Kırık Meal (Arapça) : |وَالَّذِينَ: ve kimselerin | يُحَاجُّونَ: tartışan(ların) | فِي: hakkında | اللَّهِ: Allah | مِنْ: | بَعْدِ: sonra | مَا: | اسْتُجِيبَ: kabul ettikten | لَهُ: onu | حُجَّتُهُمْ: delilleri | دَاحِضَةٌ: batıldır | عِنْدَ: yanında | رَبِّهِمْ: Rableri | وَعَلَيْهِمْ: ve üzerlerine vardır | غَضَبٌ: bir gazab | وَلَهُمْ: ve Onların | عَذَابٌ: bir azab | شَدِيدٌ: şiddetli |
Kırık Meal (Harekesiz) : |والذين WELZ̃YNve kimselerin | يحاجون YḪECWNtartışan(ların) | في FYhakkında | الله ELLHAllah | من MN | بعد BAD̃sonra | ما ME | استجيب ESTCYBkabul ettikten | له LHonu | حجتهم ḪCTHMdelilleri | داحضة D̃EḪŽTbatıldır | عند AND̃yanında | ربهم RBHMRableri | وعليهم WALYHMve üzerlerine vardır | غضب ĞŽBbir gazab | ولهم WLHMve Onların | عذاب AZ̃EBbir azab | شديد ŞD̃YD̃şiddetli |
Kırık Meal (Okunuş) : |velleƶīne: ve kimselerin | yuHāccūne: tartışan(ların) | fī: hakkında | llahi: Allah | min: | beǎ'di: sonra | mā: | stucībe: kabul ettikten | lehu: onu | Huccetuhum: delilleri | dāHiDetun: batıldır | ǐnde: yanında | rabbihim: Rableri | ve ǎleyhim: ve üzerlerine vardır | ğaDebun: bir gazab | ve lehum: ve Onların | ǎƶābun: bir azab | şedīdun: şiddetli |
Kırık Meal (Transcript) : |VELZ̃YN: ve kimselerin | YḪECVN: tartışan(ların) | FY: hakkında | ELLH: Allah | MN: | BAD̃: sonra | ME: | ESTCYB: kabul ettikten | LH: onu | ḪCTHM: delilleri | D̃EḪŽT: batıldır | AND̃: yanında | RBHM: Rableri | VALYHM: ve üzerlerine vardır | ĞŽB: bir gazab | VLHM: ve Onların | AZ̃EB: bir azab | ŞD̃YD̃: şiddetli |
Abdulbaki Gölpınarlı : Halk tarafından, ona icâbet edildikten sonra Allah hakkında cedelleşmeye girişenlerin gösterdikleri düşmanlık, Rableri katında boştur ve onlaradır gazap ve onlaradır çetin bir azap.
Adem Uğur : Daveti kabul edildikten sonra, Allah hakkında tartışmaya girenlerin delilleri, Rableri katında boştur. Onlar için bir gazap, yine onlar için çetin bir azap vardır.
Ahmed Hulusi : Ona icabet edilmesinden sonra hâlâ Allâh hakkında tartışanların delilleri, Rableri indînde geçersizdir. . . Onların üzerine öfke ve şiddetli bir azap vardır.
Ahmet Tekin : Daveti kabul edilip İslâm’a girildikten sonra, Allah ve dini konusunda tartışanların delilleri, Rableri katında bâtıldır, boştur. Onlar Allah’ın gazabına uğramışlardır. Üstelik onlar için dehşetli bir de azap vardır.
Ahmet Varol : O'na icabet edildikten sonra Allah hakkında tartışanların delilleri Rableri katında geçersizdir. Onlara bir gazap ve onlar için şiddetli bir azap vardır.
Ali Bulaç : O'na icabet olunduktan sonra, Allah hakkında (sözde) 'deliller öne sürüp tartışanların' delilleri, Rableri katında geçersizdir. Onların üzerinde bir gazab vardır ve şiddetli azab onlaradır.
Ali Fikri Yavuz : Allah’a icabet olunduktan (Peygamberin mucizeleri zâhir olub insanlar İslâm dinine girdikten) sonra, Allah’ın dini hakkında münakaşaya kalkışacakların hüccetleri (düşmanlık ve çekişmeleri; daha evvel gelen bizim dinimiz sizinkinden hayırlıdır sözleri) Rableri katında boştur. Hem onların üzerine bir gazab, hem de onlara (ahirette) şiddetli bir azab vardır.
Bekir Sadak : Allah'in cagrisina icabet eden bulunduktan sonra, O'nun hakkinda tartismaga girisenlerin delilleri Rableri katinda hukumsuzdur. Onlara bir gazap vardir, cetin bir azap da onlar icindir.
Celal Yıldırım : Allah'a olan çağrıya olumlu cevap verdikten sonra O'nun hakkında tartışıp duranların iddia ve delilleri Rabları yanında boş ve anlamsızdır. Üzerlerine gazab ve onlar için şiddetli azâb vardır.
Diyanet İşleri : Allah’ın çağrısına uyulduktan sonra O’nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır.
Diyanet İşleri (eski) : Allah'ın çağrısına icabet eden bulunduktan sonra, O'nun hakkında tartışmağa girişenlerin delilleri Rableri katında hükümsüzdür. Onlara bir gazap vardır, çetin bir azap da onlar içindir.
