELZ̃L: aşağılıktan
| YNƵRVN: bakarlar
| MN:
| ŦRF: göz ucuyla
| ḢFY: gizli gizli
| VGEL: ve demişlerdir
| ELZ̃YN:
| ËMNVE: inananlar
| ÎN: şüphesiz
| ELḢESRYN: asıl ziyana uğrayanlar
| ELZ̃YN:
| ḢSRVE: ziyan edenlerdir
| ÊNFSHM: kendilerini
| VÊHLYHM: ve ailelerini
| YVM: günü
| ELGYEMT: kıyamet
| ÊLE: bakın
| ÎN: gerçekten
| ELƵELMYN: zalimler
| FY: içindedirler
| AZ̃EB: bir azab
| MGYM: sürekli
| (42:45)

| YARŽVN: sunulurlarken
| ALYHE: ona (ateşe)
| ḢEŞAYN: başlarını öne eğik
| MN:
| ELZ̃L: aşağılıktan
| YNƵRVN: bakarlar
| MN:
| ŦRF: göz ucuyla
| ḢFY: gizli gizli
| VGEL: ve demişlerdir
| ELZ̃YN:
| ËMNVE: inananlar
| ÎN: şüphesiz
| ELḢESRYN: asıl ziyana uğrayanlar
| ELZ̃YN:
| ḢSRVE: ziyan edenlerdir
| ÊNFSHM: kendilerini
| VÊHLYHM: ve ailelerini
| YVM: günü
| ELGYEMT: kıyamet
| ÊLE: bakın
| ÎN: gerçekten
| ELƵELMYN: zalimler
| FY: içindedirler
| AZ̃EB: bir azab
| MGYM: sürekli
| (42:45)|VME: ve yoktur
| KEN:
| LHM: onların
| MN: hiçbir
| ÊVLYEÙ: velileri
| YNṦRVNHM: kendilerine yardım edecek
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| VMN: ve kimi
| YŽLL: sapıklıkta bırakırsa
| ELLH: Allah
| FME: artık yoktur
| LH: onun için
| MN: hiçbir
| SBYL: yol
| (42:46)

| KEN:
| LHM: onların
| MN: hiçbir
| ÊVLYEÙ: velileri
| YNṦRVNHM: kendilerine yardım edecek
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| VMN: ve kimi
| YŽLL: sapıklıkta bırakırsa
| ELLH: Allah
| FME: artık yoktur
| LH: onun için
| MN: hiçbir
| SBYL: yol
| (42:46)|ESTCYBVE: uyun
| LRBKM: Rabbinize
| MN:
| GBL: önce
| ÊN:
| YÊTY: gelmezden
| YVM: bir gün
| LE: mümkün olmayan
| MRD̃: geri çevrilmesi
| LH: onun
| MN: -tan
| ELLH: Allah-
| ME: yoktur
| LKM: sizin için
| MN: hiçbir
| MLCÎ: sığınacak yer
| YVMÙZ̃: o gün
| VME: ve yoktur
| LKM: sizin için
| MN: hiçbir
| NKYR: inkar
| (42:47)

| LRBKM: Rabbinize
| MN:
| GBL: önce
| ÊN:
| YÊTY: gelmezden
| YVM: bir gün
| LE: mümkün olmayan
| MRD̃: geri çevrilmesi
| LH: onun
| MN: -tan
| ELLH: Allah-
| ME: yoktur
| LKM: sizin için
| MN: hiçbir
| MLCÎ: sığınacak yer
| YVMÙZ̃: o gün
| VME: ve yoktur
| LKM: sizin için
| MN: hiçbir
| NKYR: inkar
| (42:47)|FÎN: eğer
| ÊARŽVE: yüz çevirirlerse
| FME:
| ÊRSLNEK: biz seni göndermedik
| ALYHM: onların üzerine
| ḪFYƵE: bekçi
| ÎN: değildir
| ALYK: sana düşen
| ÎLE: başkası
| ELBLEĞ: duyurmaktan
| VÎNE: elbette biz
| ÎZ̃E: zaman
| ÊZ̃GNE: taddırdığımız
| ELÎNSEN: insana
| MNE: bizden
| RḪMT: bir rahmet
| FRḪ: sevinir
| BHE: ona
| VÎN: ama eğer
| TṦBHM: başlarına gelirse
| SYÙT: bir kötülük
| BME: dolayı
| GD̃MT: öne sürdüğü işlerden
| ÊYD̃YHM: ellerinin
| FÎN: şüphesiz hemen
| ELÎNSEN: insan
| KFVR: nankör olur
| (42:48)

| ÊARŽVE: yüz çevirirlerse
| FME:
| ÊRSLNEK: biz seni göndermedik
| ALYHM: onların üzerine
| ḪFYƵE: bekçi
| ÎN: değildir
| ALYK: sana düşen
| ÎLE: başkası
| ELBLEĞ: duyurmaktan
| VÎNE: elbette biz
| ÎZ̃E: zaman
| ÊZ̃GNE: taddırdığımız
| ELÎNSEN: insana
| MNE: bizden
| RḪMT: bir rahmet
| FRḪ: sevinir
| BHE: ona
| VÎN: ama eğer
| TṦBHM: başlarına gelirse
| SYÙT: bir kötülük
| BME: dolayı
| GD̃MT: öne sürdüğü işlerden
| ÊYD̃YHM: ellerinin
| FÎN: şüphesiz hemen
| ELÎNSEN: insan
| KFVR: nankör olur
| (42:48)|LLH: Allah'ındır
| MLK: mülkü
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: ve yerin
| YḢLG: yaratır
| ME: ne
| YŞEÙ: diliyorsa
| YHB: bahşeder
| LMN: kimse için
| YŞEÙ: dilediği
| ÎNES̃E: dişiler
| VYHB: ve bahşeder
| LMN: kimse için
| YŞEÙ: dilediği
| ELZ̃KVR: erkekler
| (42:49)

| MLK: mülkü
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: ve yerin
| YḢLG: yaratır
| ME: ne
| YŞEÙ: diliyorsa
| YHB: bahşeder
| LMN: kimse için
| YŞEÙ: dilediği
| ÎNES̃E: dişiler
| VYHB: ve bahşeder
| LMN: kimse için
| YŞEÙ: dilediği
| ELZ̃KVR: erkekler
| (42:49)|ÊV: yahut
| YZVCHM: onları çift (ikiz) yapar
| Z̃KRENE: erkekler
| VÎNES̃E: ve dişiler
| VYCAL: ve yapar
| MN: kimseyi
| YŞEÙ: dilediği
| AGYME: kısır
| ÎNH: şüphesiz O
| ALYM: bilendir
| GD̃YR: gücü yetendir
| (42:50)

| YZVCHM: onları çift (ikiz) yapar
| Z̃KRENE: erkekler
| VÎNES̃E: ve dişiler
| VYCAL: ve yapar
| MN: kimseyi
| YŞEÙ: dilediği
| AGYME: kısır
| ÎNH: şüphesiz O
| ALYM: bilendir
| GD̃YR: gücü yetendir
| (42:50)