Diyanet Vakfi : Daveti kabul edildikten sonra, Allah hakkında tartışmaya girenlerin delilleri, Rableri katında boştur. Onlar için bir gazap, yine onlar için çetin bir azap vardır.
Edip Yüksel : ALLAH hakkında, O'nun çağrısına yanıt verildikten sonra tartışanların delilleri Rab'leri katında geçersizdir. Gazabı haketmişlerdir ve onlara çetin bir azap vardır
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah'ın davetine uyulduktan sonra, hâlâ O'nun dini hakkında mücadele edenlerin, getirdikleri deliller Rableri yanında batıldır. Onların üzerinde bir gazab ve kendileri için şiddetli bir azab vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bu kabul edildikten sonra Allah hakkında tartışmaya kalkışacakların delilleri Rableri yanında geçersizdir. Üzerlerine bir gazap ve kendilerine şiddetli bir azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bu kabul olunduktan sonra Allah hakkında ıhtıcaca kalkışacakların rabları huzurunda huccetleri sakıttır, üzerlerine bir gazab ve kendilerine şedid bir azâb vardır
Fizilal-il Kuran : İnsanlar Allah'ın çağrısını kabul ettikten sonra, Allah'ın dini hakkında tartışanların delilleri, Rab'leri yanında batıldır. Onların aleyhine bir gazab ve çetin bir azab vardır.
Gültekin Onan : O'na icabet olunduktan sonra, Tanrı hakkında (sözde) 'deliller öne sürüp tartışanların' delilleri, rableri katında geçersizdir. Onların üzerinde bir gazab vardır ve şiddetli azab onlaradır.
Hakkı Yılmaz : "Ve kendisine karşılık verildikten sonra Allah hakkında tartışanlar; onların kanıtları Rableri katında iptal edilmiştir. Ve onların üzerinde bir gazap vardır, çetin azap da onlar içindir. "
Hasan Basri Çantay : Allah (ın dîni) hakkında, kendisine icabet edilen şey'in ardından, (haalâ) münâkaşa edenlerin (öne sürecekleri bütün) hüccetleri Rableri indinde boşdur. Onların üzerlerine hem (inâdlarından dolayı) bir gazab, hem (küfürlerinden nâşî) kendilerine çetin bir azâb vardır.
Hayrat Neşriyat : (İslâm’ı kabûl ederek) ona icâbet edildikten sonra, Allah(’ın dîni) hakkında (hâlâ)tartışanların delilleri ise, Rableri katında boştur; hem onların üzerine bir gazab ve onlar için(pek) şiddetli bir azab vardır.
İbni Kesir : Kabul ettikten sonra Allah'ın dini hakkında tartışmaya girişenlerin delilleri Rabbları katında boştur. Onların üzerine hem bir gazab, hem de şiddetli bir azab vardır.
İskender Evrenosoğlu : O'na (Allah'ın) davetine icabet edildikten sonra Allah hakkında tartışanlar; onların huccetleri (delilleri), Rab'lerinin indinde bâtıldır. Onların üzerinde (Allah'ın) gazabı ve şiddetli azap vardır.
Muhammed Esed : O'nu(n çağrısını) kabul ettikten sonra Allah hakkında (hala) tartışanlara gelince: onların bütün itirazları Rableri katında geçersizdir, boştur. (O'nun) gazabı üzerlerine çökecektir; ve onları şiddetli bir azap beklemektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve o kimseler ki, Allah hakkında muhâsemede bulunurlar, Allah için icabette bulunulduktan sonra. Onların hüccetleri Rablerinin indinde sâkıttır ve onların üzerine bir gazap vardır ve onlar için şiddetli bir azap vardır.
Ömer Öngüt : (İnsanlar) kabul edip girdikten sonra Allah'ın dini hakkında tartışmaya girişenlerin iddiâ ve delilleri Rableri katında hükümsüzdür. Onlara bir gazap vardır ve çok çetin bir azap da onlar içindir.
Şaban Piriş : O’na icabet ettikten sonra Allah hakkında tartışanların delilleri Rab'leri katında batıldır. Onlara gazap edilmiştir. Ve onlara şiddetli bir azap vardır.
Suat Yıldırım : İnsanların çoğu dine dâveti kabul edip girdikten sonra, Allah’ın dini hakkında hâlâ, ileri geri tartışanların itirazları, Rab’leri yanında boştur. Onlara büyük bir gazap ve şiddetli bir azap vardır.
Süleyman Ateş : (Kamu tarafından) Kabul edildikten sonra, hâlâ Allâh(ın dini hakkın)da tartışanların delilleri, Rableri yanında bâtıldır. Üzerlerine bir gazab ve onlara şiddetli bir azâb vardır.
Tefhim-ul Kuran : O'na icabet olunduktan sonra, Allah hakkında (sözde) 'deliller öne sürüp tartışanların' delilleri, Rabbleri katında geçersizdir. Onların üzerinde bir gazab vardır ve şiddetli azab onlar içindir.
Ümit Şimşek : İnsanlar Allah'ın davetini kabul ettikten sonra hâlâ Allah'ın dini hakkında münakaşaya tutuşanların öne sürdükleri delillerin, Rableri katında hiçbir değeri yoktur. Onlara bir gazap ve şiddetli bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk : Kabul edilişinin ardından Allah hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında geçersizdir. Bunların üzerlerine öfke, kendilerine şiddetli bir azap vardır.